Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: İnançlar, Mezhepler

  • Birçok Grek düşünürü için varlık böyledir. Çünkü onlar, yaratıcı tanrı fikrinden yoksunlukla maddi olan varlığın kökeninin ve sınırlarının yine varlığın kendisi olduğunu doğal olarak varsaymaktadırlar. Dolayısıyla Grekler için madde, kesintiye uğratılamayan bir süreklidir. “Akla gelebilecek en küçük şeyleri bile sonsuza kadar kesip daha küçük şeyler elde edebilir[iz].” Sf. 15 Alıntı; Kuantum Felsefesi (Postmodern Bilimin Doğuşu)…

  • İşte, evren bir bütün olarak aynı atomlar ve ilkelerden hareketle açıklanabilir. Maddi olmayan özler; bilgi edinme süreci, ruh, düşünce, algı, tin, rüya, mitos, teos vd. tüm özler ve süreçler yalnızca şeffaflık ve hareket dereceleri farklı atomların birleşme ve ayrılmalarından meydana gelir. Atomlardan kurulu evrende rastlantı ve tesadüfe yer yoktur. Her şey, mekanik nedenlerle gerçekleşir. Sf.…

  • Newton saat gibi tıkır tıkır çalışan, yaratıcı tarafından harekete geçirildikten sonra kaçınılmaz tek bir yol izleyen bir evren öngörmüştü. Bu görüş özgür iradeye yer bırakmaz, dolayısıyla bilimin soğuk ve katı olduğu inanışının ilk kaynaklarından biri olabilir. Bu görüş aynı zamanda radyo, televizyon, radar, cep telefonu, ticari uçak, iletişim uyduları, insan yapımı elyaf, plastik ve bilgisayarı…

  • Şabat, Cuma akşamı gün batımıyla başlar ve Cumartesi günbatımına kadar devam eder. Bu süre zarfında Ortodoks Yahudiler hemen her tür işten uzak durur; bu işlerin arasına klozette otururken tuvalet kâğıdı koparmak da dâhildir. En bilgili hahamlar bu konuyu tartışıp tuvalet kâğıdı koparmanın Şabat’ı bozacağına kanaat getirmiş; buna istinaden Şabat günü popolarını silmek isteyen Yahudiler tuvalet…

  • Dünyanın koca bir filin sırtında durduğuna inanan adamla ilgili bir öykü vardır. Adama filin neyin üzerinde durduğu sorulunca, dev bir kaplumbağanın üstünde duruyor demiş? Peki ya kaplumbağa? Çok daha büyük bir kaplumbağanın sırtında. Peki ya o, çok daha büyük bir kaplumbağa? Adam daha fazla dayanamamış ve, “Boşuna sorma. Oradan sonrası hep kaplumbağa,” demiş. s.253 Alıntı;…

  • Yaşlı bir bilgeye hayatın anlamı hakkında ne öğrendiği sorulmuş. “Valla,” demiş adam, “bu dünyaya başka insanlara yardım etmek için geldiğimi öğrendim. Henüz çözemediğim şey diğer insanların neden burada olduğu.” s.256 Alıntı; 21.Yüzyıl İçin 21 Ders – Yuval Noah Harari, Çeviri; Selin Siral, (Kolektif Kitap  Yayınları, 1. Baskı Eylül 2018 – Sf. 256) kitabından birebir alınmıştır.

  • İndirgemeci bir yaklaşımla olumsuz tanımı kullanıp, “Laik insanlar Tanrı’ya inanmazlar,” dersek o vakit Stalin kesinlikle laikti. Olumlu tanımı kullanıp, “Laik insanlar her tür bilimdışı dogmayı reddeder ve hakikate, merhamete ve özgürlüğe itimat ederler,” dersek o zaman Marx laik bir aydındı ama Stalin’in laiklikle uzaktan yakından alakası yoktu. Kendisi tanrıtanımazdı ama aşırı derecede dogmatik Stalinizm dininin…

  • Sırf “Tanrı öyle dedi” diye öldürmekten sakınan insanların oldukça rahatsız edici ve tehlikeli bir tarafı vardır. Bu insanları merhamet değil itaat yönlendirir ve bu insanlar tanrılarının kâfirleri, cadıları, zina yapanları ya da yabancıları öldürmeyi emrettiğine inanmaya başlarlarsa ne yaparlar kim bilir. s.192, 193 Alıntı; 21.Yüzyıl İçin 21 Ders – Yuval Noah Harari, Çeviri; Selin Siral,…

  • Ahlak “ilahi buyruklara uymak” değil “çekilen acıları azaltmak” anlamına   geliyor. Yani ahlaklı davranmak için bir mite ya da anlatıya inanmanız gerekmez, acıyı derinlemesine idrak etmeniz yeterlidir. Belli bir davranışın kendiniz ya da başkalarına nasıl lüzumsuz yere acı çektirdiğini gerçekten anlarsanız, haliyle bu davranıştan kaçınırsınız. s.188 Alıntı; 21.Yüzyıl İçin 21 Ders – Yuval Noah Harari, Çeviri;…

  • Nobel ödülü alan on Yahudi’nin onu da laikti ve neden aynı dönem içinde tek bir aşırı Ortodoks, Bulgar ya da Yemen Yahudi’si herhangi bir Nobel Ödülü almadı? s.184 Alıntı; 21.Yüzyıl İçin 21 Ders – Yuval Noah Harari, Çeviri; Selin Siral, (Kolektif Kitap  Yayınları, 1. Baskı Eylül 2018 – Sf. 184) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yahudi fiziği, Hıristiyan biyolojisi. Modern bilimde oynadıkları önemli rol sayesinde, Yahudilerin insanlığın geneline sıradışı bir katkıda bulunduğunu sadece 19. ve 20. yüzyıllarda görüyoruz. Einstein ve Freud gibi bilindik isimlerin yanı sıra bilim alanlarındaki Nobel ödüllerinin yüzde 20’sini dünya nüfusunun binde 2’sinden azını oluşturan Yahudiler aldı. Ama bunun Yahudilik dini ya da kültüründen ziyade münferit Yahudilerin…

  • Bu anlam Tevrat’ın Yahudilere Amalekliler ve Kenanlılar gibi birtakım halkları katletmeyi emretmesiyle pekişiyor: “Kimseyi hayatta bırakmayın,” diye buyuruyor kutsal kitap, “hepsini yok edin; Hitit, Kenan, Periz, Hiv ve Yevus halklarını; Tanrınız Rabb’in size buyurduğu gibi” (Tesniye 20:16-17). İnsanlık tarihinde soykırımın mecburi bir dini görev olarak kayda geçirilmesinin ilk örneklerinden biridir bu. s.179, 180 Alıntı; 21.Yüzyıl…

  • Ahlak, sanat, maneviyat ve yaratıcılık dediğimiz şeyler genlerimize işlenmiş evrensel insan becerileridir. s.174 Alıntı; 21.Yüzyıl İçin 21 Ders – Yuval Noah Harari, Çeviri; Selin Siral, (Kolektif Kitap  Yayınları, 1. Baskı Eylül 2018 – Sf. 174) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kelimenin düz anlamından da çıkarılabileceği gibi terörizm, siyasi durumu maddi zarar vermekten ziyade korku saçarak değiştirme amacı taşıyan bir askeri stratejidir. Bu strateji hemen hemen her zaman düşmanlarını çok fazla maddi hasara uğratamayacak zayıf zümreler tarafından benimsenir. Elbette her askeri eylem korku saçar. Ama bildiğimiz savaş söz konusu olduğunda bu korku yalnızca maddi hasarın yan…

  • Teröristler zihin kontrolü ustalarıdır. Az sayıda insan öldürseler bile milyarlarca insanı dehşete düşürmeyi, AB ve ABD gibi büyük siyasi yapıları sarsmayı başarıyorlar.  11 Eylül 2001’den bu yana her yıl, Avrupa Birliğinde yaklaşık 50, ABD’de 10, Çin’de 7 insanı öldürdüler ve dünya genelinde bu sayı 25 bine çıktı. Bunların çoğunluğu: Irak, Afganistan, Pakistan, Nijerya ve Suriye’de.…

  • Dini azınlıklara hoşgörüyle bakacaksak ve 16. yüzyılın Osmanlı İmparatorluğuyla 16. yüzyıl Batı Avrupa’sını kıyaslarsak Müslüman kültürün inanılmaz hoşgörülü olduğu sonucuna varırız. s.148 Alıntı; 21.Yüzyıl İçin 21 Ders – Yuval Noah Harari, Çeviri; Selin Siral, (Kolektif Kitap  Yayınları, 1. Baskı Eylül 2018 – Sf. 148) kitabından birebir alınmıştır.

  • Japonya bu doğrultuda, yerel Şinto dinini Japon kimliğinin mihenk taşı belledi. Esasen Japon devleti Şinto dinini yeniden icat etti. Geleneksel Şintoizm her köy ve tapınağın kendi makbul ruhları ve yerel âdetlerinin olduğu, çeşitli tanrı, ruh ve hayaletlere animizm çerçevesinde inanılan karman çorman bir dindi. Sf. 133, 134 Devlet Şinto’sunun en mühim ilkesi doğrudan güneş tanrıçası…

  • Zenginler ve aristokratlar tarih boyunca herkesten daha yetenekli olduklarını ve kontrolün bu yüzden kendilerinde olduğunu sanmıştır. Görebildiğimiz kadarıyla bu doğru değil. Ortalama bir dük ortalama bir çiftçiden daha yetenekli değil; üstünlüğünü sadece haksız yasal ve ekonomik ayrımcılığa borçlu. Fakat 2100 yılına gelindiğinde zenginler gerçekten de varoşlarda yaşayanlardan daha yetenekli, daha yaratıcı ve daha zeki olabilirler.…

  • Kadim avcı toplayıcı topluluklar yine de peşi sıra gelen insan toplumlarından daha eşitlikçiydi çünkü malvarlıkları çok azdı. Malvarlığı uzun süreli eşitsizliğin önkoşuludur. Tarım Devrimi’ni takiben çoğalan malvarlığıyla beraber eşitsizlik de arttı. İnsanlar toprak, hayvan, bitki ve aletlerin mülkiyetini edinince servet ve iktidarın büyük kısmının seçkin azınlıklar tarafından nesilden nesile daha çok tekelleşen hiyerarşik toplumlar oluştu,…

  • Alnımızda yazılı” olan şey, yaptığımız şey değildir; onu yapma özgürlüğümüzdür. Sf. 224 Alıntı; Tanrı Zar Atmaz (La Pin du Hasard) – Igor Bogdanov ve Grichka Bogdanov,  Çeviri; Menekşe Tokyay, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Eylül 2015 – Sf. 224) kitabından birebir alınmıştır.