Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: İnançlar, Mezhepler

  • “Tanrı’nın sıfatını anlamak insan aklının iktidarı içinde değildir” iddiasında bulunmak, Tanrı’nın insanlar için yapılmamış olduğunu (yani Tanrı’nın insanlarla hiçbir ilişkisi olmadığını) teslim etmektir. Eğer Tanrı’da her şeyin sonsuz olduğu temin olunursa, onunla yarattıkları arasında hiçbir ilişki olmayacağı itiraf edilmiş olur. Tanrı sonsuzdur demek, Tanrı’yı insan için bir hiçe çevirmektir. Ya da en azından onu insan…

  • Din; mekânsız olmakla birlikte sonsuz olan, genişliğiyle her yeri dolduran, arzusunu hiçbir zaman uygulamayan, son derece iyi olan ve bununla birlikte hep hoşnutsuzlar meydana getiren, düzeni seven ve bununla birlikte yönetiminde kargaşa hüküm süren bir zatın önünde diz çöktürür. İlahiyatın “Tanrı”sı nedir, şimdi düşünülsün. Sf. 99 Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah…

  • İnsanlara madem bir Tanrı lazımdı, birçok milletin taptığı bu gü­neşle, bu ihtiyaç görülebilirdi. Tanrı’yla neden yetinmediler? İnsan­ların kulluk ve şükranına güneşin hak kazandığı dereceden daha çok hak kazanmış hangi varlık vardır? O güneş ki, bütün varlıklara ışık, sıcaklık ve hayat verir; o güneş ki, huzuru doğayı neşelendirir, gençleştirir ve yokluğu, doğayı hüzne ve bitkinliğe boğar.…

  • Bir şey, birbirini karşılıklı olarak bozan, aklen birleştirilmeyen ve anlaşılmayan iki düşünceyi kapsıyorsa; o şey hayal ürünüdür. Sf. 90 Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet 1928,  (Kaynak Yayınları,  12 basım 2018 – Sf. 90) kitabından birebir alınmıştır.

  • Aslı astarı olmayan şeylere inanan adam, korkuyu arzular; hayal gücü bunu ister. Denilebilir ki, korkacak hiçbir şeyi olmamaktan korktuğu kadar, hiçbir şeyden korkmaz, insanlar hayal hastalarıdır. İlaçlarına alıcı bulmak için, çıkarcı şarlatanlar, hep insanların deliliklerini, budalalıklarını sürdürmeye özen gösterirler. Çok sayıda ilaç veren doktorlar, iyi bir rejim, iyi bir hayat tarzı öğütleyen ya da doğanın…

  • Çünkü insanlara korku saldılar. Korktuğunda, insanın muhakemesi artık işlemez; insan düşünemez, değerlendirme yapamaz, öte yandan insanlara, akıl ve muhakemelerine güvenmemeleri de öğütlendi; zihin böyle karıştırılınca artık her şeye inanılır ve hiçbir şey araştırılmaz. Sf. 83 Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet 1928,  (Kaynak Yayınları,  12 basım 2018 – Sf. 83) kitabından…

  • Dolayısıyla, pekâlâ görülüyor ve anlaşılıyor ki, din, insanların sınırlı zekâlarını, anlaşılması kendileri için olanaksız olan bir şeyle meşgul etme sanatıdır. Sf. 80 Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet 1928,  (Kaynak Yayınları,  12 basım 2018 – Sf. 80) kitabından birebir alınmıştır.

  • İnsanlar için en önemli olan şey, anlamanın tam ve kesin bir ola­naksızlığı içinde bulunmalarıdır. Eğer Tanrı, insan için anlaşılması mümkün değilse, onu hiç düşünmemek en akla uygun yoldur. Sf. 79 Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet 1928,  (Kaynak Yayınları,  12 basım 2018 – Sf. 79) kitabından birebir alınmıştır.

  • Konusu yalnızca anlaşılmaz şeyler olan bir bilim vardır. Bütün bilimlerin dışında olan bu bilim, duygularımızla, araştırılmayan ve değerlendirilmeyen şeylerle uğraşır. Sf. 77 Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet 1928,  (Kaynak Yayınları,  12 basım 2018 – Sf. 77) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yaratılışı, uyruğunun zihnini karıştırmaya çok uygun, mutlak bir hükümdar ile yönetilen bir ülke var. Bu hükümdar, bilinmek, sevilmek, itaat edilmek istiyor. Ancak hiçbir zaman kendisini gös­termiyor ve her şey hakkında edinilebilen bilgiyi kuşkulu kılmaya çalışıyor. Hâkimiyet ve saltanatına bağlı kavimler, görünmeyen hü­kümdarlarının karakteri ve yasaları hakkında sözcülerinin verdiği fikirlerden başka fikirlere sahip değil. Sözcüler bile,…

  • Dr. Abdullah Cevdet’in önsözünden; “Sağduyu kutsal bir isyandır ve bunu gönüllerde gezdirmek aşkının ateşi hiçbir zaman söndürülemeyecektir. Promete, Kafkas dağlarında değil gönül dağlarındadır ve zincirlerini kırmıştır. Mabudumuz erdemdir. Erdemin yaratılması ise hürriyetsiz mümkün değildir. Hürriyetlerin en önemlisi ve kutsalı, fikir ve vicdan hürriyetidir. Bu çevirinin konusu, bir bağlılık ve ibadettir.                                                                                Doktor Abdullah Cevdet” Sf.…

  • Bu kitaptaki karşılığı: “…vatandaşlarına yaptıkları kötülükten dolayı ceza­landırıldıkları ya da hor görüldükleri ve bunlara yaptıkları iyilikten dolayı da son derece hak ve adalete uygun olarak ödüllendirildikten zaman, in­sanlar iyi olacaklardır.” Sf. 37 Bu kitaptaki karşılığı: “…böyle bir gücü, kişisel özelliklerine bakarak bazı insanlara vermesi, inanılır bir şey midir? Mucizeler, Tanrı’nın şerefini yük­seltmek, dinin kökeninin Tanrısal…

  • Aklı Selim’in 1928’de Arap harfleriyle yapılan ilk basımının, Mustafa Kemal Atatürk’e sunulan nüshasının ithaf sayfası: “En büyük acizden en büyük iktidara.” Dr. Abdullah Cevdet 1912’de İstanbul’da yazdığı şu dörtlüğü de el yazısıyla eklemiş: “Ölen tayyûr-i hayalâta muntazır-ı ianem Yanar tebessümü bir gülistan-ı lanettir Bu maneviyyat-ı meçhûle-i yetimânem Okunmadan yakılan nâme-i muhabbettir”. Kitabın orijinali Çankaya Kitaplığı’nda…

  • “Demokrat Parti İdaresi tıpkı müstemleke sahibi memleketlerin yaptıkları gibi, halka bazı maddi nimetler vermeye çalışmış, bir takım imar ve cihazlama hareketlerine atılmıştır. Fakat yine müstemleke idarelerinin yaptığı gibi, kendi iktidarını alabildiğine devam ettirmek ümidiyle Cehalet ve taassubu bir afyon diye kullanmayı, kütlelerin gözlerini açmamaya dikkat etmeği aklına koymuştur. Yani her milli idarenin yapması lazım olduğu…

  • Nihayet trene bindim, Bingöl Valisi Sayın Naci Rollas da trendeydi. Yerleştiğimiz açık vagondu. Herkes bir birini görüyor. Ben Vali Beylerin bölümündeyim. Ortadan laf ediyorlardı gayet laubali, bize bakarak ve yüksek sesle… Bereket versin Vali Beyle eşi arkaları dönük oturmuşlar da küstah bakışları görmüyorlardı. Otobüsteki sözler tekrarlanıyor, kadın hürriyeti, kadın memurlar, kadın mebuslarla alay ediliyordu. Vali…

  • Ertesi gün seçim neticeleri belli olmuş, Demokrat Parti kazanmıştı. Genç ayak takımı coşkunca bayram ediyordu. İlk otobüsle Genç’e trene gidiyordum. Otobüste söyleniyorlardı ihtiyarlar: -Şeyhler, seyitler geri gelecek. Camiler tekkeler açılacak, şehir karıları çarşaf giyecek. Gençler: -Karılar dayralarda (dairelerde) çalışmayacak, kız mektepleri kapanacak. Kızların okuması da noli ki. Erkekler dört karı alacak. Karılara “boş” dedin mi…

  • Yine günümüzde çoğunluğu Irak Kürdistanı’nda yaşamakta olan Yezidi Kürtlerle, Kırmancca (Zazaca) konuşan Kürtler; özellikle de Alevi olanlar arasında hem dini inanç, hem gelenek ve töre itibariyle var olan benzerlikler de dikkat çekicidir. Sf. 510 Alıntı; Dersim Merkezli Kürt Aleviliği – Munzur Çem, (Vate Yayınları) 2. Baskı Ekim 2011 – Sf. 510) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sömürgeciliğe karşı mücadelede yoğunlaşan Kürt örgütlerinin, lehçe ve dini inanç farklılıkları türünden içe dönük sorunlara yeterince eğilememeleri ve çözüme ilişkin görüşlerini kamuoyu önünde gereği gibi tartışmamış olmaları, buna ek olarak özellikle de PKK’den kaynaklanan kimi tepeden inmeci, otoriter yaklaşımların kimi kesimlerde yarattığı tedirginlik. Sf. 507 Alıntı; Dersim Merkezli Kürt Aleviliği – Munzur Çem, (Vate Yayınları)…

  • Yine ayaklanma öncesinde Sovyetlerden yardım istenmesi söz konusu olduğunda, öteki şeyhler, “komünistlerle ilişki kurmak günahtır,” düşüncesiyle karşı çıkarken Şeyh Sait, “düşmanı yenilgiye uğratabilmek için gerekirse komünistlerden de yardım alınır,” tezini savunmuş ve böylece Sovyet yetkilileriyle görüşmelerde bulunmak üzere çalışmalara başlanmıştı. Sf. 420 Alıntı; Dersim Merkezli Kürt Aleviliği – Munzur Çem, (Vate Yayınları) 2. Baskı Ekim…

  • Elbet Şeyh Sait dindar biriydi ama onun kadar, hatta ondan da fazla politikti. Siyasi çalışmalarında, dini duyguları her koşul altında her şeyin önüne koymadığını, tersine bu konuda hayli toleranslı davrandığını ve yurtseverliği önde tuttuğunu ortaya koyacak yeterli bilgiye sahibiz. Örneğin, onun en önde gelen danışmanı Fehmi’ye Bilal’di. Fehmi dindar bir insan değildi, ateist olarak biliniyor,…