Kategori: İnançlar, Mezhepler
-
Beyaz zemin üzerine siyah çizgili zebralar niçin bu denli yaygaracı bir kıyafet sergilerken, dünya üzerinde hiçbir atın üzerinde (zebranın yakın akrabası olmasına rağmen) en ufak bir çizgi yoktu? Uzun aylar süren gözlemler ve hesaplamaların ardından Turing yanıta ulaştı ve yanıt oldukça sarsıcıydı. Çizgiler veya benekler rastlantı sonucu gelişmiyordu! Asla. Hayvanların (köpeğinizin veya kedinizin de) teşhir…
-
Ahlâk, sosyal evrimin vazgeçilmez bir sonucu olarak karşımıza çıkar ve temelinde grubun bir bütün olarak sağlıklı bir organizma gibi hayatta kalmasını sağlar. Ahlak sosyal yaşamın kurallarını oluşturur. Ötekini ben gibi görmeyi gerektirir. Bu da grup aidiyetini ve bireylerin tek vücut gibi olabilmesini garanti eder. Ahlak bireysel değildir. Sosyal olmayan bir yaşam için anlam taşımaz. Bir…
-
Bu durum ülkemizde bir sorun olduğu kadar Amerika’da da benzer bir durumda. Her ne kadar dünyanın en gelişmiş ülkelerinden birisi ve bilimsel çalışmaların merkezi konumunda olsa da Amerikan halkı ile Türk halkının profili bu bağlamda birbirine çok benziyor. Türk halkının evrimi kabul etme oranları % 25 – 30 düzeylerinde iken Amerika’da bu oran, % 40…
-
Analitik düşünceyi öğretmek zorundayız. Ancak bu sayede dünyayı anlamada ve anlamlandırmada sezgisel düşüncenin ve akıl dışı dinsel yorumların boyunduruğundan çıkıp asıl güvenilir yol gösterici olan bilimsel yaklaşımı benimseyebiliriz. Ve ancak bu sayede nereden gelip nereye gittiğimiz konusunda elimizdeki en geçerli cevabı veren yaklaşım olan evrim teorisinin müfredatta hak ettiği yeri almasını sağlayabiliriz. Evrim teorisi ve…
-
Araştırmalar dini hatırlatmanın ahlaki duyarlılığı artırmasına paralel bir şekilde bilimi hatırlatmanın da ahlaki duyarlılığı artırdığını gösteriyor (Ma-Kellams & Blaskovich, 2013; Yilmaz & Bahçekapili, 2015). Yani bilim, ahlaki yol göstericilik bakımından da dinin bir anlamda rakibi konumuna gelmiş durumda. Sf. 23 Bunların yanında insanları daha çok veya daha az dindar yapan zihinsel unsurların otomatik olarak onları…
-
Bir argümanın bilimsel bir argüman olarak kabul edilebilmesi ve dikkate alınabilmesi için genellikle 2 temel şart ararız: test edilebilirlik ve yanlışlanabilirlik. Eğer ki bir argümanı bilimsel olarak test etmenin hiçbir yolu yoksa o argümanın bilimsel geçerliliğinden söz etmemiz mümkün değildir. Zira bilimsel olarak test edilemeyen kavramlar, bilmeyi değil inanmayı gerektirir. Bilimde ispatlara dayalı olmadan kabul…
-
Temmuz 1932’de Whittemore, Mustafa Kemal’in evlatlıklarından Amerikan Kız Koleji mezunu Zehra Kemal ile birlikte Ankara’ya gitti ve Mustafa Kemal’e Ayasofya’daki çalışmalarını anlattı. İki yıl sonra, 24 Kasım 1934’te Mustafa Kemal’in arzusu üzerine Ayasofya müzeye çevrildi ve 1 Şubat 1935’te müze olarak halka açıldı. Aynı ay içinde Mustafa Kemal Ayasofya’yı ziyaret etti. Whittemore, Eylül 1936’da Mustafa…
-
Blunt, reformlar karşısındaki en büyük mânilerden birinin şeriat; yani farz, vacip, sünnet, haram vs. gibi İslâm âlimlerinin Kuran, sünnet, kıyas ve icmâ yoluyla evlilik, alışveriş, cezalar vs. gibi hayatın her sahasına dair koymuş oldukları fıkıh kaideleri olduğunu anlatıyordu. Sf. 509 Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür…
-
Ölüme gönderdiği Müslüman askerlerin şehit olmak için gözünü kırpmadan can verişini gören Mustafa Kemal, onların bu inançlarını arkadaşı Madam Corinne’ye şöyle yazıyordu: “Askerlerim pek cesur ve düşmandan daha mukavemetlidirler. Bundan başka, hususî inançları, çok defa ölüme sevk eden emirleri yerine getirmelerini çok kolaylaştırıyor. Filhakika, onlara göre iki semavî netice mümkün. Ya gazi veya şehit olmak!…
-
İşe ilk olarak Yahudilere bu fikri aşılayarak başladılar. 1826 yılında Sultan ile görüşmek üzere İstanbul’a giderken İzmir’e uğrayan Baron Rothschild, buradaki Yahudilere Filistin’de bir vatan sözü verdi. Sf. 57 Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 57) kitabından birebir alınmıştır.
-
Abraham Firkowich, XIX. yüzyılın en renkli bilim insanlarından biridir, bu kitaba kendisiyle ilgili ayrı bir ek konmasını bile hak eder. Kendi alanında yetkin bir insandı, ama aynı zamanda mensubu bulunduğu Karaimlerin öteki Yahudilerden ayrı olduğunu Çarlık Rusya’sına kabul ettirmeye, bu nedenle Karaimlere Yahudiler gibi ayrı bir işlem yapılmaması gerektiğini kanıtlamaya çalışan, kendine özgü amaçlara sahip…
-
Emest Renan 1883 yılında bir dereceye kadar karşılık verebilmiştir. Yazar bize, “Yahudi tipi yoktur. Yahudi tipleri vardır,” demektedir. Gerek gerçek, gerek mecazi anlamda, bu belirli tip Yahudi’yi karakterize eden en önemli nitelik burun biçimidir: Semitik burun, Sami burnu, kanca burun, kartal gagası burun diye adlandırılan burun. Sf. 225 Alıntı; On Üçüncü Kabile (Orta Asya’nın Yahudi…
-
Günümüz Yahudileri iki ana gruba ayrılır: Sefardiler ve Aşkenaziler. Sefardiler, eski çağlardan beri İspanya’da yaşayan Yahudilerin soyundan gelmektedir. Bu İspanya Yahudileri, XV. yüzyılda İspanya’dan çıkarılmış, Akdeniz’e yakın başka ülkelere, Balkanlara, daha az olarak da Batı Avrupa’ya yerleşmişlerdir. Konuştukları dil, İspanyolca – İbranice karışımı olan Ladino’dur. Bunlar kendi geleneklerini, ayin usullerini korumuşlardır. 1960 tahminlerine göre sayıları…
-
İlk bakışta dikkat çeken nokta, Macaristan ve Polonya’da ilk zamanlarda seçkin Yahudilere verilen görev ve mevkilerin birbirine çok benzemesidir. Gerek Macar, gerekse Polonya kaynakları Yahudilerin darphanelerde görev aldığını, hazine yöneticisi, tuz tekeli denetçisi, vergi toplama görevlisi ve faizci, yani bankacı olduklarını belirtmektedir. Bu uygunluk bize bu iki göçmen topluluğun aynı kökenden gelmiş olabileceğini düşündürtmekte, ayrıca…
-
Ortaçağda Yahudi dinine inananların büyük çoğunluğunun Hazarlar olduğu anlaşılmaktadır. Hazarların oldukça büyük bir bölümü Polonya, Litvanya, Macaristan ve Balkanlara yerleşmiş, bir Doğu Avrupa Yahudi toplumu oluşturmuş ve yine dünya Yahudilerinin çoğunluğu teşkil etmeyi sürdürmüşlerdir. Sf. 178 Alıntı; On Üçüncü Kabile (Orta Asya’nın Yahudi Türkleri Hazarlar) – Arthur Koestler, Çeviri; Belkıs Dişbudak, (Alfa Yayınları, Nisan 2015…