Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: İnançlar, Mezhepler

  • Orfeus’un Yunan mitolojisindeki öyküsü şöyledir. Orfeus şarkıları ile tüm doğayı etkilerdi. Karısı Euridike ölünce, buna dayanamadı. Ölüler ülkesi Hades’e gidip, karısını geri istedi. Karısını ona geri vermeyi bir şartla kabul ettiler. Yeryüzüne çıkana kadar, arkasını dönüp, Euridike’ye bakmayacaktı. Orfeus, dayanamadı, karısına baktı. Böylece sevgili karısını sonsuza kadar kaybetti. Orfizme göre ruh ölümsüzdü. Bedende hapsolmuş bulunan…

  • Kenan ülkesinde, kral Süleyman tahttaydı. İbrani Tanrısına gelince, başlangıçta, Şaman nitelikli bir Tanrı olan Sina dağı Tanrısı Yahova, İsrail birliği kurulurken, yavaş yavaş insan nitelikli bir Tanrıya dönüştü. Artık, Yahova, insanınkine benzer organlara, gözlere, kulaklara, ellere, yüreğe ve soluğa sahipti. Düşünce ve duyguları bir insana çok benziyordu. Hakaret görünce çok öfkelenirdi. Çok kıskanç bir tanrıydı.…

  • ”Mısırlılar, ölülere rehberlik ederek, öbür dünyada yapılacak yolculuğa yardımcı olması için, ölüler kitabını yazmışlardır. Ölüler Kitabının, Osiris önünde okunması için yazılmış bölümü şöyledir; “Hiç kimseye kötülük etmedim. Yakınlarımı bahtsızlığa sürüklemedim. Gerçek evinde alçaklık etmedim. Kimseyi gücünün dışında çalıştırmadım. Benim yüzümden kimse korku duymadı, yoksulluk ve acı çekmedi, bahtsız olmadı. Tanrıların kötü gördükleri şeyleri hiç bir…

  • Kenan ülkesine yerleşmeden önceki İsraillilere “Musa’dan önceki İbraniler” denir. İbranilerin, göçebe oldukları zaman kesiti, avcılıktan göçebeliğe geçişin ilk zamanları olduğundan, ailede kadın hâlâ ileri haklara sahipti. Çocuklar analarının klanından sayılırlardı. Bu geleneğin bir kalıntısı olarak, ana, uzun zaman çocuklarının adını seçme hakkını muhafaza etti. Çoğu zaman kadın kendi ailesi ile oturuyor, kocası da arada sırada…

  • Bu tarihlerde, Mısır’da, bundan sonra düşünce hayatını çok etkileyecek olan biri yaşadı. Bu adı Hermes Tut olan bir terziydi. Daha sonra, Hermes Tut’a Yunanlılar Hermes Trismegistus (üç kez bilgin), Yahudiler Honok, Araplar Hermes-ül Heramise diyeceklerdir. Kırk iki yapıtı olduğu söylenen terzinin papirüsleri günümüze ulaşamamıştır. Onun düşüncelerini, öğretisini takip edenler sayesinde, Mısır ve Grek dilinde yazılmış…

  • Öldükten sonra dürüst insanları bekleyen son Sümer’de çözümlenmeden kalmıştır. Çünkü “cennet” Sümer mitolojisine göre ölümsüz tanrıların yeridir. Sümer’de ölümden sonra ödül (cennet) ceza (cehennem) meselesi net olarak çözümlenmemiştir. Ama bu kavramlara doğru gidişin ipuçları vardır. Alıntı; Bizimkiler I (İlkler MÖ 200.000 ile 1800) – Evin Esmen ve Arda Kısakürek, (E-kitap, Haziran 2013 – Sf. 143)…

  • Tanrıça “Nammu”, suyun, dipsiz denizin, her şeye can veren Tanrısıydı. Sümerler, bu arada kanallar, barajlar yaparak bir taraftan suyu yavaş yavaş kontrol altına alıyorlar, bir taraftan da köyler, ilerde kentlere dönüşecek olan kasabalar olarak büyüyorlardı. Tarımın ilerlemesi, iş bölümünün artması, Sümerlerin kozmos üzerinde daha fazla kafa yormasına sebep oldu. Yaşadıkları dünyayı tanımlamak istiyorlardı. Evrenin temel…

  • Materyalizmin felsefi karşıtı olan bu anlayışa “idealizm” diyoruz. Bu yaklaşıma göre insanlığın ve toplumun – ve de sanatın, bilimin, vs.– gelişimini belirleyen maddi süreçler değil fikirlerin gelişimi, insan düşüncesinin mükemmelleşmesi veya yozlaşmasıdır. Örneğin mekaniğin yasalarını ve gezegenlerle gök cisimlerinin hareket yasalarını incelemiş olan Isaac Newton, bu hareketlerin zihin veya düşünceyle belirlendiğini düşünmüyordu. Ama tüm maddeye…

  • Materyalist, sadece fikirler için değil, maddi olguların kendileri için de açıklama arar ve tanrılar ve benzeri doğaötesi müdahale odaklarına değil maddi sebeplere bakar. Bu Marksizm’in çok önemli bir yönü olup, onu kapitalist toplumda yerleşmiş bulunan diğer düşünme yöntemlerinden ve mantıklardan ayırır.       Alıntı; Marksizm, Diyalektik Materyalizm – İnternet (Sf. 2) kitabından birebir alınmıştır.                    

  • Dünyamızın ahenginin arkasında daha “büyük” bir şey olmalıdır. Birçokları bu kavramı “Tanrı” sözcüğüyle tanımlamayı tercih ederler. Bir bilim insanı olarak ben, onu “Büyük bir şey” olarak adlandırıyorum. Gözle görülemez ve diğer duyularımızla da kolayca algılanamaz olmasına karşın, yaşam bilimleri alanında çalıştığım için ben onun varlığının kuvvetle farkındayım. Genetik şifrenin kırılması gerçekten de olağanüstü bir becerinin…

  • Sahte dinin sömürüsü pahasına ‘dindar’ olmaktansa, dinsiz kalmayı tercih edin! Çünkü bu takdirde hiç değilse gerçek dinî bulma ümidiniz canlı kalır. Alıntı; Allah İle Aldatmak – Yaşar Nuri Öztürk, (Yeni Boyut Yayınları 2008 – Sf. ?) kitabından birebir alınmıştır.

  • Arapça koyun yünü, koyun postu anlamına gelen suf sözcüğünden türeyen sûfilik. Alıntı; İslam’da Bilimin Yükselişi ve Çöküşü – Cengiz Özakıncı, (Otopsi Yayınları 2004 – Sf. 369) kitabından birebir alınmıştır.                                                                          

  • Ermişlere tapınmacılık. Alıntı; İslam’da Bilimin Yükselişi ve Çöküşü – Cengiz Özakıncı, (Otopsi Yayınları 2004 – Sf. 369) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ata’nın oğlu Vasıl’ın önderliğinde kurulan Mutezile mezhebi, … Emevilerin koyu karanlık baskıcı yönetimine karşı çıkarak; “Ümmet imamını seçebildiği gibi onu azl edebilir de” görüşünü savunanlarca oluşturulmuştur. Emevilerin kan dökücü, baskıcı, korkunç yönetimi altındaki Müslümanlar arasında, biri katlanıcı boyun eğici sufilik (tasavvuf)  akımı, diğeri akla dayalı, bilimci, başkaldırıcı, Mutezilecilik olmak üzere başlıca iki akım ortaya çıkmıştı……

  • “Müslüman olduk” diyen Hıristiyan Nesturiler kendi İsa inançlarını ve tapım biçimlerini Müslüman adı altında koruyup sürdürmeye yöneldiler. Alıntı; İslam’da Bilimin Yükselişi ve Çöküşü – Cengiz Özakıncı, (Otopsi Yayınları 2004 – Sf. 336) kitabından birebir alınmıştır.

  • Atina Okulu Jüstinyen’in buyruğuyla 529’da kapatılıp okulun pagan (putperest) öğretmenleri işkenceden kaçmak zorunda kaldıklarında, Yunanlı öğretmenler İran Sarayınca hoşnutlukla karşılandılar. Alıntı; İslam’da Bilimin Yükselişi ve Çöküşü – Cengiz Özakıncı, (Otopsi Yayınları 2004 – Sf. 327) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bunlar (mutezile inananları) insan iradesinin özgürlüğü (irade-i cüzziye) anlayışını getirmişlerdir. Onlara göre biricik belirleyici güç, insan aklı ve mantığıydı. Alıntı; İslam’da Bilimin Yükselişi ve Çöküşü – Cengiz Özakıncı, (Otopsi Yayınları 2004 – Sf. 301) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2008); Mutezile bizde çizgi dışı, Fransızcada Marjinal demek.

  • Augustina’nın 387’de çıkardığı yasa, Hristiyanlıktan ayrılmış bir mezhep olan manicileri yakılmak suretiyle ölüme mahkûm ediyordu. … 392’de Theodoisius’un çıkardığı İstanbul Fermanıyla İmparatorluktaki Hristiyanlık dışındaki tüm dinler yasaklandı. Alıntı; İslam’da Bilimin Yükselişi ve Çöküşü – Cengiz Özakıncı, (Otopsi Yayınları 2004 – Sf. 182) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Tek tanrıcı dinler, … Anadolu tanrılarının canına kıymak, kanına girmek istediler.” Alıntı; İslam’da Bilimin Yükselişi ve Çöküşü – Cengiz Özakıncı, (Otopsi Yayınları 2004 – Sf. 129, 130) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2008); Peygamberlerin Ortadoğu ve Güneydoğu Anadolu’da görülmelerinin sebebi acaba Yunan tanrılarına bir tepki midir?

  • “Ancak putperest hükümdarlar ve putperest insanlar sayesinde dünya oturulmaya değer bir mahiyet almış ve mamur şehirlerle donanmıştır.” Alıntı; İslam’da Bilimin Yükselişi ve Çöküşü – Cengiz Özakıncı, (Otopsi Yayınları 2004 – Sf. 129, 130) kitabından birebir alınmıştır.