Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: İnançlar, Mezhepler
-
Sinirsel bir bağıntısı olmayan tek bir davranış ya da tek bir düşünce yoktur. Nöronlar ya da sinir aktivitesi olmazsa, düşünceler ya da davranışlar da olmaz. Nokta. Sf. 208 Öğrenmemiz gereken şey, konuşma sırasında devreye giren hangi sinir aktivitesinin saplantılı düşüncelerle ya da zorlanmalı davranışlarla bağlantılı sinir aktivitesiyle etkileşime girdiğidir. Sf. 208 Alıntı; İnanan Beyin –…
-
Bir gizemi doğal yollarla tam açıklayamamamız, onun doğaüstü bir açıklamayı gerektirdiği anlamına gelmez. Sf. 206 Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları, 2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 206) kitabından birebir alınmıştır.
-
Pilotların çoğu Whinnery’nin “küçük rüya” diye adlandırdığı kısa süreli tünel hayali yaşamaktaydı; bazen havada süzülme ya da felce uğrama duygusuyla birlikte tünelin sonunda parlak bir ışık görmekte ve tekrar bilince kavuştuğunda çoğu kez aşın mutluluğa, bir huzur ve dinginlik duygusuna kapılmaktaydı. Sf. 198 Whinnery on altı yıllık çalışması sırasında, santrifüjün kontrollü koşulları altında bu üç…
-
Aslına bakılırsa, atom-altı kuantum etkileri ile büyük ölçekli makro sistemler arasındaki boşluk kapatılamayacak kadar büyüktür. Colorado Üniversitesi parçacık fizikçilerinden Victor Stenger Bilinçdışı Kuantum adlı kitabında, bir sistemin kuantum mekaniğine göre tanımlanması için sistemin tipik kütlesinin (m), hızının (v) ve mesafesinin (d) Planck sabiti (h) kertesinde olması gerektiğini ortaya koyar; “Eğer mvd değeri h’den çok daha…
-
Bilimcilerin psişik konusunda kuşkucu kalmasının – daha anlamlı veriler yayımlanırsa bile kalacak olmasının- daha derinde yatan sebebi, psişiğin işleyişine dair açıklayıcı bir teorinin bulunmamasıdır. Psişik savunucuları göndericinin beyninde nöronlarca yaratılan düşüncelerin ötedeki alıcının kafatasından geçerek beynine nasıl girdiğini açıklayamadığı sürece, kuşkuculuk yerinde bir tepkidir. Bulgular açıklanması gereken psişik diye bir fenomenin var olduğunu gösterse dahi…
-
Kuantum bilinci. Atom-altı parçacıkların davranışlarını kuantum mekaniği çerçevesinde incelemek, Einstein’ın uzaktan gizemli etki diye adlandırdığı olguyu karşımıza çıkarır; bu olguda bir parçacığın bir konumda gözlemlenişi, Einstein’ın ışık hızının üst sınırı kuralına açıkça ters düşecek şekilde, (teorik olarak başka bir galakside bulunabilecek) başka bir konumdaki ilgili bir parçacığı ânında etkiler. Bazı bilimcilere göre, bundan çıkan sonuç…
-
Bilgi yaratılamaz ya da yok edilemez, ancak başka biçimlerde bir araya getirilerek yeni kalıplara dönüştürülebilir; dolayısıyla kişisel kalıplarımız -benim tanımımla “ruh”larımız doğumdan önce ve ölümden sonra var olan bilgi paketlerinden ibarettir. Sf. 188 Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları, 2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 188) kitabından birebir…
-
Önce öbür dünyaya inanış oluşur; onu, inancın rasyonel sebepleri izler. Sf. 188 Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları, 2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 188) kitabından birebir alınmıştır.
-
Özetle; kaya, ağaç, bulut gibi cansız nesnelere ve yırtıcı hayvan, av hayvanı, hemcinsimiz insan gibi canlı nesnelere kolayca özne ve amaç yüklememizden; beden ötesindeki zihne doğuştan inanan düalistler olmamızdan; kendi zihnimizin ve başkalarına ait zihinlerin farkında olmamızdan; bütün diğer bedenlerden ayrı olarak kendi bedenimizin farkında olmamızdan; beynimizin bütün duyusal girdileri ve bilişsel düşünceleri bütünleştirerek ana…
-
Öbür dünyaya inanış, kendimize ezeli de kapsamak üzere mekân ve zaman bakımından başka bir yerde hayal edebilme yönündeki olağan yeteneğimizin bir uzantısıdır. Sf. 187 Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları, 2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 187) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bilimsel bulguların bize söylediği şey, bilgi kalıbımızın, yani ruhumuzun da bizimle birlikte öldüğüdür. Sf. 184 Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları, 2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 184) kitabından birebir alınmıştır.
-
Yani, hem inançlılar, hem de inançsızlar gerek dinsel, gerekse dindışı savların doğruluğunu aynı beyin alanında değerlendiriyor gibidir. Bir başka deyişle, beyinde bir “inanç” modülü ya da “inançsızlık modülü, bir avanaklık şebekesi ya da kuşkucu şebeke yoktur. Sf. 177 Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları, 2. Baskı Ocak 2015…
-
Dopaminin hazla bağlantılı bir sinir iletici madde olduğu ve öğrenmeyi pekiştirmede rol oynadığı unutulmamalıdır. Sf. 177 Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları, 2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 177) kitabından birebir alınmıştır.
-
… (herkes için bir görüşe katılmanın katılmamadan daha kolay olmasından dolayı) daha hızlı davranmaları, buna karşılık inançsızların özellikle dinsel belirlemelere tepki vermede çabuk davranmamaları çarpıcı bir sonuçtu. Sf. 177 Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları, 2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 177) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bu araştırma, Spinoza’nın varsayımı olarak adlandırdığım şeyi desteklemektedir. İnanç, çabuk ve doğal biçimde edinilirken, kuşkuculuk yavaş ve doğal olmayan bir süreç izler; çoğu insanın belirsizliğe karşı düşük bir dayanma gücü vardır. Bir savın aksi kanıtlanana kadar doğru olmadığı yolundaki bilimsel ilke, çabuk kavrayabildiğimiz şeyleri doğru kabul etme yönündeki doğal eğilimimize aykırı düşer. Yani, aslında kuşkuculuğu…
-
İnsanlar görünüşte akla aykırı bir şeye inanmaya nasıl yönelir? Cevap, bu kitabın dayandığı tezdedir: Önce inançlar oluşur; ardından inanca bağlı gerçekçiliği doğrulamak üzere inancın dayandığı sebepler ileri sürülür. Sf. 173 Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları, 2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 173) kitabından birebir alınmıştır.
-
Ortaya çıkan sonuçlar: Kuşkucuların sol yarıküre baskınlığı inançlılarınkine oranla daha yüksekti; inançlıların ise sağ yarıküre performansları kuşkucularınkinden üstündü. Deneye EEG ölçümleri eklendiğinde, duyu ötesi algılara inananlarda sağ yarıküre aktivitesinin, inanmayanlara oranla daha fazla olduğu ortaya çıktı. Sf. 158 Bununla birlikte, yarıküreler arasında uyuşmayan eğilimler sahiden vardır; yazma ve konuşma gibi sözel işlerde sol korteks, sözel…
-
Dopamin ve inanç arasındaki bağlantı İngiltere’nin Bristol Üniversitesinde Peter Brugger ve meslektaşı Christine Mohr’un yürüttüğü deneylerle saptanmış durumdadır. Boş inancın, büyüsel düşünmenin ve normal-ötesi şeylere inancın sinir kimyasını inceleyen ikili, dopamin düzeyi yüksek insanların tesadüfleri anlamlı bulmaya, var olmayan anlamlar ve kalıplar görmeye daha yatkın olduklarını belirledi, Sf. 155 Brugger ve Mohr deneyin ikinci kısmında…
-
Ne yazık ki, dopamin sisteminin sakıncalı bir yanı vardır ve o da bağımlılıktır. Bağımlılık yaratıcı ilaçlar dopamin nöronlarına iletilen ödül sinyalleri rolünü üstlenir. Kumar, pornografi ve kokain gibi uyuşturucular, beynin tepki göstererek dopaminle dolup taşmasına yol açar. Aynı şey bağımlılık yaratıcı fikirler için geçerlidir, en başta da toplu intiharlara (Jonestovvn ve Cennet Kapısı örneklerini düşünün)…
-
Dopamin bir işte yetkinleşmeye ya da bir hedefe ulaşmaya eşlik eden haz duyumunu yaratır; bu da organizmada davranışı tekrarlama isteğini uyandırır – bu davranış ister bir çubuğu bastırma, ister bir tuşu gagalama, isterse de bir kumar makinesi kolunu çekme olsun. Siz bir fırt (pekiştirme) aldıkça, beyniniz de bir fırt dopamin alır. Sf. 153 Alıntı; İnanan…