Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: İnançlar, Mezhepler

  • İkincisi Abayezid’in, 1396 yılında, artık bizim “Niğbolu” dediğimiz yerde, Haçlı kuvvetlerini yenmesidir; pek çok Hıristiyan prensi telef oldu, bazıları esir ve eşleri cariye düştüler. Hıristiyan tarihleri bu­na “son” Haçlı Seferi demektedir, Aslında Hıristiyanlık, 1347 tarihin­de başlayan Büyük Veba ile çekiciliğini yitiriyordu; insanlar, belalara karşı kendilerini koruyamayan papalardan ve taptıkları Tanrı’nın dininden soğuma eğilimindedirler. Abayezid’in zaferi,…

  • Yunus Emre’nin bir tarikat mensubu olduğu gerçeğinin üstü hep örtülüyordu; bu bir “sol tarikat” marife­tidir öte yamaçta, yirmili yılların başında, Moskova’da Doğu Üniversitesi’nde tahsil görmüş bir Nâzım Hikmet, Hurufî Bedrettin’e materyalizm yükleyebiliyordu, Profesör A. Yaşar Ocak, “Geniş çapta eski İran dinlerinin kalıntılarını, Hıris­tiyanlık. Kabbalizm ve Neoplatonizm’e ait inanç ve telakkileri mistik bir karak­terle birleştirerek Esterabad’da…

  • Sevi, bir Kabbalist idi; Yahudi sufîzmi demektir ve Kabbala’nın İspanya’daki İslâmik tarikatlar ve tekkeler içinde geliştiği, ittifakla kabul edilmektedir. Sf. 210 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 210) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bizde iman zayıftır ve din, sadece bağlanmak için ayrılmak anlamındadır. Sf. 121 Alıntı; Putları Yıkıyorum – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 121) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bir; asıl göç, 1391 yılında başlamıştı. İkincisi, sadece Türkiye’ye değil Kuzey Afrika’ya, İtalya’ya ve Hollanda’ya gittiler. Üçüncüsü, Yahudi olarak değil, Marranos olarak geldiler. “Evde Yahudi, sokakta Hristiyan” idiler ve bu gelenek Sabatayizm’i kolaylaştırıyordu, Sabatayizm’e ikinci converso (değişme) hareketi gözüyle de bakabiliriz. Sf. 119 Alıntı; Putları Yıkıyorum – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 119) kitabından…

  • Bu düzen ayakta kalmak için putlar yapıyor, ben de bütün gücümle onları kırıyorum. Şimdi ben bir put kırıcısı’yım ve tek put kırıcısı oldum. Bu halk düşmanı düzen, var olan bütün değerleri yok ediyor ve hiçbir değer yaratamıyor. Sadece put imal ediyor ve ben put’ları kırıyorum. Sf. 401 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11.…

  • Ha­vari Pol’e kadar sadece Yahudi kavminden olanlar İsevi olabiliyorlardı, bunu de­ğiştirmek ve genişletmek Pol’ün marifetidir. Başka yenilikleri de olduğunu bili­yoruz ve üzerinde durmuyorum, “Protestanlaşma” da bir kavramdır, ikiye indir­geyebiliriz, birincisi katolizmin ritüellerini değiştirmiş ve çok basitleştirmiştir, Hıristiyanlığı görkem ve ciddiyetinden soymuştur. İkincisi, her din, zenginleş­meye, sömürüye karşıdır ve yoksul halka sempati ile bakmaktadır. Protestanlık, bunları…

  • Din ve ideoloji de huzur vericisidirler; doğayı ve toplumu sistematize et­mek, elemanlar arasında bir mantıklı uyum kurabilmek, huzur vermektedir, ideolojinin rahatlatıcı ilacını buradan çıkarıyoruz. İdeoloji sahibi olan insan, iç huzuru olandır; yüzünü gördüğümüzde hemen huzurunu görüyoruz, çünkü iç huzur, dışa varabilendir ve dışa vurmasıyla fark ediyoruz. Şöyle de söyleyebiliriz. Huzur, hazır olanlarla uyum içinde olmaktır;…

  • İbn Fadlan, Oğuzlar için “bir dine inanmazlar” ve “hiçbir şeye ibadet etmezler” notlarını düşüyordu ve yine göç edenler içinde Müslüman olmayan Oğuzlardan kesin­likle söz ediyordu; demek ki yurtlarında ayıramıyoruz. Sf. 193 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 193) kitabından birebir alınmıştır.

  • Din planında da benzer bir “özgürlük” görüyoruz, hiç önemsemedikleri kesindir. Olcaytu, çok öğretici bir vaka olarak karşımızda duruyor, vaftiz edildiğini ve Nikola adı verildiğini biliyoruz, sonra Budist ve daha sonra da Müslüman oluyor, aslında hangisi oluyor, pek de söyleyemiyoruz. Dine, bir­leştiren ya da bağlayan bir ideoloji olarak hiç bakmıyorlar, hâlbuki din budur ve bu yoksa…

  • Cengiz’den hemen sonra, iyi kalpti ancak hedonist ve sarhoş, dolayısıyla iradesiz Oktay’ın arkasından Turakina’nın “Büyük Han” olması, çok dikkate değer bir karaktere işaret olmalıdır; Vladimırtsov, pederşahi ancak maderşa­hi etkiler de taşıyorlardı, diyor, belki de böyle bir ikilemin dışına düşüyor.” Der. Kadının böylesine güçlü olması, cinsel tabuların zayıflığı ile paralel git­mektedir. Sf. 191 Alıntı; İsyan I…

  • Cengiz işgalinin getirdiği yoksulluk, dinsel mistik halk isyanlarını getiriyor. Yunus, Mevlana bu zamana denk geliyor. Sf. 105 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 105) kitabından birebir alınmıştır.

  • Resmi tarih din’dir. Üniversite kürsülerinde ve cami minberlerinde okunuyor ve okutuluyor, hutbedir. Sf. 15 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 15) kitabından birebir alınmıştır.

  • Marx, din’i, tersine çevrili bir dünyanın, “popüler biçimde mantığı” olarak anlatıyor. Din’e maddi dünyanın vulgar mantığı gözüyle de bakmak mümkün; “din, kendisini henüz bulamamış veya yeniden kaybetmiş insanın kendi bilinci ve kendisine saygısıdır.” Diyor. Sf. 283, 284 Alıntı; Fatih Sultan Mehmet (Yirmibir Yaşında Bir Çocuk) – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ekim 1987 – Sf. 283,…

  • İstanbul’a fethin öğleden sonrasında giriyor ve doğru Sen Sofiya’ya giriyor, .. Yeniçeri güruhundan birisinin güzel mermeri kırdığını görünce, “Burası devletindir, burası benimdir.” Diye bağırıyor, Yeniçeriyi hançeriyle öldürüyor. Sf. 180 Alıntı; Fatih Sultan Mehmet (Yirmibir Yaşında Bir Çocuk) – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ekim 1987 – Sf. 180) kitabından birebir alınmıştır.

  • En güvendiği insanlardan birisi, sürekli zehirlenmekten korkmasına karşın özel doktoru; Maestro Jacobo, bir Yahudi’dir, dini, güven duygusunu zedeleyecek kadar önemli görmüyor. Fener’deki Patrikhane’ye, Cumhuriyet dönemine kadar gelen ayrıcalıklar veriyor. Sf. 177 Alıntı; Fatih Sultan Mehmet (Yirmibir Yaşında Bir Çocuk) – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ekim 1987 – Sf. 177) kitabından birebir alınmıştır.

  • Osmanoğlu egemenliğinde hiçbir Hristiyan halkın, dinsel nedenlerle Osmanoğlu egemenliğine karşı isyan etmediği biliniyor. Sf. 172 Alıntı; Fatih Sultan Mehmet (Yirmibir Yaşında Bir Çocuk) – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ekim 1987 – Sf. 172) kitabından birebir alınmıştır.

  • Cengiz, bir ciddi adamdır; zorunluluğun gereğini yerine getiriyor. Çeşitli ırkların, halkların topraklarında hareket edenler, hoşgörülü davranmayı öğreniyorlar. Sf. 159 Alıntı; Fatih Sultan Mehmet (Yirmibir Yaşında Bir Çocuk) – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ekim 1987 – Sf. 159) kitabından birebir alınmıştır.

  • Dinler, dağlara giremiyorlar, dağlarda bütün dinler ortodoksisini kaybetmiş, büyük ölçüde bozulmuş ve birbirine son derece yaklaşmış bir biçimde ve yan yana yaşıyorlar. Sf. 158 Alıntı; Fatih Sultan Mehmet (Yirmibir Yaşında Bir Çocuk) – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ekim 1987 – Sf. 158) kitabından birebir alınmıştır.

  • Musa, Hıristiyan, Yahudi ve Müslüman Türk’ten bir yeni halk yaratmak istedi… Uç’larda insanlar hoşgörülü oluyorlar, uç’larda ırklar ve dinler etkisini yitiriyor. Sf. 152 Alıntı; Fatih Sultan Mehmet (Yirmibir Yaşında Bir Çocuk) – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ekim 1987 – Sf. 152) kitabından birebir alınmıştır.