Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: İnançlar, Mezhepler

  • Mushaf’ta inanç skalası olarak Yahudilik, Hristiyanlık, Sabiilik, Mecusilik, müşriklik gibi inanç sistemlerini görürüz. Örneğin Budizm, Brahmanizm, Taoizm, Şintoizm, Konfüçyizm, Zerdüştlük, Manihaizm gibi uzak doğu dinlerinden hiç bahsedilmez. Sf. 57 Alıntı; Mushaf (Bugünkü Kur’an) Kur’an’ı Kerim midir? (Kur’an Tarihine Metin Odaklı Eleştirel Bir Bakış) – Tunay Bayrak, (Berfin Yayınları,  1. Basım, Eylül 2015 – Sf. 57)…

  • Zararlı bir inanç ya da uygulama, bireyin fiziksel ve akıl sağlığını tehlikeye atacaktır. Tütün içmek bir örnek, ölüme sebep olabilecek yüzlerce tabudan herhangi birini ihlal etme korkusuyla yaşamak da başka bir örnek olabilir. Sf. 33 Alıntı; Hasta Toplumlar (İlkel Düzen Efsanesine Bir Meydan Okuyuş) – Robert B. Edgerton, Ç; Harun Turgut (Berbat bir çeviri), (Buzdağı…

  • Din eleştirisi her türlü eleştirinin temelidir. Sf. 365 Din: İnsan Olamamış/İnsanlıktan Çıkmış Olanın Öz-Bilinci’dir. Sf. 365 Allah: insanın Belirsiz ve Bozulmuş imajı. (Engels, Collected Works 3, p. 465) İnsanın kendi özü, tasavvur edilebilecek herhangi bir Tanrının hayali özünden çok daha harika ve yücedir; Tanrı dediğimiz, eninde sonunda yalnızca insanın kendisinin belirsiz ve bozulmuş bir imgesidir.…

  • Akif de, en başta şapkadan kaçtı, dönmedi, gelip öldürülmedi, Kahire’ye sığındı, hastalıktan ölüm teşhisi konunca geldi ve cenazesine, Cumhuriyet’ten bir bekçi dahi katılmadı, kısa hikâyesi budur. Kemalist Cumhuriyet Akif i ne şair ne de adam sayıyordu; asıl adı “Ragif’, bir şapka ve Kemalizm kaçkınıdır. Refik Halit Karay’ın yakın akrabası olduğu da kitaplarımda vardır. Karaim ya…

  • Nitekim 1189’da başlayan III. Haçlı Seferi sırasında, Anadolu’dan geçen bir güzergâh üzerinde karar kılan I. Friedrich Barbarossa, geçiş güzergâhını korumasını istediği II. Kılıç Arslan ile kolaylıkla anlaşabiliyordu. Görünen o ki, Rum Selçuklu Devleti İslam’ın ve gazanın kılıcını kınında unutmuştu. Ernst Werner, İslam dünyasında Selçukluların adının, böylesi dini esneklikleri nedeniyle “laçka Müslümanlara” çıkarıldığını belirtmektedir. Gordlevski de…

  • Nitekim 10. yüzyılda halife adına Oğuz bölgelerini ziyaret eden İbn Fadlan, Türk topluluklarının, İslam’a geçseler de, gerçekte ona inanmadıkları düşüncesindeydi. Bu kabilelerin din değiştirmelerine güvenilmemesi gerektiğini, siyasi koşullar değiştiğinde Türk şeflerinin utanıp sıkılmadan yeni bir dine geçebilecekleri uyarısında bulunuyordu. Sf.244 İbn Fadlan’ın sözlerindeki küçümseyici ton bir yana bırakıldığında, göçebelerin din ile ilişkisi konusunda söyledikleri dikkate…

  • Gazilik mertebesine ulaşmış Osman Müslüman mıydı; Gibbons’a Osman’ın pagan olduğu iddiasını daha önce not etmiştik. Sf. 219 Alıntı; Ansiklopedi II, Çıkış – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları,  1. Basım, Kasım 2007 – Sf. 219) kitabından birebir alınmıştır.

  • Napolyon, büyük ve görkemli dini törenler düzenlemesi ile ünlü idi. “Bir din seçmek zorunda kalsaydım, tanrım, evrensel bir yaşam verici olarak güneş olurdu.” .. onun sözüdür; ama Fransız devriminin sloganlarını fetihleriyle Avrupa’ya taşıyan bu hırslı general ve daha sonra imparator, hâkimiyeti altındaki topraklarda, ünlü büyük törenlerini güneş için değil, inanmadığı Katoliklerin Tanrısı için düzenliyordu. “Din…

  • Machiavelli’nin ulus-devletinin de, “silahsız peygamberlerin başarısızlığa mahkûm olduğu” saptamasının da, feodal dönemin azılı ve en acımasız egemeni Kilise için “şeytan işi” olduğundan kuşku duyamayız. Sf. 88 Alıntı; Ansiklopedi II, Çıkış – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları,  1. Basım, Kasım 2007 – Sf. 88) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kılıçdaroğlu’nun Alevilikle bir ilişkisi yoktur ve bir Karay’dır. Davutoğlu ve Çiçek de Karay’dırlar; Yeni Cami inşaatı başlayınca, seçilen yere “Karaköy” dediler. “Karay” ya da “Karaim” Tarikatı’nın ya da dininin kurucusu, Annan bin Davut idi ve İbrani bir sözcük olan “annan”, Türkçe “bulut” anlamındadır ve bunlarda çoktur. Karabulut Kemal’in asıl soyadı bu idi, ailesinde yabancı isimler…

  • Machiavelli “Numa, Romalılar evcilleşmemiş ve tamamen vahşi oldukları için din icat etti ve Romalıların aklına ve kalbine Allah korkusu yerleştirdi. Romalılar o tarihe kadar Allah’tan hiç bu kadar korkmamışlardı. Korkmayı öğrendiler.” “Din, orduları yönetmede, halka ilham vermede, canilerin yaptıklarından utanmalarını sağlamada çok önemlidir. Dinle Roma, barışı bulmuştur.” Sf. 64 Alıntı; Ansiklopedi I, Çıkış – Yalçın…

  • Din yönetim içindir. Musa, Mısırdan çıktığı an, yönetmekle yükümlü bir halkı olunca derhal bir “din” buldu, yönetimi pek çok kolaylaştıran bir icattır. Diğer taraftan, hadis kitaplarını incelediğimiz zaman, bir yönetim sorunu tespit edilir edilmez bir ayet düştüğünü görüyoruz. Burada bir şaşmazlıkla karşı karşıya geliyoruz ve melekler, hiçbir halde gecikmiyorlar. Demek ki, tekrarlıyorum, dinler yönetim içindedirler…

  • “Sodom” eski bir Filistin şehridir; ancak yaygın seks, genç oğlanlar ve hayvanlarla yapılıyordu, öyle ki, bu kentin adından pek çok sözcük çıkmış durumdadır, “sodomi”, erkekler arasında ve hayvanlarla yapılan anal seksi anlatmaktadır; sözcüğün “sefahat” anlamı da var. Yakup Kadri’nin “Sodom ve Gömere” romanından genellikle anlaşılan budur. Bunun dışında, İngilizce “sodomize” fiili, iradi veya zorla, anal…

  • Öte yandan, Caligula’nın iktidarında tepeden aşağıya inen büyük bir ahlaksızlık hüküm sürüyordu. Ama aynı zamanda çok muhafazakâr ve bağnaz bir Roma yaratılıyordu. İki kişiliklilik burada da karşımıza çıkıyor. En ahlaksız olan, en dindar görünmek isteyendir; ne yazık, epileptik kişilik, buna çok uygundur. Bu açıklığa ulaşmış durumdayız. Sf. 245 Alıntı; Hasta Despot – Yalçın Küçük, (Mızrak…

  • Dinselleşme, Augustus döneminde başlamıştı; çöküntüde, imparatorlukta ve benim öne sürdüğüm yeni kavramla “tekeliyet” düzeninde, yönetim, dinselleşme ve yobazlığa muhtaçtır. Az sayıların iktidarında halkın yobazlığa batırılması zorunludur; bu, hem siyasi hem de sınıfi’dir. Saralı Caligula, bunu, kendisinin “Tanrı” ilan edilmesine vardırdı; epilepsi hastanelerinde Tanrı ve peygambere çok rastlıyoruz. Sf. 244 Alıntı; Hasta Despot – Yalçın Küçük,…

  • Yalnız bu durum sanıldığından yaygındır; epileptikler arasında, vecd halinde, kendilerini Tanrı ile yüz yüze konuşurken hayal edenler ve bu nedenle de “peygamber” olduklarına inananlar çoktur. Epilepsiye “peygamber hastalığı” da denmesinin nedenlerinden birisi buradadır. Sf. 212 Alıntı; Hasta Despot – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları  1. Basım, Kasım 2010 – Sf. 212) kitabından birebir alınmıştır.

  • Buraya Cahen’in şu tespitini aktarmamızın zamanıdır: Atamanlılar, Bizans ile sembiyoz halde, sanki yapışık biçimde, bir Avrupa Devleti idi ve Asya Devleti olarak alınması çok sonradır. Tarikatlaşması İkinci Bayezid ile ve Arap-Müslüman bir tabana kayması ise Birinci Selim ile başlamıştır. Sf. 461 Alıntı; Atamanoğlu Fatih – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi  1. Basım, Ekim 2015 – Sf.…

  • Balkan ülkelerinden pek mühim bir tarihçi olan Iorga, bunun tam tersini yazıyor, Fatih dâhil o zamana kadar bütün Atamanlı sultanları, fetihlerde din motifini hiç kullanmadılar. Fatih Mehmet, Trabzon asillerinin hiçbirisini, zorlamak bir yana, hiçbirisine din değiştirmeyi telkin bile etmedi. Hepsinden Hıristiyan olarak yararlandığını biliyoruz. Sf. 450 Alıntı; Atamanoğlu Fatih – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi  1.…

  • Mevleviliği canlandırma ve yayma işi de “sofu” da denilen Bayezid’in omuzlarına düşmüş görünüyor. Hem Nakşibendilik, hem de Mevlevilik, yöneten sınıfların tarikatıdır ve yönetenlerce yayıldılar. Sf. 442 Alıntı; Atamanoğlu Fatih – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi  1. Basım, Ekim 2015 – Sf. 442) kitabından birebir alınmıştır.

  • Buradan, Atamanlıların “dini var, imanı yok” hallerini tekrar bulmuş oluyoruz. Dinleri, dillerindedir. Bir dinler federasyonu içindedirler ve bir din kurmayı deniyorlar. Dinleri önemsemeyen yeni bir kavme yol açıyorlar. Sf. 420, 421 Alıntı; Atamanoğlu Fatih – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi  1. Basım, Ekim 2015 – Sf. 420, 421) kitabından birebir alınmıştır.