Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: İnançlar, Mezhepler

  • “Şu halde sözde bir tabiat kanunu şekline sokulmuş kapitalist birikim kanununun, aslında ifade ettiği şey ancak şudur; bizatihi birikimin mahiyeti (içeriği), emeğin istismar (Sömürülmesi- kötüye kullanılması) derecesinde ya da fiyatında, kapitalist ilişkinin durmadan yenilenmesini ve bunun gittikçe büyüyen boyutlarla yeniden-üretimini tehlikeye sokabilecek böylesine bir düşmeyi ya da yükselmeyi zaten konu dışı eder. Nesnel zenginliğin işçinin…

  • Oruç dokularımızı temizler ve değiştirir. Alıntı: İnsan Denen Meçhul – Alexis Carrel (s. 275) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2007): Bu kitapta orucun yararları konusunda daha ayrıntılı bilgiler var. Burada bahsedilen oruç 24 saatlik bir oruç ama su ve az miktarda meyve tüketilebilen bir oruç.

  • Bir organda kan dolaşımının üç-dört saat durması o organa bir zarar vermez. Fakat beyin oksijensizliğe karşı çok hassastır. Beyinde yirmi dakikalık bir kansızlık ölüme… on dakikalık kan kesintisi ise telafisi imkansız sorunlara neden olur. … Bizler kelimenin tam anlamıyla balçıktan yapılmış bulunuyoruz. Alıntı: İnsan Denen Meçhul – Alexis Carrel (s. 110) kitabından birebir alınmıştır.

  • Edison felsefe ve din üzerindeki görüşlerini halka bildirmekte tereddüt etmiyordu. Halk da bu yeni konularda onun öteki konularda olduğu kadar otorite olduğunu sanarak sözlerini saygı ile karşılıyordu. …bilmedikleri şeyi öğretmeye kalkan büyük adamlar insanlığın bir sahada ilerlemesine katkıda bulunurken diğer sahada bu ilerlemeyi geciktirebiliyorlar. Alıntı: İnsan Denen Meçhul – Alexis Carrel (s. 68) kitabından birebir…

  • “Ticari ve mali şekliyle kapitalizm, Fransa’ya göre İngiltere ve Hollanda’da neden daha önce oluşmuştur. M.W. Sombart, bu olayı 16. yüzyıl sonundan itibaren Hollanda’ya, 17. yüzyılda da İngiltere’ye yerleşen Yahudilere bağlamaktadır. Yahudiler ve Püritenler (1) kesin ölçülerini bilemeyeceğimiz bir şekilde, bulundukları ülkelerde, bir “kapitalist zihniyetin” yaratılışını kolaylaştırmışlardır. Yahudiler “ruhani” ile “fani” (ölümlü) arasında bir hiyerarşi kurmaz,…

  • “… kâinatın zaman bakımından bir başlangıcı olmadığını ispat etmek, aynı zamanda yaratılmamışlığının da ispatı demek değildir.” Alıntı: Bugünkü Sovyet İdeolojisi I – Gustav A. Watter, (Kültür Bakanlığı Yayınları, 2. Baskı 1976 Sf. 57) kitabından dil içi çevrilerek alınmıştır.

  • BAKKAL’IN NOTU (2007): Evrenin kanunlarını anlamaya çalışan Termodinamik bilimi, sıcaklığın dinamiğini inceler. Termodinamiğin Sıfırıncı Yasası; “Eğer iki sistem birbiriyle etkileşim içerisinde iken, aralarında ısı veya madde alışverişi olmuyorsa bu sistemler dengededir” der. Cisimlerde sıcaklık, elektronların titreşimi ve birbirlerine çarpmaları sonucu oluşur. Elektronları daha çok titreşen cisimler diğerlerine göre daha sıcak cisimlerdir. Öte yandan elektronlar titreşirken…

  • “Bir sıcaklık miktarının, artık faydalı bir enerjiye dönemeyeceği anlamına gelen bu ölü sıcaklık olayı (entropi) dolayısı ile kâinatın öyle bir duruma gitmesi gerekecektir ki, bütün enerjinin ısıya tahavvül etmesi (dönüşmesi) ve bunun da eşit olarak kâinata dağılması halinde bu ziyan (enerji eksilmesi) yüzünden dünyamızın bütün makro fizik olaylarının durmuş olması gibi bir durumla karşılaşılacaktı.  ..eğer…

  • “Günah” fikrinden çok, “iyi”nin ne olduğunu işleyen Budizm, Japon seciyesine (karakterine) uygun gelmiştir. s.182 Alıntı: İsraf Ekonomisi – Agâh Oktay Güner (s. 182) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Tabiat kendi kanunlarına göre alçaktan yüksek şekillere doğru olmak üzere kendi kendine gelişir. Cansız tabiatın, kendi kendine hareket etmesi sonucunda kendisinin aksini (zıddını veya anti tezini) meydana getirmiştir. Gelişme de aynı şekilde vuku bulur (oluşur). Sosyalizmi de yaratan dış kuvvetler değildir, kapitalizmin kendi kanunları ve onlara dayanarak ortaya çıkan gelişme, onun zıddı (anti tezi) olan…

  • “Marksist-Leninistlere göre din, içeriği nedeni ile insanın bilincine gerçekleri ters ve hayali olarak gösteren bir ideolojidir.” Alıntı: Bugünkü Sovyet İdeolojisi I – Gustav A. Watter, (Kültür Bakanlığı Yayınları, 1976 2. Baskı, Sf. 392) kitabından dili içi çevirisi yapılarak alınmıştır.

  • “Halk aldanmaktan hoşlanır.” Alıntı: İnsan Tanıma Sanatı – Alfred Adler (Sf. 175) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Einstein; “Tecrübe edebileceğimiz en güzel ve en derin heyecan mistik heyecandır. Her hakiki ilmin tohumudur. Bizim nüfûz  (etki) edemeyeceğimiz şeylerin gerçekten var olduklarını bilmek, bizim en ilkel şekillerinde idrak edebileceğimiz en ileri anlayış, en parlak güzellik halinde tecelli (ortaya çıkma şeklinde görünmek) ettiklerini bilmek, bu bilgi, bu duygu hakiki dinin merkezidir.”” Alıntı: Nasyonalizm, Sosyalizm, Mistisizm…

  • “Tek tanrılı dinlerin ortaya çıkışı, Engels’e göre doğunun zalim (baskıcı) krallarının ortaya çıkışının bir sonucudur.” Alıntı: Bugünkü Sovyet İdeolojisi I – Gustav A. Watter, (Kültür Bakanlığı Yayınları, 1976 2. Baskı, Sf. 418) kitabından dili içi çevirisi yapılarak alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2011): Mısır’a hayat veren Nil nehri çok uzun bir alanda hem hayat veren hem de…

  • “Marks Allah’ın insanı değil insanın Allah’ı kendine benzeterek yarattığı düşüncesini Feuerbach’tan almıştır. Marks, insan neden kendisine din ile bir hayal dünyası yaratmak istesin sorusuna şu cevabı veriyor; “İnsan topluluğunun mevcut düzende içinde bulunduğu ağır baskının sonucu olarak”” Alıntı: Bugünkü Sovyet İdeolojisi I – Gustav A. Watter, (Kültür Bakanlığı Yayınları, 1976 2. Baskı, Sf. 414) kitabından…

  • “Soru şudur; Bir cismin veya nesnenin uğradığı değişiklik nereden geliyor? Diyalektik materyalizm bu soruya şu cevabı veriyor: Değişiklik, cismin içindeki zıddiyetlerin mücadelesinden doğuyor. Fakat bunların ortaya çıkması ve zıddiyet mücadelelerinin bir çatışmaya varacak kadar şiddetlenmesi de bir değişiklik yani bir hareket olduğuna göre, burada da soru yeniden karşımıza çıkıyor:. Öyleyse bu hareket menşeini (kökenini) nereden…

  • “Teoloji ilmine göre hedeflerin nesnelere yön tarif edici tarafı vardır. Eğer böyle ise, meselâ bir organın yaptığı işe göre yapısının meydana gelmesi ve organlarda yenileşme hareketleri gibi hususları, hedeflerin tayin ettiği kabul ediliyorsa, gerekir ki, tabiatın bu hedefleri kendi başına tespit etmesine imkân yoktur. Bunları ancak âlemler üstü akıllı ve mücehhez (cihazlanmış, donanımlı) bir sebebin…

  • “Yerüstü kar ve buzlarla kaplı iken yeraltında türlü türlü kömür ve madenlerden yararlanamıyoruz. Teknik ziraat ve hayvan yetiştiriciliğinden yoksunuz. .. Doğal kaynaklarımızı ihtiyacımıza göre işlemeyi bilmediğimiz herkesçe malumdur (bilinmektedir). Mevcut okullarımız yalnız memur ihtiyacını karşılamaktadır. .. İnsan sınırlı olan yaşamında, sınırsız olan menfaat esaretinden kendisini kurtaramamıştır. Vicdanın telkini ile aklın ürünü olan yaratıcının tanınması için…