Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: İnançlar, Mezhepler

  • Çift dinlilik, inançsızlıktır. Paradoks olarak görülebilir; çift dinlilik düzenden yabancılaşma anlamına geliyor. Alıntı: El Kitabı – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Kasım 1997 – Sf. 66) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ahlak karşı harekettir ve ahlaklı olmanın tek karşılığı var; “Ahlaklı davrandım” duygusu. Alıntı: El Kitabı – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Kasım 1997 – Sf. 102) kitabından birebir alınmıştır.  

  • Kapitalizm, insanı insan yapan insanın iki büyük kaçışını durduruyor; İnsan, Tanrı’dan ve kendisini sevmekten kaçtığı ölçüde insan olabiliyor. Burjuvazinin, iktidarını kurar kurmaz büyük bir tutkuyla sarıldığı dinsellik, insanın kendi ekseninde özgürleşmesine çok büyük bir darbe indiriyor; insan, tekrar Tanrı’nın kölesi ya da kulu oluyor. İnsanın gelişmesi, Tanrıyı içinden çıkarıp yerine aklı koymasıdır. İnsanın gelişmesi; kendisini…

  • “İnsan” edilgendir. Edilgen “insan” sürüdür. Sürülerde ise aşk yoktur. Sevginin kaynağı ortaklıktır. Sevmek bir başkasını geliştirmektir. İnsanın gelişimi, Tanrı’nın yerine kendisini koyabilmek çizgisindedir. Alıntı: El Kitabı – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Kasım 1997 – Sf. 40, 41) kitabından birebir alınmıştır.

  • … ideolojiler, olgulara; yararlıdır, zararlıdır, sakıncası vardır, sakıncası yoktur biçimine yaklaşım gösterirler. Sf. 46  .. bilim adamları kendi iradelerine uygun davranırlar.  .. ideolojik yaklaşımlarda, kişi, kendi iradesine uygun hareket edemez. … daha önceden hazırlanmış bir kalıba göre düşünmek zorundadır. İdeolojiler katı sistemlerdir, eleştirilemezler, tartışılamazlar, yenilenemezler. İdeolojiler sadece öğrenilir, kabul edilir. Bilim ise dinamik bir yöntemdir.…

  • (1) .. böylelikle lâik bir ahlâkın en önemli özelliklerinden biri cesaret normuna dayanmış olmasıdır. Bu cesaret normu yabancıya saygı, misafire hürmet ve mertlik, sözünde durma, sorumluluk ve yalan söylememek şeklinde görünüyor. Sf. 265  Alıntı: Doğu’da Değişim ve Yapısal Sorunlar (Göçebe Alikân Aşireti) – İsmail Beşikçi, (2. Baskı – Sf. 265) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU…

  • İslamiyet’in çok defa aşırı bir şekilde yorumlanan ezici kurallarını göçebelerde görmek mümkün değildir. Şafii Mezhebindendirler. Hoca, imam gibi bir görevlileri yoktur. Göçebelerde bâtıl inanışlar, mistik bir hayat felsefesi geniş ölçüde çalışmamıştır.  Alıntı: Doğu’da Değişim ve Yapısal Sorunlar (Göçebe Alikân Aşireti) – İsmail Beşikçi, (2. Baskı – Sf. 231 ile 233 arası) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1997):…

  • Toplumsal ve siyasal süreci, tarihsel geçmişi kavramamızı engelleyen en önemli etken ideolojilerdir.  .. Bilimde doğrunun temel ölçütünün olgular olduğunu belirmiştik. İdeolojilerde ise doğrunun temel ölçütü ileri sürülen düşüncelerin, o ideoloji tarafından ileri sürülen görüşlere uygun olup olmadığıdır.   İnanç, ideolojilerin bir özelliğidir.   İdeolojiler eleştiriden uzak sistemlerdir. Katı donmuş düşüncelerdir.   Bilim ise dinamik bir sistemdir. İdeolojiler tarihsel…

  • Aksi konuşulamayan aksinin konuşulması yasak olan önermeler bilimsel olamazlar. … Sadece ideoloji, slogan olurlar. Bütün bunların ötesinde eğer görüşler eleştirilemiyorsa, sizi eleştirenler cezai müeyyide ile karşılaşıyorsa, aslında sizin de özgür olduğunuz söylenemez. Çünkü o zamana kadar söylediklerinizi ve yazdıklarınızı tekrarlamaktan başka bir yolunuz yok demektir. Alıntı: Bilim, Resmi İdeoloji, Devlet, Demokrasi ve Kürt Sorunu –…

  • (Hoca. Genelkurmay Harp Tarihi Başkanlığı’nın 1924 – 1938 Türkiye Cumhuriyetinde Ayaklanmalar simli kitaptan alıntı yapmış) Mustafa Kemal 26 Şubat 1925 te Malatya Valisi aracılığı ile İzolu’da bulunan 17. Tugay Komutanı Albay Osman’a bir telgraf gönderiyor; “….Asiler, ciddi muharebe ve çarpışma sonucunda değil, mensuplarının ve müritlerinin çağrısına uymak suretiyle ve bunların kendilerine katılması ile Elazığ’a kadar…

  • Doğru, insanı en çok kendisi için üzülenler üzüyor. Nezaretçi polisleri de düşünüyorum. Benim için çok üzülüyorlar. Beni en çok benim için üzülenler üzüyor. Dayanamıyorum. Üzülmemeleri için ikna etmeye çalışıyorum. Nasıl? “Dervişler var, bilir misin?” Gerçekten de biz Doğulu insanların derviş geleneği var. Biz Doğu insanlarının derviş geleneği bilincine en çok Einstein’in varmış olması bir rastlantı…

  • Tanrı’nın cinsiyeti yoktur denilse de eril ve dişil sözcüklerin kullanımından da, kendisini gösteriyor. Müslüman’ın tanrısı Arapçadaki eril sözcüklerle anlatılıyor. Fransızcada da İngilizcede de yine öyle. Alıntı: Turan Dursun’un Hayatı – Şule Perinçek (Kaynak Yayınları – Sf. 44) kitabından birebir alınmıştır.

  • İdeoloji, basitleştirilmiş, karşı ve düzeltici eğilimlerinden arındırılmış, halklaştırılmış anlamında vulgarize edilmiş, bilim olarak ortaya çıkıyor. Kütlenin, en kestirme ve en bulandırılmamış bir biçimde dünyayı görmesini sağlıyor. İnsanoğlu ve halk ideolojiye muhtaçtır. İnsanlık var oldukça ideolojilerin var olacağı anlaşılıyor. Zaman, tekelli düzenin eline geçirdiği geniş olanaklar, insanların ideolojiye olan bağlılığını azaltmıyor arttırıyor. İdeoloji görmek içindir. Her…

  • Bu açıdan bakıldığında ideoloji ile din arasında kurulan paralelliği reddetmemek, tam tersine, kabul etmek gerekiyor.   İdeolojiler insanoğluna büyük bir kolaylık ve dinler de sonsuza yakın bir rahatlama sağlıyorlar.  Alıntı: Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük (Dönem Yayınları 1. Baskı Ağustos 1990 – Sf.22) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ben Atatürkçü değilim.. Hiçbir şeyci değilim ben! Alıntı: Turan Dursun’un Hayatı – Şule Perinçek (Kaynak Yayınları – Sf. 52) kitabından birebir alınmıştır.  

  • Din, insanoğlunun kafasının, duyularının prangasıdır. Hem de zincirinden kurtulmuş olanlara saldırtır. En iyi uyuşturucudur, …. İnsanlığın bir şanssızlığıdır. Alıntı: Turan Dursun’un Hayatı – Şule Perinçek (Kaynak Yayınları – Sf. 76, 77) kitabından birebir alınmıştır.

  • Beş vakit namazın, 30 günlük orucun aynısı Sâbiîlikte de vardı.  Oysa Sâbiîler güneşe, yıldızlara, aya tapıyorlardı. Aslında dediğin gibi güneş ve ay değildi onların tanrısı; güneşin, ayın, yıldızların da içinde bulunduğu Yüce Tanrı kavramıydı düşüncelerinde olan.    Boy abdesti Sâbiîlerde de var. Alıntı: Turan Dursun’un Hayatı – Şule Perinçek (Kaynak Yayınları – Sf. 45) kitabından birebir…

  • Hıristiyanlık Yahudiliğe karşı bir tepki olarak çıkmış. İsa’nın kendisi de Yahudi’dir.  Esasen İsa yaşamış mı yaşamamış mı belli bile değil.   Alıntı: Turan Dursun’un Hayatı – Şule Perinçek (Kaynak Yayınları – Sf. 50) kitabından birebir alınmıştır.

  • İnsanoğlu, kolektif olarak ve büyük bir estetik eylem olarak Tanrıyı yarattı.  Tanrı’yı doğa ve toplumdaki bütün çirkinlik ve kötülüklerden arınmış olarak yarattı. .. Zavallı insanoğlu, bir süre sonra, kendi elleri ile yarattığı Tanrı karşısında ezildi. Tanrı, insanoğlunu ezmek için kullanıldı.   Fakat daha sonra Tanrı gidip fetiş gelince ve kendisini yaratanları ezmeye başlayınca, Tanrı ile insanoğlu…

  • Kemal Tahir’in Yorgun Savaşçısında “Bir şeyin tabu olması için anlaşılması değil anlaşılmaması şarttır.”   Alıntı: Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları Ocak 1985 Baskısı- Sf. 228) kitabından birebir alınmıştır.