Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: İnançlar, Mezhepler

  • Bazı çoban kabileleri yavruyu öldürüp etini yer, derisini de doldururdu. İçi doldurulmuş yavru derisi anneye gösterilerek süt üretiminin artması sağlanırdı. Sudan’daki Nuer kabilesi doldurulmuş hayvanlara annenin idrarından sürerek bu sahte yavrulara tanıdık bir koku verecek kadar işi ilerletmişti. Bir başka Nuer tekniği de, yavrunun ağzının kenarlarına boynuzlar takıp annenin canını yakmak ve emzirmeye itiraz etmesini…

  • Göbekli Tepe sütunlarını yapmanın tek yolu, farklı gruplara ve kabilelere mensup binlerce avcı toplayıcının uzunca bir süre işbirliği yapmasıdır. Sadece gelişmiş bir dini veya ideolojik sistem bu tür bir çabayı sürdürmeyi sağlayabilir. Sf. 102 Alıntı; Sapiens (Hayvanlardan Tanrılara) – Yuval Noah Harari, Türkçesi; Ertuğrul Genç, (Kolektif Kitap Yayınları, 11. Baskı Aralık 2016 – Sf. 102)…

  • Animizm belirli bir din değildir. Birbirinden çok farklı binlerce din, kült ve inanç için ortak bir tanımdır. Bunların hepsini “animist” yapan şey dünyaya ve insanın dünyadaki yerine karşı ortak yaklaşımlarıdır. Eski avcı toplayıcıların muhtemelen animist olduğunu söylemek modern öncesi tarım toplumlarının muhtemelen teist olduğunu söylemek gibidir. Teizm (Yunanca tanrı anlamında “theos”tan), evrensel düzenin insanlar ve…

  • Etkili hikâyeler anlatmak kolay değildir; zorluk hikâyeyi anlatmakta değil, herkesin hikâyeye inanmasını sağlamaktadır. Tarihin büyük kısmı şu soru etrafında döner: Birileri, milyonlarca insanı tanrılara, milletlere veya sınırlı sorumlu şirketlere inanmaya nasıl ikna eder? Bu başarıldığında Sapiens’e olağanüstü büyük bir güç verir, çünkü bu milyonlarca yabancının ortak bir hedef uğrunda işbirliği yapmasını ve birlikte çalışmasını sağlar.…

  • İnsanlar ilk olarak 2,5 milyon yıl önce Doğu Afrika’da, “Güney Maymunu” anlamına gelen Australopithecus adı verilen bir maymun cinsinden evrimleşti. Yaklaşık iki milyon yıl önce, bu arkaik erkek ve kadınların bazıları anayurtlarını terk ederek Kuzey Afrika, Avrupa ve Asya’nın çeşitli yerlerine göç ettiler. Sf. 19 Alıntı; Sapiens (Hayvanlardan Tanrılara) – Yuval Noah Harari, Türkçesi; Ertuğrul…

  • Homo Sapiens de bir aileye mensuptur. Bu sıradan bilgi tarihteki en sıkı korunan sırlardan biriydi. Homo sapiens uzunca bir süre kendisini diğer hayvanlardan ayrı, ailesiz (kuzeni veya kardeşi, hepsinden de önemlisi ebeveyni olmayan) bir yetim olarak gördü, ama durum böyle değildi. Sevelim ya da sevmeyelim, büyük maymunlar adı verilen gürültücü ve büyük bir grubun üyesiyiz.…

  • Böylece inanca ilişkin anlatı yolculuğunun sonuna varmış bulunuyoruz; ama aslında beynin inançları nasıl ürettiğine ve birer doğru gibi pekiştirdiğine dönük yeni bir anlayışın daha başındayız. Çözdüğümüz birçok gizem ve cevap bulmaya çalıştığımız birçok soru içinde özellikle biri öne çıkıyor. Homo rationatlis -verileri soğukkanlı, mantığa sıkıca bağlı ve rasyonel yaklaşımla analiz ederek bütün kararları titizlikle tartan…

  • Sıfır hipotezi aynı zamanda kanıtlama yükümünün olumlu bir savda bulunan kişiye düştüğü anlamına gelir; bir savdan kuşku duyanlar onu çürütmek zorunda değildir. Sf.418 Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları,  2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 415) kitabından birebir alınmıştır.

  • Felsefe ve teoloji mantığa, akla ve düşünce deneylerine dayanırken, bilim ampirizme, bulguya ve gözlem üzerine kurulu deneylere başvurur. İnanca bağlı gerçekçilik tuzağından kaçınmak için elimizde olan tek umut budur. Sf. 415 Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları,  2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 415) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bir evren kendisini nasıl yaratabilir? Cevabın evrendeki toplam enerjiyle ilişkili olması gerekir; Hawking ve Mlodinow’a göre bu enerji sabit ve her zaman sıfır olmak zorundadır. Yıldız ya da gezegen gibi bir cismi yaratmak enerjiye mal olduğuna göre, lokal düzeyde sıfır olmayan enerji dengesizlikleri vardır. “Kütle çekiminin çekici olması nedeniyle, kütle çekimi enerjisi negatiftir: Dünya ve…

  • 1. Evren pek de yaşama göre incelikle ayarlanmış değildir; çünkü evrenin büyük bölümü boş uzaydır ve yıldızlar, gezegenler biçimindeki sınırlı madde çoğunlukla yaşama elverişsizdir. 2. Evrenin bize göre incelikle ayarlandığı fikri, yaşamın karbon dışında bir şeye dayanamayacağı inancı anlamında Carl Sagan’ın “karbon şovenizmi” dediği yaklaşımın daha genel bir varyantı olan kozmik şovenizmden kaynaklanan bir sorundur.…

  • İşin ilginç tarafı, Diyalog 1835’e kadar Katolik Kilisesinin Yasak Kitaplar Listesi’nde kaldı. Galileo da ancak 1992’de resmi bir özür açıklamasıyla Papa II. Johannes Paulus tarafından aklandı. Sf. 361 Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları,  2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 361) kitabından birebir alınmıştır.

  • Önce inançlar oluşur, ardından inançlara ilişkin açıklamalar gelir. Sf. 351 Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları,  2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 351) kitabından birebir alınmıştır.

  • Mekânın ara alanında, duyularımız orta boydaki -sözgelimi kum tanesi ve dağ sırası arasındaki- nesneleri algılama yetisini evrimle kazanmıştır: Ölçeğin bir ucundaki atomları ve mikropları ya da öbür ucundaki galaksileri ve genişleyen evrenleri algılayacak donanıma sahip değiliz. Hızın ara alanında, yürüme ya da koşma temposunda hareket eden nesneleri-belirleyebiliriz; ama kıtaların (ya da buzulların) son derece yavaş…

  • Grup kimliği eğilimi: Gruba mensupmuş gibi algılanan kişilerin inançlarına ve tutumlarına değer verme, buna karşılık farklı bir gruba mensupmuş gibi algılanan kişilerin inançlarına ve tutumlarına itibar etmeme eğilimi. Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları,  2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 345) kitabından birebir alınmıştır.

  • Adil dünya eğilimi: Talihsiz bir olayın mağdurunun bunu hak etmiş olmasına sebep olabilecek şeyleri arama eğilimi. Barnum etkisi: Belirsiz ve genel kişilik tariflerini son derece kesin ve özgül sayma eğilimi. Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları,  2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 345) kitabından birebir alınmıştır.

  • Algı sistemi ve onun verilerini analiz eden beyin, daha önce benimsenmiş inançlardan derin biçimde etkilenir. Bunun bir sonucu olarak, gözlerimizin önünden geçen şeylerin birçoğu başka bir şeye odaklı beyne görünmeyebilir. Sf. 344 Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları,  2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 344) kitabından birebir alınmıştır.

  • Evrim bizi elimizde olan şeyi elde edebileceğimiz şeyden daha fazla gözetme duyusuyla donatmıştır. Burada özel mülkiyet kavramına dayanak oluşturan ahlaki duygu karşımıza çıkar. İnançlar herkese açıklanmış özel düşünceler biçimine bürünen bir tür özel mülkiyettir; dolayısıyla sahiplenme etkisi inanç sistemleri için de geçerlidir. Bir inancı ne kadar uzun süre benimsersek, ona verdiğimiz emek o ölçüde artar;…

  • Upton Sinclair aynı şeyi daha özlü biçimde dile getirir: “İşi, bir şeyi anlamamaya bağlı olan bir adamın o şeyi anlamasını sağlamak zordur.” Sf. 335 Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları,  2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 335) kitabından birebir alınmıştır.

  • İnsanların Tanrı’ya niçin inandığını öğrenmek üzere, rastlantısal yöntemle seçilmiş on bin Amerikalıyı kapsayacak bir anket uygulamıştık. Çeşitli demografik ve sosyolojik değişkenleri irdelemenin yanı sıra, bir yazılı soruyla deneklere Tanrı’ya niçin inandıklarını ve başkalarının Tanrı’ya inanmasını neye bağladıklarını doğrudan sorduk. İnsanların Tanrı’ya inanç konusunda belirttikleri en yaygın iki sebep “evrenin düzgün tasarımı” ve “günlük yaşamda Tanrı’nın…