Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: İnsani Bilimler
-
Bir insan, kendi etkinliğinin kaynaklarını ve ruhunun dinamiğini belirleyebildiği zaman, kendini tanıma yeteneği daha da artmış demektir. Alıntı: İnsanı Tanıma Sanatı- Alfred Adler, (Sf. 111) kitabından birebir alınmıştır.
-
Sokrates “Erdem bilgidir, hiç kimse bilerek kötülük işlemez.” Alıntı: İnsanı Tanıma Sanatı – Alfred Adler (İş Bankası Yayınları – Sf. 9) kitabından birebir alınmıştır.
-
Sıradan insan için önemli olan tarihtir. Bilimde ise tarih yöntemi ön plana çıkıyor; .. Tarih yöntemi bilimin en büyük kaynaklarından birisi oluyor. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 95) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Tanrı, bakıştır… Bilim, bakıştır. İdeoloji, bakıştır… Her birisi ayrı ayrı bakış olduğu için Tanrı ile bilim’in yan yana gelmesi mümkün olamıyor. Bilim hep Tanrı’ya karşı geliyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 294) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Marks ve Engels ortaklaşa şu çözümlemeyi yapıyorlar; “Bu nedenle devrim, sadece yönetici sınıf başka bir yolla devrilemeyeceği için değil, fakat aynı zamanda deviren sınıf ancak bir devrim içinde çağların pisliklerinden kurtulabileceği ve toplumu yeniden kurmaya uygun hale geleceği için de gereklidir. Marks ve Engels daha sonra Lenin’in ‘Çocukluk Hastalığı’nda geliştireceği bir düşünceyi, devrimin, devrimci…
-
“Bitkilerin çiçek açması için suyun kesilmesi gerekiyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985- Sf. 400) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2008): İnsan ve hayvanlarda da bu doğal tepki var. Erkek ölmeden az önce üreme organından sıvı salgılıyor. Çoğalma veya neslin devamı bütün canlılarda tabiatın bir kuraldır.
-
BAKKAL’IN YORUMU (1995): Sabiha Sertel Resimli Ay Dergisi’nde bir Amerikan dergisinden alıntı yapıp “Liderin Psikolojisi” adlı yazıyı yayınlıyor. Bu bilimsel yazıyı çevirerek yayınlayan Sabiha Sertel’e 20 yıl hapis cezası isteniyor. Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 23) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Pratik ne kadar zengin olursa olsun, mutlaka, yaştır eğilir. Bilim ise ne kadar coşku verici olursa olsun kurudur, bükülmez.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 18) kitabından birebir alınmıştır.
-
Engels ve Diyalektik Materyalizm, düşünüş ile ruhu ve varlık ile tabiatı birbirine benzetirler. Hâlbuki düşünüş ruhun bir faaliyetidir, tamamen aynı olamazlar. Alıntı: Bugünkü Sovyet İdeolojisi I – Gustav A. Watter, (Kültür Bakanlığı Yayınları, 2. Baskı 1976 Sf. 46) kitabından dil içi çevrilerek alınmıştır.
-
“Adnan Adıvar’a göre, Osmanlı döneminde inançlarından dolayı, ortodoksi karşısında inançsızlığından dolayı da denilebilir, üç aydın ölüme mahkûm edilmiştir. Bunlardan birisi; Kabız-ı Acemi’dir ve Kanuni Sultan Süleyman astırıyor. Kabız’ın İsa’nın görüşlerini Muhammed’in görüşlerinden daha üstün tuttuğu için asıldığı bildiriliyor. Bilgin Hamza’yı dinsizliği gerekçesiyle Üçüncü Murat idam ettiriyor. Üçüncüsü Behram Kethüda Müderrisi Nadaj’lı Sarı Abdurrahman. Sarı Abdurrahman;…
-
Türkiye… 1930 yıllarında, ulusal bilince ulaşma sağanağı altında yıkandı. Ulusal bilince ulaşma ciddi ve kocaman adamların bilimsel sayılabilecek malzemelerle bir halkın beynini yıkaması demekti. Rastlantı, bilimsel olarak açıklanamayan beraberliklere verilen addır. Dünyada rastlantı olmaz ancak bilimin ve bilimsel iktidarın ulaşamadığı alanlar olur. Rastlantının reddine yönelik bilimsel çaba, zaman zaman tarihin derinliklerine inmeyi zorunlu kılıyor.” Alıntı:…
-
“Eğer yanlışlar bir nakarat haline gelmişse, doğruların ayrı bir makamdan fakat ısrarla tekrarlanması zorunlu oluyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 246) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Düşün gücü olan, teorik dayanağı olan aydın, yalnızlığa en çok dayanabilen insandır. Aydın, yalnızlığa dayanabilen hayvandır.” Sf. 19 (Aydın) “Yeniçerilik yıkılınca hep dayanak aradı. Batmakta olan bir İmparatorluğu kurtarmaya çalışmak, mutlak misyoner (mücahit) ruhunu gerektirir. Türk aydını doğuştan imparatorlukçudur, kurtarıcı bir hırsa sahip.” Sf. 20 “Bilimlerin anası tarih bilimi kendisini ilerletecekler için son derece…
-
“Saray’da kolera vakası çıkar, saray doktorları farklı görüşler öne sürer, Saray’da mikroba inanmayan doktorlar bile var. Tahlil için Osmanlı devletinin büyük destek ve himayesini görmüş olan Pasteur’dan eleman istenmiş, önce Şantimes’i gönderip hastalığı teşhis etmiş sonra da onun yerine meşhur Nikol’ü yollamış. Türkiye Bakteriyoloji ilmini bu Nikol’e borçludur.” Alıntı: Abdülhamit’in Hatıra Defteri – Hazırlayan: İsmet…
-
“Bilgiye düşman olsaydım, Dârül Fünunlar (İTÜ, Mühendislik Fakülteleri) açar, Mülkiye-i Şahane (Siyasal Bilgiler Fakültesi) gibi mektepler kurar mıydım?. Akla ve bilgiye düşman olsam, horozdan kaçan genç kızlarımızın okuması için Dârül Muallimat (Kız Öğretmen Fakültesi) kurar mıydım?. .. Galatasaray Sultanisini Avrupa’nın Üniversiteleri ayarına çıkartıp orada talebelere hukuk dersi okutturur muydum?. Ben Mülkiye-i Şahane’ye Felsefe dersini koydurttuğum…
-
“Disiplin, yaşam biçiminden ve zamanın ısrarından doğuyor.” Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1993- Sf. 322) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Ömrü tarlada gezmekle geçen, kullandığı saat gün doğumu ile gün batımı olan, mevsim ise güz ve bahar arasında değişen bir kimsede disiplin olabilir mi? Eğer işçi sınıfında bir disiplin varsa bu, … her sabah belli saatlerde fabrikada olmak ve elini kolunu kayışa (dönen sistemlere) kaptırmamak için daracık bir yerde dikkatle durmak zorunluluğundan geliyor.” Alıntı: Türkiye…
-
“Etnosit; Kültürel imha. Tarihi ve kültürel soykırım (tarihi ve kültürel yok etme ifadesi daha doğru) Jenosit; Etnik imha. Etnik yok etme.” Alıntı: Belgelerle Dersim Raporları – Faik Bulut (1992 – Sf. 2) kitabından birebir alınmıştır