Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: İslamiyet, Hz. Muhammet
-
Arapçada, “Sabee” kökü, “bir dinden çıkıp diğer bir dine girme” veya “haktan batıla meyletme” yahut Ebu Hayyan’ın ifadesine göre “meşhur bir dinden çıkıp, diğer bir dine girmeye” denir. Kureyşliler, gerek Hazreti Peygambere, gerek sahabeye Mekke’nin müşrik dinini kabul etmeyip, yeni bir din olan İslamiyet’e girdikleri için, onlara “Sâbiî” demişlerdi. Sf. 98 Alıntı; Din Bu II…
-
Kur’an’ı Kerimde Sâbiîlerden üç yerde bahsedilir. Bakara Suresi’nin 62. ayetinde, “İman edenlerle, dinini kabul edenler, Nasranîler, Sâbiîler içinde Allaha ve ahiret gününe inananlar ve yararlı işler işleyenler, Nezdî İlahi’deki (Tanrı katındaki) mükâfatlarına erecekler ve hiçbir korkuya uğramayacaklar, hiç de mahzun olmayacaklardır.” Maide Suresi’nin 72. ayeti de, yukarıdaki ayetle aynı anlamdadır. Yalnız ‘Sâbiîler kelimesin “vav” harfi…
-
Bütün sâbiîlerin üç duası vardır. Bir ölünün cesedine temas ettikten sonra gusl ederler; domuzun, köpeğin, pençeli yırtıcı kuşların ve güvercinin eti haramdır. Sünnet yaptırmazlar; boşanmaya ancak hâkim kararı ile müsâade ederler ve iki kadın ile evlenmeği kabul etmezler. Sâbiîler önce El Cezire’nin şimalinde yayılmışlardı ve merkezleri eski Harran’da idi; dîni merasim dilleri Süryânîce idi. Halife…
-
Asya ve Afrika’daki birçok kavimler gibi, eski zamanlarda Yemen, Hicaz, Suriye ve Irak Azaplarının güneş kültü ile amil oldukları ve Muhammed’in pek eski cetlerinden birinin “güneşin kulu” manasına gelen (Abdüşşems) adını taşımış olması ve en az 3-4000 sene önce inşa edilmiş olan Kâbe binasının bidayeten (başlangıçta) güneş kültü için kullanıldığı göz önüne getirilince yukarıdaki iki…
-
Ancak onlar (Sâbiîler), 7 yıldıza ve 12 burca saygı göstermek gerektiğini söylerler ve bunların suretlerini (resimlerini, heykellerini) tapınaklarında yapıp bulundururlar. Bunların kadim (öncesiz ve sonrasız) olduklarını da söylerler. Bunlara kurbanlıklarla ve darıyla yakınlaşmaya çabalarlar. Bir gündüz ve gece içinde, Müslümanların namazlarına benzer 5 vakit namazları vardır. Ramazan ayında da oruç tutarlar. Namazlarında, Kâbe’ye, el Beytul-Harama…
-
Bu kitabın, “Askere Din Kitabı”, ilk önce Cumhuriyet’in ilk yıllarında tertip edildiğini anlıyoruz, “Diyanet işleri Riyaseti Celile’sine” yazısı, 26 Mart 1925 tarihlidir ve “ordunun maneviyat dersleri içinde en mühim kısmı diyanete müteallik tedrisattır” cümlesiyle başlıyordu, “Erkânı Harbiyei Umumiye Reisi Müşir Fevzi” imzası var. Osmanlı Dönemi’nin son harbiye vekillerindendi, şimdi Cumhuriyet’te genelkurmay başkanı oldu, İbrani asıllı…
-
Tan Olayı, Türkiye’de komünist tehlikesi olduğu konusunda İngiliz ve Amerikan yöneticilerini uyarmak için düzenlendi. Zincirli Hürriyet Olayı, Truman Doktrinini haklı göstermek için planlandı. Solcu Profesörler Olayı, Marshall Planı’ndan önemli bir pay almak için sahneye kondu. Şubat 1948: CHP’nin İlkokullara Din Dersi Ve İlahiyat Fakültesi Kararı 2 Nisan 1948: Solcu Profesörler Üniversite’den Çıkarıldı 4 Ocak 1949:…
-
Belki de şu yeterlidir, Şemsettin Günaltay’ın hitabesinin bir bölümü şudur: ”İlk mekteplerde din dersleri okutturmaya başlayan Hükümet’in başkanıyım. Bu memlekette, Müslümanların namazlarını öğretmek, ölüklerini yıkamak için imam-hatip kursları açan bir Hükümet’in başkanıyım. Bu memlekette, Müslümanlığın yüksek esaslarını öğretmek için İlahiyat Fakültesi açan bir Hükümet’in başkanıyım.” Demek ki, 1949 yılının ortasına geldiğimizde, artık ilkokullara din dersi…
-
Taceddin Dergâhındaki odasına devam edenler ya arkadaşları ya da Adnan Adıvar ve Hikmet Bayur gibi karakterinden asla şüphe etmedikleri insanlardı.” Kaydın devamında şu var: “İzzet Paşa Heyeti, Ankara’ya geldikten sonra onun eski bir arkadaşı bu odaya devam edenler arasında idi: Münir Bey.” işte hepsi budur, Adnan, Hikmet ve Münir, benim aradıklarım da bu üçüdür. Marşı…
-
Babası dışında diğer önemli hocası ise “Selanikli Esad Dede” idi, bazı kaynaklar, Esad Efendiden Arabî dersi aldığını ileri sürüyorlarsa da, dersinin Farisi olması ihtimali daha yüksektir. Nitekim Damat Ömer Rıza, “Selanikli Esad Dede’den Gülistanı Hafız Divanı’nı ve Mesneviyi” okuduğunu haber veriyor. Öte yandan, Selanikli Esat Dede’nin Yahudilikten mühtedi olduğu konusunda ise ihtimal değil kesinlik var,…
-
Elmalılı Hamdi Efendi ile birlikte yapacaklardı, Elmalılı veya “Almalılı” bir İbrani adıdır ve çok yaygındır, ahfadının İbrani aslını tespit edebiliyoruz; Hamdi Elmalılı’nın eline geçen bazı çeviri denemelerini Elmalılı’nın “cezalet” açısından zayıf bulduğu muhkemdir. Bu sözcük, dilde kem küm ya da “gakguk” etmek için kullanılıyor. Öyledir, çeviri örnekleri kekemedir. Sf. 190 Alıntı; Çöküş (Gizli Tarih) – Yalçın…
-
Öğrenme istek ve kabiliyetini yitirmiş bir tayfadandırlar. İslâmizm, öğrenme kabiliyetini yitirme vesilesidir. İslamistlerin çok yükseltileni en cahilidir ve hepsi budur. Çöküş, bunlar için, bir yazgı değil, hedeftir ve yaşama biçimidir. Çöküş’ten haz aldıklarını görebiliyoruz; Gonçarov’un, Oblomov’unun final sahneleri bunları resmetmektedir. Oblomov, en dipte, pek mesuttur. Oblomov’lar, çöküşte mutludurlar. Sf. 190 Alıntı; Çöküş (Gizli Tarih) – Yalçın…
-
Ne yazık, Karaylar hakkında bilimsel bilgileri, sadece Rusça dilinde buluyoruz. Bunlardan birinde, Anan öğretisinin zorunlu ve temel ilkesi olarak, vera v edinogo Boğa i v to, şto Moisey, Yisus i Magomet bili ravnoapostol’unu prorokami ego, tek Tanrıya inanmak ve Musa, Yisus ve Muhammed’i eşit değerde peygamber kabul etmek gösteriliyor. İslam’a yakın ve bazı açılardan daha…
-
Yunus Emre, bir ümmi ve bir sufi idi, Horasan’dan geldiğine inanılıyor, İbranîyet etkilidir. Hurufi olduğunu söyleyebiliriz, Kabalaya çok yakındır. 2009 yılında dizeleri, İbrani dilinde ve İsrael’de yayınlandı ve felsefesi ile Musevilik arasında bağlar kuruldu. Güçlü bağlar var. Şu açıklayıcı notları eklemek durumundayım. Ümmi, Arabî “üm”, aslı “um”, ana sözcüğünden geliyor, “ümmi”, anadan ya da anadan…
-
Çıkış’ı, Çöküş’tedir. Türkiye’de, 1919 yılına kadar bir Yunus Emre yoktu, vardı, önemsenmezdi, benzerleri çoktu, pek çok köylü sufı’den birisiydi 1919 yılında, Yunus’u çıkaran ve lanse eden, Köprülüzade Fuad oldu. Osmanlı mutlak olarak çökmüştü, umut yoktu ve gelecek bilinmiyordu, din bile fazlaydı ve sadece ağlamak ve bir bilinmez ile birlikte yanmak vardı. Çöküş’te, akla, mantığa ve…
-
Biz Arabi’yi, esas olarak, İran’dan aldık. Arabi bilgimiz dahi ikinci eldir; “ne Arab’ın yüzü ne Şam’ın şekeri” sözümüzün aslı da, “ne didar-ı Arap ne şir-i şotur” olup, ne deve sütü ne Arap’ın yüzü, demektir. Deve sütü, ol tarihte şimdiki viagra değerindeydi ve çok pahalıydı; zenginler Arap ellerinden ithal ediyorlardı. İrani’ler, dillerini yok ettiklerini ve uygarlıklarını…
-
Bu üç ihanetten birisidir; a, Kemalistlerin Kemalizm’e, b, Müslümanların İslam’a ve c, meslek ve kariyer sahiplerinin kabiliyet ve birikime ihanetleri iç içedir. Belki üçüncüsü en grotesk olandır; imam-hatip okulları öğrenme kabiliyetini ve zamanla tüm kabiliyetleri yok etme yoludur, bunu görmek zorundayız. Şimdi, tüm birikimsizler ve kabiliyetsizler, tüm birikimleri ve kabiliyetleri kovuyorlar ve yerini alıyorlar. Hiçbir…
-
Harutyun Torosi Grigoryan’ın Tanıklığı (D; 1898 Erzurum, Avırdnik Köyü) 25 Haziran 1915 günü sabahı, tellal Mezre’nin ve şehrin bütün mahallelerini teker teker gezerek Hükümet’in resmi kararnamesini duyurdu: “Ermeniler, dinleyin! Sözüm gâvurlaradır. Şanlı devletimizin ve Padişah’ın emriyle Kharberd’deki [Harput] tüm gâvurların Urfa’ya gönderilmesi kararlaştırılmıştır. Beşikteki bebekten en yaşlı insana kadar herkes yolcu olacak. Emir kesindir; duyanlar…
-
Yegyazar Karapetyan’ın Tanıklığı (D; 1886, Sasun) “28 Haziran (1915) gecesi sabaha kadar Kırdagom, Hasköy ve Hunan’ın büyük ahır ve samanlıklarının içinde on-on iki bin Ermeni kadın, çocuk, yaşlı ve genç alevler içerisinde yanıp kömürleşti. Aynı gece Şeyh Hazret, Musa Bey’in iki kardeşi Khasum ve Nırho beyler, Avran ve çevresindeki köylerde Koloto Zuber ve Çeçenler, Aziz…
-
(Belge; 51 Van’daki Rusya imparatorluğu Konsolos Yardımcısı S. P. Olferyev’in Kafkasya Askerî Bölge Karargâhı’na Gönderdiği 20 Ocak 1913 Tarihli Rapor.) Ermeniler, yerel halkı silahlandırmaya devam ediyorlar. Bu da Müslümanları endişelendirmektedir. O kadar ki, binbaşılardan biri (Ercişli binbaşı) çok kötü bir rüya görmüş: “Bomba ve patlayıcı maddelerle donatılmış Ermeniler, Müslümanları yok etmiştir.” Sabahleyin ise o binbaşı,…