Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: İslamiyet, Hz. Muhammet

  • Bilim insanları Homo sapiens’i on binlerce tuhaf deneye tabi tutup, kalbimizin her köşesine, beynimizin her kıvrımına bakmalarına rağmen, bu zamana değin büyülü bir özellik tespit edemediler. Tıpkı inekler gibi Sapiens’in de ruhu olduğuna dair tek bir kanıt bile mevcut değil. Sf. 112 Alıntı; Homo Deus (Yarının Kısa Bir Tarihi) – Yuval Noah Harari, Türkçesi; Poyzan…

  • Tarım Devrimi teist dinlerin doğmasına neden olurken Bilimsel Devrim de tanrıların yerine insanların geçtiği hümanist dinleri yarattı. Teist dinler Yunancada tanrı anlamına gelen theos’a taparken hümanistler insana taparlar. Liberalizm, komünizm ve Nazizm gibi hümanist dinlerin temelinde, Homo sapiens’in evreni anlamlandıran ve ona hükmeden özgün ve kutsal özüne duyulan inanç yatar. Sf. 108, 109 Alıntı; Homo…

  • Ne zaman etnik bir grupla dini bir topluluk çatışsa her ikisi de karşıdakini insan olarak görmeyi bırakıyordu. “Ötekileri” adeta alt insan olarak görüp bir nevi yaratık olarak nitelemek, zalimlik yolundaki ilk adımdı. Çiftlikler şişirilmiş efendilerden, sömürülmeye uygun aşağı ırklardan, imha etmek için semirtilmiş vahşi canavarlardan ve en tepede tüm bu düzenden lütfunu esirgemeyen yüce bir…

  • Bu nedenle Eski Ahit’te tanrı asla ölümden sonra cezalandırmaktan bahsetmez, ödüller vaat etmez. İsrailoğulları’na, “[…] Size bildirdiğim buyruklara iyice kulak verirseniz […] ülkenize ilk ve son yağmuru vaktinde yağdıracağım. Öyle ki tahılınızı, yeni şarabınızı, zeytinyağınızı toplayasınız. Tarlalarda hayvanlarınız için ot sağlayacağım, siz de yiyip doyacaksınız. Sakının, ayartılıp yoldan çıkmayasınız; başka ilahlara tapmayasınız, önlerinde eğilmeyesiniz! Öyle…

  • Antik Yunan düşünürü Epikür, tanrılara tapınmanın zaman kaybı olduğunu, ölümden sonrasının olmadığını ve mutluluğun hayatın tek gerçek amacı olduğunu savunur. Sf.41 Alıntı; Homo Deus (Yarının Kısa Bir Tarihi) – Yuval Noah Harari, Türkçesi; Poyzan Nur Taneli,(Kolektif Kitap,  1. Baskı Aralık 2016 – Sf. 41) kitabından birebir alınmıştır.

  • Öleceğini bilerek yaşamak başlı başına zorken, ölümsüzlüğe inanıp ölümle başa çıkmak çok daha zorlu olacak. Sf. 39 Alıntı; Homo Deus (Yarının Kısa Bir Tarihi) – Yuval Noah Harari, Türkçesi; Poyzan Nur Taneli,(Kolektif Kitap,  1. Baskı Aralık 2016 – Sf. 39) kitabından birebir alınmıştır.

  • Daha doğru ifade etmek gerekirse, ölümsüz olmayacağız ama ecelimizle de ölmeyeceğiz. Tanrının aksine, gelecekteki süperinsanlar savaş ya da kazalarda yine hayatlarını kaybedebilecekler ve onları ölüler diyarından geri getirmenin bir yolu da olmayacak. Ne var ki bizim gibi ölümlülerin aksine, onların yaşamlarının vadesi dolmayacak. Bir bombayla parçalanmadıkları ya da bir kamyonun altında kalmadıkları sürece sonsuza dek…

  • Bilgi en önemli iktisadi kaynak hâline geldikçe savaşların kârlılığı da azaldı ve savaşlar, hâlâ eski usul hammadde ekonomileriyle yürüyen Ortadoğu ve Orta Afrika gibi belirli bölgelerle sınırlanmaya başladı. Sf. 27 Alıntı; Homo Deus (Yarının Kısa Bir Tarihi) – Yuval Noah Harari, Türkçesi; Poyzan Nur Taneli,(Kolektif Kitap,  1. Baskı Aralık 2016 – Sf. 27) kitabından birebir…

  • Evrenin toplam enerjisi her zaman sıfır olmak zorundaysa ve bir cismi yaratmak enerji gerektiriyorsa, bütün evren hiçlikten nasıl yaratılmış olabilir? Çekim kuvveti gibi bir yasanın var olmasının nedeni budur. Çekim kuvveti çekme özelliğine sahip olduğundan, çekimsel enerji negatiftir: Yani çekim kuvvetiyle bağlanmış bir sistemi -Dünya ve Ay gibi- ayırmak için epeyce çaba harcanması gerekir. Bu…

  • Verili bir zamanda evrenin daha sonra nasıl gelişeceğini belirleyen bir yasalar dizisi olmalıydı. Bu yasalar her yerde ve bütün zamanlarda geçerli olmalıydı, yoksa yasa olmazlardı. Herhangi bir istisna veya mucize olamazdı. Tanrılar veya şeytanlar evrenin işleyişine karışamazlardı. Bilimsel determinizm ilk ortaya atıldığında bilinen yasalar yalnızca Newton’ın hareket ve çekim yasalarıydı. Bu yasaların Einstein’ın genel görelilik…

  • Fethullahçılar, cemaate ait en az 25 milyar dolarlık mal varlığı, milyarlarca dolarlık ciro, yüz milyonlarca dolarlık himmet geliri ile hemen herkesi ve her şeyi satın alabilecek dev bir organizasyona dönüşmüştür. Sf. 284 Alıntı; Köstebek – Necip Hablemitoğlu, (Pozitif Yayınları,  Nisan 2008 – Sf. 284) kitabından birebir alınmıştır.

  • İnanıyorum ki, Devletin istihbarat birimlerine sızmış, kadrolaşmış fethullahçı unsurların temizlenmesi, kesinlikle zor değildir. Bunun için önce, Ulusal Güvenlik Konseptinde değişiklik yapılması ve dış istihbarat servisleriyle ilişkileri çerçevesinde, Fethullahçıların kontr-espiyonaj kapsamına dahil edilmesi gerekmektedir. Ardından da, siyasal erkin tam desteğini arkasına alan bir planlı istihbarat operasyonu gerçekleştirmek yeterlidir. Sf. 282 Alıntı; Köstebek – Necip Hablemitoğlu, (Pozitif…

  • Bu durumdan hoşnut olmayan, hocaefendinin (!) bir an önce Türkiye’ye getirilmesinin sağlanması için radikal mücadele başlatılmasından yana olanlar da var ki bunların esas ağırlığını fethullahçı istihbaratçılar oluşturuyor. Bu grubun mücadelede silaha ve teröre bulaşma ya da taşeron kullanma riski her zaman için söz konusu. Bunların yapacakları bir hata, verecekleri bir açık, zaten takiyye ile idare…

  • Türkiye’deki cemaati yönetip yönlendirenlerin, Fethullah Gülen’in Türkiye’ye dönmesinden büyük zarar görecek olmaları nedeniyle, cemaate -sınırlı zarar verme riskini göze alarak “hasım”larının geri dönmeyi önleyecek çalışmalarına el altından, her türlü lojistik destek vermeye hazır olduklarını gözlemledim. Fethullahçılar arasında, hocaefendinin (!) nasılsa bir daha Türkiye’ye dönemez varsayımından hareketle başlatılan varislik çekişmesinde, dolayısıyla sessiz post kavgasında, hocaefendinin (!)…

  • 28 Şubat kararlarından sonra Özellikle parola sistemini değiştiren cemaat, şu önlemlere başvurdu. 1.Evlerde bulunan Risale-i Nur Külliyatları kaldırılacak. Herkes, bu eserleri sivil olan akrabalarının yanına götürecek. 2.Evlerden Hoca Efendi’nin kaleme almış olduğu eserler kaldırılacak. Kur’an-ı Kerim’den başka hiçbir dini kitap kalmayacak. 3.Evlerin giriş kısmına, hatta dış kapı açıldığında görülebilecek yerlere Atatürk’ün fotoğrafları asılacak. Odalarda 10.…

  • Raporda şunlar belirtiliyor: ‘Hoca Efendi cemaatinin elemanları, “Şu an sırtınızda yumurta küfesi taşıyorsunuz. Yanlış bir hareketiniz geri dönülmeyecek hatalara sebebiyet verecektir. Sizler, Hitler’in tankları gibisiniz. Hitler, Rusya’ya doğru ilerlerken, karşısına çıkan bataklıkları aşmak için tankları bataklıklara saplayıp, kendilerini feda ederek arkadan gelenlere yol açmaları gibi, sizler de bu tür fedakârlıklar yaparak, sizden sonra geleceklere ortam…

  •   Hatırlanacağı üzere, şeriatçı TV kanalları dışında hemen tüm TV kanallarında teşhir edilen bir kasetinde, müritlerine hitaben tavsiyelerde bulunan Fethullah Gülen, Türkiye’deki tüm yargı mensuplarına yapılabilecek en ağır hakaret suçunu işlemiştir:   “… Belki bizim aczimiz bu yani orada icabında Mahkemenin altını üstüne getireceksin, avucuna alacaksın, arkadaşlara diyorum ki ben bin döktürecektim, belki geriye biri…

  • Bugüne kadar, bir tek fethullahçı, dürüstlük gösterip, gerçek kimliğini kabullenmemiştir. Bu olgu, takiyye denilen dinsel kılıflı sahtekârlık ve ikiyüzlülüğün, Fethullahçıların adeta iliklerine işlediği sonucunu ortaya koymaktadır. Sf. 137 Alıntı; Köstebek – Necip Hablemitoğlu, (Pozitif Yayınları,  Nisan 2008 – Sf. 137) kitabından birebir alınmıştır.

  • Başbakanlığa teslim edilen söz konusu raporda, MİT’in Susurluk’la bağlantılandırdığı işadamları, mafya bağlantılı ülkücülerin, politikacıların, emniyetçilerin, askerlerin ve MIT mensuplarının arasında Fethullah Gülen’in adına da yer verilmesi, bağımsız irade göstermek açısından bu kuruluşumuz adına son derecede önemlidir. Bu gelişmeye ilk tepki veren kişi, üzerinde yorum yapmaya bile gerek kalmayacak biçimde hemen herkesin bir fikir sahibi olduğu…

  • Fethullahçıları kamuoyu nazarında sıfıra indirecek çok önemli bir kasetin, MİT arşivinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu kaset, bugüne kadar yasadışı yapılanmayı izleyen araştırmacılar tarafından ele geçirilememiştir. Fethullah Gülen, 1995’de İstanbul’da Bölge İmamları ile yaptığı özel bir toplantıda, demokrasiye en fazla 15 yıl daha katlanacaklarını, sonra kendi sistemlerini egemen kılacaklarını söylemiştir. Sf. 104 Alıntı; Köstebek – Necip Hablemitoğlu,…