Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: İslamiyet, Hz. Muhammet

  • Şövalyeler zaman içinde en büyük sarraflardan olmuştu. Paris onların sayesinde Avrupa’nın finans merkezi olmuştur. Büyük olasılıkla bugün kullandığımız çek daha o devirlerde Şövalye Tarikatı tarafından bulunmuştu. Tapınak Şövalyeleri tahmin edileceği gibi sadece parayla çalışmıyorlardı. Şövalyelerin Yahudi ve İslam kültürü ile olan sıkı münasebetleri dolayısıyla, yeni buluşlar ve yeni fikirlerde odak haline gelmişlerdi. Gerçekten o çağın…

  • Tarikatın politikayla olan ilgisi Hıristiyanlığın amaçları doğrultusunda belirlenirdi. İslam dünyası ile sahte bir ilişkileri mevcuttu. Müslüman liderlerden gördükleri ilgi Avrupalılardan gördüklerinden fazlaydı. Tapınak Şövalyeleri Batılıların Haşhaşın dediği Hasan Sabbah’ın fanatik esrarkeş tedaileriyle gizli ilişkilerini sürdürdüler. Haşhaşinler şövalyelere vergi ödediler ve onların hizmetlerini gördükleri Tapınak Şövalyeleri herhangi bir politik uyuşmazlık anında hakem görevi üstlendiler ve krallar…

  • Samsun’da, Antalya’da, Zonguldak’ta, Kayseri’de ve diğer yerlerde, konaklarından, gayrimenkullerinden, geniş çiftliklerinden çıkartılarak, ağlaya ağlaya ülke dışına gönderilen çok zengin Elenler’in, “Rum” diyoruz, yerlerini, Sabetayistler aldılar. Çok büyük bölümünün hiçbir belgesi yoktu; o kadar öyle ki sabetayistlerin bir bölümü, suiistimallere isyan ettiler. Sulhi Dönmezer’in eşinin kardeşi R. Tesal’ın anılarında bu isyanın raporlarını bulmak mümkündür. Araştırılırsa, diğerlerini…

  • Leon Poliakov’dan öğrendiğimize göre, İbraniler, “pislik” dedikleri zaman “kilise” demektedirler; “kötülük alameti”, haç yerine geçiyor ve “kirletmek” ise “vaftiz etmek” deyişini ikame etmektedir. Kendi aralarında bir şifreleri veya dilleri olduğunu anlıyoruz.  Bizde, bunlara ilave sözcükler olması mümkündür, eskiden televizyon kameralı kapılar yoktu ve cumbadan kapıdakiler görünmeyebiliyordu; bu durumda evdeki, “acı soğan getirdin mi” sorusunu yöneltirse,…

  • Her halükârda, Berat, Sevi’nin mezar yeri olarak kabul ediliyor. İlginç yan, Bektaşilerin de burayı kutsal bir makam saymalarıdır ve 1965 yılına kadar, Sevi’nin, Berat’taki farazi mezarı, Bektaşi hacıların ziyaretlerine sahne olmaktadır. Bu, herhalde, şaşırtıcı bir malumat olmalıdır, ancak, Sabetayizm ile bazı islamic tarikatların iç içe girişini göstermesi açısından önemlidir; şimdiye kadar karşılaşmakla birlikte bir kez…

  • Herhalde artık Rafael Patay’dan söz etme zamanıdır; Irak’ta işgal kuvvetlerinin hapishanelerinde, insanı utandıran muameleler açığa çıkınca, Anglo- Amerikan dünyasında adından çok söz edilir oldu. Bunun nedeni, bu Yahudi araştırıcının “The Arab Mind” adlı kitabının birden bire ön plana çıkmasıdır; bu vesileyle, “Arap Aklı” ve içindekilere baktığımızda hatta “Arap Halet i Ruhiyesi” diyebileceğimiz bu kitabın, Amerika’da…

  • Graetz, Hendek Savaşı’nda, esirlerden, yedi yüz Yahudi’nin bir meydanda öldürüldüğünü ve cesetlerinin ortak mezara atıldığını okuyoruz. Kadınlar ise öldürülmeyip, silah ve at ile trampa ediliyordu; silah ve at getirildiğinde, karşılığında esir bir Yahudi kadın veriliyordu. s.294 Alıntı; Caligula (Saralı Cumhur) – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Birinci Basım Mart 2007 – s.294) kitabından birebir alınmıştır.

  • Neden mi? Bir açık nedeni var; Türk Devleti’ni yöneten “en Kemalist” yöneticiler, Kemalizm’in bittiğini görüyorlar ve gitmek istedikleri her yere, bu nedenle, Kemalizm’le değil, tarikatlarla sefer düzenliyorlar. Bu herkesin göremediği ve bizim gördüğümüz bir gerçektir; Med-Tv’deki son açık oturumda, Başkan Apo’nun, “Türk Devleti’nin Refah’a muhtaç ve mahkûm olduğu” yönündeki saptamasını da bu cümlede anlamak gerekiyor. …

  • Tarih bütün toplumların bir tür içten patlamalı motor olduğunu anlatıyor. Osmanlı mede­ni yasası olan Mecelle ise “sıkışırsa genişler” kuralını getiriyor. Türkiye’ye, “beş Humeyni şiddetinde”, ancak tamı tamına anti-humeynist yönde bir patlama geliyor. Mezarlıkların boşaltılması gerekiyor, almayacağa benziyor; İstanbul Boğazı’nın üstü yine cesetlerle örtülü görünüyor. Tarih söylüyor ve ben tarih düşüyo­rum. Sf. 62 Alıntı; Tarihçe –…

  • Saptamalarım önemli mi? Sonuçları, çok önemli ve çok kanlıdır. Bir: Yobazlar, bunu biliyorlar ve Kürt sorununu kesinlikle çözmezler. Bu toplumda, sosyalist mücadele ve Kürt Yükselişi olduğu sürece yobazlara yer açılıyor ve bunu biliyorlar. İki: Şimdi sosyalist kanadımız zayıftır ve Kürt Mücadelesi bittiği anda, yobazların tasfiye edileceği kesindir. Çok kanlı bir biçimde, İkinci Mahmut’un yeniçeri güruhunu…

  • Yasalarımızı unutmamak durumundayız: yobazlık, ülkemizde devletin ve generallerin politikasıdır. Kemalizm’in bir ideoloji olarak bitmişliği en çok generallerin gizli tarihinde yazılıdır. Bu yüzden sosyalizmi ve Kürt mücadelesini durdurmak için, yobazlığa muhtaçtır. Şimdi generallerin sorunu, yobazlığın, kendinden bağımsız ve kendi adına “iş” yapmaya kalkmasıdır. Sf. 40 Alıntı; Tarihçe – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık, Ocak 1997 – Sf.…

  • Kürtler’de, Abdullah’a, bazan “Avdullah” da dendiğini biliyoruz, “Avraham” ve “Abraham” misalini hatırlatıyor, “b” ve “v” birbirinin yerine kullanılıyor; çocuklarım “Avdullah” olarak çağıran Kürt anneler’i, bu kuşak artık kalmadı, şart olmamakla birlikte, Kürt Yahudi’si düşünebiliriz. Bu ayrı, yalnız, bu adı “Abdullah”, Yahudiler de taşıyorlar. Yahudiler, “Abdullah” adını, “Abdalla” söylüyorlar, son “h”, son sesliyi söyletmek için, “u”…

  • Weir, “müşrik Araplarda kadının vaziyeti, bazı bakımlardan, İslamiyet’tekinden daha serbest idi” bilgisini veriyor ve “tesettür de meçhul idi” notunu ekliyor. İslam, Cahiliye’yi atlayarak, tesettürü Yahudilikten almıştı ve Weir yine, “şeriatın nikâh meselesinde en kötü hükümlerinden biri olan hülle, cahiliye devrinde bilinmiyordu” demektedir ki İslam’da, cahiliyeye göre yapılan eklemelerin, tamamının “ileriye” dönük olmadığını görebiliyoruz. Ancak Yahudilik…

  • Osman Ateş, bir yerde, “peygamberimizin hanımı Hazreti Hatice’nin vefatında da, cenaze namazı farz kılınmadığı için Cahiliye Devri usulüne göre dua yapılmıştı” diyor. Sf. 405 Alıntı; Gizli Tarih (Fitne) – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları, 2. Baskı Ekim 2010 – Sf. 405) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bütün tarikatlar, akla ve aklın yoluna düşmandırlar; gerçeğin akıl yoluyla bulunamayacağı, bütün tarikatların olmazsa olmaz, koşuludur. Tarikatlarda akıl yolu kapalıdır, bir Müslüman ise aklın yoluna inanıyor, ancak aklın Kur’an’da olduğunu iddia ediyor. Tarikatlar, akıl ile gerçeği bulmayı tamamen reddediyorlar, ayrı bir yerdeler. Sf. 401 Alıntı; Gizli Tarih (Fitne) – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları, 2. Baskı…

  • “Abdullah Gül ile samimi olan CNN muhabiri Ruşen Çakır, 10 Ekim 1993 tarihinde yapılan Refah Partisi Büyük Kongresinden iki gün önce Ankara’ya gelerek Abdullah Gül’ün misafiri oldu. Ruşen Çakır, bir Yahudi kuruluşu olan Carnegie Endowment’in başkanı ve aynı zamanda üst düzey bir mason olan Morton Abromowitz ile Abdullah Gül ve Tayyip Erdoğan görüşmesini sağladı. Abdullah…

  • 2002 darbesi, başkaları bir yana, hem İslam’ı devlet politikasına kakmak ve hem de İslam’ı bozmak misyonları ile realize edildi; ikisinde de ideolojik tarafın ön planda olduğunu görüyoruz. Sf. 330 Alıntı; Gizli Tarih (Fitne) – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları, 2. Baskı Ekim 2010 – Sf. 330) kitabından birebir alınmıştır.

  • Arkasından da İsak Şamir başbakan oluyordu; çok büyük terörist eylemlerin planlayıcı olarak biliniyor ve Kennedy Suikastı sırasında ise, Mossad’ın suikast dairesinin başında olduğunu, biz de, biliyoruz.” Chomsky, bu durumu, Siyonizm’in ve İsrael Devleti’nin, bahusus 1967 yılından başlayarak, “sağcı müfritlerin”, aynı anlama gelmek üzere, “terrorist liderliğin” eline geçişi olarak değerlendirmektedir. Demek “Likud” dönemi başlıyor ve dört…

  • 1979 yılının, Şubat Ayı’nda Tahrana dönüşü ile başladığını, not ediyordu; dönüşü tek başına değil yoldaş vakalar ile anlamlıdır. İran’da İslâmik Cumhuriyet başlamış oluyor; Asya’nın ucunda çok önemli bir ülke, İslâmik kurallarla yönetimi seçmiş durumdadır. İki, Roma’da, Polonya’da Kardinal olduğu için “Komünist” sıfatıyla da tanınan Kardinal Karol Wojtyla, Papa seçildi; İtalya dışından ilk papa oluyordu, aydınlanmayı…

  • Jabotinskiy, 1909 yılında, İstanbul’da aynı anda dört siyonist gazeteyi birden yönettiğini açıklıyor. Burada adlarını vermemekle birlikte, birisi, “Jeune-Turc” olmalıdır, Fransızca yayınlanan Jön-Türk Dergisi’nin başında olduğu kesin ve belgelidir. Sf.143 O sırada Türkiye’yi Jön-Türkler yönetiyorlardı ve Jabotinskiy, “Türklerin hâkimiyetindeki bir yerde ne güneş doğar ne de ot biter” sonucuna kesinlikle ulaşmıştı. Filistin’in Yahudilerin eline tekrar geçmesi…