Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: İslamiyet, Hz. Muhammet
-
Batı Avrupa’yı İbni Rüşt’ün etkilediğini söylemiştik. Endülüs’te astronomi tabloları yapıldı. Bunlar hızla Latinceye çevrildiler. Bitki bilim, insan vücudunu kuvvetlendirecek bilimler, tarım bilimi, hekimlik Doğu’da inişe geçerken, Endülüs’te yükseliyordu. İbni Zühre gibi hekimler, İbni el-Avram, gibi tarım bilimciler, İbni Baytar gibi derman vericiler bu yükselişi taçlandırdılar. Alıntı; Bizimkiler XI (Cengiz Han) – Evin Esmen ve Arda…
-
Hatırlanacağı gibi, Yesevî ocağında, Abdülhalik Gücdûvani öğrencisi Muhammed Bahaüddin Nakşibendi yetiştirmişti. Nakşibendilik Bahaüddin Nakşibend Muhammed b. Muhammed el-Buharî tarafından kuralları sistematize hale getirilen bir öğretidir. Nakşibend Farsça bir kelimedir ve “nakış yapan” demektir. Allah adını kalbe nakşetmeyi hedef aldığı için bu adı almıştır. Buhara’da kurulan Nakşibendi tarikatı, zamanla Afganistan, Hindistan ve Ortadoğu’ya yaymıştır…. Nakşibendi tarikatı,…
-
Yezidilik, kuvvetli bir olasılık ile Şeyh Adiyy ile başlamamıştır. Yine kuvvetli bir olasılıkla Emevîlerden beri vardı, ama bölük pörçüktü. Şeyh Adiyy’den sonra Yezidilik belli esaslara oturup, iyice şekillenmiştir. Yezidiler kendilerini Muaviye’nin oğlu Yezid’in yolundan sayarlar. Şeytan’ı Meleki Tavus diyerek kutsallaştırırlar. Şeytanı bir kötülük kuvveti olarak hiç anmazlar. Öyle ki “Ş“ ve “T“ harfleri kelimenin başında…
-
1164 yılında İsmailî İmamı II. Hasan şeriatı kaldırdı. Oruç tutmanın, namaz kılmanın ve diğer ibadet zorunluluklarının da kalktığını bildirdi. Halife Muktedir’in sarayında binlerce cariye, taze oğlan, hizmetçi dolaşıyor… öte yandan halkın köylü ve esnaf takımı açlıktan kıvranıyor; tefecilerin, vurguncuların, rüşvet bezirganlarının elinde inliyordu. Alamut üstadı II. Hasan her tarafa haber göndererek müritlerini Alamut’ta topladı ve…
-
Eyyub ve Şirkuh Kuzey Azerbaycan’daki Kürt Revadi kabilesindendi. İki kardeş, Bağdat’a gelip, Selçuklu komutanı Bihruz’un hizmetine girmişlerdi. Bihruz onları Tekrit (Tıkrit) kalesi muhafızı yaptı. Orada Musul egemeni Zengi’nin kaçışına yardımcı oldular. Daha sonra da iki kardeş Zengi’nin Şam Selçuklularından aldığı Baalbek kalesi muhafızlığına atandılar. Eyyub saf değiştirip, kaleyi Şam’a geri verdi. Mükâfat olarak da Şam…
-
Ahmet Yesevî, Anadolu’ya hiç gelmemiş olmasına rağmen Anadolu’da tanınmış ve sevilmiştir. Bektaşilik, Mevlevilik, Yunus Emre ekolü Yesevî’den çok etkilenmiştir. Anadolu’ya gitmediği bilinmesine rağmen Pülümür’ün Kangallı Köyü’nde Ahmet Yesevî’ye atfedilen bir türbe vardır. Pülümür’deki bu mezar, Yesevî’nin makamı olarak, halkın muhayyilesinde gelişmiş ve türbe O’na atfedilmiştir. Bundan başka, Baskil ilçesinin Tabanbükü Köyü’nde Ahmet Yesevî kolundan gelen…
-
1119 yılında Kudüs Latin Kralı II. Baudouin’di. Baudouin, Kudüs’e gelmiş olan “İsa’nın Fakir Askerlerini” Süleyman Tapınağını korumakla görevlendirdi. Hatırlanacağı gibi M.S. 540 yılında İüstinianus (Justinyen), yıkılmış olan Süleyman tapınağı yerine bir kilise inşa ettirmişti. İsa’nın Fakir Askerleri bu kiliseye yerleştirildi ve adları değiştirilerek “Templiers“ Şövalyeleri (Knights Templar, Mabet Şövalyeleri, Tapınak Şövalyeleri) dendi. Şövalye De Payens…
-
Adları Arapçada koruyucu, bekçi anlamına gelen “asessen“ den gelmekteydi. Ancak haşhaş içmeleri nedeniyle Sünniler onlara Haşhaşiler veya Haşhaşinler dediler. Marco Polo’nun seyahatnamesinde anlatması ile Haşhaşilerin ismi Batı Avrupa’ya suikastçı, katil anlamında “assasin“ olarak geçmiştir. Hasan Sabah, ilki Alamut olan erişilmesi zor dağların tepesine kaleler zinciri kurmuştu. İlk sarp kale olan ve Teberistan’da bulunan Alamut kalesi…
-
Nusayrilere göre Ali bir tanrıydı. Tanrı Ali’yi, eski zamanlarda olduğu gibi ayinlerle kutsamaya başladılar. Muhammed güneş, ay Ali’dir. Muhammed geceleri Ali ile birdir. Gündüzleri ayrılır. Muhammed Selman’ı yaratmıştır. Bu üçü, Ali, Muhammed ve Selman, Hıristiyanlıkta ki Baba, Oğul ve Ruhül-Kudüs’e karşılık düşer. Ali Muhammed’i, Muhammed Selman’ı, Selman da diğer yakınlarını yaratmıştır. Bu üçlüye “AMS“ denir.…
-
Tarihi süreç içinde feylesof sayılabilecek bir kişiden Yakup ibn İshak el-Kindi’den (800 – 873) söz edelim. Abbasi halifeleri el-Memun, el-Mutasım, el-Mütevekkil dönemlerinde yaşadı. İleride bahsedileceği gibi, felsefi görüşleri nedeniyle eserlerine el kondu. Bu eserler daha sonra iade edildi. El-Kindi filozof, matematikçi, fizikçi, astronom, hekim, coğrafyacı ve müzik uzmanıydı. Matematikte, sayı sistemleri üzerine dört kitap yazmıştır.…
-
Gelişen dört hukuk yorumu (mezhep) şunlardır: Ebu Hanife (ölümü 767) tarafından kurulan ve Bağdat’ta gelişen Hanefi okulu; Medineli kadı Malik bin Enes’in (ölümü 795) uygulamalarından kaynaklanan Maliki okulu; Maliki öğrencilerinden eş-Şafii (ölümü 820) tarafından geliştirilen Şafii okulu; Ahmet İbn Hanbel’in (ölümü 855) Bağdat’ta kurduğu Hanbeli okulu. … Ulemâsının ortak düşüncesini kabul ederler. Malik’e göre iman,…
-
Sekizinci asırda, gelenekçiler arasından Mutezile denen bir gurup çıktı. Mutezile, Vasıl bin Ata tarafından kurulan ve aklı öne çıkaran bir öğretiydi. “Büyük günah işleyen kimse ne kâfirdir, ne de mümindir, iki yer arasında bir yerdedir.” diyen Vasıl bin Ata, hocası Hasen-ül-Basrî’nin (642 – 728) sınıfından ayrıldığı için, bu öğretiye ayrılanlar manasına Mutezile adı verilmiştir. Bu…
-
Yezit, kaleyi aldıktan sonra Cürcan’a saldırdı. Kent fazla direnemedi. Kente girildikten sonra, eli silah tutanlar kılıçtan geçirildiler. Gençler köle olarak satılmaya yollandılar. Kentin etrafına darağaçları kurularak, pek çok kişi asıldı. Kent yağmalandı. Yezit, kent ahalisi içinden 12 bin kişiyi ayırarak, bir nehrin kenarında onları kılıçtan geçirdi. Nehirden su yerine kan akıyordu. Bu nehrin suyu ile…
-
Harizm’li Türk bilgini Biruni şöyle yazar: “Kuteybe, Harizmlilerin yazı dilini bilenlerini, geleneklerini koruyanlarını, bütün bilginlerini yok etti. Böylece her şey karanlığa gömüldü. İslam, Harizm’e girerken, geçmişi öğrenme olanağını bırakmamıştı.” Alıntı; Bizimkiler VII (Müslüman İmparatorluğu) – Arda Kısakürek, (E-kitap, Haziran 2013 – Sf. 21) kitabından birebir alınmıştır.
-
Şehrin dışında 700 büyük köşk vardı. Buhara’dan sürülen meşhur Zerdüşt zenginleri burada oturuyorlardı. Gerçekte bunlar İslamiyet’e karşı inatçı kimseler oldukları gibi, Cuma namazlarını kılmamakta en çok direnenler de bunlardı. Hâlbuki fakirler Cuma namazı kılanlara vaat edilen 2 dirhem nakdî mükâfatı almak için camiye koşuyorlardı… Alıntı; Bizimkiler VII (Müslüman İmparatorluğu) – Arda Kısakürek, (E-kitap, Haziran 2013…
-
MS 710 Sonunda, Kuteybe, arabulucular yollayarak, Neyzek Tarhan’ı, canın bağışlanacak diyerek, tutsak olmaya ikna etti. Ama Araplar verilen sözü tutmadılar. Haccac “kâfire verilen söz İslam’ı bağlamaz” diyerek, Tarhan’ı öldürttü. Tarhan, yaptığı direnmenin sonucunu işkence çekerek ödemişti. Önce Tarhan’ın oğullarının başı kesildi. Sonra, Tarhan’ın 700 askeri bir bir öldürülerek, derileri yüzüldü. Bunların hepsi, Tarhan’ın gözü önünde…
-
Arap ordusu, Arap olmayan toprakları ele geçirdikten sonra, geniş köylü kitlesinin Müslüman olması işlerine gelmiyordu. Böyle bir Müslümanlaşma, dihkanların da işine gelmezdi. Haraç vergisi bir köye kesilirdi. Bir köyün bir kısmı Müslüman, bir kısmı başka bir dinden ise, köyden alınan verginin tüm yükü Müslüman olmayanlara binerdi. Bu nedenle, Müslüman olsa bile köyde kalanlar, haraç vergisine…
-
Birinin, hizmet ve himayesine girildiğinde, oluşan ilişki türüne Arapça da “Vâlâ“ denirdi. “Vala“ kurumu, Türk ve Moğollarda ki unagan-bogol kurumuna benzer bir kurumdu. İslamlık öncesi Arap kabileler arası ilişkilere dayanıyordu, kabileler veya bireyler arasında olabilirdi. Bir kabile üyesi bir kişiyi kendi ailesine alınca, o kişi kabile üyesi kabul edilirdi. Aileye alınan kişi köle veya esir…
-
Haccac Mekke’yi kuşattı ve mancınık ile dövmeye başladı. Haç zamanıydı ve Emevîlerin eylemi Haç farzının yerine getirilmesini engelliyordu. Halife Ömer’in oğlu Abdullah araya girerek, Haç süresince Emevîlerin Mekke’yi bombardıman etmelerini önledi. Haç süresi bitince, Haccac’ın mancınıkları tekrar işlemeye başladılar. Mancınık ile atılan taşların bazıları Kâbe’yi isabet ederek, Müslümanların kutsal mabedinin yıkılıp, hasara uğratmasına sebep oluyordu.…
-
Yezit ’den sonra Muaviye II ve Mervan I kısa süre halife oldular. Mervan I İbn Hakem, 684 ve 685 yıllarında halifelik yaptı. Halife Ömer’in kızı ve Peygamberin eşlerinden Hafsa ölene kadar birinci Kuran’ı sandığında saklamıştı. Hafsa ölünce, Mervan İbn Hakem, bu ilk Kuran’ı alarak yaktırdı. Bu yaktırma işini neden yaptığını, Mervan şöyle açıklamıştır. “Bunu yaptım…