Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: İslamiyet, Hz. Muhammet

  • M.S. 644 yılında Halife Ömer, Arap – Hazer savaşları yeni başladığı tarihlerde, Basra valisinin kölesi tarafından öldürüldü. Ömer 53 yaşında öldürüldüğünde,… (1) Alıntı; Bizimkiler VI (Müslümanlık) – Evin Esmen ve Arda Kısakürek, (E-kitap, Haziran 2013 – Sf. 165) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1)(2016); Ömer’in Öldürülmesi; Ömer, Farisileri hiç sevmiyordu, Medine’ye yerleşmelerine izin vermiyordu. Nihavend’i…

  • Ömer Halifelik seçimini, bir düzene soktu. “Şura“ uygulamasını getirtti. Şura üyeleri Kureyş kabilesinin önde gelenlerinden oluşuyordu. Yeni Halife seçimi için Halife Ömer’in talimatı şöyleydi. “Üç gün danışıp, görüşün. Azınlık çoğunluğa uysun. Size muhalefet edenlerin boynunu vurun.“ Böylece, Halife seçiminde konu kapanmış oldu. Alıntı; Bizimkiler VI (Müslümanlık) – Evin Esmen ve Arda Kısakürek, (E-kitap, Haziran 2013…

  • Ali’nin Ebubekir’in Halifeliğini nasıl kabul ettiği de bir sorudur. Ali’nin kendisi, halife iken, Şıkşıkıyye denilen hutbede bu konuda şunları demişti: “Ant olsun Allah’a ki Ebubekir halifeliği bir gömlek gibi giyindi; oysaki o da bilirdi; ben, halifeliğe, adeta değirmen taşının mili gibiydim, sel benden akardı; hiçbir kuş uçtuğum yere uçamazdı. Halifelik elbisesini soyundum; kendi kendime düşündüm;…

  • Ali, Fadl bin Abbas, Evs, Usame bin Zeyd gibi birkaç yakını gömü işleri ile uğraşırken, İslam önderlerinin büyük çoğunluğu iktidar sorununun çözümü ile uğraşmaya devam ediyorlardı. Ebu Bekir, Ömer, Sad bin Ubade, Ebu Ubeyde, Abdurrahman bin Avf, peygamberden sonra kimin halife olacağına dair tartışıyorlar, çözüm yolları ve mutabakat arıyorlardı. Çok insan halife olmak istiyordu ve…

  • Kuran’da, Peygamberin eşlerinin sosyal konumları gereği peçe zorunluluğu sadece onlara getirilmişti, yoksa tüm kadınlara değil. Alıntı; Bizimkiler VI (Müslümanlık) – Evin Esmen ve Arda Kısakürek, (E-kitap, Haziran 2013 – Sf. 143) kitabından birebir alınmıştır.

  • Çok sonraları, çok mutsuz bir ruh hali içine, son günlerini yaşayan Ayşe kendisinin Muhammed’in yanına gömülmesini açıkça yasaklar. Baki mezarlığında kız kardeşinin yanına gömülmek ister. Ayşe “Hiç doğmamış olmayı dileyerek”, “Allah beni keşke hiç yaratmasaydı” diyerek ölecektir. Alıntı; Bizimkiler VI (Müslümanlık) – Evin Esmen ve Arda Kısakürek, (E-kitap, Haziran 2013 – Sf. 138) kitabından birebir…

  • 8 Haziran 632 yılında, Muhammed, 63 yaşında Medine’de öldü. Öldüğünde, etrafında bulunanların önemli bir kısmı Halife seçimi ile meşgul olunca cenazenin defnine katılım olmadı. Cenaze, Peygamberin ailesinin dışında sahabeden 17 kişinin hazır bulunduğu cemaat tarafından Hz. Ali’nin imamlığı ile kaldırıldı. Bu durum İslam içinde büyük bir tartışmaya sebep oldu ve ileriki zamanda Sünni-Şia ayrışmasının en…

  • 624 yılında, Müslümanlar, Bedir’de bir Mekke kervanını bastılar ve soydular. Müslümanlar, Kureyş’in ana damarına, yapılan ticarete saldırıyorlardı. Ve böylece, parasızlık sorunlarını çözüyorlardı. Peygamber, amcası Hamza’yı, Kureyş konvoylarını soymaya yolladı. Arap yarımadasında, savaşların durduğu kutsal ayda bile soygunlar devam etti. Gelen ganimetler, başlangıçta, mescitte, büyük küçük, özgür köle, kadın erkek tüm Müslümanlara eşit dağıtılıyordu. Ama devletin…

  • Şeytan ayetlerinin hikâyesi ne Kuran’da ve ne de Müslümanlığın ilk dönemlerine ait yazılı veya sözlü kaynakta yer almamaktadır. Bundan, asırlar sonraki bazı yazarların eserlerinde olaydan bahsedilir. Onuncu yüzyıl tarihçisi Ebu Cafer üt-Taberi Şeytan ayetlerinden bahseden yazarların başında gelir. İbn İshak ve al-Vahidi’nin de konuya değinen yazarlardandır. Olayın gelişimi şöyle hikâye edilir. Peygamber, Tanrıçaları reddettikten sonra,…

  • Hatice’nin kuzeni Varaka Bin Nevfel Hıristiyan’dı ve bilimle ilgiliydi. Tevrat ile İncil’i de kapsayan Kitabı Mukaddes’i iyiden iyiye incelemiş ve Arapçaya tercüme etmişti. Dinler tarihini çok iyi biliyordu. Araştırmaları sonucunda çok tanrıcılığı bırakıp Hıristiyanlığı kabul etmişti. Varaka’nın Muhammed’e Yahudi ve Hristiyan dini metinlerini okuduğu, Âdem’den İsa’ya kadar bütün Peygamberlerin menkıbelerini anlattığı iddia edilir. Başta Kuran’ın…

  • Kervanlarla birlikte, Muhammed durmadan seyahat ediyordu. Suriye’de, manastırların birinde Bahira adlı bir keşişle tanışmış ve Bahira, onun ile yakın ilişki kurmuştu. Hıristiyanlar, Bahira’nın Muhammed’e Tanrı kavramı üzerinde bilgilerini aktardığını ve ona Kutsal kitabın pek çok bölümünü öğrettiğini söylerler.. Alıntı; Bizimkiler VI (Müslümanlık) – Evin Esmen ve Arda Kısakürek, (E-kitap, Haziran 2013 – Sf. 107) kitabından…

  • Babası Abdullah, doğumundan iki ay sonra öldü. Alıntı; Bizimkiler VI (Müslümanlık) – Evin Esmen ve Arda Kısakürek, (E-kitap, Haziran 2013 – Sf. 107) kitabından birebir alınmıştır.

  • Suriye’de İbrahim peygamberin zamanındaki gibi olduğunu iddia eden bir din ortaya çıkmıştı. Yahudilikten ve Hıristiyanlıktan daha önceki öğretiyi esas alan bu din, mevcut siyasi ilişkilerin dışında kalıyordu. Bu dine Hanifilik denirdi. Hanif Arapça Allah’ı tekleyen (birleyen) demektir.. Alıntı; Bizimkiler VI (Müslümanlık) – Evin Esmen ve Arda Kısakürek, (E-kitap, Haziran 2013 – Sf. 38) kitabından birebir…

  • Arabistan’da üç din birlikte yaşıyordu: İdollere tapınma, Yahudilik ve Hıristiyanlık. Yahudilerin ve Hıristiyanların Arapça yazılmış kutsal kitaplarında, Tanrı ismi Allah olarak geçiyordu. Dördüncü asırda, Suriye, Lübnan, Irak ve Filistin’deki kiliselerde Arapça şöyle yazıyordu “Bismil Allah al- Rahman al-Rahim“ Alıntı; Bizimkiler VI (Müslümanlık) – Evin Esmen ve Arda Kısakürek, (E-kitap, Haziran 2013 – Sf. 33) kitabından…

  • Bedevilerde, kadınlara geniş bir cinsi özgürlük tanınırdı. Özgür kadınlar, gizliliğe dikkat etmek şartıyla, dost edinme hakkına sahiptiler. Kadın ve erkek, velilerinin iznine gerek duymaksızın, kısa bir süre için geçici evlilik yapabilirlerdi. Bu tip geçici evliliklerde, kabilesinde kalan kadın, erkeğe mızrak ve çadır verirdi. Erkek, kadının kabilesi içinde yaşar ve bu süre içinde kabile üyesi gibi…

  • Kuran’da sözü edilen Zülkarneyn İskender’in ta kendisidir. Bu yüzden pek çok yerde İskender’e Zülkarneyn denmiştir. Zülkarneyn “iki boynuz” demektir. Osmanlı Divan edebiyatında onun için İskender nameler yazılmıştır. Bitlis şehrinin kurucusunun da İskender olduğu söylenir. Alıntı; Bizimkiler III (İmparatorluklar) – Evin Esmen ve Arda Kısakürek, (E-kitap, Haziran 2013 – Sf. 169) kitabından birebir alınmıştır.

  • Öldükten sonra dürüst insanları bekleyen son Sümer’de çözümlenmeden kalmıştır. Çünkü “cennet” Sümer mitolojisine göre ölümsüz tanrıların yeridir. Sümer’de ölümden sonra ödül (cennet) ceza (cehennem) meselesi net olarak çözümlenmemiştir. Ama bu kavramlara doğru gidişin ipuçları vardır. Alıntı; Bizimkiler I (İlkler MÖ 200.000 ile 1800) – Evin Esmen ve Arda Kısakürek, (E-kitap, Haziran 2013 – Sf. 143)…

  • 13-Usûlsüz vüsûl (ulaşma, erişme) olmaz  (lâ vusûle illâ bi’l-usûl)  Yani bir işi yapabilmek, neticeye ulaşabilmek, ancak o iş için asıl teşkil eden vâsıtaları bilip kullanmakla olur. Usûle metod da denir.  Her işin bir usûlü vardır.  Meselâ, bir akdi kurmak için gereken bir takım şartlar vardır.  Bunları yerine getirmeden o akdi kurmak ve neticelerine kavuşmak mümkün…

  • 1-  Hüküm işin başlangıcına izâfe olunur  (yüdâfü’l-hükmü hasbe’l-evâhir) Yani bir işin hükmü, o işin başından itibaren geçerlidir.  Dolayısıyla ölümünden geriye doğru bir sene içinde ölüm hastalığı denilen durumdaki bir kimsenin yaptığı malî tasarruflar vasiyet hükmünde olup borçlu değilse mal varlığının üçte birinden yerine getirilir   2-  Hüküm zâhire (açık olana, görünür olana) göre verilir  (el-hükmü li’z-zevâhir) …

  • Bu esnada Şeyh Şerîf (Şeyh Sait’in yeğeni), Mustafa Kemal Atatürk ile irtibat kurarak, hükûmetin “resmî dîni İslâm” olan anayasaya işlerlik kazandırmasını istemiştir. Alıntı; Şeyh Sait İsyanı – İbrahim Sadiyâni (İnternet, Ocak 2010 – Sf. 24) internet sayfasından birebir alınmıştır.