Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: İsmet İnönü
-
1945 yılı sonu, İran’ın kuzeyinde biriyle iyi ilişkilerde olmasa da, iki “otonom cumhuriyet” dünyaya geliyor. İran’ın bölünmekte olduğu izlenimini almak mümkündür ve tam bu sırada, neredeyse, günü gününe, Türkiye’de büyük bir komünizm tehlikesinin keşfedildiğini en az iki yıl süren bir “sağ terör” uygulandığını görüyoruz. Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002,…
-
Şah zamanında olsa da İranîler’in, Kürtleri, “Dağ İranîleri” sayarak aşağılamalarının etkisini tahmin etmek zor değildir, genellikle böyle oluyordu. İşte böyle bir ortamda, 1943 Ağustos ayında, Mahabad, genç Kürtlerin bir araya gelerek Komala-i Jizn-i Kürde, Kürt Gençlik Derneği’ni kurmalarına tanıklık ediyordu; daha çok kültürel aktivitelere yöneliyordu. Ancak demek, Musul, Kerkük, Erbil, Süleymaniye türünden Irak kentlerinde de…
-
İkinci doğrulama ise, 1963 yılından sonra ve İsmet İnönü başbakanlığındaki koalisyon döneminde ortaya çıkıyordu. Kıbrıs Cumhurbaşkanı Başpiskopos Makarios’un, biyografisini yazan S. Mayes’in sözleriyle, Kıbrıs’ta henüz müfrit (aşırıcı) güçleri yeteri ölçüde değerlendiremediği bir zamanda ve önleyemediği Türklere yönelik katliamlar nedeniyle Türkiye, Kıbrıs’a çıkartma hazırlığına girmişti; kısa zamanda, hem çıkartma araçlarının yetersizliği ve hem de Washington’un baskısıyla…
-
O sırada Türkiye’de dezenfekte pamuk için bir tek firma vardı ve tekel konumundaydı, sahibi kendisi için tayin edilen vergiyi ödemeyince ve bu nedenle yol yapımında çalışmak üzere kampa gitmeyi onuruna uygun saymayınca, idrofil fabrikasını satışa çıkarıyordu; alıcısı, zamanın Cumhurbaşkanı İsmet Paşa’nın kardeşi Hasan Rıza’dır. Doksan bin liralık vergisini ödeyemeyen birisinin lastik fabrikası da R. Minkari’nin…
-
Varlık Vergisi yasası, savaş finansmanı gerekçe gösterilerek, büyük bir servet transferinin aracı olarak kullanılmıştır. Bu nedenle, Varlık Vergisi ile yapılanı, servetin türkifikasyonu alanında çok önemli bir adım saymak durumundayız. Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 199) kitabından birebir alınmıştır.
-
Türkiye’de ilk parlamentonun kurucusu ve halk tasarruflarının koruyucusu olarak tanınıyor buna rağmen, kemiklerinin Türkiye’ye getirilmesi, Kemal Paşa’nın ölümünü ve İsmet Paşa’nın iktidardan düşüşünü bekliyor; fazla şaşırtıcı bulunmamasını öneriyorum. Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 134) kitabından birebir alınmıştır.
-
Varlık Vergisinin eşitlik ilkesine göre uygulanması ilkesi yasanın metninde var, ancak, yalnızca gayrimüslimlere uygulandığını biliyoruz; uygulayan Defterdar Faik Ökte’nin daha sonra yazdığı Varlık Vergisi Faciası; uygulama ile ilgili hâlâ en ve tek güvenilir kaynağımız olmaktadır. … Profesör Daniel Kazez’in yayınlanan aile ağacından Türkiyeli olduğu anlaşılmaktadır. Danyal Kazaz diyebiliriz. “Jewish Surnames of Turkey” .. Osmanlı ve…
-
“Bu meyanda kendilerinin Türk tohumundan ve aslından gelmiş oldukları, yabancı ve ayrı bir ırka mensup olmadıkları ve Türk Devleti’nin sadık evladı kalmak isteyenlerin Devlet Türkçesi konuşmaları iktiza ettiği (gerektiği) ve bunun için bütçenin müsaadesi nispetinde mektepler açılacağı da söylenmişti. Şimdiye kadar bunlara Kürt denmiştir. Başka bir ırktan olmuş insan muamelesi yapılmıştır.” Alıntı: Kürt Dosyası –…
-
Madde 1- Tunceli Vilâyetine ordu ile irtibâtı (ilişkisi) baki kalmak ve rütbesinin salahiyetini (yetkisini) haiz bulunmak (sahip olmak) üzere, korkomutan rütbesinde bir zat Vâli ve komutan seçilir. Vâli ve komutan usulü veçhile Milli Müdafaa Vekâletinin muvafakati alınmak şartıyla Dâhiliye Vekilinin inhası (onayı) ve İcra Vekilleri Heyetinin (hükümetin) kararı ile tayin olunur. Bu Vâli ve kumandan…
-
“Tunceli Kanunu” diye bilinen “Tunceli Vilâyetinin İdaresi Hakkındaki Kanun” 25.12.1935 gün ve 2884 sayılı Yasa, başbakan İsmet İnönü’nün raporunun Cumhurbaşkanı Atatürk ve bakanlar Kurulunca okunup değerlendirilmesinden sonra hazırlanmış ve “Munzur Vilâyeti Teşkilâtı Hakkındaki Kanun” adıyla 6 Kasım 1935 tarihinde TBMM’sine sunulmuştu. Başbakan İnönü, bu yasanın “İlmi bir tetkik mahsulü” olduğunu ileri sürmüş. Sf. 124 Alıntı:…
-
(Yıl 1935) Kürtlere o güne kadar Türkçe okuma – yazma öğretmemenin bir “resmi siyaset” olduğu Başbakan İsmet İnönü’nün raporundan anlaşılıyor; “İlk eğitim için okutmakta faydamız daha ziyade olduğu mütalaasındayım (kanaatindeyim). Kürtleşmiş ve kolayca Türklüğe dönecek yerleri okutmak hatta Kürtlere Türkçe öğreterek Türklüğe çekmek için ilköğretim ve onun iyi hocaları çok müessir vasıtadır (çok etkili araçtır).”…
-
İçişleri Bakanı Şükrü Kaya; “Bazı yerlerde niçin temiz Türkçe konuşulmuyor? Bu yasa (İskân yasası), tek dille konuşan, bir düşünen, aynı duyguyu taşıyan bir memleket yapacaktır. Alıntı: Kürt Dosyası – Uğur Mumcu, (Sf. 101) kitabından birebir alınmıştır.
-
Yasa’nın 13. Maddesinin son fıkrası şöyledir; “Türk ırkından olmayanların serpiştirme suretiyle köylere ve aynı mahalle ve küme teşkil etmeyecek şekilde kasaba ve şehirlere iskânı mecburidir.” Alıntı: Kürt Dosyası – Uğur Mumcu, (Sf. 102) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bu yasa hiç kuşku yok, antidemokratiktir, ancak, topraksız köylüler üzerindeki ağa ve bey baskısını kaldırmayı amaçladığı için devrimci izler taşımaktadır. Alıntı: Kürt Dosyası – Uğur Mumcu, (Sf. 88) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2002) Bu yasanın amacı Kürtlerin bir araya toplanmasını engellemek, onları Türklerin içinde eritmek. Bunu da yasanın gerekçesinde zaten açıklamışlar. Bu açıklamada…
-
B) Bu kanunun yayınından önce herhangi bir hüküm veya vesika ile veya örf ve adet ile aşiretlerin şahsiyetlerine ve onlara izafetle reis, bey, ağa ve şeyhlerine ait olarak tanınmış, kayıtlı, kayıtsız bütün gayrimenkuller devlete geçer. Bu kanun hükümlerine ve devletçe tutulan usullere göre bu gayrimenkuller, muhacirlere, mültecilere göçebelere, naklolanlara, topraksız ve az topraklı çiftçilere dağıtılıp…
-
“Ana dili Türkçe olmayan nüfus birikimlerinin men’i ve mevcutlarını dağıtılması ve bu suretle milli birliğin korunması.” Olarak açıklanıyor. Alıntı: Kürt Dosyası – Uğur Mumcu, (Sf. 87) kitabından birebir alınmıştır.
-
1932 yılı Nisan ayında Bakanlar Kurulunda görüşülen, 2 Mayıs 1932 günü de TBMM’ne sunulmuştu. Yasa’nın TBMM’sinden çıkması için iki yıl beklenmişti. Alıntı: Kürt Dosyası – Uğur Mumcu, (Sf. 81) kitabından birebir alınmıştır.
-
4 Temmuz 1927 tarihinde çıkartılan “Bazı Eşhasın Şark Mıntıkasından Garp Vilâyetlerine Nakillerine Dair Kanun” ile Diyarbakır ve Ağrı çevresinden 1.400 kişi Batı İllerine sürülmüştü. Alıntı: Kürt Dosyası – Uğur Mumcu, (Sf. 82) kitabından birebir alınmıştır.
-
Altı yıldır ülkeyi Halk Fırkası idare ediyordu. Sonuç; Ekonomik ve mali çöküntü nedeni ile tam bir felaketti; Ülkenin gelirlerinden çok daha fazlasını işe yaramaz yollara, gereksiz demiryollarına ve belediye parkları gibi pahalı oyuncaklara harcamışlardı. Kişisel maddi çıkarları için devlet tekelleri yaratmışlardı. Sf. 229, 230 Ve sürekli değişen yasalar yüzünden hiçbir gemi Türk limanlarına uğramaz olmuştu.…
-
Çoğu bakımlardan aşırı derecede aptal ve câhildi. Sf. 225 Alıntı: Bozkurt (Kemal Atatürk’ün Yaşamı) – Harold C. Armstrong, (Arba Yayınları 4. Baskı Şubat 1997 – Sf. 225) kitabından birebir alınmıştır.