Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: İsmet İnönü
-
“1946 Yılı 14 Mayısında Esat Adil Müstecabi tarafından Türkiye Sosyalist Partisi kurulmuştur. CHP iktidarı aynı sene içinde bütün sendikaları kapatmış, İdare-i Örfiye (Sıkıyönetim) Komutanlığı da Partiyi faaliyetten men etmiştir. .. Ve birden 7 adet sol parti kuruluyor. Birisinin adı çok ilginç “Liberal Sosyalist Partisi” Bunların çoğu devletin kurdurduğu partiler.” Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler II –…
-
(ABD Dışişleri Bakanlığı gizli belgelerinden, ilk belge ABD’nin Türkiye Büyükelçisi Steinhardt’ın kendi bakanına Mart 1945’de çekilmiş bir telgrafından;) “Molotov’un Türk Büyükelçisine Sovyet Hükümeti’nin çok çabuk bir zamanda Montrö Sözleşmesinin gözden geçirilmesini istediği… Türk Büyükelçisinin Montrö Sözleşmesinin ‘uluslararası bir sorun’ olduğunu söylediğini…” yazıyor. Ve ABD’nin Sovyetler Birliğindeki Büyükelçisi Harriman, Türk Büyükelçi Sarper ve Sovyet Dışişleri Bakanı…
-
“Türkiye, sınıfsal yapısıyla, nesnel ve öznel durumuyla, ABD’nin yörüngesine girmek istiyor. Türkiye bunun için bir savaşın çıkmasını da istiyor. Türkiye burjuvazisinin işine yarıyor. Beraat ediyor. Çünkü tehdit olmasa Amerika’nın kucağına atılmayacak. Sonra İsmet Paşa’ya da yarıyor. Çaresiz kalınca koskoca İsmet Paşa ne yapsın? İsmet Paşa da beraat ediyor. Sonra inanmamış solcularla, inanmış fakat bilgisiz ve…
-
“Türkiye, kuvvetli değiştikçe, dostluğunu da değiştirmede alışılmamış bir manevra kabiliyeti sergiledi. Mustafa Kemal’de bir yandan, dünya kuvvet dengesinin çözülüp yeniden düğümlendiği bir dönemde Türkiye’nin başında olmasının; diğer yandan da üstün siyasal yeteneklerinin, daima alabileceğinden daha azına razı olmayı ve yapabileceğinden daha çoğunu yapabilecek izlenimi vermeyi bir politika haline getirmesinin avantajlarından yararlanarak bu manevralara daha ritmik…
-
“1945 Yılı sonbaharında Yunanistan’daki gelişmeler, Yunanistan’da bir iç tehlike olduğunu gösteriyordu. İran’da ise 1945 Kasım ayında Cafer Pişaveri ayaklanması başladı. Bu ayaklanma İran Komünist Partisi TUDEH’ten destek aldı ve 12 Aralık’ta Tebriz’de Muhtar Azerbaycan Cumhuriyeti’nin ilanına yol açtı. Bunu kısa bir zaman içerisinde Mahabad Bağımsız Kürt Devleti izledi.” Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler II – Yalçın…
-
(Tarih 9 Şubat 1947 Moskova’da düzenlenen Konferans’ta, Türkiye uzmanı, Prof. A.F. Miller, “Türkiye ve Boğazlar Sorunu” adlı konuşmasında, Sovyetlerin, Alman Dışişleri Bakanlığı’nın gizli belgeleri açıklamasıyla ilgili olarak şunları söylüyor:) “Bazı Türk devlet adamlarının gerçek çehresini gösterdi” diyor ve devam ediyor; “Türkiye Başbakanı Şükrü Saraçoğlu da daha ileri gidiyor, Von Papen (Alman Dışişleri Bakanı) ile…
-
“4 Şubatta (1944) yani Türk – İngiliz görüşmelerinin kesilmesinden bir gün sonra, İngiltere Dışişleri Bakanı’nın ABD Dış İşleri Bakanı’na gönderdiği bir telgrafta, görüşmelerin kesildiğini bildirdi… Türk – İngiliz ilişkilerinin dondurulduğunu ve Amerika’nın da aynı hareketi yapması isteniyordu.. İngiltere 2 Mart’ta Türkiye’ye yapmakta olduğu silah ve malzeme yardımını durdurdu. ABD ise 1 Nisan’da Türkiye’ye yapılan Lend…
-
“Ahmet Emin Yalman, Terakkiperver Fırkaya girmediği halde Adnan Adıvar, Ali Fuat Cebesoy ve Rauf Orbay ile dost oluşu onu Elazığ İstiklâl Mahkemesine yolluyor. Mahkeme Başkanı Mazhar Müfit Kansu’ya bir daha gazetecilik yapmayacağı sözünü vererek serbest bırakılıyor. Hükûmet kapatılan gazetesini açmıyor. Ahmet Emin de başka gazete çıkarmıyor, bir ara sıkıntı ile “Yabancı gazetelere yazı yazmamı, gazetecilik…
-
“Mustafa Kemal 1934 yılı pokerde İngiliz Büyükelçisi Percy Loraine’i yeniyor, parasını almıyor. Büyükelçi İngiltere’ye mektup yazarak, Atatürk’e ünlü bir İngiliz üniversitelerinden unvan verilmesini istiyor. Percy Loraine’in Mustafa Kemal’in İngiliz nişanlarına önem verdiğini bildiği anlaşılıyor. (Yakup Kadri’nin Anılarından;) Mustafa Kemal 30’lu yıllarda İsmet Paşa’dan çekiniyor. Bu sırada İktisat Vekili Mustafa Şeref’e müthiş bir fırça atıyor. Çok…
-
“Tedavi için Avrupa’ya seyahate mecbur olduğum hakkında, Yunan Erkânı Harbine başvurdum… bir gün Erkânıharbiyeden bir zat geldi. Türkçe yazılmış bir tomar kâğıdı masamın üzerine bıraktı. – Bunlar nedir? Diye sordum. – Türkçe bildiriler… sizin imzanız altında uçaklarımızla bazı Türk cephelerine attırmak için… Hazırlanmıştır. “Ey Türk Ordusu subayları! Yunanlılar ellerine düşen Türk esirlere çok iyi bakıyorlar.…
-
(Ethem Bey’in son konuşmasını yaptığının ertesi günü🙂 “İsmet Bey Gediz’in kuzey sırtlarındaki savunma hattımız üzerine birliklerini saldırtmış, hatta top bile kullanmaya başlamıştı. Ne elimdi ki (acıydı ki), güneyimizdeki Yunan cephesinde de muharebe (harp, savaş) şiddetlenmişti. Kısacası iki ateş arasında kalmıştık. Ben İsmet Bey’e son bir selam ve haber göndermek istedim. Saruhan Mebusu Reşat Bey (Ethem…
-
“Uşak’ta bulunan Yunan Ordu Kumandanı, birisini göndererek, ateşkes istemeyi uygun buldu. … Uşak’tan Yüzbaşı Sami Bey; “Yunan Ordu Kumandanı General Maneta ile konuştu. Bugün dâhil, dört günlük bir ateşkesi kabul etti.”…. Yunan cephesinde gerçekten sükûnet başladı. Gediz’e girmiş bulunan Fırkalara (İsmet Paşa Fırkalarına) saldırıya geçtik. İki büyük saldırı sonunda İsmet Bey kuvvetleri bozgun gösterdi. Bir…
-
“Kararım şu idi; .. Reşit Bey’e (Ethem Bey’in ağabeyi, Saruhan Mebusu) Yunan Ordusu ile bir iltica (siyasi sığınma) protokolünün temini ve tanzimi konusunda çaba göstermesini ve sonucu bana bildirmesini haber göndermiştim. Yunan işgal arazisine geçmek isteyecek olan arkadaşlarımın, hiçbir nedenle geçmişe ait hareketlerinden dolayı muaheze edilmemeleri (sorumlu tutulmamaları, irdelenmemeleri), kendilerine resmi veya gayri resmi hiçbir…
-
“Kardeşim Tevfik Bey ve kurmayım Halil Bey… beni beklemeden 350 kadar efrat (fertler, kişiler) ve subay ile… Yunan işgal bölgesine geçtiklerini haber aldım. Bu kötü son’un sızısını mide ıstırabıma kattım…. Vatan için boğazlaştığı düşmanının kucağına giden bu bedbahtlara şahsen katılmayacaktım. (Bir arkadaşı Ethem Bey’e vurulabileceğini söyleyince;) Bence zillet derecesine düşürülen bu hayatın o kadar kıymeti…
-
(Ethem Bey’in subaylarına son konuşması:)(1) “-Kuvayı Seyyareyi bu elim duruma, benim temiz kalbim ve samimi düşüncelerimle ben düşürdüm. Olağanüstü durumlar içerisinde herkesi göründüğü gibi kabul etmek hiçte doğru değilmiş. Lakin bunu, ben, pek acı bir şekilde, çok geç anladım.” “-Halil Bey! Sen sabah şafakla beraber Yunan savaş hattına, ben de yeni iç cepheye hareket etmeliyiz.…
-
BAKKAL’IN NOTU (1996): Bu sırada Anadolu’nun durumu iyiydi, Fransızlar Güney’de gerilemişler, Yunanistan, başarısızlığının sonucunda iç karışıklıklarla çalkalanıyordu, İngiltere savaş sonu yaralarını sarıyor, Anadolu’da iç isyanlar şiddet kullanılarak bastırılmış, Mustafa Kemal Paşa Yunan’ı yenme işini çantada keklik görüyor artık. Ethem ve Ali Fuat Beyleri halletmenin tam zamanı! Alıntı: Çerkez Ethem’in Hatıraları – Çerkez Ethem (Doğan yayıncılık…
-
(Ethem Bey, hasta hasta Ankara’dan cepheye gidiyor. 3-4 Gün sonra Mustafa Kemal’den Ethem’e bir telgraf geliyor, Telgrafta İstanbul’dan gelen bir heyetin Bilecik’te karşılanması için Ankara’dan çıkacak heyete acele olarak Ethem Bey’in katılmasını istiyor. Ethem Bey de ateşler içerisinde Ankara’ya dönüyor. Mustafa Kemal Dr. Adnan (Adıvar) Bey’i getirterek, Ethem Bey’i akşam trene bininceye kadar ateşinin düşürülmesini…
-
(Ethem Bey Kütahya’da iken, İsmet Paşa birliklerini öyle yerlere konuşlandırıyor ki, Kütahya’yı kuşatmak üzere. Ethem Bey cepheden Parti Pehlivan ile 100 müfreze getiriyor, İsmet Paşa’nın kuşatma ve imha etme hareketi devam ediyor. Cepheden de Yunan saldırısı haberleri geliyor. Artık sabaha Kütahya’nın sarılması ihtimali var, Ethem Bey Ankara’dan gelen arabulucu heyeti Ankara’ya geri yolluyor, ağabey Reşit…
-
BAKKAL’IN NOTU (1996): Mustafa Kemal Paşa Nutuk’ta yazdığına göre, Ethem’in kıstırıldığı dönemde İstanbul’dan gelen Heyet’e “ben TBMM ve Hükûmet Reisi” diyor. Onlar; “Ben Salih Paşa Bahriye Nazırı, Ben İzzet Paşa Dâhiliye Nazırı” deyince, Mustafa Kemal; “-Ben İstanbul’da bir hükûmet tanımıyorum!” diyor. Bu ihtilalin, ilk ciddi deklaresidir, tarih Kasım 1920’dir. Alıntı: Çerkez Ethem’in Hatıraları – Çerkez…