Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: İsmet İnönü

  • Gazi, Ağaoğlu Ahmet Bey’e hitaben; “-Profesör bey, sen ne dersin?”  “-Bu biraz fazla yapaydır!”  “-Ne demek istiyorsun?” “-Arz etmek istiyorum ki, Zatı Devletinizin durumu açık değildir. Eski parti olduğu gibi kalıyor, onun başında İsmet Paşa, devletin bütün güçlerine, cihazlarına, araçlarına hâkim kalıyor, bütün bunlar yetmiyormuş gibi, Zatı Devletleri de uluslararası şöhret ve prestijinizle yine o…

  • 31 Temmuz 1930 akşamı, Gazi, Ali Fethi (Okyar) Bey ile görüşüyor. Ali Fethi Bey bunu şöyle açıklıyor;  “-Görüştük, bana, ille ikinci bir parti kurup başına geçeceksin diye ısrar etti. Ben de kabul ettim. Anlaşmamıza göre, kuracağım partinin, Cumhuriyet Halk Partisinden esaslı bir farkı olmayacaktır. Zaten iki partinin de yüksek idare ve gözetimi, kendi elinde olacaktır. …

  • BMM’nin 26.01.1928 günü, bir bakanın yasama dokunulmazlığı kaldırılıp Yüce Divan’a verildiği gün. Topçu İhsan; “-Benim masum olup olmadığımın Cumhuriyet Adliyesinden çıkacak bir kararla anlaşılmasını istiyorum.  Adliyemizin geçireceği bu imtihandan muzaffer çıkacağıma imanım vardır. … her inkılap sonucunda inkılapçılar birbirlerini darbelemeye başlarlar. .. Ben elinde inkılap bayrağı, cebimde banknot destesi taşıyanlardan değilim.”  İsmet Paşa; “-Vekillerle temasa…

  • (Topçu İhsan cezaevinden Kılıç Ali’ye mektup yazarak, bu olanların sebebini soruyor, o da 21 Temmuz 1934’de mektupla cevaplıyor;) “-Benden mahkûmiyet sebeplerini ve Gazi’nin hakkındaki intibalarını soruyorsun. İsmet Paşa’nın sebebini elbette hatırlarsın. Latife Hanım tarafından Çankaya’da verilen büyük ziyafette, ayağa kalkarak, İsmet Paşa’ya hitaben, Gazi’yi göstererek; “Bu adamın sana itimadına ve emniyetine şükür et! Yoksa ben…

  • 1 Mayıs 1930 BMM’nde sesini yükselten İzmit Mebusu Kılıçzâde Hakkı Bey; “-Memlekette genel bir hoşnutsuzluk vardır. Bu, daha çok irtikâp (suç işleme)ve irtişadan (rüşvet yemekten) ileri geliyor!” diye bağırıyor. Alıntı: Siyasi Dargınlıklar (Serbest Fırka Nasıl Kuruldu, Nasıl Kapatıldı?) IV – Feridun Kandemir (Ekicigil Tarih Serisi 1955 – Sf. 344, 45) kitabından birebir alınmıştır. 

  • “-Çok iyi hatırlarsınız ki, o devirlerde, arkadaşlar meşru biçimde kazanç sağlasınlar düşüncesi vardı. Bütün Mebus arkadaşlar böyle düşünüyorlardı. Bir kısmı şirket temsilcisi, komisyoncusu falan olmuş, bir kısmı da ticaretle meşgul olmuştu.” (Yıllarca İstiklâl Mahkemesinde görev yapan, Topçu İhsan, şimdi, BMM’de oluşan adliye ve Anayasa Komisyonlarından seçilmiş 40 kişilik heyetin huzurunda. Komisyon Başkanı, Hâkimiyeti Milliye Gazetesinde…

  • Topçu İhsan Yüce Divan’da sorgulanıyor; “-.. Bir gün Azmi Bey’de gelmişti. Hugositeyns ismindeki şirketin temsilcisi olduğunu söyledi ve Ankara’da çalışmak üzere bana teklifte bulundu. Liderimin muvafakatini almalıyım diye Ankara’ya geldim. Reisicumhur Gazi Paşa Hazretleri’ne durumu arz ettim. Bana dediler ki; “Ticaretle uğraşmanız iyidir. Fakat Azmi Bey kim oluyor ki, o, Hugositeyns başkanı olacak, sen de…

  • İsmet, ilk Bahriye Nazırlığını (deniz bakanlığını) Gazi Paşa’nın tavsiyesi üzerine Topçu İhsan Bey’e vermek zorunda kalmıştı. 4 Aralık 1927 Cumartesi günü Malatya Mebusu İsmet Paşa, sabık Bahriye Vekili Topçu İhsan Paşa’nın Yüce Divan’a sevki hakkındaki önergeyi veriyor; “Temmuz 1926’da Bahriye Vekili İhsan Bey zamanında Yavuz zırhlısının bir senede tamir edilmesi ve iki senede parasının ödenmesi…

  • Çorlu Belediye Başkanı gelip Cafer Tayyar Paşa’ya şu haberi ulaştırıyor; “Biz bütün Çorlu, sana oy verecektik, ama Vali telefon başına Kaymakamı çağırdı ve kesinlikle hiçbir taraftan bağımsızlara oy verilmemesi için tebligatta bulundu. İsmet Paşa, sabaha kadar telgraf başında Vali’ye direktifler vermiş..”   Alıntı: Siyasi Dargınlıklar (Serbest Fırka Nasıl Kuruldu, Nasıl Kapatıldı?) IV – Feridun Kandemir…

  • (Hüseyin Cahit İstiklal Mahkemesinde;) “- … hiçbir suç teşkil etmeyen makalelerimden dolayı, beni itham olmuş görmesi Türk Cumhuriyetinin adliye tarihine öyle elim bir örnek olarak kayıt etmek olur ki, tarihi bir mahkeme gördüğünü açıklayan yüce mahkemenizin tarihin huzuruna elinde böyle bir kararla çıkmaktan sakınacağından şüphem yoktur. Herhalde böyle bir muhakemede ben, hâkim olmaktansa, mahkûm durumunda…

  • (27 Temmuz 1955’de Halkçı Gazete’de, Hüseyin Cahit Bey’in “Atatürk Devri” isimli hatıraları yayınlanıyor bu yazıda anlattığına göre; Çorum’dan dönüşte İsmet Paşa’ya uğrayıp onunla uzlaşıyor:)  “-Güçlü bir kalem, ateş püskürerek yazıyordu, öyle bir sırada bizi nereye doğru götürdüğünü bilemediğimiz bu güçlü kalemi serbest bırakamazdık. Fakat artık geçmiş silinmiştir. İstediğiniz gibi çalışabilirsiniz, hiçbir husumete (düşmanlığa) maruz değilsiniz.”…

  • İsmet Paşa’nın ilk işi alelacele hazırlattığı Takriri Sükûn Kanunu’nu (susturma kararları kanunu) BMM’ne vermek oldu. Bu kanun üç maddeden ibaretti. Kanunun amacını belirten birinci madde şöyleydi; “-Gericiliğe ve isyana ve memleketin sosyal düzenini, huzur ve sükûnunu ve emniyet ve asayişini bozmaya sebep bütün örgüt, tahrikçi, teşvik eden, teşebbüsat (yeltenen) ve yayını, hükümet, Cumhurbaşkanının onayı ile…

  • BAKKAL’IN NOTU (1995): Recep Peker: İsmet İnönü’nün cumhurbaşkanı olduğu dönemde Başbakan olarak Eskişehir’de, “Açız!” diyen vatandaşlara “Açsanız bok yeyin!” diyen kişidir. Alıntı: Siyasi Dargınlıklar III – Feridun Kandemir (Ekicigil Tarih Serisi 1955 – Sf. ) kitabından not alınmıştır.

  • 2 Mart 1925 (1) BMM İsmet Paşa ve Recep Peker’in tahrikleri ile CHF olağanüstü toplanıyor. Başbakan Ali Fethi Bey, “..durum izam olunduğu (zannedildiği) kadar önemli değildir, yakın bir zamanda hükûmet duruma hakim olacaktır”, diye açıkça söylemesine rağmen, müfritler verdikleri önerge ile memleketin her tarafında şiddetli tedbir alınmasını istiyorlar.  Ali Fethi Bey; “-Bir olay çıktığı zaman,…

  • “-Meğer bu Halk Partisi, ne müthiş bir fısk-ı fücur (günahkârlık, sefihlik kaynağı) kaynağı imiş. Her devre göre dönen fırıldakçılardan, siyasi dırdırcılara, siyasi tavcılara, siyasi karmanyolacılara, hatta vatan hainlerine kadar bütün memleket şerirleri (şirretlileri) buraya sokulmak imkânını bulmuşlardır.” (Hüseyin Cahit Halk partisinden istifa etmiş olan 11 kişiye yapılan saldırıları kınıyor. Bu 11 kişi daha önce bu…

  • (1 Kasım 1924 tarihinde, Kâzım Karabekir Paşa Genelkurmay’a bir mektup yazarak, gönderdiği raporların hiç dikkate alınmamasını sebep göstererek, ordudaki görevinden istifa ediyor.  5 Kasımda Ali Fuat Cebesoy ve Refet Paşa da askerlikten istifa ediyorlar:) Bu durumdan şüphelenen Mustafa Kemal Paşa, ilk tedbir olarak, üzerlerinde mebuslukta bulunan bütün kumandanların bu sıfatlarından tecrit ederek sadece asker kalmasını…

  • (Aydın Mebusu Esat Hoca’nın İmar İskân Bakanlığını ilgilendiren bir soru önergesi, bir anda bütün hükûmet icraatını tenkide dönüyor. 5 Kasım’da İsmet konuşuyor ama ortalığı yatıştıramıyor. 6 Kasım 1924’te Dâhiliye Vekili ve aynı zamanda İmar ve İskân Bakanı Vekili olan, Recep Peker Meclis kürsüsünde köpürüyor;)  “-Bir takım muğlak (net olmayan, fulü) şeyler varmış gibi gösterilmek hıyanettir.”…

  • “-…günahı ve kusuru pek çok, basit bir vatandaşım. Yüce heyetiniz nasıl bir partinin intikam aleti değilse, … şefkat mahkemesi de olmasın. Sizden merhamet ve hoşgörü istemiyorum. Sadece adalet istiyorum.” “Çünkü bu, hem benim namusumu kurtarmaya yeter hem de memleketimin.”       “Hiçbir davada, kişisel selamet (esenlik, kurtuluş) ile vatanın şerefini koruma düşüncesi bu kadar kuvvetle…

  • Rauf Bey; (1) “..Parti kararından bahsediyorlar. Hangi kararlar bu, bilmiyorum. Esasen henüz partinin tespit ve tayin edilmiş bir programı yoktur ki, ben o program haricinde hareket etmiş olmakla muaheze edileyim….  herkesin isteğine göre hareket etmek kabiliyetini bende görmek isteyenler , fikirlerini tashih etsinler …. Ben bunu yapamam.”   İsmet Paşa’nın Rauf Bey’e cevabı; “-… asıl fahiş…

  • “…İsmet Paşanın seciyesinde (karakterinde) pek çabuk alevlenen, vehimli ve kindar bir zaaf (zayıflık) fark edilmesi, herkeste hayal kırıklığı doğurabilecek mahiyettedir.” Alıntı: Siyasi Dargınlıklar II – Feridun Kandemir (Ekicigil Tarih Serisi 1955 – Sf. 95) kitabından birebir alınmıştır.