Rauf Bey; (1) “..Parti kararından bahsediyorlar. Hangi kararlar bu, bilmiyorum. Esasen henüz partinin tespit ve tayin edilmiş bir programı yoktur ki, ben o program haricinde hareket etmiş olmakla muaheze edileyim…. herkesin isteğine göre hareket etmek kabiliyetini bende görmek isteyenler , fikirlerini tashih etsinler …. Ben bunu yapamam.” İsmet Paşa’nın Rauf Bey’e cevabı; “-… asıl fahiş hata olan, bu kadar hassas günlerde, … inkılap kuvvetlerini şu veya bu noktada tereddüde yöneltmektir. (2)
İsmet Paşa devam ediyor; “-Halifeyi ziyaret etmek, halifeyi tanımak, ona paye vermek ve hilafeti bir mesele haline getirmek demektir. Tarihin herhangi bir devrinde, bir halife, zihninden bu memleketin mukadderatına karışmak arzusunu geçirirse, biz o kafayı, behemehâl (mutlaka) koparacağız!”
(İsmet Paşa, kısa bir süre önce Meclis’in seçimi ile Halife olmuş Abdülmecit’in kafasına gönderme yapıyor. ve devam ediyor;)
“Ulaşmak istediğimiz sonuç; kuvvetli hükûmet yapmaktır. … bu millet istibdat (baskı) altında bulunduğu için, hürriyetin ne olduğunu gereği gibi idrak edememiştir. Şimdi meydanı tamamen boş bırakacağız, söyleyecekler, yazacaklar ve nihayet kendileri de anlayacaklar ki siyasi hürriyet, fikir ve matbuat hürriyeti bu değildir.”
Alıntı: Siyasi Dargınlıklar II – Feridun Kandemir (Ekicigil Tarih Serisi 1955 – Sf. 92, 93) kitabından birebir alınmıştır.
BAKKAL’IN NOTU (1) (1995): İstiklâl mahkemelerinin acımasız hâkimi ve sonradan da yolsuzluktan yargılanmış adam olan Topçu İhsan, İsmet Paşa’nın dolduruşu ile parti gurubunda Rauf Bey’i eleştiriyor. Cumhuriyet hakkındaki eleştirel sözlerinden dolayı ona sitem ediyor. Rauf Bey, Cumhuriyet hakkındaki olumlu eleştirisini savunuyor. İlginçtir, BMM’nin ilk kurulduğun zaman Mustafa Kemal’in, Türkiye Hükümeti’nin şekli nedir? Diyenlere, BMM Hükümetidir, çünkü biz bize benzeriz, bize mahsus bir idaredir demişti.
BAKKAL’IN NOTU (1995): Birlik ve beraberliğe muhtaç olduğumuz şu hassas günler ta o zamandan geliyor demek ki!
Yorum bırakın