Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
recent posts
- NURİ DERSİMİ, “MİLLETLER CEMİYETİ UMUMİ KÂTİPLİĞİNE” BAŞVURUDA BULUNDU
- DERSİMLİLER LİDERLERİNİ PUSUYA DÜŞÜRÜP ÖLDÜRMÜŞLER
- DERSİM’DEKİ İLK ASKERİ BİRLİĞİN KOMUTANI ELAZIĞ’IN MIĞI KÖYÜNDEN VE ALEVİ
- DERSİM HAREKÂTI NEDEN 1937 YILINDA YAPILDI
- “CUMHURİYETİN KAHREDİCİ ORDULARI TARAFINDAN MAHVEDİLECEKSİNİZ”
about
Kategori: İsmet İnönü
-
Bir Nisan Ayında, 1960 yılındadır, Menderes, Sovyetler Birliğine gideceğini açıkladığı zaman, Koca İsmet Paşa, “Fatin ile Adnan Bey, tehlikeli bir oyun oynuyorlar” demişti, tarihe not düşmüştür. Düşürüleceklerini ve öldürüleceklerini biliyor muydu, bilmiyorum. Sadece bu notu gün yüzüne çıkarıyorum. Tarih mi yazılıyor, birisi ölümü tarihe düşürmüştür. Ben sadece çıkarıyorum. Sf. 19 Alıntı; Gizli Tarih (Fitne) –…
-
Beki Bahar’ın, “Ankara Yahudileri” bir pınar izlenimi veriyor, içi işaret ve imalarla doludur. Beki Hanım’ın bunları bilerek yaptığını düşünmemiz isabetli görünüyor; ülkesine ve Ankara’ya tutkulu olduğundan da kuşku duymuyoruz, okuyucusunu inandırmaktadır. Bayan Bahar, Atatürk’ün Ankara Yahudileri arasında yakın dostları olduğunu da haber veriyor ki bu haber nadir ve hayli kıymetlidir; ayrıca, “Atatürk’ün, Ankara’da bir gece,…
-
Bursa’da bir hafta kaldıktan sonra otomobillerle Yalova’ya gittik. Otomobiller deyince sanmayın yüzlerce otomobil vardı. Sadece sekiz tane. Biri açık yazlık, biri kapalı iki Lincoln, üç Buick bir Benz Mercedes. İkinci Cumhurbaşkanı zamanında bu sayı on sekize çıkmıştı. Oysa ismet İnönü, Rusya’ya yaptığı geziden döndüğü zaman, Sovyet yönetiminin etkisinde kalarak bakanların altından arabalarını aldırmak istemişti. Tevfik…
-
Türkiye seçim atmosferine girmişti. 14 Ekim 1973’te yapılacak genel seçimlere az zaman kalmıştı. Seçim havasının solunduğu bir ortamda CHP’nin Olağan Kurultayı 4 Mayıs 1972’de Ankara’da toplandı. Kurultay’da İsmet İnönü’nün desteklediği parti meclisi listesi ve genel sekreter adayı Kemal Satır’ın seçimi kaybetmesi ve Bülent Ecevit yanlılarının seçimi kazanması üzerine İsmet İnönü Genel Başkanlık’tan istifa etti. 14…
-
Genelkurmay İstihbarat Dairesinde görevli Yüzbaşı Fuat Doğu, savaşın sonlarına doğru düzenlediği bu raporda, Ege Denizinde 12 Adalar’da bulunan Alman birliklerinin su ve yiyecek için gelip giden motorlarla kendilerine “Savaş sona eriyor bizi Yunanlılar esir alacağına, gelin siz alın” şeklinde haber yolladıklarını ifade etti, buraların alınmasını önerdi. Ancak İsmet İnönü bu öneriyi kabul etmedi. Sf. 72…
-
İleride 40 yıl boyunca adı kontrgerilla faaliyetleri içinde anılacak olan Türkeş, 25 Kasım 1917’de Lefkoşa’da doğdu. İlk askeri üniformayı Kuleli Askeri Lisesi’nde giyen Türkeş bu okulu 1936’da, Kara Harp Okulu’nu da 1938 yılında tamamladı. Bir yıl da Piyade Atış Okulu’nda eğitim gördü. Alparslan Türkeş, İkinci Dünya Savaşı başlamadan önce, 1939 yılının başlarında İnönü’ye bir mektup…
-
26 Nisan 1944’de, aralarında Turancı hareketin önemli isimlerinin de bulunduğu grup, o dönemde Anafartalar Caddesi üzerinde bulunan Adliye’den Ulus’a doğru yürüyüşe geçti. Bu yürüyüş ilk ciddi komünizm karşıtı eylemdi. Yürüyüş boyunca “Kahrolsun Komünistler” sloganı atan gruba polis engel oldu. Eylemden sonra ırkçı grubun liderleri olarak 23 kişi tutuklandı, haklarında dava açıldı. Bu isimler şunlardı: Reha…
-
İki yaşlı Yahudi’nin on yıl ağır hapis cezasına mahkûm edilmeleri üzerine, tutuklu bulunan haham Azzur Aka’nın İsrail’de yaşayan çocukları, mahkûmların serbest bırakılmaları için İsrailli yetkililer ve Dünya Yahudi Kongresi (WJC) ile temasa geçtiler. WJC, Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Feridun Cemal Erkin ve Londra Büyükelçisi Cevat Açıkalın ile temasa geçip, sanıkların suçsuz olduklarını belirterek bu adlî haksızlığın…
-
“Ben o zaman bezzaz (manifaturacı) esnafın başkanı idim. Yahudilerin bu emsali görülmemiş canavarlıklarına ve canavarlıklarını da biz Türklerin boynuna koymak istemelerinden Yahudilerle alış veriş edilmemesine karar verildi. Yahudilerle alış veriş kesildi. Sf. 441 Yahudiler Vali Kâmuran Çukruğ’a beni şikâyet ettiler. Vali beni çağırdı, ‘elebaşı, elebaşı esnaflara emir vermişsin Yahudi vatandaşları ile kimse alışveriş etmiyor’, ‘evet’…
-
Katliam gecesi (Kasım 1946) Urfa Hahamı Azzur (Ezra) Aka (Mizrahi) ve haham Yusuf Hamuz (Büyüktosun) (Yosef Kohen), İshak Hayim Şorkaya’nın kayınpederinin ruhuna mevlit okumak üzere Şorkaya’nın evinde bulunuyorlardı. Mevlit’in okunması ve yemek yenilmesinden sonra Şorkaya iki hahamı yatıya tuttu. İshak Hayim Şorkaya, eşi ve üç çocuğu her zaman olduğu gibi aynı odada, 17 yaşındaki Yakov’la…
-
Birinci belge 1312-1329, (1902 ilâ 1914 doğumlu), yani 27 ilâ 39 yaşları arasındaki İstanbullu gayrimüslimleri kapsamaktadır. Kararnamenin özelliği laik bir devlet olan Türkiye Cumhuriyeti’nin olağanüstü koşullar söz konusu olduğunda bu ilkeden sarfınazar etmesi ve sadece gayrimüslim yurttaşları askere çağırmasıdır. Sf.300 18 Mart 1942 tarihli kararname ise bu kez 18 Nisan 1941 tarihli ilk kararnameyle silahaltına…
-
Abrevaya’nın Betty Ross adındaki İngiliz gazeteciye verdiği demecin Yeni Asır’da yayınlanan Türkçe çevirisinin tam metni şöyleydi: Fransızca olarak, “Türkiye’de hiçbir vakit, ne dinî ve ne de İktisadî Yahudi aleyhtarlığı olmamıştır” diyerek, söze başladı ve devam ederek, “sureti umumiyede, Yahudi aleyhtarlığı hissi bu iki kaynağın birisinden veya her ikisinden doğan bir his gençlikten ileri gelir fakat…
-
Abrevaya’yı tanıyan bir meslektaşı Niğde’den bağımsız milletvekili seçilmesinden sonra Abrevaya’nın Niğde’nin nerede olduğunu bulmak için ansiklopediye baktığını hatırlıyordu. Sf. 165 Alıntı; Devlet’in Yahudileri ve “Öteki” Yahudi – Rıfat N. Bali, (İletişim Yayınları, 1. Baskı 2004 – Sf. 165) kitabından birebir alınmıştır.
-
Milletvekili adayları arasında gayrimüslimlerin de yer almaları azınlıklar arasında büyük sevinçle karşılandı. 8 Şubat 1935 Cuma günü yapılan seçimlerde 386 aday CHF’den 13 aday ise bağımsız olarak milletvekili seçildiler. V. Dönem milletvekili olarak seçilen bağımsız adaylar arasında yer alan Dr. Nikola Taptas (Ankara), Berç Keresteciyan (Afyon), lstemat Zihni (Eskişehir) ve Samuel Abrevaya (Niğde) gayrimüslimdi. Sf.…
-
Gad Franko’nun oğlu Emil Haim Franko Amerikan Yahudi I Komitesi’nin (AJC) Türkiye raportörüydü. Bu görevinden ötürü gönderdiği düzenli raporlarla AJC’yi Türkiye Yahudilerinin durumu ve Türkiye’deki siyasi gelişmelerden haberdar ediyordu. 1944 yılının Ocak ayına ait ve Varlık Vergisi’ni konu eden bir raporda, büyük bir ihtimalle babası Gad Franko’yu kastederek, şu tespitte bulunuyordu: “Kendilerine tahakkuk ettirilen vergileri…
-
Gad Franko iki kere ölmüştür. İlk ölümü Varlık Vergisi sırasında Aşkale’ye sürülmesiydi. Orada zulüm görmedi ama manevi olarak öldü çünkü Atatürk’e inanmıştı ve böyle bir şeyin meydana gelebileceğini düşünememişti. Bundan dolayı Varlık Vergisi onun için muazzam bir hayal kırıklığıydı. Varlık Vergisi ile sadece bütün ekalliyetlerin değil bilhassa Yahudilerin ekonomik nüfuzunun sona erdirilmesi hedefleniyordu. Bundan da…
-
Kızına göre Salamon Adato, meslektaşı ve DP milletvekili Samet Ağaoğlu, gazeteci ve DP milletvekili Cihad Baban ve Celâl Bayar ile çok yakındı. DP kurulmadan önce Bayar İstanbul’a her gelişinde Adato ile görüşür, yapacağı konuşmalar hakkında kendisine danışırdı. 21 Temmuz 1946 günü yapılan milletvekili genel seçimlerinde hem DP, hem de CHP azınlık cemaatlerinin ileri gelenleriyle görüşerek…
-
“Genel millî karakteri temsil etme açısından Sivrihisar’ın sakinleri, çaresiz askerlerin karşısında beyaz atı üzerinde duran ve her şeye hâkim olduğu vehmine kapılmış olan yüzbaşıdan muhtemelen çok daha fazla temsil kabiliyetine sahiptiler. Otoriter liderlerin yanlış uyguladıkları bir siyasetin Türk halkının kendiliğinden cömertliği ve insancıllığı ile düzelmesi Türk karakteri için bir zaferdi. Aralık ayı civarında askerlere gruplar…
-
“Nafıa takımlarındaki askerler yol inşaatlarında çalışmak zorundaydılar ancak çalışma saatleri çok uzun değildi. Tam manasıyla esirlerin zoraki çalıştırılmaları değildi. Her er Türk askerinin beslendiği tayınla beslenebiliyordu. Parası olanlar ise her tarafta mantar gibi bitmiş olan hususi kantinlerden istedikleri yiyeceği satın alıp yiyebiliyorlardı. Askere alınanlar arasında mevcut olan diş hekimi, hekim, öğretmen, muhasebeci gibi meslek sahibi…