Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: İsmet İnönü

  • İlk adım, Celal Bayar’ın çağrısıyla 26 Aralık 1938 tarihinde toplanan CHP Olağanüstü Kurultayı’nda atıldı. İkinci celsede verilen bir değişiklik önergesiyle parti tüzüğünün bazı maddeleri değiştirildi. Bunlardan 2. Madde daha önce “Parti’nin değişmez genel başkanı, onu kuran Kemal Atatürk’tür,” şeklinde iken, yeni maddede “Parti’nin banisi ve ebedi başkanı, Türkiye Cumhuriyetinin müessisi olan Kemal Atatürk’tür,” deniyordu. 3.…

  • (Celal Bayar’dan alıntı) “Şimdi, Mareşal [Fevzi Çakmak] Erkân-ı Harbiye Reisi (Ge­nelkurmay Başkanı), ben başbakanım. Atatürk malum (…) Üçü­müz Dersim de yapılan büyük ordu manevralarındayız. O sırada biz konuşurken, Dersimlilerin jandarma karakollarımız­dan üç dört tanesini bastıkları haberi geldi. Atatürk’le göz göze geldik. Birbirimizi anlıyorduk. Atatürk benim yüzüme baktı. ‘Ne olacak?’ dedi. Anlıyorum, orada emniyet tesis edilecek.…

  • ‘Dış mihrak’ konusundaki en güvenilir bilgi ise, Jandarma Umum Komutanlığı tarafından hazırlanıp, 100 nüsha olarak ilgi­lilere dağıtılan Dersim Raporu’ndaki şu ifade olmalı: “Hariçteki siyasi teşkilatlar, Dersim’i kendi siyasi emelleri için kullanmayı arzu etmişler ve programlarına da bunu koymuşlardı. Daima pro­paganda altında kalmış olsalar da, rüesa (aşiret reisi) geçinenler­den hiçbirinin, hariçle temas ve muhaberesi tespit edilememiştir.”…

  • Yıllar sonra, Seyit Rıza’nın hukuk dışı yargılamasını örgütleyen İhsan Sabri Çağlayangil’in açıklamasına göre, Dersim müşkülesi (müşkülâti, güçlüğü) şöyle bitmişti: “Neticeyi söylüyorum. Bunlar kabul etmedi­ler. Mağaralara iltica etmişlerdi. Ordu zehirli gaz kullandı. Ma­ğaraların kapısının içinden. Bunları fare gibi zehirledi. Yediden yetmişe o Dersim Kürtlerini kestiler. Kanlı bir hareket oldu. Der­sim davası da bitti. Hükümet otoritesi de…

  • Bu endişelerin egemen olduğu bir ortamda, 20-21 Mart 1937 günü, Pah Bucağı ile Kahmut Bucağını birbirine bağlayan Harçik Deresi üzerindeki Darboğaz tahta köprüsü, Seyit Rıza’nın önderliğini yaptığı Demenan ve Haydaranlılar tarafından yıkıldı ve telefon hatları kesildi. Bunun üzerine Ankara uzun süredir planladığı askeri harekâta başlamaya karar verdi. Uçaklardan atılan 4 Mayıs 1937 tarihli bildiride, bölge…

  • Erkânı Harbiye Reisi Mareşal Fevzi (Çakmak) Paşa ise daha açık konuşmuştu: “1) Dersim’de bugünkü vaziyetin idamesi (devamı) tehlikelidir. Bu vaziyet Dersimlinin maneviyatını takviye etmektedir. 2) Dersimli okşanmakla kazanılmaz. Silahlı Kuvvetler’in müdahalesi Dersimliye daha çok tesir yapar ıslahın esasını teşkil eder. 3) Dersim evvela koloni gibi nazarı itibara alınmalı. Türk camiası içinde Kürtlük eritilmeli, ondan sonra…

  • 1939 seçimlerinin ardından toplanan CHP Beşinci Kurultayı’na Tunceli, Ağrı, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Hakkâri, Mardin, Urfa ve Siirt’ten delege katılamadı, çünkü CHP’nin bu illerde örgütlenmesi yoktu. Partinin örgütlü olduğu Hatay’dan da katılım olmamıştı. Kurultayda valilerin CHP başkanı olması uygulamasına son verildi, ancak eskisi gibi Parti’ye yardımcı olmaları isteniyordu. Sf. 273 Alıntı; Öteki Tarih III (Kemalist Devrimler…

  • Atatürk ile anlaşmazlık yaşadığı için bir süredir inzivada yaşayan İsmet İnönü, Atatürk’ün 10 Kasım 1938’de ölmesinden sonra cumhurbaşkanlığına getirildi. 26 Aralık 1938 tarihinde toplanan CHP Olağanüstü Kurultayı’nda, Genel Sekreter Şükrü Kaya’nın yerine getirilen Refik Saydam’ın önerisiyle, parti tüzüğünün bazı maddeleri değiştirildi. Bunlardan 2. Madde daha önce “Partinin değişmez genel başkanı, onu kuran Kemal Atatürk’tür” şeklinde…

  • 9-16 Mayıs 1936’da toplanan CHF Dördüncü Kurultayında CHF adı CHP olarak değiştirildi. Katı bir devletçilik politikası izleneceği ilan edildi. Milletvekillerinin merkezden tayini de devam ediyordu. 1935’te tayin edilen kişi sayısı 399 idi. Bu 399 kişiden 383’ünün adı bizzat Atatürk tarafından belirlenmiş, 16 kişilik yer bağımsız milletvekillikleri için boş bırakılmıştı. Ancak bağımsızların başvurusu için yeterli süre…

  • Recep Peker. 1934-1935 yılları arasında İstanbul Üniversitesi’nde verdiği İnkılap Tarihi derslerinden birinde, “Şef tarifini şöyle yapmıştı: “Siyasal parti hayatında bilhassa üzerinde durulmaya layık başlıca bir unsur Şeftir. Şef, bir siyasi partinin bütün ana düşüncelerini, iradesini, yapış kuvvetini ve şerefini temsil eder Şef, kendi ruhunda beslediği heyecan ve hararetle partisini ve muhitini ısıtır, aydınlatır..” Bu tanımın…

  • 10 Kasım 1938’de Atatürk’ün vefatından sonra cumhurbaşkanlığına seçilen İsmet İnönü tarafından, 11 Kasım’da hükümeti kurmakla görevlendirilen Celal Bayar, TBMM’deki konuşmasında Atatürk adını sadece altı kez anacak, bir kerecik de “Kemalist rejim” diyecekti. Sf. 258, 259 Alıntı; Öteki Tarih III (Kemalist Devrimler ve İsyanlar) – Ayşe Hür, (Profil Yayıncılık, 2. Baskı Ekim 2012 – Sf. 258,…

  • Muhtemelen bu dışlamaya bir tepki olan Şeyh Said isyanının bastırılmasından sonra Başvekil İsmet Paşa, 27 Nisan 1925 tarihli Vakit gazetesine verdiği beyanatında, rejimin ırkçılıkta ısrarlı olacağını ilan ediyordu: “Milliyet tek birleştiricimizdir. Diğer unsurlar Türk çoğunluğu karşısında etkileme gücüne sahip değildir. Vazifemiz Türk vatanı içinde bulunanları derhal Türk yapmaktır. Türklere ve Türkçülüğe muhalefet edecek unsurları kesip…

  • Fevzi Paşa’nın onayını almadan hiç bir yatırım yapılamaz olmuştu. Örneğin İktisat Vekili Celal Bayar, 1936’da, demir çelik tesislerinin Karadeniz Ereğlisi’nde kurulmasını ekonomik açıdan rasyonel bulurken, Müşir Paşa “Orasını savunmak zordur” diyerek, tesisin hiç uygun olmayan Karabük’e kurulmasına neden olmuştu. Doğu vilayetlerine yol yapılmasını, sanayi tesisi kurulmasını, okullar açılmasını ‘Kürtlük akımlarını teşvik eder’ diye yıllarca engellemişti.…

  • Ancak devletin Kürt paranoyası öyle kolay geçecek türden değildi. 27 Mayıs 1960 darbesinden sadece beş gün sonra, 1 Haziran 1960’ta, bölgelerinde etkili olan toprak ağalarından, aşiret reislerinden, şeyhlerden ve Kürt milliyetçisi olduğundan şüphelenilen toplam 485 kişi tutuklanarak Sivas-Kabakyazı’da açık arazide kurulan bir kampa kapatıldı. Sivas Kampı sakinlerinden bir bölümü, 7 Ekim 1960 günü, 2510 Sayılı…

  • Tasarıya nihai şekli altı aylık bir çalışmadan sonra verildi. 27 Mayıs 1934’te Dâhiliye Vekili Şükrü Bey, TBMM üyelerine yaptığı konuşmada kanunun dört amacından söz etti. Bu amaçlardan birincisi nüfusla, İkincisi muhaceretle, üçüncüsü içerdeki seyyar aşiretlerle, dördüncüsü ise topraksız ve başkalarının toprağında çalışan topraksızlarla ilgiliydi. Şükrü Bey sözlerini “Bu kanun tek dille konuşan, bir düşünen, aynı…

  • Peki, toplumun iliklerine işlemiş dinin böyle aniden sökülüp atılmasıyla ortaya çıkacak boşluğun ne ile doldurulması planlanıyordu? Ekim 1926da yazılmış olan, Samsun Milletvekili Ruşeni (Barkın) imzasını taşıyan ve Mustafa Kemal tarafından okunarak yanına çeşitli işaretler ve notlar konmuş olan, “Din Yok, Milliyet Var” başlıklı makale, dinden boşalan yerin ulusçuluk fikriyle doldurulacağının ilk ipucunu veriyor. Nitekim Türkiye…

  • Ancak şurası gerçek ki, Ankara iki saatlik Menemen Olayı’nı hem Nakşibendi Tarikatı üzerinden dini kesimleri sindirmekte, hem de 1930 yerel seçimlerinde büyük başarılar kazanan (Menemen’de belediyeyi kazanan) Serbest Fırka’ya destek verenlere gözdağı vermekte başarıyla kullandı. Çünkü 8 Mart 1931’de Menemen’de sıkıyönetimin sona ermesine kadar tutuklamalar devam etmiş, 2.200 kişi sorgulanmış, 606 kişi yargılanmıştı. Bu bağlamda…

  • 15 Ocak 1931 günü 105 kişinin yargılanmasına başlandı. Muğlalı Mustafa Paşa, 18, 19, 20, 21, 24 ve 25 Ocak oturumlarında bütün sanıkları sıkı sıkı sorguladı. 24 Ocak 1931’de savcı A. Fuat Bey iddianamesini sundu. 25 Ocak’ta karar açıklandı: 37 kişiye idam, 41 kişiye çeşitli hapis cezaları verilmişti. Evini açmak, silah bulmak, tütün satmak, ip satmak,…

  • Bu atmosfer içinde, TBMM’nin 1 Ocak 1931 tarihli oturumunda, Menemen, Manisa ve Balıkesir’de ‘örfi idare’ (sıkıyönetim) ilan edildi. Örfi İdare Amirliği’ne İkinci Ordu Müfettişi Birinci Ferik (Orgeneral) Fahrettin (Altay) Paşa; Divan-ı Harbi Reisliği’ne de Birinci Kolordu Kumandan Vekili Mirliva (Tümgeneral) Mustafa (Muğlalı) Paşa getirildi. Sf. 60 6 Ocak 1931 günü Muğlalı Mustafa Paşa ve mahkeme…

  • Komutan yardımcısı Albay Nihat Bey, kışlada yatmakta olan 24 yaşındaki Yedek Asteğmen Kubilay’ı görevlendirdi bu sefer. 1902’de Girit’ten gelmiş muhacir bir ailenin evladı olan Kubilay’ın asıl adı Mustafa Fehmi idi. O yıllarda çok moda olan Türkçülük akımın etkisiyle, İzmir Erkek Öğretmen Okulu öğrencisi olduğu zamanlardan beri Kubilay’ı kullanıyordu.  Olaylar sırasında Menemen’de öğretmenlik yapan Kemal Üstün’ün…