Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir

  • “1927’deki İzmir İktisat Kongresinde, Latin harflerinin kabulü konusunda verilen önergeyi, ağır bir biçimde reddettim. Konuşmamda, bu akımın kökenini gösterdim. Mustafa Kemal Paşa’ya bu akımın (Latin harflerine geçmek isteyenlerin yarattığı akımın) bütün Türk ve İslam toplumunu biri birini anlamaz bir hale getirmek için düşmanlarımız tarafından, (1) müthiş bir propaganda ve fedakârlıklar yapıldığını anlattım. O da, taraftar…

  • “Bu basit yöntemi Almanlarda görmeli, Hemen defter kalem çıkartır, hem hafızasını hırpalamaz, hem de bir şey kaçırmaz. Bizde, not almasını adet edinmiş bir hükümet memuruna rastlamadım. Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990 – Sf. 1085) kitabından birebir alınmıştır.

  • “3 Temmuz 1922’de Yahya Kâhya’yı Trabzon’da vurmuşlar. Buna pek canım sıkıldı. Kâhya, Enver Paşa taraftarı idi, onu memlekete sokmaya çalışıyordu. Mustafa Suphi ve arkadaşlarını boğduranın Kâhya olduğu biliniyordu. Kâhya’nın katili, Osman Ağa’nın (Mustafa Kemal’in muhafız komutanı Laz Topal Osman’ın) adamlarıymış ve Ankara’dan gitmişler.” Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990 – Sf. 1090)…

  • Mustafa Kemal iki kuvveti de (Başkomutanlık ve Meclis Başkanlığı) bırakmadı. İkisinden birini Meclis Genel Kurulunun yöneleceği kişiye bırakabilirdi. Millet Meclisi de yiğitlik gösteremedi. Tahmin ettiğim gibi, sonucu da ortaya çıktı. Bağımsızlığını kurtaran Türk Milleti, hürriyetini çok feci bir şekilde kaybetti. Devrim diyerek yeniden, hem de bağımsızlığını kurtaranlar tarafından kanı döküldü serveti mahvoldu. Alıntı: İstiklâl Harbimiz…

  • “Stalin şahsen pek Ermeni düşmanıdır. Kafalı (akıllı), enerjik, mümkün mertebe açık sözlü, komiteci ve sevimli bir adamdır. Ruslarla yaptığımız Barış antlaşmasının tek amilidir (sebep olanıdır.)“ Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990 – Sf. 911) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Bütün hayatım süresince şunu gördüm ki: Belirli usul ve haklara dayanarak kademe kademe yükselmeyip te bir hamlede birkaç merhale (aşama) atlayanlar, dengesini kaybediyor. Dehâsı (olağanüstü aklı) sayesinde oraya çıkmaya hak kazandığını zannediyor.” Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990 – Sf. 772) kitabından birebir alınmıştır.

  • (23.6.  günü Ermeni Üsera Kaymakam’ı, Vartan Mihail Arzumanyan’ın Kâzım Karabekir’e yazdığı mektuptan:)  ”…Rusların başlıca fikirleri, Ermenilerin ve Türkiye’nin üzerinden açık denize çıkmaktır….ben, hiçbir dakika şüphe etmiyorum ki, yakın bir zaman içerisinde, Ankara, büyük Osmanlı hükümeti, Ermeniler ve diğer komşu milletler, eski kendi düşmanlıklarını terk ederek, bir biçimde birbirleri ile el ele vererek, genel düşmana karşı…

  • “Mustafa Kemal’in karargâhının bir kumarhane, bir sefahat yuvası haline gelmesi doğru mu idi?” Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990 – Sf. 809) kitabından birebir alınmıştır. BAKKALIN NOTU (1993): Karabekir Paşa bu durumu bir şifre yani gizli yazı ile Kemal Paşa’ya bildiriyor.

  • “İsmet Paşa kuvvetleri sağ cenah (kenar) gerisinde toplamış, Fevzi Paşa bunu düzeltmiş, sol cenaha sevk etmiş… Sakarya Meydan Muharebesinin son günü, Mustafa Kemal Paşa savaşı kaybettiğine hükmederek, ricat (geri çekilme) emri vermiş ise de Fevzi Paşa, bunu, sabahki durumu gördükten sonra kumandanlara bildirmeyi uygun görmüş. Hâlbuki sabahleyin düşmanın ricatı görülünce, zaferin bizde kalması temin olmuş.…

  • “Celalettin Arif Bey’in (1) bana ilk verdiği haber, Mustafa Kemal Paşa’nın çok kötü bir çevresinin olduğu, … Mustafa Kemal Paşa’nın Doğu harekâtına taraftar olmadığını ve Doğu Ordusunu Batı’ya çekmek arzusunda olduğunu… bildirdiler.” Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990 – Sf. 837) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2007): Celalettin Arif Bey, 1908’de açılan…

  • “Ani, eski Ermeni hükümdarlarından Bekratlar’ın başşehri imiş. 1045’de Roma İmparatoru tarafından işgal edilmiş. Fakat 19 yıl sonra Alparslan fethetmiş. Sonra sırasıyla İran, Ermeni, Gürcü ve Türkler tarafından işgal edilmiş. 1300’lü yıllarda müthiş bir depremden sonra burası harabe olmuş.” Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990 – Sf. 977) kitabından birebir alınmıştır.

  • “8 Eylül 1920’de Moskova’dan gelen altın külçelerini kantarda tarttırdık. Erzurum’da 200 Kg bıraktık, bu kadarını da Ankara’ya gönderdik.” Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990 – Sf. 842) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Kötülük yapan birine iyilik yapmak doğru bir şey değildir. Çünkü suçlu hep, suçuna karşı verilecek olan cezayı beklediği için, yapılan iyiliğin, yapılması düşünülen kötülüğü anlamaması için uyutturulmak için yapıldığını zannederek, her zaman kuşkuda bulunuyor, daima sizin kötülüğünüze davranmakla tetikte durduğunu zannediyor. … Bir memlekette, hiç şüphe yoktur ki, her işin esası adalettir. Buna saygı göstermeyenler,…

  • “20 Eylül 1920’de Ermeni harekâtına Mustafa Kemal Paşa’nın müsaade eden telgrafı geliyor…. 28 Eylülde de saldırı başlıyor.” Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990 – Sf. 847) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Kemalist tabirinin yayılmasını tehlikeli gördüğümü, 1923 yılı sonunda Bursa’da, Mustafa Kemal Paşa’ya Fevzi Paşa’nın yanında izah ettim, hiç ses çıkarmadı. … 12 Şubat 1922’de Varlık Gazetesi’nde şunları yazdım: “Kemalist deyimi ile bir taraftan Türk varlığını kişi ile geçerli göstererek, milletimizi âleme gelişmemiş tanıtarak, idrakini (algılama gücünü, aklını) küçültmek ve diğer taraftan da bu varlığın, bütün…

  • “Kâzım Karabekir Paşa 31.10.1920’de Ferik (Orgeneral) oluyor. 3 Aralık 1920’de Gümrü Antlaşması.” Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990 – Sf. 862) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Zaferden sonra Bursa’ya geldiğim zaman Fevzi Paşa bana, “Mustafa Kemal Paşa’yı diktatör yapacağız!” demiştir.” Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990 – Sf. 1039) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Mustafa Kemal Paşa’dan 8.12.1920 tarihinde gelen telgrafta: “… şiddet yanlısı ve cüretkâr ve gerektiğinde kahhar (kahredici) olan bir arkadaşa şahsen ihtiyacım his olunur derecededir. Bu arkadaşın, ordunuzda önemli görev yapmakta olan Miralay (Yarbay) Halit Bey olacağını ümit ediyorum.” Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990 – Sf. 867) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU…

  • ” 21 Ekim 1921 tarihinde El Cezire’deki Kürdistan İstiklâli (bağımsızlığı) Cemiyetinin Beyannamesi Kürtleri İstiklâle davet ediyordu. ..Kürtlerin gericilikle ayaklandırılmaya çalışıldığı görülüyordu. Nüfuslarından çok, işgal ettikleri sahanın genişliği önemliydi. Kürtlerin başlarındaki şeyhler, şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da büyük roller oynayacaklar. Bunların, üniversite ilahiyat bölümünden veya hukuk fakültesinden çıkmış ve Kürtçe öğrenmiş aydın kişilerle bir…

  • “Kürtlük olayı çıkmaması için, aşiret subayları ile yakından ilişki ve onlara iş bulmak ve o bölgeyi sürekli uyarmak, Doğunun bütün kaynaklarından mevcut olan çok bol miktarda silah ve cephanenin Batı’ya nakli…” Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990 – Sf. 895) kitabından birebir alınmıştır.