Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir

  • “23 Nisan 1922 de Ağaç Bayramı yaptırdım.” Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990 – Sf. 1059) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Doğu hareketini barış antlaşması ile taçlandırarak, istiklâl mücadelemiz için bir azim ve iman doğurduğumuzu, Meclis Başkanımız Mustafa Kemal Paşa, bir cümle ile olsun söylemiyorlar.” Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990 – Sf. 897) kitabından birebir alınmıştır.

  • “1 Mayıs 1922’de Aşiret Alaylarının (1) ve dolayısı ile Kürtlerin ıslahı (iyileştirilmeleri) için düşündüğüm şeyleri, Aşiret reisleri kumandanı Sabri Bey ve kurmaylarımla (Komutanın askeri danışmanları, yakın çalışma arkadaşları) görüştüm. Düşündüklerimi uygun buldular. 12 Yaşından küçük yetenekli çocukları gece yatılı okullara almak, bu işsiz insanlara iş bulmak, (ziraat birlikleri, yol yapım birlikleri gibi). Aşiret Alayları barış…

  • “23 Haziran 1920’de harekât yapacaktık (Ermeni Savaşı) gece harekâtın tatili emrini verdiler ve 5 Temmuz’da yeniden Batı’ya bir Fırka göndermekliğimi istediler.” Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990 – Sf. 754) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007): Karabekir Paşa 23 Haziran 1920’de Ermeni Harekâtını başlatıyor. Mustafa Kemal Paşa ve İsmet Paşa telgraf ile…

  • “Bana, İstiklâl Harbinde yetki vermek şöyle dursun, Doğu’da bulunmaklığım bile arzu olunmadı. Büyük Zaferden sonra da bu konuyu İsmet Paşa’ya söyledim, bunu, Mustafa Kemal Paşa’ya açmamaklığımı rica etti. Çünkü benim Doğu’da özellikle yetki ile bulunmak lığımdan çekiniyormuş.” Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990 – Sf. 909) kitabından birebir alınmıştır.

  • (İsmet Paşa 7 Mayıs 1922 günü Kâzım Karabekir Paşa’ya gönderdiği mektupta, Karabekir’in açtığı okul ve öğrencilerin başarılarından gururla bahsediyor ve şunları yazıyor:)  “İçimizde senden daha olumlu ve daha kalıcı ve ebedi iş yapanımız var mı?” Bu okullara darbe, İsmet Paşa Hükümeti zamanında vurulmuştur. Yukarıdaki samimi takdir ile iktidardaki fiili darbe ancak İsmet Paşa’nın açıklayabileceği bir…

  • “Bence Padişahları da başkanları da yanlış işlere yönlendiren tek şey, “Her işi sorumlu ve ilgili olana vererek ve ona güven ile onun fikrine saygı.” gereğini anlayamadıklarından ileri geliyor.” Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990 – Sf. 764) kitabından birebir alınmıştır.

  • “30 Ağustos 1919’da Hacador Ağa, Ermeniler adına Kürtlere mektup yazıyor, uzlaşma ve Osmanlı’ya karşı birliktelik istiyor. Kürtlerin 4 Eylül 1919’da verdiği cevapta: “Muhaddedatı Osmaniye’ye (Osmanlı hudutlarına) saldırmayı mubah gören (uygun gören) Ermeniler ile Kürt milleti bir araya gelemez. Ermenilerin on misli fazla olan Kürt milleti, Ermeni himayesine giremez ve girmesi de imkânsızdır. .. bizim sizinle…

  • “Mustafa Kemal Paşa zannediyor ki İstanbul Meclisi her şeye boyun eğecek ve bir sulh kabul ederek kendilerini boşlukta bırakacak. Bu yanlış tahmin ile gereksiz işlerle açık bir biçimde meşgul görünerek İstanbul’da olay çıkmasını hızlandırmaya çalışıyorlar.” Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990 – Sf. 453, 454) kitabından birebir alınmıştır.    

  • (Kâzım Karabekir, Mustafa Kemal’in Sivas’taki konuşmasını anlatıyor:)   “Meclis kesinlikle İstanbul’da toplanmasın. İstanbul Hükümetini millet gözünde gayrimeşru (meşru olmayan, haklı olmayan) gösterip, lağvetmek (ortadan kaldırmak) ve Eskişehir veya Ankara’da Milli Meclisi toplayıp, milli bir hükümet yapmak. Bu işleri başarmak için, ordu aracılığı ile bir devrim hareketine başlamak.” Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları,…

  • “1- Meclis-i Mebusan Ankara’da toplanacaktır. 2- Meclis üyeleri medeni cesaret, fikri yetenek, dini selâbet (dini kökeni temiz) ve milliyetçilik gibi niteliklere sahip olmakla birlikte 25 yaşından küçük olmayıp, kötü şöhrete sahip olmamaları şarttır……   4- Gayri Müslimler seçime katılmayacaklardır.” Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990 – Sf. 514) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Ali Fuat Paşa eski fikrinde ısrar ediyor, Mebusların İstanbul’a gitmemesini sağlayarak, derhal ihtilal durumuna geçmeyi istiyor. Bu sert kararının dayandığı düşünce: “Bizde kamuoyu yoktur, bir veya birkaç kişi öne düşmelidir.”” Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990 – Sf. 355) kitabından birebir alınmıştır.

  • Padişah, 11 Nisan 1920’de bir emir ile Meclis-i Mebusan’ı kapattığını söylüyor.  Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990 – Sf. 578) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Namus ve hamiyetinden (üstün değerleri koruyan insan olduğundan) emindim. Zayıf tarafı, kuvvetten korkar, kötü durumlarda fazla kötümser olmasıydı.” Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990 – Sf. 312) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tarihimizde bu kadar koyu bir taassuplu (tutuculukla) dini törenle bir meclis açılmamıştır. …acaba yer yer başlayan ayaklanmalara karşı bir sigorta mı olacağı düşünüldü? Ne olursa olsun inanç ile taassubu milli meclisin başlangıç gününden ayırmak daha ihtiyatlı (tedbirli) olurdu. Yani ne cuma gününü seçmeye ve ne de bu kadar velveleye gerek yoktu. Gösterilen bu taassubun devamı…

  • “26 Kasım 1919’da Sivas’ta Fevzi Paşa, Mustafa Kemal Paşa’yı tutmaklığımın (desteklememin), ileride kötü nam (ün) alacağını anlattı. Söylediği iki şey şudur: 1- Tek dayanağı sen olan Mustafa Kemal Paşa, muhteris (hırslı) ve menfaat düşkünüdür. Amacı, hükûmet şeklini değiştirmek, diktatör olmaktır. Ahlakça herkesçe kötü tanınan bu zatın, milletin başına belalar getireceğini seni seven bütün arkadaşlarımız ve…

  • Gümüşhane milletvekili Zeki Bey Trabzon içerisinde faaliyet yapmak üzere İstanbul’dan hareket etmiştir. Gelmekten çekinmesi halinde hal ve hareketlerinin sıkı gözetim altına alınarak halkı fesada teşebbüsü (yeltenmesi) halinde hemen tevkifi ile hakkında tutuklu vaziyette iken Hıyanet-i Vataniye Kanununun tatbik edileceği … Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990 – Sf. 649) kitabından birebir alınmıştır.…

  • “Önce seçimlere karıştırılmayacaktık, sonra benim astım (görev itibarı ile altta olan) olan bir Fırka Kumandanı ile Trabzon’dan Halit Bey ile … ve verdiği söze rağmen, bu haberleşmeye çok canım sıkıldı. 26.11.1919 tarihli telgraf; “Lazistan sancağına aday olarak, sizce uygun görülen, Rizeli Osman Efendi’nin başarısının sağlanması bizce temenni olunur Efendim. Mustafa Kemal”” Alıntı: İstiklâl Harbimiz –…

  • “Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’nın 6 Mayıs 1920 tarihli cevabi yazısı müthiş bir gerilemedir. Ermenilere karşı yapılacak harekâtın mahzurları (sakıncaları) sayılarak hareketten vazgeçiliyor. Hâlbuki bu hareketin gerekli olacağı bir yıldan beri söylenmiş, tartışılmış ve özellikle İstanbul olayında (İstanbul’un 16. Martta işgali olayı) Mustafa Kemal Paşa hararetli olarak uygulama zamanı ve imkânı hakkında fikrimi soruyor, daha doğrusu…

  • “26.11.1919’da Sivas Kongresinde öğlenden sonra, Mustafa Kemal ile 3. Kolordu komutanı Selahattin Bey tartışıyor. Selahattin Bey, yumuşak olalım, behemehâl (her halükarda) hükümet ile anlaşalım, dedi. Mustafa Kemal Paşa’da, Selahattin Bey’e kızıp bağırarak cevap verince de, Selahattin Bey de “Bağırmaya hakkınız yok, fikrime hürmet etmiyorsunuz.” dedi ve çıktı gitti. Ertesi gün Selahattin Beyin dairesine (ofisine) gittim.…