Kategori: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir
-
“Mustafa Kemal Paşa’nın işi vurmak, kırmak, ezmek, çiğnemek gibi gördüğüm eksikliklerini uygun düştükçe içten öğütlerimle düzeltmeye uğraşıp duruyordum. İlk hamlede bu tabiatından (huyundan) dolayı herkesi aleyhine düşman ediyordu. … Mahalli isyanlarda da önce evham (derin endişe), korku, sonra şiddetli ve yanlış hareketler, isyanları kolaylaştırıyordu. … Eğer tesadüfen Anadolu’ya gelmeseydi, belki de Kuvayı Milliye aleyhine harbe…
-
“Bütün Kürtlük bölgesinde, en önemli manevi güç: Din. Teşkilata dâhil bazı reislerin düzenli aylıklarını vermek de maddi güç idi.“ Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990 – Sf. 371) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Van Valisi Mithat Bey bir harabeden ibaret olan ve halkı derin üzüntü ve matemler içerisinde yaşayan Van’a pokercilik, içkicilik, Ermeni kadınları ile yaşamak usullerini öğretmekten başka bir şey yapmamıştır…. Ankara’ya alındı. Tekel Genel Müdürlüğü’nde önemli bir yolsuzluk ortaya çıktı. ..Fakat bu önemli konu kapandı. Mithat Bey, Kılıç Ali Bey’in eniştesi olmuş, ikinci Meclis’te de mebus olmuştur.”…
-
“Bolşevikler bilmiyorlar mı ki öncelikle Laz denilen insanların toplamı 40.000’i aşmaz ve bunlar Batum ile Rize’nin hayli doğusundaki bir bölgede sakindirler (yerleşiktirler). İlkel bir kavim olan 40.000 kişinin, dünyanın hiçbir yerinde oyları (1) sorulmaz. Sonra, Kürtlerden bahis ne demektir? Gerçi Genel Harpten önce (1. Dünya Savaşından önce)bütün dünyada 3 milyon kadar Kürt vardı. Ve çoğu,…
-
“Mustafa Kemal’in Ankara Valisi’nin yakalanması için kullandığı Keskinli Rıza Bey 1926 yılı Ocak ayında, yani bu olaydan altı yıl sonra, Cumhurbaşkanı Gazi Paşa’yı da dağa kaldıracağı suçlaması ile Ankara’da İstiklâl Mahkemesi tarafından asılmıştır.” Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990 – Sf. 306) kitabından birebir alınmıştır.
-
“27.12.1919 Mustafa Kemal Paşa Hazretlerine Çok Mahrem (gizlidir): “Rawlinson geldi görüştük. Görünürde 15. ve 13. Kolordularda Ateşkes şartları oluşturulmuş mu araştırması. Fakat asıl görevi, gayri resmi olarak haricin ve dâhilin, hatta hükümetimizin dikkatini çekmeksizin benimle görüştükten sonra sizinle görüşmektir. Lord Gurzon (İngiltere Başbakanı) demiş ki: ‘Türkiye’de şimdiye kadar kuvvetli bir hükümet göremediğimizden, barış mümkün olmadı.…
-
“4 Ekim 1919’da Birliklere şu emri verdim: “Asker bulunmaklığımız dolayısıyla, seçimlerle hiçbir ilgimiz yoktur. … fakat ilmen ve ahlâken istenilen şartlara sahip olmayan kişilerin de seçilmemesinin temini milletin ve memleketin selameti adına bizlere borçtur. Bu konuda gayret edilmesini rica ederim.”” Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990 – Sf. 314) kitabından birebir alınmıştır.…
-
“İsmet İnönü 20 Ocak 1920’de Ankara’ya geldi. 23 Ocak 1920’de tekrar gitti. 6 Mart 1920’de İstanbul’un işgalinden sonra tekrar Anadolu’ya geçti. 6 Nisan 1920’de Ankara’da.” Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990 – Sf. 417) kitabından birebir alınmıştır.
-
“27 Ağustos 1919’da İsmet’ten gelen mektup; “Eğer ABD’nin gelmesi suya düşerse, İngiltere için bugünkü taksim durumunu düzenlemekten başka yapılacak bir şey yok gibidir ki İngilizlere diğerleri bu konuda yardım edecekler, karşı çıkmayacaklardır. Eğer Anadolu’da halkın Amerikalıları diğerlerine tercih ettikleri şeklinde ABD milletine başvurulursa çok yararı olacaktır deniliyor ki ben de tamamıyla bu kanaatteyim. Bütün memleketi…
-
“Bilhassa (özellikle) ajanslarda, gazetelerde, ağızdan hücumlar hep Mustafa Kemal Paşa’ya idi. Ahlakı, ihtirası hakkında her gün ağız dolusu laflar da söylendiğini kendisi de biliyordu. … Olayların icat edildiğini ve Mustafa Kemal Paşa’nın bu şekilde oldu-bittilerle diktatörlüğe yürüdüğünü, zamanında Erzurum’da iken Elazığ Valisi Ali Galip’i öldürmek istediğini, onun da şimdi buna (Mustafa Kemal’e)karşı hareketi (Sivas Kongresini…
-
“Mustafa Kemal’in 15.9.1919 tarihli telgrafından sonra; Bu yeni talimatla, yarbay rütbesindeki askerler, sivil bürokrasiye de amir oluyor ve itaat etmezlerse millet namına (millet adına, mahkeme gibi) tevkif (tutuklama) hakkına sahip oluyorlar. Belirli insanların tutuklama yetkisi Kolordu Kumandanlarının altına kadar inerse, millet namına diye neler olur bilinmez?” Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990…
-
(Karabekir, Mustafa Kemal Paşa’ya hitaben yazmış🙂 “Trabzon’da güçlü bir el bulundurmak konusundaki kanaatimde ısrar ederim. Orada güçlü dimağlar (zeki insanlar) çok olabilir, fakat kalplerin ihtirası ve şahsi menfaatler ile dolu olması, çoğu zaman güzel dimağların zekâ ürünlerini istenmeyen sonuçlara götürebilir.” Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990 – Sf. 251) kitabından birebir alınmıştır.
-
“General Harbord; “ABD, sermayesi ile Türkiye’ye yardım etmek ister. Bunu iyi kabul edeceğinizi, şimdiye kadar görüştüğümüz idarecilerden ve halkınızdan anladık. Fakat bu sermayeyi korumak için bir miktar da asker getirmek ister.” der. (Karabekir Paşa cevaben;) “Sermayeyi Türklerin yağma etmesinden mi korkuyorsunuz? Yoksa bir yabancı devletin saldırısından mı? Eğer Türklerden korkuyorsanız, bu büyük bir haksızlıktır ve…
-
“26 Eylül 1919’da İngiliz askerleri Eskişehir’den çekiliyorlar.” Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990 – Sf. 297) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1993): Emperyalist İngiltere galip geldiği bir savaştan sonra Türkiye’nin bir bölümünü, hem de orada hiçbir direniş veya zorlama yok iken terk ediyor.
-
“Bugün de 28 Eylül.1919’da 13. Kolordu Komutanlığından gelen bir şifreden (gizli yazıdan), Kürtlerin de Paris Konferansına, istiklâllerini (bağımsızlıklarını) kurtarmak için girişimde bulundukları anlaşılıyor. Rumlar ve Ermeniler daha önce bu marifeti yapmışlardı, sersemlik sırası Kürtlere gelmiş. Oysa Bölgemizdeki Kürtler böyle bir girişimin, Ermenistan hesabına olacağını öğrenmişlerdir.” Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990 –…
-
“Ekim 1919’da Konya Valisi Cemal Bey, mahkûmları silahlandırıp yabancıların müdahalesini sağlamaya çalışmışsa da, Refet Paşa’nın baskısı ile İstanbul’a kaçmış. .. Konya’da İngiliz ve Fransız temsilcileri Refet Rey’i ziyaret ederek, Milli Harekata karşı tamamen tarafsız olacaklarını teyit eylemişlerdir. (onaylamışlardır)“” Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990 – Sf. 303) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU…
-
“Üryanizâde Cemil Molla, Padişah’a haber göndermiş: “Padişahı için canını feda eden Sadrazamlar görülmüştür, fakat Sadrazam uğruna canını feda eden Padişah ilk olarak kendileri görülüyor.” Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990 – Sf. 296) kitabından birebir alınmıştır.
-
” 27 Ağustos 1919’da Ali Fevzi Paşa; ” … Padişah ve Hükûmet İngiltere’nin himayesini kabul etmişlerdir. Fakat milletten korkarak henüz ilan etmiyorlar. İzzet Paşa ve taraftarları ise Amerikan mandası istiyorlar.” diyor. Bizim ise, kararımız, .. Nihayet çaresiz kalınırsa istiklâlimiz mahfuz kalmak (Bağımsızlığımız saklı kalmak) ve memleket parçalanmamak üzere Amerikan yardımına taraftar olmaktır.” Alıntı: İstiklâl Harbimiz…
-
“Trabzon Metropoliti Hrisantos 2 Mayıs 1919’da Paris sulh (barış) konferansına verdiği muhtırada; “Aynı mıntıkanın (bölgenin)Müslüman ahalisi 232 bini Lazistan sancağına ait olmak üzere 1.068.000 kişidir. Pontus mıntıkası için 836 bin Müslüman kalıyor. Pontus Müslümanları çeşitli millettendirler; 340 bini hakiki Türk, 200 bini Sürmeneli, 50 bini Kafkasyalı, 200 bini Oflu, 5 bini Stavriyondur. Stavriyonlar Hıristiyan’dır. ..…