Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars

  • “29 Aralık 1925’de Ankara’ya döndüler, Tren istasyonunda, askeri bir törenle, Başbakan İsmet, Meclis Başkanı Kâzım Paşa, Mebuslar ve Cumhurbaşkanı Yaveri (emir subayı, sekreteri) karşıladılar. Ankara’daki idam hükümlerini meclis binasının önünde uyguladılar.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 314 ile 321 arası) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007): Meclis’e de gözdağı vermek gerekiyor,…

  • “Şapka Kanunu’ndan önce uygulama başlayınca, Kasım ayı başında Malatya’da olay çıkmış, 14.11’de Sivas, 22.11’de Kayseri ve Erzurum, 25.11’de Rize, 26.11 Maraş, 4.12. Giresun, ayaklanmalar oldu. 25 Kasım’da Şapka kanunu çıktı, 26 Kasım’da Meclis, istiklâl Mahkemesine Meclis onayı olmadan idam cezası verip uygulama yetkisi verdi.  İstiklâl Mahkemesi 25 Kasım 1925’de Sivas’a geldi, Sivas’ta şapka aleyhine duvarlara…

  • “İstiklâl Mahkemesi 30.9.1925 günü İzmir’e geldi. Başkan Ali Bey açıkladı: “… Yörede asayişin iyi olduğunu ancak bazı zararlı davranışların bulunduğunu bunların yok edileceğini belirtti.”  9 Ekim’de Antep’teler, Cumhuriyet aleyhine konuşan birisine 2 yıl hapis cezası verdiler. 10-11 Eylül’de Maraş’talar, Çuhazade Mehmet Bey ve hamile karısını öldüren 10 kişi vicahen (yüzlerine karşı), iki kişi de gıyaben…

  • “30 Kasım 1925’te 676 Sayılı Kanunla, Tekke, Zaviye ve Türbeler kapatıldı. Ve din görevlilerinin hepsinin dini kıyafet giyinip giyinmeyeceği bu kanunla belirlendi.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 296) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2007): Kürtler, Şafii mezhebinden olup hem bu nedenle hem de etnik yapıları gereği dini akidelere, kurallara Hanefilerden daha…

  • “25.11.1925’de Şapka Kanunu kabul edildi. Madde – 1 TBMM azaları,  İdare-i umumiye ve hususiyye (Ankara’da merkezi bulunun resmi ve özel kurumlar) ve Mahalliye (yerel yönetimler) ve bilumum müessesana (bütün kurumlara) mensup ve onların müstahdemini (bu kurumlarda bulunan ve çalışanlar), Türk Milletinin iktisap etmiş bulunduğu (edindiği, kazandığı) şapkayı giymek mecburiyetindedir. Türk halkının da umumi serpuşu (genel…

  • “12 Mart 1925’te Şeyh Sait isyanında tamamıyla Hükûmeti desteklemiş olan sol dergi ve gazeteler de Takrir-i Sükûn Kanununa dayanılarak toplatıldı. Ve Nisan ayında Dr. Şefik Hüsnü, Nâzım Hikmet, Hasan Ali yurt dışına kaçmışlardır. Mahkeme bu üç kişiye 12.8.1925’de 15’er yıl kürek cezası vermiştir.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 276 ile 279…

  • “İstiklâl Mahkemesi başkanı Ali Bey’in 17.8.1925 günü, Hâkimiyet-i Milliye gazetesindeki beyanatında (açıklamasında): “…bütün Cumhuriyet ve gelişme düşmanlarının bu sayede yok edileceği…” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 274) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007): Bu mahkemelerin yaptıklarının bir hukuk cinayeti olduğunu belgeleyen bir beyanat.

  • “Mustafa Kemal, 26 Ağustos 1925 günü Kastamonu – İnebolu’da “Başa giyilecek olan serpuşun (başlığın) adına şapka derler. .. Bu kadar yüksek ve önemli bir sonuca ulaşabilmek için gerekirse bazı kurbanlar da verilir” dedi.”  Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 286) kitabından birebir alınmıştır.    BAKKAL’IN NOTU (2007): Bugün kasket dediğimiz siperlikli şapkadan bahsediyor.…

  • “Tarikat-ı Salahiye” örgütü mensuplarından 11 kişi idam edildi. Lütfü Fikri Bey’de bu davada yargılanıyordu, Mustafa Kemal Mahkeme’ye gönderdiği yazı ile hukuk-u şahsiyeleri ile (kişisel hukuku ile) Mustafa Kemal’e hakaret ile)  ilgili olan dava için feragat (hakkından vazgeçme) ettiğini bildirmiş olduğundan, mahkeme bu sanığı berat ettirdi.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 267)…

  • “21 Mayıs 1925’de Şeyh Sait’in ilk sorgusu başlamadan önce, Savcı Süreyya Bey, onunla özel olarak görüşmüş. Şeyh Sait, bu isyanı planlamadığını, dini nedenlerle isyana katıldığını ve gayri ihtiyari lider olduğunu iddia ediyor. Sonra sorgulanmasında: “Beni ayaklanmaya iten iki sebep vardı, biri Şeriat, diğeri de, basın” dedi.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf.…

  • 16 Nisan’da yakalanan Şeyh Sait ve 38 arkadaşı, 6 Mayıs 1925’de Diyarbakır’a getirildiler. Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 155) kitabından birebir alınmıştır.

  • “3 Haziran 1925’de Şeyh Sait duruşmalarının başlangıcına kadar, Şark İstiklâl Mahkeme’leri 389 kişiyi yargıladı, 49 idam, 47 beraat 47 kişi mahkûm olmuş diğerlerinin davası sürmekte idi. Kürt Teali Cemiyetinden, Seyit (Seyit, Peygamber soyundan olan kişi) Abdülkadir ve arkadaşları, İstanbul’dan Diyarbakır’a getirilip yargılanarak asıldılar.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 155) kitabından birebir…

  • “Urfa Siverekli Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası kâtibi Emekli Yarbay Fethi Bey’in mahkemesinde: Hatıra Defteri incelenmiş, defterde “bakla, mercimek, şalgam” gibi kelimelerin şifre (gizli yazı) olmasından şüphe edilmiş, Fethi Bey bunu reddetmiş. Bu ayaklanma ile bir ilişkisinin olmadığını söylemiş, hatta Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasının programındaki dine hürmetkârlık umdesini (kuralını) da beğenmediğini söylemiştir. Yine de 5 yıl kürek cezasına…

  • “Şark İstiklâl Mahkemesi duruşmasında yargılanan Molla Süleyman Oğlu Mahmut, Cemil Paşazadelerin Şeyh Sait’in düşüncelerini kabul ettiklerini işittiğini söyleyince, Mahkeme, Cemil Paşazadegil’den Cevdet, Kadri, Memduh ve Muhittin Beyler tutuklandı ve Şeyh Sait ile birlikte yargılandılar.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 144) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Savcı Süreyya Bey ile hâkim Lütfi Müfit Bey, görev alanları konusunda tartışıyorlar. Savcı İstiklâl Mahkemelerinin sadece “İstiklâl Mehâkimi (Mahkemeleri) Kanunu” kapsamındaki suçlarla ilgileneceğini, hâkim ise daha geniş kapsamlı düşünüyor. Ve “Bizim belli bir amacımız vardır. Ona varmak için ara sıra kanunun üstüne de çıkarız” diyor. Zaten Mustafa Kemal, 16.01.1923’de İzmit’teki basın toplantısında “İnkılâbın kanunu mevcut…

  • “Şark istiklâl Mahkemesi İsmet Paşa’ya başvurarak bu ayaklanmada bazı Milletvekillerinin de adlarının geçtiğini, bunları sorgulamak için Hükûmetin bir formül bulması gerektiğini yazıyor. Hükümet, Meclis’in toplanıp ta karar vermesinden başka yolu yok, diyor.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 136, 137) kitabından birebir alınmıştır.

  • “22.04.1925 Günü, Üçüncü Ordu Müfettişi Kâzım Diyarbakırlı Paşa Silvan’daki bazı asilerin ve Şeyh Şemsettin’in sığınmak istediğini, bu konuda Şark istiklâl Mahkemesi’nin görüşlerinin ne olduğunu Mahkeme’ye soruyor. Mahkeme ve Hükûmet bu olayların tüm ileri gelenlerinin ezilmesi, yok edilmesi görüşünde direniyor.  Üçüncü Ordu Müfettişi Kâzım Diyarbakırlı Paşa, ayaklanmanın af yoluyla daha kolay, daha çabuk sona erdirileceği görüşünde.…

  • “Şark istiklâl Mahkemesinin ele aldığı ilk önemli dava Siverekli Şeyh Eyüp ve Dr. Fuat Bey’in davası. Şeyh Eyüp, Şeyh Sait’i tanımıyor, sadece Terakkiperver Fırkayı seviyormuş ve Parti’nin Urfa Kâtibi Fethi Bey’in arkadaşı, idam edildi. Dr. Fuat Bey ise Osmanlının son Sadrazam’ı Damat Ferit Paşa’ya gönderdiği mektuptaki bilgilerle idama mahkûm oldu.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün…

  • “İsyan Bölgesi İstiklâl Mahkemesi diğer adı Şark İstiklâl Mahkemesi heyeti, Diyarbakır’a 12 Nisan 1925’de vardıklarında, Üçüncü Ordu Müfettişi Kâzım Diyarbakırlı Paşa, Heyet’e, bütün yöreyi asi olarak gördüğünü ve buna göre tedbir alınması gerektiğini teklif etmiştir.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 131) kitabından birebir alınmıştır.

  • “İlk sanık, Urfa’da Seferberlik (1)  aleyhine propaganda yapmaktan tutuklu olan Urfa Mutasarrıfı ve Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasının Urfa Şubesi Kâtibi olan Emekli Yarbay Fethi Bey.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 131) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1) (1996); Seferberliğin kelime anlamı: Daha önce askerlik görevini yapmış olanların, savaş hali nedeni ile yeniden…