Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: İstiklâl Mahkemeleri
-
“İzmir Suikastı davasında, Kâzım Karabekir, Ali Fuat Cebesoy, Refet Bele, Cafer Tayyar Paşalar ve Bekir Sami Bey savunma yapmayı reddettiler.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 359) kitabından birebir alınmıştır.
-
“13 Temmuz 1926 Salı günü istiklâl Mahkemesinin kararı okundu, duruşmaların yapıldığı Elhamra sinemasının önü büyük bir kalabalık tarafından dolmuştu. Salonda ileri gelen görevliler ve yüksek rütbeli subaylar bulunuyordu.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf.359) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007): Seyirciler ve halkın baskısı sonucu mahkeme sanıkları beraat ettiriyor. Bu mahkemelerde subayların…
-
“Eski Maliye Nazırı Cavit Bey sorgusu sırasında elini cebine koyarak konuşunca, istiklâl Mahkemesi Başkanı Ali Bey çok kızmış, kendisine hakaret etmişti. Duruşmayı izleyen Falih Rıfkı Atay, aynı gün Mustafa Kemal ve İsmet Paşa’ya “Paşam, bir adalet mahkemesi veya siyasi bir rejim mahkemesi, ikisi de olur. Adalet mahkemesi yalnız haklıyı haksızı, rejim Mahkemesi de yalnız kendi…
-
“İstiklâl Mahkemesi Başkanı Ali Bey Kâzım Karabekir Paşa’ya “Niçin muhalefete geçtin” diye soruyor. Paşa, kendilerinin yobaz olarak tanıtıldıklarını, bir parti kurmaya zorlandıklarını ve Hükûmetin de bunu teşvik ettiğini söyledi. Çeşme’de bulunan Mustafa Kemal, Kâzım Karabekir Paşa’nın Mahkeme’de yaptığı konuşmaya izin verildiği için kızmış, Çeşme’de yapılan bir baloya istiklâl Mahkemesi üyelerini de çağırtarak burada onları sert…
-
“3 Temmuz 1926’da Kâzım Karabekir, Cafer Tayyar Paşa (1) Ali Fuat Cebesoy Paşa, Refet Bele Paşa, Rüşdü Paşa, Sivillerden, Sabit, Halis Turgut, İhsan, İsmail Canbolat, Münir Hüsrev, Faik Beyler. Bunlar Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasının Mebusları. Ve eski İttihat ve Terakki mensuplarından, Eski Maliye Nazırı Cavit Bey (2), eski Ardahan Mebusu Hilmi Bey ve Kara Kemal Bey…
-
“Ziya Hurşit, İzmit Mebusu Şükrü Bey’i (1) suçlayınca Şükrü Bey Avukat tutmak istediğini söyledi. Mahkeme Başkanı Ali Bey: “istiklâl Mahkemesi Dava Vekillerinin (Avukatların) cambazlığına gelmez, mahkememizin derecatı yoktur (hudutsuz bir mahkemedir, bir üst mahkemesi yoktur)” dedi. Meclis Başkanı Kâzım Paşa (Kâzım Özalp) özellikle Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası üyesi olan Mebusların dokunulmazlıkları olmasına rağmen tutuklanmaları karşısında yaptığı…
-
“Kâzım Karabekir Paşa Ankara’da hemen tutuklandı. Bunu öğrenen İsmet Paşa, İstiklâl Mahkemesine haber vermeden Polis Müdürüne emir vererek Kâzım Karabekir’i serbest bıraktırdı. Polis Müdürü Dilaver Bey durumu hemen İstiklâl Mahkemesi savcılığına bildirdi. Mahkeme, İsmet Paşa’nın Başbakan olarak, İstiklâl Mahkemesi’nin verdiği bir emrin uygulanmasına engel olamaya yetkisinin bulunmadığına karar verdi. Karara engel olan Başbakan’ı tutuklayıp hakkında…
-
“16-18 Haziran 1926’da ortaya çıktı, Suikastçıları motor ile Yunan adalarına götürecek olan Giritli Şevki’nin 17,6.’da durumu Vali’ye bildirmesi ile ortaya çıktı. Önce Lazistan Mebusu Ziya Hurşit Bey (Amerika’da okumuş ilk Makine Mühendisi, demokrat, çok cesur) tutuklandı. Mahkeme henüz Ankara’da iken, Ziya Hurşit’in üzerinde bomba ve silahlarla yakalandığı haberini alınca, suçunu ifadesinde de itiraf edince hemen…
-
“29 Aralık 1925’de Ankara’ya döndüler, Tren istasyonunda, askeri bir törenle, Başbakan İsmet, Meclis Başkanı Kâzım Paşa, Mebuslar ve Cumhurbaşkanı Yaveri (emir subayı, sekreteri) karşıladılar. Ankara’daki idam hükümlerini meclis binasının önünde uyguladılar.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 314 ile 321 arası) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007): Meclis’e de gözdağı vermek gerekiyor,…
-
“Şapka Kanunu’ndan önce uygulama başlayınca, Kasım ayı başında Malatya’da olay çıkmış, 14.11’de Sivas, 22.11’de Kayseri ve Erzurum, 25.11’de Rize, 26.11 Maraş, 4.12. Giresun, ayaklanmalar oldu. 25 Kasım’da Şapka kanunu çıktı, 26 Kasım’da Meclis, istiklâl Mahkemesine Meclis onayı olmadan idam cezası verip uygulama yetkisi verdi. İstiklâl Mahkemesi 25 Kasım 1925’de Sivas’a geldi, Sivas’ta şapka aleyhine duvarlara…
-
“İstiklâl Mahkemesi 30.9.1925 günü İzmir’e geldi. Başkan Ali Bey açıkladı: “… Yörede asayişin iyi olduğunu ancak bazı zararlı davranışların bulunduğunu bunların yok edileceğini belirtti.” 9 Ekim’de Antep’teler, Cumhuriyet aleyhine konuşan birisine 2 yıl hapis cezası verdiler. 10-11 Eylül’de Maraş’talar, Çuhazade Mehmet Bey ve hamile karısını öldüren 10 kişi vicahen (yüzlerine karşı), iki kişi de gıyaben…
-
“30 Kasım 1925’te 676 Sayılı Kanunla, Tekke, Zaviye ve Türbeler kapatıldı. Ve din görevlilerinin hepsinin dini kıyafet giyinip giyinmeyeceği bu kanunla belirlendi.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 296) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2007): Kürtler, Şafii mezhebinden olup hem bu nedenle hem de etnik yapıları gereği dini akidelere, kurallara Hanefilerden daha…
-
“25.11.1925’de Şapka Kanunu kabul edildi. Madde – 1 TBMM azaları, İdare-i umumiye ve hususiyye (Ankara’da merkezi bulunun resmi ve özel kurumlar) ve Mahalliye (yerel yönetimler) ve bilumum müessesana (bütün kurumlara) mensup ve onların müstahdemini (bu kurumlarda bulunan ve çalışanlar), Türk Milletinin iktisap etmiş bulunduğu (edindiği, kazandığı) şapkayı giymek mecburiyetindedir. Türk halkının da umumi serpuşu (genel…
-
“12 Mart 1925’te Şeyh Sait isyanında tamamıyla Hükûmeti desteklemiş olan sol dergi ve gazeteler de Takrir-i Sükûn Kanununa dayanılarak toplatıldı. Ve Nisan ayında Dr. Şefik Hüsnü, Nâzım Hikmet, Hasan Ali yurt dışına kaçmışlardır. Mahkeme bu üç kişiye 12.8.1925’de 15’er yıl kürek cezası vermiştir.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 276 ile 279…
-
“İstiklâl Mahkemesi başkanı Ali Bey’in 17.8.1925 günü, Hâkimiyet-i Milliye gazetesindeki beyanatında (açıklamasında): “…bütün Cumhuriyet ve gelişme düşmanlarının bu sayede yok edileceği…” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 274) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007): Bu mahkemelerin yaptıklarının bir hukuk cinayeti olduğunu belgeleyen bir beyanat.
-
“Mustafa Kemal, 26 Ağustos 1925 günü Kastamonu – İnebolu’da “Başa giyilecek olan serpuşun (başlığın) adına şapka derler. .. Bu kadar yüksek ve önemli bir sonuca ulaşabilmek için gerekirse bazı kurbanlar da verilir” dedi.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 286) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2007): Bugün kasket dediğimiz siperlikli şapkadan bahsediyor.…
-
“Tarikat-ı Salahiye” örgütü mensuplarından 11 kişi idam edildi. Lütfü Fikri Bey’de bu davada yargılanıyordu, Mustafa Kemal Mahkeme’ye gönderdiği yazı ile hukuk-u şahsiyeleri ile (kişisel hukuku ile) Mustafa Kemal’e hakaret ile) ilgili olan dava için feragat (hakkından vazgeçme) ettiğini bildirmiş olduğundan, mahkeme bu sanığı berat ettirdi.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 267)…
-
“21 Mayıs 1925’de Şeyh Sait’in ilk sorgusu başlamadan önce, Savcı Süreyya Bey, onunla özel olarak görüşmüş. Şeyh Sait, bu isyanı planlamadığını, dini nedenlerle isyana katıldığını ve gayri ihtiyari lider olduğunu iddia ediyor. Sonra sorgulanmasında: “Beni ayaklanmaya iten iki sebep vardı, biri Şeriat, diğeri de, basın” dedi.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf.…
-
16 Nisan’da yakalanan Şeyh Sait ve 38 arkadaşı, 6 Mayıs 1925’de Diyarbakır’a getirildiler. Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 155) kitabından birebir alınmıştır.
-
“3 Haziran 1925’de Şeyh Sait duruşmalarının başlangıcına kadar, Şark İstiklâl Mahkeme’leri 389 kişiyi yargıladı, 49 idam, 47 beraat 47 kişi mahkûm olmuş diğerlerinin davası sürmekte idi. Kürt Teali Cemiyetinden, Seyit (Seyit, Peygamber soyundan olan kişi) Abdülkadir ve arkadaşları, İstanbul’dan Diyarbakır’a getirilip yargılanarak asıldılar.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 155) kitabından birebir…