Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Karadeniz, Laz, Pontus

  • (26 Ağustos 1922 tarihli gizli celsede Pontus tehciri konuşuluyor:) Hakkı Hami Bey (Sinop): “Eğer tehcir cana kastetmek için yapılacak olursa işte efendiler o çok çirkin bir meseledir. … Öyle kötülükler yapılmıştır ki bugün memurlarımızın yaptığı kötülüğü emin olunuz İngilizler yapmaz. ..Emin olunuz onlar soyulacaktır, dövülecektir, her şey yapılacaktır. Irzlarına tecavüz edilecektir, öldürüleceklerdir.” Mustafa Sabri Efendi…

  • (26 Temmuz 1922 tarihli gizli celsede Yeni bir İstiklâl Mahkemesi kurulması görüşülüyor:) Ragıp Bey (Kütahya): “Avrupa da böyle sizin gibi söylüyor.” Hüseyin Avni Bey: “Evet ben Yunanlıyım, teşekkür ederim… Jandarmanı tesis et, Hükümetini tesis et. Daha kendimize güvensizlik yapıyoruz. Adliyeye güvenim yok diyen bir millet (konuşma gürültülerle kesiliyor)”  devamla “Nasıl üç kişi ile bu memleketi…

  • (10 Haziran 1922 tarihli gizli celse. Söke İtalyanlar tarafından 13 Nisan 1922 de boşaltılmış.) Ali Şükrü Bey (Trabzon): “… Eli silah tutanların (yani Rumların) dâhile sevki için emir verildiğini beyan buyurdular, doğrudur.” (1) Alıntı: TBMM Gizli Celse Zabıtları III – (İş Bankası Yayını No:267 – Sf. 379-381) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1) (1995): Dönemin…

  • (29 Ekim 1921 tarihli gizli celsede asayiş ve Sakallı Nurettin Paşa ve Topal Laz Osman konuşuluyor:) Osman Bey (Lazistan); “Merkez Ordu Komutanı Nurettin Paşa tarafından, kadınların, çocukların tehciri (hicret ettirilmesi, zorunlu göç ettirilmeleri) meselesi bütün mıntıkalara emrediliyor. Bunu haber alan Samsunlular Samsun aydınları ve Müdafi Hukuk Heyeti, Belediye, Müftü… doğrudan doğruya Mustafa Kemal Paşa’ya başvurarak…

  • (5 Ekim 1921 tarihinde Koçgiri ve Ümraniye ile Karadeniz’deki Rum tehciri görüşülüyor:) Vehbi Efendi (Konya); “Hükümetçe tedibi (terbiye edilmesi) gereken on dört köy yerine yetmiş-seksen köy mahıv ve perişan olmuş.” Ziya Hurşit Bey (Lazistan); (1) “.. Nurettin Paşa Rum tehciri (zorunlu göçürmesi) sırasında Samsun’un içinde bunlar için gayrimesul (sorumsuz) çeteler yapılıyordu. Bunun üzerine Rumlar dağlara…

  • “Topal Osman’a; “Ağa Pontus’u iyi temizle!” dedim. “Temizliyorum!” dedi.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf. 792) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Gazi, Kastamonu Müftüsü ile konuşuyor; “.. Şimdi sorarım, bizim kıyafetimiz medeni midir? Milli midir? Beynelmilel midir? (uluslararası mıdır)”  Müftü; “Hayır! Asla !” Gazi; “O halde kıyafetsiz bir millet medeni olur mu?” Müftü; “Katiyen (Kesinlikle olmaz)” Gazi; “…bizim milletimize layık olan kıyafet, medeni ve beynelmilel kıyafettir öyle giydireceğiz. Ayakta iskarpin, fotin, bacakta pantolon, yelek gömlek kravat…

  • “5 Mart 1923 günü Lozan görüşmelerinin arasındaki meclis tartışmaları; Ali Şükrü Bey; “Ben de söyleyeceğim, ben de söz isterim!” Fakat Gazi de hiddetliydi.  “Bir haftadır söylüyorsunuz artık memlekete zarar veriyorsunuz.” diye bağırırken diğer taraftan da ellerini cebine sokarak birden sert ve şiddetli adımlarla Ali Şükrü Bey’in üzerine yürüdü. . bir dövüşme havası başlamıştı. Ali Şükrü…

  • “10 Temmuz 1923 günü Ankara İstasyonunda Halk Partisi Tüzüğü hazırlanırken, Kâzım Karabekir İle Mustafa Kemal yalnız hasbıhal (sohbet) ediyorlar. Mustafa Kemal; “Dini ve ahlakı olanlar aç kalmaya mahkûmdurlar.” diyor ve devam ediyor; “Dini ve namusu olanlar kazanamazlar, fakir kalmaya mahkûmdurlar. Böyle kimseler ile memleketi zenginleştirmek mümkün değildir. Onun için önce namus ve din telakkisini (anlayışını)…

  • “18 Temmuz 1923’de Trabzon’dan gelen haberler, Mustafa Kemal Paşa’nın canını çok sıktı. Ali Şükrü Bey cinayeti, gazete sütunlarında kendisine atfolunuyordu (yakıştırılıyordu). Trabzon hakkında, Sivas Kongresi sırasında da çok sert hareket etmek istedikleri zaman da mani (engel) olmuştum. Mustafa Kemal Paşa bana şunu söyledi; “Trabzon’da kaynayan bir kazan var.. Sen bunu zamanında söndürmedin, şimdi de yeniden…

  • “Bir gurup eşraf (şerefliler, ileri gelenler) “Trabzon Havalisi Adem-i Merkeziyet Cemiyeti” kurarlar ve Doğu Karadeniz’de şubelerini açarlar. Bu gurup Trabzon ve havalisinin (çevresinin) Milli Mücadeleye karşı tutumunda bir hayli etkili olur. Bunlar Rumlarla işbirliği halinde özerk bir Trabzon görüşünü benimser, Rumlardan da yandaş bulurlar. Giresun Rum Metropoliti Yervantos da bu görüşü savunur. 1950’den sonra Demokrat…

  • “1920 Yılının Mayıs ve Haziran aylarında iç isyanlar yoğunlaşınca Mustafa Kemal, Osman Ağa’yı Ankara’ya ister. Topal Osman, Milis Yarbayı rütbesi ile Giresun Alay Komutanıdır. Ankara’da Mustafa Kemal Paşa ve Meclisi korumakla görevlidir. Osman Ağa Meclisin de kendisinden sorulduğu kanısındadır. .. Topal Osman, 26 Mart 1923’de (Mustafa Kemal’e muhalif, Trabzon Mebusu) Ali Şükrü Bey’i öldürtür. Rauf…

  • “Erzurum Kongresinde Mustafa Kemal, 56 delegeden 38 veya 48’inin oyu ile başkan seçilmişti. Mustafa Kemal’e muhalefet eden Trabzon delegeleri; Yüksek Mühendis İbrahim Hamdi, Dr. Ali Naci, Ömer Feyzi, Başkanlıktan çekilmesini isterler. Doğu için geniş bir özerklik içeren 22 maddelik bir paket önerirler. Trabzon’a döndükten sonra da muhalefete devam eden Ömer Feyzi’yi, Trabzon’daki Komutan Halit Bey…

  • “Mustafa Kemal, 26 Ağustos 1925 günü Kastamonu – İnebolu’da “Başa giyilecek olan serpuşun (başlığın) adına şapka derler. .. Bu kadar yüksek ve önemli bir sonuca ulaşabilmek için gerekirse bazı kurbanlar da verilir” dedi.”  Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 286) kitabından birebir alınmıştır.    BAKKAL’IN NOTU (2007): Bugün kasket dediğimiz siperlikli şapkadan bahsediyor.…

  • “Bana, İstiklâl Harbinde yetki vermek şöyle dursun, Doğu’da bulunmaklığım bile arzu olunmadı. Büyük Zaferden sonra da bu konuyu İsmet Paşa’ya söyledim, bunu, Mustafa Kemal Paşa’ya açmamaklığımı rica etti. Çünkü benim Doğu’da özellikle yetki ile bulunmak lığımdan çekiniyormuş.” Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990 – Sf. 909) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’nın 6 Mayıs 1920 tarihli cevabi yazısı müthiş bir gerilemedir. Ermenilere karşı yapılacak harekâtın mahzurları (sakıncaları) sayılarak hareketten vazgeçiliyor. Hâlbuki bu hareketin gerekli olacağı bir yıldan beri söylenmiş, tartışılmış ve özellikle İstanbul olayında (İstanbul’un 16. Martta işgali olayı) Mustafa Kemal Paşa hararetli olarak uygulama zamanı ve imkânı hakkında fikrimi soruyor, daha doğrusu…

  • “Bolşevikler bilmiyorlar mı ki öncelikle Laz denilen insanların toplamı 40.000’i aşmaz ve bunlar Batum ile Rize’nin hayli doğusundaki bir bölgede sakindirler (yerleşiktirler). İlkel bir kavim olan 40.000 kişinin, dünyanın hiçbir yerinde oyları (1) sorulmaz. Sonra, Kürtlerden bahis ne demektir? Gerçi Genel Harpten önce (1. Dünya Savaşından önce)bütün dünyada 3 milyon kadar Kürt vardı. Ve çoğu,…

  • (Karabekir, Mustafa Kemal Paşa’ya hitaben yazmış🙂 “Trabzon’da güçlü bir el bulundurmak konusundaki kanaatimde ısrar ederim. Orada güçlü dimağlar (zeki insanlar) çok olabilir, fakat kalplerin ihtirası ve şahsi menfaatler ile dolu olması, çoğu zaman güzel dimağların zekâ ürünlerini istenmeyen sonuçlara götürebilir.” Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990 – Sf. 251) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Trabzon Metropoliti Hrisantos 2 Mayıs 1919’da Paris sulh (barış) konferansına verdiği muhtırada; “Aynı mıntıkanın (bölgenin)Müslüman ahalisi 232 bini Lazistan sancağına ait olmak üzere 1.068.000 kişidir. Pontus mıntıkası için 836 bin Müslüman kalıyor. Pontus Müslümanları çeşitli millettendirler; 340 bini hakiki Türk, 200 bini Sürmeneli, 50 bini Kafkasyalı, 200 bini Oflu, 5 bini Stavriyondur. Stavriyonlar Hıristiyan’dır. ..…

  • BAKKAL’IN YORUMU (1992): Topal Osman Ağa, Giresunlu olan ve çocukluktan beri arkadaşı olan dört Rum eşkıyasını, Gülnihal vapurunun fırınına attırıp, canlı canlı yaktırıyor. Ve işkencenin en kötüsünü bizzat yaşamış olan Hasan İzzettin Dinamo bu canavarlığı mazur gösterme gayretinde. Alıntı: Kutsal İsyan V – Hasan İzzettin Dinamo (1992 – Sf. 213 ile 215 arası) kitabından notlar…