Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Karl Marks, Materyalizm

  • Maddeci (materialist) bakış açısı, bize temelde yalnızca fiziksel maddelerden yapılı olduğumuzu söyler. Buna göre beyin, işleyişi kimya ve fizik yasalarıyla yönlendirilen bir sistemdir; sonuçta da bütün düşünce, duygu ve kararlarımız, en düşük potansiyel enerji düzeyinde bile yerel yasalara tabi doğal tepkilerin ürünüdür. Bizler beynimiz ve içerdiği kimyasalların ta kendisiyizdir ve hangi düzeyde olursa olsun sinir…

  • Bazı toplumlar bu durumu merkezi bir takas sistemi geliştirerek çözdüler. Bu sistemde çiftçilerin ve zanaatkârların ürünleri toplanarak ürünler ihtiyacı olanlara dağıtılırdı. Bu tür bir deneyin en büyük ölçeklisi ve en ünlüsü Sovyetler Birliği’nde denendi ve fiyaskoyla sonuçlandı. “Herkes yeteneğine göre çalışacak ve ihtiyacına göre ürün alacak” fikri pratikte “herkes olabildiğince az çalışacak ve eline geçirebildiği…

  • Engels ve Diyalektik Materyalizm, düşünüş ile ruhu ve varlık ile tabiatı birbirine benzetirler. Hâlbuki düşünüş ruhun bir faaliyetidir, tamamen aynı olamazlar. Alıntı: Bugünkü Sovyet İdeolojisi I – Gustav A. Watter, (Kültür Bakanlığı Yayınları, 2. Baskı 1976 Sf. 46) kitabından dil içi çevrilerek alınmıştır.

  • “Karl Marks’ın babası hâkim Herschel Marks. Onun için “insanları limon gibi sıkıyor” diyorlar. Frederic Engels bir mensucat sanayicisinin oğluydu. İşadamı olarak yetişeceği için üniversiteye gitmemişti.” Alıntı: Marks’ın Yıkılışı – Leopold Schwarzschild (1979 – Sf. 17 ile 85 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • “John Stuart Mill; “Şimdiye kadar yapılmış bütün icatlar, insanoğlunun katlandığı günlük zahmeti azaltmış mıdır? Bu, sorulmaya değer” diyor. Ne var ki, insanın günlük zahmetinin hafiflemesi, makinelerin kapitalist biçimde kullanılmasının hiçbir şekilde amacı değildir. İşçinin çalışma süresinin karşılığını almadan kapitaliste bıraktığı kısmının büyümesi için, emeğin üretme gücünü arttıran her gelişme gibi, makinelerin malları ucuzlatması ve işgününün…

  • “Engels 1888: “Milletlerarası barışı sağlamak için ilk önce milletlerin aralarında kaçınılması mümkün bütün milli anlaşmazlık ve zorlukları ortadan kaldırmalı her millet kendi yurdunda bağımsız ve hâkim olmalıdır.”” Alıntı: Bugünkü Sovyet İdeolojisi II – Wolfgang Leonhard, (Kültür Bakanlığı Yayını, Baskı 1976, Sf. 97) kitabındaki bilgiler günümüz Türkçesine çevrilerek alınmıştır.

  • BAKKAL’IN NOTU (1997): Nesneler hareketsiz kalmazlar, değişirler. Ama  “formel mantık” adlı bir başka mantık daha vardır. Formel mantık “Özdeşlik Yasası”na (“A” eşittir “A”), yani şeylerin kendilerine eşit olduğuna ve birbiriyle belirli ilişkiler içinde olduğu düşüncesine dayanır. Dalton’un atom teorisi maddenin atomlardan oluştuğu ve her bir tip atomun sadece kendisine benzediği –yani şekil ve ağırlık yönünden…

  • “Diyalektik Engels’ten beri iki kola ayrılır:  1-Mefhumlarımızın (kavramlarımızın) tekâmülü (gelişimi) diyalektiği; Bu sübjektif diyalektik, 2-Bizzat varlığın (maddenin) ilmi düşünce içindeki diyalektik tekâmülünün in’ikas etmiş (gelişmesinin yansımış)  şekli olan objektif diyalektiktir. Engels Diyalektik Materyalizm için üç kanunu koymuştur: Kemiyetten (nicelikten) keyfiyete (niteliğe), keyfiyetten kemiyete geçiş kanunu.   Zıddiyetlerin (karşıtlıkların) birbirine etki etme kanunu. Nehy’ i (yasaklamayı) Nehy’…

  • “Diyalektik Hegel’de tefekkürün (düşüncenin) bir tezahürü (ortaya çıkmış hâli) olarak görülür, fakat Marks ve Engels’e göre düşünce, tekâmülün (gelişmenin) bir sonucudur ve her şeyin temeli maddedir.” Alıntı: Bugünkü Sovyet İdeolojisi I – Gustav A. Watter, (Kültür Bakanlığı Yayınları, 2. Baskı 1976 Sf. 99) kitabından dil içi çevrilerek alınmıştır.

  • “Engels’e göre insan meydana gelişini iş’e borçludur. “İnsanı yaratan ‘iş’ dir.””  Sf.78 Alıntı: Bugünkü Sovyet İdeolojisi I – Gustav A. Watter, (Kültür Bakanlığı Yayınları, 2. Baskı 1976 Sf. 78) kitabından dil içi çevrilerek alınmıştır.

  • “Materyalist Monizm, “kâinatın maddi bütünlüğü adlı tezinde, bu maddi âlemimiz, kâinattaki varlığını başka hiçbir varlığa borçlu olmayan tek hakikattir.” der. ….. Materyalizm madde ve şuur izahında çelişkiye düşer. Şuuru, “madde dışı” olarak niteler. Eğer şuur madde dışı bir şey ise nasıl oluyor da, Engels’in iddia ettiği gibi kâinatın içinde esası yalnız madde teşkil eder.” Alıntı:…

  • Engels  “Bütün varlıkların temel şekilleri mekân ve zamandır ve zaman dışında bir varlığın mevcudiyetini düşünmek mekân dışında bir varlık tasavvur etmek (tasarlamak) kadar büyük bir saçmalıktır.” Alıntı: Bugünkü Sovyet İdeolojisi I – Gustav A. Watter, (Kültür Bakanlığı Yayınları, 2. Baskı 1976 Sf. 42) kitabından dil içi çevrilerek alınmıştır.

  • “Bir sıcaklık miktarının, artık faydalı bir enerjiye dönemeyeceği anlamına gelen bu ölü sıcaklık olayı (entropi) dolayısı ile kâinatın öyle bir duruma gitmesi gerekecektir ki, bütün enerjinin ısıya tahavvül etmesi (dönüşmesi) ve bunun da eşit olarak kâinata dağılması halinde bu ziyan (enerji eksilmesi) yüzünden dünyamızın bütün makro fizik olaylarının durmuş olması gibi bir durumla karşılaşılacaktı.  ..eğer…

  • “Bir vetire (süreç-üslup)olarak idrakin yani sübjektif diyalektiğin, gerçeğin in’ikasını (yansımasını) olduğu gibi verdiği söylenemez. Çünkü idrak, gerçeğe kıyasla tekâmülde (gelişmede) aynı yolu değil ekseriya aksi istikametteki (yöndeki) yolu takip eder. Gerçek içinde tekâmül (gelişme), sebepten neticeye doğru seyrederken, idrakte durum tersi olur, yani burada neticeden sebebe çıkılır. Şu halde bir vetire (süreç) yani “sübjektif bir…

  • “Diyalektik Materyalizm, hürriyet anlayışını Engels’ten almıştır. Ve Engels şöyle diyor: “Hürriyet ve zaruret (zorunluluk) münasebetini (ilişkisini) ilk defa doğru olarak ortaya koyan Hegel olmuştur. Hegel için hürriyet zarurete uymaktadır. Zaruret anlaşılmadığı müddetçe kördür. Hürriyet, tabiat kanunlarından bağımsız olarak yaşamayı hayal etmek değildir. Aksine Hürriyet, bu kanunları tanımak ve bu tanımadan edinilen bilginin verdiği imkânlarla onları…

  • “Marksist-Leninistlere göre din, içeriği nedeni ile insanın bilincine gerçekleri ters ve hayali olarak gösteren bir ideolojidir.” Alıntı: Bugünkü Sovyet İdeolojisi I – Gustav A. Watter, (Kültür Bakanlığı Yayınları, 1976 2. Baskı, Sf. 392) kitabından dili içi çevirisi yapılarak alınmıştır.

  • “Lenin’e göre bir savaşın karakteri savaşı yönlendiren ve idare eden sınıfın tutum ve durumu ile savaşa neden olan politikası ile ve egemen ekonomik toplumun (egemen sınıfın) sermayesinin değişmesi ile belli olur.  Marks savaşların önlenebileceğini Lenin ise önlenemeyeceğini iddia etmişlerdir.” Alıntı: Bugünkü Sovyet İdeolojisi II – Wolfgang Leonhard, (Baskı 1976, Sf. 122) kitabındaki bilgiler günümüz Türkçesine…

  • “Diyalektik; bütünlüğü içinde, bütün varlık biçimlerine esaslı (önemli derecede) olumsuzluğun sızmasıyla ve bu olumsuzluğun o biçimlerin içerik ve hareketini oluşturmasıyla ilgilidir.” Alıntı: Mantık ve İhtilal – Herbert Marcuse kitabından birebir alınmıştır.

  • “İyi bir fikrin aşırı uçlara doğru itilerek sivrileştirilmesinin ve yanlış yorumlanarak bir yalan halini alabilmesinin en güzel örneğini bize Marksist-Diyalektik ideoloji açıkça göstermektedir. Marks zamanın sosyal hayatının, üretimin sanayileşmesi sonucu ortaya çıkan bütün zorluklarını ve tabiata aykırı durumlarını ilk defa görenlerden biri olmuştur. Marks’ın doktrinini gerçeklere uygun bir hale sokmak isteyen revizyonist hareketler baş gösterdi.…