Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Kürtler
-
“Haham otoritelerince İsrail devletine bağlanması için ideal görülen yerlere ilişkin yorumlara göre, İsrael devletinin Kutsal Kitapça belirlenmiş sınırlarının hangi bölgeleri kapsayacağı konusunda farklı versiyonlar yaygındır. Bunlar arasında en geniş sınırları içereni aşağıdaki bölgeleri kapsamaktadır: Güney’de, tüm Sina Yarımadası ile Kahire’nin Kuzeyinden itibaren tüm Kuzey Mısır; Doğuda tüm Ürdün ile Suudi Arabistan’ın büyük bir bölümü, tüm…
-
Bu durumda, hem Brüksel ve hem de Washington’un, Türkiye’de hak ve özgürlük ihlâli söz konusu olduğunda bunları yalnızca Kürtlerimiz’in hak ve özgürlükleri olarak anlamalarını daha iyi anlayabiliyoruz; amaç, Kürtlerimiz’in sempatisini kazanmaktır. Böyle bir sempati, hem muhtemel bir Amerika-Rusya çatışması için ve hem de bölge devletlerini terbiye etmek üzere emperyalizmin her zaman repertuarında tuttuğu Kürt devleti…
-
Rusyalı Albay’ın ortaya çıkardığına göre, bu savaşlarda, Türkiyeli ve İranlı Kürtler, hep Rusya kuvvetlerinin yanında savaşıyorlardı; bu saptama, benim Sırlar kitabımda formüle ettiğim, Türkoloji’nin Büyük Britanya ve Kürdoloji’nin Rusya esinli olduğu analizimle tutarlıdır. Büyük Britanya yerine Birleşik Amerika’yı koyarsak, simetriyi aktüel hâle getirmiş oluyoruz. Sf. 317 Alıntı; Tekelistan I (İsimlerin İbranileştirilmesi) – Yalçın Küçük, (Salyangoz…
-
Genelkurmay Başkanlığı bu kez onaylayınca Ankara Gölbaşı’nda eğitim alanı oluşturuldu. Özel harekât polislerini eğitmeleri için Özel Harp Dairesi’nden bir ekip görevlendirildi. Ekibin subay kadrosunda üç asker vardı: Yarbay Korkut Eken, Yüzbaşı Yavuz Ataç ve Yüzbaşı Kâşif Kozinoğlu. Bu Özel Harpçi subaylar, özel tim polislerini kırsal alanda da operasyon yapacak şekilde eğitti. Sf. 321 1994 yılı…
-
O vakte kadar umumi meclisler ve seçilen encümen azaları Van, Bitlis vilayetlerinde yarı müslim yarı gayrimüslim olacaktır. Erzurum vilayetinde nüfus sayımı bir sene içinde yapılmadığı takdirde umumi meclisler azaları yukarda bahsedildiği gibi eşitlik esası üzerine seçilecektir. Sf. 393 Alıntı; Hatırat (Bahriye Nâzırı ve 4. Ordu Kumandanı) – Cemal Paşa, (Yayına Hazırlayan; Metin Martı, Arma Yayınları,…
-
Biz istiyorduk ki, bu iki Doğu Anadolu umumi müfettişliğini İngilizlere verelim ve bu sayede Rus entrikasından kurtulalım. Binaenaleyh bize böyle iki memur verip veremeyeceğini Sir Edward Grey’den öğrenmesini yazdığımız Londra sefiri Tevfik Paşa, İngilizler’in bu fikre pek mütemayil (meyilli, eğilimli) oldukları cevabını verdiğinden Sadrazam Paşa derhal resmen müracaat etti. Bu teklif İngiltere hükümeti tarafından kabul…
-
Osmanlı hükümetinin Doğu Anadolu vilayetlerinden bir buçuk milyon kadar Ermeni naklettirmiş olduğu ve bunlardan altı yüz bin kadarının yollarda kısmen öldürülmüş ve kısmen de açlık ve sefaletten ölmüş olduklarını kabul edelim. Fakat Trabzon, Erzurum, Van ve Bitlis vilayetlerinin Ruslar tarafından istilası sırasında oralarda oturan Türk ve Kültlerden acaba ne kadarı Ermeniler tarafından en barbarca cinayetlerle…
-
Nakil ve tehcir sırasında meydana gelen vakaların sebebine gelince: Bunu yukarda açıkladığım Kürt ve Türk unsurlarıyla Ermeni unsuru arasında altmış – yetmiş seneden beri devam edegelen düşmanlık hissine atfetmek zaruridir. Asırlardan beri bir arada yaşayan bu üç milleti yekdiğerine can düşmanı yapan Moskof siyasetinin Allah belasını versin. 1915 tehciri esnasında yapıldığını duyduğum cinayetler cidden nefrete…
-
Yalnız günün birinde Dâhiliye Nezaretinden vilayetlere tebliğ olunan bir muvakkat kanun (geçici kanun yani kanun hükmünde kararname) gereğince Ermeniler’in Mezopotamya’ya nakledilerek harbin nihayetine kadar orada oturacaklarını öğrendim. Başkumandanlık vekâletinden de, mülki memurlar vasıtasıyla idare edilecek olan bu tehcir sırasında ordu mıntıkasından geçecek Ermenilere bir tecavüz yapılmasına meydan verilmemesi tebliğ olunuyordu. Bundan başka hiçbir şeyden haberim…
-
Fransızlar Arapları Suriye ıslahatı isteğinde bulunmağa teşvik ettikleri gibi, İstanbul Rus sefiri de 1912 Kasım ayının 26’sında Rusya Hariciye Nazırına yazdığı aşağıdaki telgrafla Ermenistan meselesini uyandırmağa başlamıştı. Sf.364 Sultan Abdülhamid’in Rusya, Fransa ve İngiltere’nin tazyiki altında 20 Teşrinievvel 1895 tarihinde hazırladığı ıslahat fermanı büsbütün unutulmuştur. Arazi meselesi günden güne çetinleşiyor. Arazinin büyük kısmı Kürtler tarafından…
-
1909 senesi Ocak ayı esnasında Hüseyin Hilmi Paşa kabinesi İttihat ve Terakki Cemiyetinin tesiriyle Doğu Anadolu vilayetlerinde Ermenilerle Kürtler ve Türkler arasındaki arazi ihtilaflarını halletmek için mezkûr (sözü edilen) vilayetlere bir teftiş heyeti göndermeğe karar vermişti. Teftiş heyeti reisliğine ayan (padişahın seçtiği vekillerden oluşan meclis) azasından adliye müfettişi Galip Bey tayin edilmiş ve yanına iki…
-
İstanbul’da pek çok Türk aileleri komşuları bulunan Ermenileri kendi evlerinde saklamış, ölümden kurtarmak gibi eser-i muhabbet göstermişlerdi. Birçok rical-i devlet İstanbul’daki gümrük hamalları vasıtasıyla yapılan Ermeni katliamını nefretle karşılamış ve facianın önüne geçilmesi için ellerinden gelen her şeyi yapmaktan çekinmemiştir. Sf. 346 Takriben iki seneden fazla devam eden bu katliamlar sırasında Kürt ve Türklerden pek…
-
II. Mahmut, 19. yüzyılın başlarında İstanbul’da yeniçerileri imha ettiği gibi Rumeli ve Anadolu da bulunan derebeylerinin de taraf taraf kesri nüfuzuna (etkilerinin azalmasına) bezli himmet etmiş (gücü yettiği kadar yardım etmişti) idi. Bunlar meyanında (arasında) Kürdistan derebeyleri de oldukça şiddetli darbelere maruz kalmışlardı. Sf. 343 Alıntı; Hatırat (Bahriye Nâzırı ve 4. Ordu Kumandanı) – Cemal…
-
Biz Ermenileri ve alelhusus onların ihtilalcilerini Rumlardan, Bulgarlardan daha ziyade severiz. Çünkü onlar diğer iki unsurdan daha ziyade mert ve kahramandırlar. İkiyüzlülük bilmezler. Dostluklarına sadık, düşmanlıklarına kavidirler. Hususiyle bizim imanımız vardır ki Ermeni unsuruyla Türk unsuru arasındaki düşmanlığın başlıca sebebi Rusya siyasetidir. Sf. 339 Ne Anadolu’da, ne Rumeli’de ne de İstanbul’da hiçbir Ermeni, yoktu ki,…
-
Mandelstamm gerçi mahut (sınırlı) kitabında, Ermenilere karşı salıverilmiş olan Kürtlerin Suriye’de mevcut bulunmamasından dolayı Suriye Hıristiyanlarının katliamdan kurtulduklarını söylüyorsa da, her halde Mandelstamm bu sözüne kendisi de inanmamıştır zannederim. Zira pek zengin olan Cebellübnan ve Filistin Hristiyanlarının yağma edebilecekleri hangi Bedevi veya Suriyeliye azıcık hissettirmiş olsaydım, ben hiç zahmet çekmeksizin bu emel derakap (hemen) hâsıl…
-
Urfa Yahudilerinin tarihi oldukça eskiye dayanmaktadır. Urfa, Hıristiyan hâkimiyeti altındayken Edessa olarak anılmaktaydı, ikinci Tapınak’ın Kudüs’te inşa edildiği zamanda Edessa’da Yahudiler yaşıyordu. Hıristiyan döneminin birinci yüzyılında Edessa’nın doğusundaki Hadaib’ı Edessalı Yahudilerle akrabalık bağı olan Yahudi krallar yönetiyordu. Behri Krallığı sırasında Mezopotamya halkı, kendisini düşmanlardan kurtardığı için Kutbi adında Yahudi bir kadını çok seviyordu. Sf. 414…
-
(Yervant Gobelyan anlatıyor;) “Ancak Ahmedo’da beni ilgilendiren, öyküsünün bu yanı değildi. Arkadaşları ile Ermenice konuşuyor, toprak kazarken Ermenice şarkılar söylüyordu. Ermeniceyi de çok temiz, kusursuz denebilecek kadar düzgün konuşurken, birçok hayvanın, haşaratın isimlerini de çoğumuzun bilmediği kadar iyi biliyordu. Ağaç dibinde oturtup şarkı söyletirdim kendisine, eski Ermeni destanlarının şarkılarıydı bunların bazıları; oysa Ahmedo, Ermeni’nin anlamını…
-
Dört gün, dört gece trenle yolculuk ettikten sonra Malatya’ya vardık. Bu şehirde Türklerden ziyade Kürtler yaşıyordu. Reisicumhur İsmet İnönü Malatyalı idi ve Kürt olduğu söyleniyordu. Sf. 95 Alıntı; Yirmi Kur’a Nafıa Askerleri – Rıfat N. Bali, (Kitabevi Yayınları, 1. Baskı 2008 – Sf. 95) kitabından birebir alınmıştır.
-
(Moltke’nin Mektubundan; 12 Temmuz 1839, Malatya) Kuvvetlerimizin yarısından çoğunu teşkil eden Kürtler düşmanımızdı; kendi subayları ve arkadaşlarına ateş ediyorlar, dağ yollarını kesiyorlardı. Bizzat Hafız Paşaya birçok defa hücum ettiler. Öteki kaçaklar tüfeklerini fırlatıp atıyor, kendilerini rahatsız eden üniformalarını sıyırıp çıkarıyor ve keyifli keyifli türkü söyleyerek köylerine yollanıyorlardı. Sf. 271 Alıntı; Türkiye Mektupları – Feldmareşal Helmuth…