Kategori: Kürtler
-
Talat Paşa, İçişleri Bakanı olur olmaz, Hamid’in adamı Şeyh Ubeydullah’ın oğlu Abdülkadir, derhal Kürt bölgelerine giderek Rusya’ya karşı isyana hazırlanmalarını öneriyor. Ancak daha önce değindim; Kürtler, artık Türklere karşı başkaldırmayı tercih ediyorlar. Sf. 71 Hamid’i, aynı ideolojinin daha soğukkanlı ve temkinli, ittihatçıları da daha hızlı ve cüretkârı olarak düşünmek gerekiyor. İttihatçılar, Kürtlerin, eskiden olduğu gibi…
-
Kürt egemenlerine, Ermeni köylülerini köle olarak kullanma hukuku doğuyor. Osmanlıda toprak köleliği bilinmiyor. Bilinen ev hizmetlerinde kullanılan ve çoğunluğu Kuzey Afrika’dan getirilenlerdir. Kürtler ve Ermeniler söz konusu olunca tam anlamıyla köle uygulamasının bulunduğu anlaşılıyor. Bu o kadar öyle ki, Lazarev, Ermeni kızları için Kürt egemenlerinin “ilk gece hakkı” ile de donatıldıklarını ve köle Ermenilere sarı…
-
Garo Sasuni’nin “Kürt-Ermeni İlişkileri” başlıklı çalışmasından aktarma yapmak istiyorum; “Uzak mesafeli bir amacı güdüyordu. Şöyle ki, Kürtleri ulusal bilinçlilikten yoksun bırakıp, onları ulusal bağımsızlık savaşından uzaklaştırmak ve onları yalnız bir dini toplum haline getirerek yavaş yavaş Türkleştirmekti,” Taşnaktsiyun Partisi’nin merkez yayın organı Troşak’ta 1901 yılında yayımlanan bir başyazıdan aktarma yapmak durumundayım, başyazıda bu paragraf da…
-
Kürtlerde Sünniler çoğunluktur ve Osmanlı yanlısı bir tutum içinde yaşıyorlar. Şiiler ise daha çok Iran içinde yaşıyorlar ve genellikle Iran Devleti yanlısı bir politika izliyorlar. Bir de bunların arasında ve Anadolu’nun ortalarına yakın bir yerde yaşayan, etnik kökenleri tartışmalı Zazalar var. Bunlar Dımbıllı Kürtleri olarak da biliniyorlar; “Kızılbaş” sayılıyorlar. Ancak Kürtlükleri çok tartışmalıdır; Kürtler bile…
-
Kütükoğlu, bunları Mühimme Defterlerinde okuyor ve yazmamak edemiyor; “Umumiyetle İran’la münasebeti sabit olan Kızılbaşlar ya aileleriyle Kıbrıs’a sürülüp tecrit edilmişler veya hırsızlık, şakilik (eşkıyalık) ve sair töhmetler isnadı ile idam edilmişlerdir. Akıbetlerini öğrenmemekle beraber İran’la münasebeti olduğu itham altında kalıp teftiş edilmeleri istenilen kimselerin bir hayli yekûna baliğ olduğunu görüyoruz.” Osmanlı, dinsel hoşgörülü bir devlet…
-
Hamidiye, Ermeni köylerine saldırırken hiçbir sınır tanımıyordu, köyleri basıyor ve ürünleri imha ediyordu; kuşkusuz Ermenileri kıyıyordu, Burada kalmıyor ve hızını alamayarak Türk, Arap ve Kürt köylerine de baskınlar düzenliyordu. Sf. 58 Alıntı; Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük, (Dönem Yayıncılık Ağustos 1990 – Sf. 58) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bir: Osmanlı’nın son dönemindeki Hamidiye Alayları ile Adalet Partisinin ikinci dönemindeki Milliyetçi Hareket Partisi birlikleri ve Ülkü Ocakları, nitelik olarak bir ve aynıdır. Birincisinin beyni ve ruhu Sultan Hamid’dir. İkincisinin beyni ve otorite kaynağı Süleyman Demirel oluyor. Alıntı; Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük, (Dönem Yayıncılık Ağustos 1990 – Sf. 59) kitabından birebir alınmıştır.
-
Taşnak, Ermenice “federasyon” anlamına geliyor. Çeşitli Ermeni örgütlerini bir araya getiriyor. Garo Sasuni’nin bir ara Taşnak’ın üst kurullarında görev yapmış olduğunu incelediğim bazı kaynaklarda rastladığımı ifade etmiştim. Şimdi yine Garo Sasuni’nin “Kürt-Ermeni İlişkileri” başlıklı çalışmasından aktarma yapmak istiyorum; “Sultan, Kürt beyleri hesabına şeyhleri güçlendirerek bir dini İslam devleti yaratmak ve gayretkeşliğinde İslam dini sayesinde bütün…
-
Kürtlerde dağ insanının kahramanlığı kadar, çöl insanının ihaneti iç içe gidiyor. Kürtler kahramanı kadar haini de çok bir halktır. Alıntı: Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük (Dönem Yayınları, 1. Baskı Ağustos 1990 – Sf. 130) kitabından birebir alınmıştır.
-
1925 yılında patlak veren bu Kürt ayaklanmasında en önemli etkenlerden birisinin, Türklerin hareketlerinin başarıya ulaşmasının ve Türklerin 38 yaşına kadar Osmanlı ordusunda görev yapmış, Kemal Paşa’nın liderliğinde, umulmadık koşullardan, bir devlet kurarak çıkmalarının çok büyük etkisi olduğunu düşünüyorum. Alıntı: Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük (Dönem Yayınları, 1. Baskı Ağustos 1990 – Sf. 99) kitabından…
-
Prof. Hasretyan, Şeyh Sait İsyanının; ” …ölçek ve örgütlülük açısından Kürt halkının tarihinde en büyük başkaldırı olduğu” nu ileri sürüyor ve şunları ekliyor “İsyan Şeyhler tarafından değil, esas olarak, başında, Türk Ordusunda Albay Cibranlı Halil Bey, gazeteci Kemal – Fevzi, Dr. Fuat gibi tanınmış aydınların bulunduğu Azadi Kürdistan Komitesi tarafından hazırlandı.” Hasretyan dinsel hedefi 2.…
-
Londra tarafından tanınmaya çok önem veren ve Enver ile arkadaşlarına göre çok daha az cüretkâr olan Kemal Paşa ve arkadaşları, 1923 yılı başında Musul’dan vazgeçti. Ve bunu usulüne uygun olarak Londra’ya hissettirdi mi; bu ancak, üzerinde çalışılabilecek bir hipotez olabilir. Daha sonraki gelişmelerin bu hipotezi doğruladığı kesindir. 1925 yılı Aralık ayı, Avrupa’da gelişmeler söz…
-
Erzurum, daha sonraki yıllarda da, Kürt ve Ermenilerin bir kurtuluş savaşı örgütlemeleri için yapmış oldukları toplantı ve kongrelere ev sahipliği yapıyor; Bunlardan bir diğeri, 1919 Haziran ayına rastlıyor. Bu tarihte Erzurum’da bir “Kürt Kongresi” toplanıyor. Kemal Paşanın katıldığı kongre Temmuz ayındadır. Sf. 50 Alıntı; Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük, (Dönem Yayıncılık Ağustos 1990 –…
-
1915 – 1916 yılında art arda hükûmet kararnameleri çıkartarak Kürtleri sınır bölgelerinden alıp, Batı Anadolu’ya yerleştirmeye başlıyorlar. Kürtlerin sınır koruma görevi sona eriyor; yüz Türk’e on Kürt hesabıyla Kürtlerin zorunlu iskânı politikası uygulamaya konuluyor. Alıntı: Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük (Dönem Yayınları, 1. Baskı Ağustos 1990 – Sf. 72) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bu parantezden sonra Hamid’in politikasına dönüyorum. Hamid, Kürtlerle savaşmak yerine Kürtleri kullanma politikasını başlatıyor. Burada özgün ve önemli adımlar atıyor. Bu adımları atmasında, 1877-78 Türk- Rus Savaşı’nda gönüllü Ermeni birlikleriyle de savaşmak zorunda kalması ve Kürtler içinde Rusya yanlısı eğilimlerin güçlenmesi de etkili oluyor. Bu politikanın özü şudur: Kürtlere Kürtlüklerini unutturmak. Hamid’in diğer politikalarında da…
-
Kürtler bunu çok iyi bilirler, İttihat ve Terakki’nin içinde yer alırlar, Aslında İttihat ve Terakki’nin kurucularının dökümü son derece ilginçtir. Dört kurucudan birisi, Mehmet Reşit, Çerkez’dir ve İkincisi, İbrahim Temo, Arnavut oluyor, üçüncü Abdullah Cevdet ile dördüncü İshak Sükûti ise Küttürler. Sadece kişi düzeyinde değil hareket ve delegasyon planında da Kürtler Jön Türk hareketi içinde…
-
1878 tarihli Berlin Antlaşmasından sonra, Osmanlıda resmi coğrafyada bir değişiklik yapıldığı ve “Ermenistan” sözcüğünün çıkartılarak yerine Kürdistan sözcüğünün konduğunu belirtiyor. Kürtler ise “Kürdistan Vilâyeti” denildiğinde özellikle Çemişgezek’i anlıyorlar; bugün basit bir ilçe olan Çemişgezek, Kürt tarihinde çok önemli bir yere sahip bulunuyor. Alıntı: Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük (Dönem Yayınları, 1. Baskı Ağustos 1990…
-
Tarih boyunca bir tek devlet kurdular; İran ile Irak sınırı arasında, İran içinde on altı bin kişilik nüfusa sahip Mahabat Kürt Cumhuriyetini kurdular. Tarihte tek kurdukları devletin adı bile Kürtçe değil Farsça oldu. Bir yıl kadar bir zaman sonra aynı meydanda Kadı Muhammet ve kardeşini asıyorlar. Alıntı: Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük (Dönem Yayınları,…
-
Hain’in tarifinde iki netlik vazgeçilmez oluyor; birincisi, kendisine güvenilmesi gerekiyor. Her hain güvenilen insanlar arasından çıkıyor. İkincisi; hainin kesinlikle kendisine güvenenlerin karşısında taraf ve iş birliği ve çıkar alışverişinde olması gerekiyor; Osmanlı tarihinde pek böylelerine rastlamadım. Alıntı: Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük (Dönem Yayınları, 1. Baskı Ağustos 1990 – Sf. 51) kitabından birebir alınmıştır.
-
Öcalan, Bekaa Vadisi’nde okutulan ders notlarında, şunları ileri sunuyor “Kemalizm’in tarihteki yeri, Türk ulusçuluğunu ileriye götürmüş olmasında yatar. Kemalizm’in, bu kadar iz bırakmış olmasının nedeni çok güç koşullarda Türk ulusçuluğunu gerçekleştirmiş olmasıdır.” Sf. 44 Alıntı; Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük, (Dönem Yayıncılık Ağustos 1990 – Sf. 44) kitabından birebir alınmıştır.