Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Kürtler

  • Örneğin, 1908 Harekâtına katılan Tuğgeneral Ziya Yergök, anılarında bu harekâtı anlatırken, söz konusu keyfî yakıp yıkmanın hangi ölçülere vardırıldığını ortaya koyan ilginç bilgiler veriyor. “…Tabur komutanı Kurmay Başkanıyla birlikte Karataş’ı yakmaya gittiler. Biraz sonra sağımızdaki sırtın arkasından dumanlar yükselmeye başladı…”  (…) “… Düşman, aşılması çok güç olan Balıkan Kalesini terk ederek çekilmiş, onların terk ettiği…

  • “Dimilî” sözcüğü, günümüzde Kuzey Kürdistan’da herhangi bir aşiretin adı değil, Kırmancca (Zazaca) konuşan Kürtlere verilen genel adlardan bir tanesidir. Ancak Irak Kürdistanı’nda “Dimilî” ismiyle bilinen ve Yezidilik inancına mensup olan bir Kürt aşireti var. Lehçesi Kurmanccadır. Dersim yöresinde ise Kırmancca (Zazaca) konuşan Kürtler kendilerine “Dimilî” demezler. Onlar, etnik kimlik adı olarak “Kırmanc” terimini kullanırlar. Sf.…

  • Diyelim ki Rum ve Süryaniler var mıydı? Tarihi veriler, bir zamanlar Kürtlerin bir bölümünün Hıristiyan olduklarını ortaya koyuyor. Acaba aynı dönemde, yani 16. Yüzyılda bu bölgede Hıristiyan Kürtler yaşıyorlar mıydı? Günümüzde, Dersim Kürtlerinin kimi geleneklerine bakıldığında, Hıristiyanlarla aralarında bir hayli benzerlikler olduğu rahatça görülür. 18. ve 19. Yüzyıllarda Dersimi gezen Hıristiyan gezginciler içerisinde Dersimlilerin en…

  • Hıristiyanlar kilise tarafından kaydedildikleri için sayıları bellidir, biliniyor. Ancak yörenin, sayıca iki büyük halkından biri olan Kürtlerin durumu öyle değil. Kürtler, yüzyıllardan beri, yabancı olarak gördükleri devletlerle ilişkilerini en alt düzeyde tutmak, vergi vermemek ve askere gitmemek gibi nedenlerle resmi kayıtlara geçmekten sürekli kaçınan bir halktır. Kaçak yaşama, bir bakıma onlar için bir yaşam tarzı…

  • Yine Elazığ Valisi Ali Galip’in, Mustafa Kemal’in yolunu kessinler diye Dersimlilerle görüştüğünü ve uzlaştığını ortaya koyacak herhangi bir kanıt da yok. Şairliği, aydın kişiliği, politik faaliyetleri ve hatta askeri alandaki çabalarıyla 20. Yüzyıl Kürt Özgürlük mücadelesinin en önde gelen isimlerinden biri olan Alişer’in adının bu olaya karıştırılmasını ise tümüyle bir çamur atma olayı olarak değerlendirmek…

  • Türk ordu birlikleriyle Qoçgîrî bölgesi Alevi Kürtleri arasında beklenen yoğun çatışmalar başladı. Bu, Alevi Kürtlerin Mustafa Kemal yönetimine karşı gerçekleştirdiği ilk ulusal direnişti. M. Nuri Dersimi (Baytar Nuri) Kürdistan Tarihinde Dersim Tarihi adlı çalışmasında “Koçgiri Kürt İstiklal Savaşı” başlığı altında detaylı olarak bu olay üzerinde, duruyor. Aynı olay hakkında geniş bilgi verenlerden biri de Erzincan…

  • Ankara-Dersim ilişkisini aktaran dönemin canlı tanıklarından Baytar Nuri, Mustafa Kemal’in başlangıçta Qoçgîrîli Alişan Bey ile kendisine milletvekilliği önerdiğini ama kendilerinin bunu kabul etmediklerini söylüyor. Mustafa Kemal’in, o sıralarda Milletvekilliği önerisinde bulunduğu kişiler arasında Sey Riza ile Qocan/Qocu (Türkçeleştirilmişi: Koç Uşağı) aşireti reisi ünlü idare Ivrayîm Axa da vardı. Ne var ki Dersim’de oldukça güçlü konuma…

  • Alt-üst kimlik yerine ikame edilmesi gereken doğru terimler “ortak kimlik-ayrı kimlik” olmalıdır. “Ortak kimlik” konusundaki temel iki koşuldan biri, söz konusu kimliğin, onu kullanan kesimleri objektif olarak temsil edebilir durumda olmasıdır. Sf. 332 Ortak kimlik sahibi olabilmenin ikinci koşulu ise bu kimliklerin taraflarca gönüllü olarak kabul edilmesidir. Böyle olduğu içindir ki İsveçliler, Norveçliler ve Danimarkalılar…

  • Aleviliğin, Zerdüştiliğe benzeyen ya da onunla ortak olan yönlerinden biri de hayvanlara iyi davranma ve onları korumaya verilen önemdir. Sf. 327 Alıntı; Dersim Merkezli Kürt Aleviliği – Munzur Çem, (Vate Yayınları) 2. Baskı Ekim 2011 – Sf. 327) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kürtçenin Kurmanci lehçesinde ateşin “ağır,” Kırmancca (Zazaca) lehçesinde ise “adır” olduğunu belirtmemiz gerekir. “Van” ise her iki lehçede de, ismin arkasına gelerek meslek ifade eden sözcükler türetmede kullanılan bir ektir. Sf. 320 Alıntı; Dersim Merkezli Kürt Aleviliği – Munzur Çem, (Vate Yayınları) 2. Baskı Ekim 2011 – Sf. 320) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kürtler oldukça uzunca bir tarihi dönem, Zerdüşti olarak yaşadılar. Böyle olunca da, onları Zerdüşt öğretisinin en yakın mirasçılarından biri olarak kabul etmek yanlış olmaz. Sf. 318 Alıntı; Dersim Merkezli Kürt Aleviliği – Munzur Çem, (Vate Yayınları) 2. Baskı Ekim 2011 – Sf. 318) kitabından birebir alınmıştır.

  • Doç. Dr. Fikret Başkaya, durumu şu şekilde özetliyor: “Nüfusunun %3 ile %4 dışında Kürtçeden başka dil bilmediği dönemde, Kürtçenin kullanılması yasaklanmıştı. (Resmi olmayan durumlarda) Kürtlerin yaşadığı kent merkezlerinde bu yasağa uyulmasını sağlamak amacıyla memurlar görevlendiriliyordu. Köyünden sınırlı artık satmaya gelen Kürt köylüleri hiç Türkçe bilmedikleri için “kontrol memurları”na yakalanmaktan kurtulamıyorlardı. Erzincan Valisi Ali Kemali Bey’in…

  • Şahsen çocukluk ve gençlik yıllarımda onlarca Ceme katılmış biriyim. Bu cemlerde kullanılan dilin de yine Kürtçe olduğunu benim gibi Dersim’de büyümüş herkes bilir. Buna karşın Türkçe dua hiç yok muydu? Vardı elbet. Örneğin, Türkçeye “Gülbenk” diye uyarlanmış olan, Kürtçesi ise “Gulvang” ya da “Gulbatıg” denilen dua çoğunlukla Türkçeydi. Sf. 281 Alıntı; Dersim Merkezli Kürt Aleviliği…

  • O yazımda, Cemal Şener’i eleştirirken bir yerde şöyle demiştim: “Şener, Alevilerin Türklüklerini kanıtlamak isterken kimi alıntılara başvuruyor ve tek tek örneklerden hareketle genel sonuçlara varmaya çalışıyor.” Kaynaklarından biri yine M. van Bruinessen’in söz konusu yazısıdır. Bruinessen, Bingöl, Muş, Varto bölgesinde bulunan Lolan, Hormek ve Balaban aşiretlerinin Şeyh Sait hareketine destek vermediklerini, 1930’lardan bu yana da…

  • Her iki yazarın da Aleviliğe çizdikleri çerçeve Türk ve İslam’dır; yani Kemalistlere ait bilinen çerçevenin dışına çıkmış değiller. Her ikisi bakımından da Mustafa Kemal Alevi dostudur. Dost olmaktan da öte, adeta tanrısıdır. O Alevileri, Aleviler de onu çok sevmiş ve desteklemişler. Ali Kaya, bu arada Mustafa Kemal’i Bektaşi göstermek için de hayli çaba harcıyor: “Mustafa…

  • Kürtlerin, Horasan’a yerleştirilmeleriyle ilgili olarak daha sonraki tarihlerde gerçekleşmiş bir olay var ki, onun üzerinde biraz durmak gerekir Martin van Bruinessen Ağa, Şeyh ve Devlet adlı kitabında, İran Şahları tarafından Horasan’a götürülüp yerleştirilen Kürtler hakkında açıklayıcı bazı bilgiler veriyor: “… İran’ın Kuzeydoğu eyaleti kuzey-doğu Horasan’da bir kaç yüz bin Kürt yaşamaktadır. (…) Buradaki aşiretler üç…

  • Türkçü Profesör Hasan Reşit Tankut’tur. Cumhuriyet’in kuruluş yıllarında, politik misyonerlik göreviyle Kürtler ve özellikle de Alevi Kürtler arasında dolaşan ve yönetime raporlar halinde bilgi sunan Tankut, 1928 yılında hazırladığı bir gizli “Türkleştirme” raporunda, Aleviliği sadece İslam’dan ayrı görmekle kalmıyor, onun Bektaşilikten de farklı olduğunu belirtiyor: “Bunları Bektaşilere benzetmek azim bir hatadır; Bektaşilik, Melamilik bir tarikat…

  • Elbet Aleviliği tek bir halkın inancı diye lanse etmek ya da bir halk tarafından yaratıldığını söylemek gerçekçi değil ama Kürtlerin, Alevilik, Yezidilik, Kakayilik, İsmaililik ve Durzilik gibi inançların şekillenmesinde çok belirleyici, çok temel bir rol oynadıklarını söylemek yanlış olmaz. Kaldı ki bunlardan iki tanesi; Kakayilik ile Yezidilik zaten pratikte birer Kürt inancı durumundadırlar. Sf. 133…

  • Burada en fazla dikkat çekici olan, listede “Zaza” adında bir aşiretin bulunmasıdır. Bugün Dersim’de bu adı taşıyan herhangi bir aşiret yok. Dersimliler, Zaza sözcüğüne küçümseyici bir anlam verirler ve kendilerini bu sözcükle asla adlandırmazlar. Sf. 127 Alıntı; Dersim Merkezli Kürt Aleviliği – Munzur Çem, (Vate Yayınları) 2. Baskı Ekim 2011 – Sf. 127) kitabından birebir…

  • Horasandan hicret ederek Dersime gelmişlerdi. 700 Hicri tarihinde Dersime gelen bu aşiretlerden başlıcaları: Şeyh Hasanan, Kureyşan, Hormekan, Izolan, Şadyan, Karsanan, Millan ve Bamasûran Kürt kabileleri olup baştaki halifeleri Kureyş ve Bamasor idiler…” Sf. 113 Alıntı; Dersim Merkezli Kürt Aleviliği – Munzur Çem, (Vate Yayınları) 2. Baskı Ekim 2011 – Sf. 113) kitabından birebir alınmıştır.