Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
recent posts
- NURİ DERSİMİ, “MİLLETLER CEMİYETİ UMUMİ KÂTİPLİĞİNE” BAŞVURUDA BULUNDU
- DERSİMLİLER LİDERLERİNİ PUSUYA DÜŞÜRÜP ÖLDÜRMÜŞLER
- DERSİM’DEKİ İLK ASKERİ BİRLİĞİN KOMUTANI ELAZIĞ’IN MIĞI KÖYÜNDEN VE ALEVİ
- DERSİM HAREKÂTI NEDEN 1937 YILINDA YAPILDI
- “CUMHURİYETİN KAHREDİCİ ORDULARI TARAFINDAN MAHVEDİLECEKSİNİZ”
about
Kategori: Kürtler
-
Belge 5; “Genelkurmay Başkanlığı Albayı D. V. Putyata’nın Küçük Asya Hakkındaki Notu” Köylülerin kıyafetleri konusunda Ermenileri Türklerden ve Kürtlerden ayıran fark daha da azdır. Bölgeye ve döneme göre erkekler, ayaklarına kadar uzanan uzun gömlek veya cüppe, geniş şalvar ve kısa mont giyiyorlar. Seyyahlar, Bitlis ve Muş vadisindeki köylerin büyük bir kısmında yaşayan Ermenilerin Kürt millî…
-
Diğer halklarla komşuluk etmeleri, Ermenilerin hayat tarzlarını etkilemiş olmasına rağmen, bu durum tam anlamıyla asimile olmalarına neden olmamıştır. Ancak Asya Türkiye’sinin bazı yerlerinde, örneğin Ermenilerin toplam nüfusun önemli bir bölümünü oluşturdukları Bitlis ve Diyarbakır vilayetlerinde dahi Ermeniler, Kürtlerle o kadar sıkı münasebetler tesis etmişlerdir ki, kendi ana dillerini unutmuş ve sadece Kürtçe konuşmaya başlamışlardır. Hatta…
-
(Belge 5; “Genelkurmay Başkanlığı Albayı D. V. Putyata’nın Küçük Asya Hakkındaki Notu”) İyi niyetli Ermenilerin çabalarına örnek olarak Van’daki Ermenilerin sultana yazdıkları 27 Mayıs 1889 tarihli mektubu gösterebiliriz. Bu mektupta şunlar yazılmıştır: “Avrupa’da “Ermenistan’da Baskılar” adlı başlıklı yazılarda dedikodu ile düşmanca haberlerin yayımlandığını üzülerek öğrenmiş bulunuyoruz. Bu yazılarda Müslüman Bey ve ağaların Çerkez köleleri bulamadıklarından…
-
(Belge 5; “Genelkurmay Başkanlığı Albayı D. V. Putyata’nın Küçük Asya Hakkındaki Notu”) Viskonsolos Boyacan Diyarbakır’da kaleme aldığı 13 Nisan 1891 tarihli raporunda şunları yazmıştır: “Harput vadisi ile Palu’da, Ermeniler, silahlanıyor ve bağımsızlık elde etmek için kanlı olayların yaşanması gerektiğine dair açıklamalar yapıyorlar. Onlar, İngiltere, Fransa veya Rusya’nın kendilerini destekleyeceklerini düşünüyor ve yabancı subayların komutanlığında 100.000…
-
(Belge 5; “Genelkurmay Başkanlığı Albayı D. V. Putyata’nın Küçük Asya Hakkındaki Notu”) Kürdistan’ın büyük şehirlerinde bulunan Ermeni pazarlarındaki malların büyük bir kısmı, Kürtlerin ihtiyaçlarına uygun olarak getiriliyordu. Açlık yıllarında tahıl stoklarını Kürtlere satan Ermeniler, onların daimi “bankacı” ve sarrafı konumundadırlar; Bu tur münasebetlerde de Ermeniler, kurban konumunda değillerdir. “Ermeni olmasaydı, Kürt onu yaratırdı.” Siyasi alanda…
-
(Genelkurmay Baş Karargâhı Askerî-Eğitim Komitesi Kançılaryası Başkâtibi Albay Jilinskiy’in Akerî-Eğitim Komitesi Başkanı’na Gönderdiği 11 Ocak 1895 Tarihli Rapor.) Fuad Paşa’nın sözlerine göre, bu ülkedeki kargaşalar, ciddi boyutta olmayıp yabancı müdahaleyi de gerektirmemektedir. Birlikte yaşayan iki yabani halk olan Kürtlerle Ermeniler, otlaklar ve sulama yerleri gibi küçük ekonomik sorunlar yüzünden çok sık kavga ediyorlar. Özellikle Ermeniler…
-
Belge 3 – A. M. Kolübakin, “Erzurum Ovasından Kığı, Palu, Çarsancak Üzerinden Harput’a Uzanan Operasyon Hattı (Çapakçur Üzerinden Palu’ya Uzanan Kuzey Kolu)”, Asya Türkiye’sinin Askerî ve İstatistikî Analizi İçin Malzemeler, Harput Kazası (Mamuretü’l-Aziz) – Harput Kazasının İstatistiki ve Etnografik Analizi e) Kazadaki Siyasi ve Sosyal Durum Ele aldığımız bölgede yaşayan farklı halkların konumuna baktığımızda siyasi…
-
Belge 3 – A. M. Kolübakin, “Erzurum Ovasından Kığı, Palu, Çarsancak Üzerinden Harput’a Uzanan Operasyon Hattı (Çapakçur Üzerinden Palu’ya Uzanan Kuzey Kolu)”, Asya Türkiye’sinin Askerî ve İstatistikî Analizi İçin Malzemeler, Sf. 39 (Palu’daki siyasi ve ekonomik durum) … Birkaç zengin Ermeni’nin etkisi burada o kadar büyüktür ki, bunlar çok zengin ve yetkin Müslüman aileleri…
-
Yine Mehmet Şerif’in Varto Tarihi (Sf. 34-35) de; “Büyük Halik cismani şekilde ilk önce Adem’i yaratmış, Muhammed Alinin nurunu ona emanet bırakmış, bu nur bütün peygamberleri dolaşarak Abdülmuttalip’de ikiye ayrılmış nübüvvet kısmı hazreti Muhammed’e ve imamet kısmı da hazreti Aliye geçmiş, bu bölünen nur Fâtıma’da tekrar birleşmiş İmam Hasan ve İmam Hüseyin ile 12 İmamda…
-
‘‘Tanrı kâinatı yaratmazdan önce Muhammed, Ali, Fatıma, Hasan, Hüseyin ve 12 İmam’ın ruhlarını yaratmış kendi nurundan bunlara nur vermiş. Bunların hatırı için cihanı ve diğer ruhları yaratmıştır.” diyor ve sonra Kur’an’dan ayet getirmek suretiyle bu inanışı İslami bir şekilde yorumlamaya çalışıyor.” (Sf. 36) “Alevi ve Bektaşilere göre dünya var olmadan önce yeşil kandildeki Remzi Elest’de…
-
Zira gerek Porikli Derviş ve gerek Göbürgeli Baba, Bektaşilerde hizmet etmiş olduklarından Caferi mezhebi ile Bektaşilik arasındaki bazı farklar dolayısıyla bunu bir Bektaşi inanışı olarak da düşünmek mümkün olur. Mesela bu ayrılıklar arasında en mühimi Bektaşilerde babalık belden değil elden gelir. Yani veraset sureti ile babadan oğula geçmez Hizmet ve liyakat ile teslim taşma ve…
-
(Veysi Turan’ın ‘Nazım Ve Nesir Hazreti Virani Baba’ adlı kitabının 78 ve 79 sayfaları) Nazar eyle eya talip, Alidir cümle zat ullah Ali şanında saddakna, Ali nuruna eyvallah Ali ateş, Ali bad, Ali ab, Alihak Ali Fikir, Ali Akıl, Ali aşk ve hayatullah Bu nazmı ile Viranî; Alinin Allah’ın kendisi olduğunu tasdik ederek Ali nuru…
-
Yine Porikli dervişe göre Ali, ay; Hasan ile Hüseyin de Şehper, Şehper diye belirtilen yıldızlar olduğuna göre gün’ün yani güneşin de açıklanması gerekir. Bu da her halde Sünni akidelere aykırı geldiği ve Kur’an’ın açık anlamında adı geçmediği ve Hristiyanlıktaki teslis (üçleme) şüphesini uyandıracağı korkusu ile adı gizlenen Hızır’dır. Aralarında “Ah Muhammed, Hızır” diye adlandırılan bu…
-
Uzun müddet Hacı Bektaş dergâhında hizmet ettikten sonra köyüne dönen ve çevresinde oldukça saygı toplayan Pülümür’ün Fem köyü halkından Porikli (1) Derviş adında okuryazar olmayan bir zatın söz arasında açıkladığına göre: “Âlem bir kubbedir. Bu kubbenin altı duman üstü dumandır. Havada yalnız bir ışık, bir nur, bir yeşil kandil vardır. Bu kandil hazreti Fatıma’dır ve…
-
Dokuz senelik Pülümür Kaymakamlığım ve iki yıldan fazla Tunceli Valiliğim esnasında uzun bir zaman aralarında kendilerine çok yakın ve dost olarak bulunduğuma rağmen, inanışları ve ayinleri hakkında hemen hemen hiçbir şey öğrenemediğimi ve sır denilen şeyi; (muhip) yani dini inanışlarına saygı besleyen biri olarak tanınmama rağmen çözemediğimi açıklamak zorundayım. İnanışları ve ayinleri hakkında bu kesin…
-
Bu hâl öğrenilince üçüncü umumî müfettiş ve Tunceli Vali ve Komutan Kor General Abdullah Alpdoğan’ın emriyle yüzlerce bu çeşit ad yeniden değiştirilerek nüfusça kaydı yapılmış Ermenice adlarının kullanılması yasaklanmıştır. Sf. 143 Alıntı; Tarih Boyunca Türk Kavimleri – Edip Yavuz, (Kurtuluş Matbaası, 1968, Sf. 143) kitabından birebir alınmıştır.
-
Ermeni misyonerler yaptıkları telkinlerde her vakit Ermenilerle Kürtlerin aynı soydan olduklarını ileri sürer ve zorla Müslüman yapılmış olmalarını hâlâ Hıristiyanlık inanışlarını değiştirerek koruduklarını öne sürerlerdi. Onların inanışta birleştiklerini söyledikleri Alevilerin Allah, Muhammet, Ali den çıkan, bir Allah, felsefesini Hıristiyanların ruh, ibin (oğul), Kudüs şeklindeki üçlemelerine benzetirler ve sizinle bizim aramızda yalnız bir sünnet farkı vardır.…
-
“Kürtler de Kürdistan dedikleri zaman Çemişgezek’i (yani (Dersim’i) murat ederler” diyor. Sf. 120 Alıntı; Tarih Boyunca Türk Kavimleri – Edip Yavuz, (Kurtuluş Matbaası, 1968, Sf. 120) kitabından birebir alınmıştır.
-
Şerefname’den başlayarak birçok yazarlar Kürtleri dört ana bölüme ayırmaktadırlar. Onlar da: Lur, Kelhur, Guran, Gurmançlardır. Lur ve Kelhurlar bugün, Türkiye sınırları dışında İran ve Irak’ta bulunmaktadır. Guranlar ile (ki bunlara, İslâm Ansiklopedisi Zazalar da diyor.) Gurmançların çoğunluğu Türkiye sınırları içindedir. Aslına bakarsak Guranlarla Gurmançlar da aynı soydandır. Zira Guran Farsça (An) çoğul eki almış Gurlar…
-
Zazaların ahlakî özellikleri hakkında da, eğer eşkıyalık ve soygunculuk gibi özellikleri saymazsak, genelde iyi şeyler söylenmiştir. Bunlardan biri 1911 tarihli “Dersim Kürtlerinin! Dini” adlı makalenin yazarı İngiliz misyoneri Herry H. Riggs’dir. O, Dersimli Zazaların konuklarını aldatmamak ve soymamak için aşırı titiz olduklarını, verdikleri sözleri tutmada yüksek derecede bir dürüstlüğe sahip olduklarını kaydeder. Dersimli Zazaların en…