Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
recent posts
- MİSYONER SIDIKA AVAR’IN MUHTEŞEM BİR MESAJLA ELAZIĞ’A VEDASI
- DERSİM’İN KURALI 2/2; “BİR DÜŞMANLIK GÖRÜRSEN HEMEN SOFRALARINA OTUR VE YEMEKLERİNİ YE”
- DERSİM’İN KURALI 1/2; “YALNIZ KADINA KİMSE DOKUNMAZ. BU, BÜYÜK UĞURSUZLUK ADDEDİLİR”
- AHMET EMİN YALMAN; TÜRKİYE SİYASETİNİN SON 70 YILI
- MİSYONER SIDIKA AVAR
about
Kategori: Kurtuluş Savaşı
-
17 Mayıs 1920 tarihinde 17. İçtima 2. Celsede gizli celse yapılıyor Bu gizli celsenin zabıtlarına ulaşılamıyor, Temmuz 1920 deki gizli celselere kadar yapılmış olan gizli celselerin zabıtları İşbankası Yayınında yoktu, 2014’de internette ulaşıldı, sansürlü kırık dökük bir halde. Elviyei Selase’de (üç vilayette, Kars, Batum, Ardahan’da) devlet teşkilatı kurmak için Hükümete tam yetki verildi. Ve Durum…
-
24 Mayıs 1920 tarihinde 20. İçtima 1. Celsede Mayıs ayında Ramazan nedeniyle fazla celse yok. Mebus mazbataları okunuyor. Ali Fuat Paşa’nın Geyve’deki asileri dağıttığına dair telgrafı okunuyor. Kuvveyi İnzibatiye’den çok sayıda ganimet aldık diyor. Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 02 (22.05.1920 / 28.07.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima;20, Celse1 –…
-
15 Mayıs 1920 tarihinde 16. İçtima 1. Celse İzmir’in işgalinin yıldönümü olması nedeniyle konuşmalar yapılıyor: İsmail Safa Bey (Mersin); “-…Türk gazetelerinden bazıları dediler ki – utanarak söylüyorum – .. Kabahat Türklerdedir, İslamlardadır, Yunanın medeni ordusu hiçbir gün bu faciaya razı değildir. Fakat İslam’ın bozuk kısımları, açık söyleyelim, hatta ittihatçı kısımları buna sebep oldu. ……
-
11 Mayıs 1920 tarihinde 14. İçtima 2. Celse Ermeni ve Rumların vakıflarının mallarına el konulması hakkında tebliğ görüşülüyor: Reis; “-.. Heyeti İcraiye bir karar verdi ve umumen tebliğ etti (halka bildirdi). Yani tehcir mesailinde (Ermeni, Kürt ve Rumların zorunlu göçürülmesi işleminde) mevkuf (vakfedilmiş) bulunanların gayri mevkuf (vakfedilmemiş gibi) bir surette muhakemesinin icrasını tebliğ buyurdular.” Alıntı:…
-
11 Mayıs 1920 tarihinde 14. İçtima 1. Celse Karabekir’in gönderdiği Rus Milletler Komiserliğinin şark Müslümanlarına yaptığı tamim ile ilgili görüşme yapılıyor. Bolşeviklik yani sosyalizme sığınma arzusu görüşülüyor: Hamdullah Suphi Bey (Antalya); “-.. Memleket Bolşevizmi (sosyalizmi) bilmiyor, memleket Bolşeviklik hakkında irşad edilmemiştir(bilgilendirilmemiştir). İğva (tahrik) edilmiştir. İdlâl edilmiştir (saptırmalar yapılmıştır). Ben, Rusya’nın içinden gelmiş en yakından tanıdığım…
-
3 Mayıs 1920 tarihinde 10. İçtima 1. Celse İcra Vekilleri heyeti yani hükümet Meclis tarafından tek tek seçiliyor. İcra Vekilleri Reisi yani Başbakan Meclis Başkanı olan Mustafa Kemal Paşa’dır. (Maliye ve Maarif vekilleri yeterli oyu alamıyorlar. Maarif Vekâletine Hamdullah Suphi Bey 60 rey, Rıza Nur Bey ise 43 rey alıyor. Dâhiliye Umuruna; 96 rey ile…
-
1 Mayıs 1920 tarihinde 8. İçtima gizli yapılan 4. Celse Mustafa Kemal Paşa İsyanlarla İlgili Bilgi Veriyor: Mustafa Kemal Paşa (Ankara); Efendim, vaziyeti dâhiliyemiz hakkında arzı malûmat etmemi (bilgi vermemi) emir buyurmuşsunuz. Malûmu Âliniz, nisanın on üçüncü günü Düzce’de bir isyan zuhur etmiştir (ortaya çıkmıştır). Orada bulunan askeri müfrezeye ve jandarmaya tecavüz edildi. Zaten az,…
-
2 Mayıs 1920 tarihinde 9. İçtima 1. Celse İcra Vekilleri Teşkili (Hükümet oluşturulması) hakkındaki kanun kabul ediliyor: Bu Celsede Dört maddelik İcra Vekilleri seçimi biçimine ait kanun kabul ediliyor. Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 01 (23.04.1920 / 19.05.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima;9, Celse;1 – Sf. 185, 186) kitabından…
-
29 Nisan 1920 tarihinde 7. İçtima 2. Celse Ali Şükrü Bey Milli Muhafız Müfrezesi Teşkili hakkında kanun teklifi yapıyor ve bu kanun kabul ediliyor: Ali Şükrü Bey (Trabzon) bir takrir (önerge) veriyor; “Halkımızın cehaleti ve düşmanların pek melanetkârâne (kötü niyetli) iğfalâtı (aldatmaları) nazarı dikkate (göz önüne) alınınca Meclis’in her an elinin altında… bir müfrezenin (koruma…
-
27 Nisan 1920 tarihinde 5. İçtima 2. Celse Hıyaneti Vataniye Kanunu görüşülüyor: Necati Bey (Erzurum); “-.. muhalefet kelimesine haini vatan kelimesi ismi verilemez. Fiilen ortaya çıkıp da bir şey yapmaz, bitaraf (tarafsız) bir vaziyette kalabilir. Hıyaneti vataniyeden addedilebilmek için her halde fiile inkılâb etmiş (fiile dönüşmüş) olan şekiller olması lâzımdır.” (1) Mehmet Şükrü Bey: “-…
-
25 Nisan 1920 tarihinde 3. İçtima 6. Celse Afyon Mebusu Mehmet Şükrü Bey’in Hıyaneti vataniye kanunu teklifi görüşülüyor: Mehmet Şükrü Bey (Karahisarısahip); “-… Görüyoruz ki her tarafta ifsadat (fesatlıklar) var, bu ifsadata bilmeyerek peyrev olanlar (uyanlar) var, .. bilerek peyrev olanlar elbette haini vatandırlar ve haini vatanların cezası da kanunu mahsusunda (özel kanunda) idamdır. Hıyaneti…
-
25 Nisan 1920 tarihinde 3. İçtima 3. Celse Beypazarı olayı görüşülüyor: (Beypazarı’nda bazı kişiler “Komünizm geliyor!” diye ayaklanmış. Silah kullanılarak müdahale edilmiş ve mahkûm edilmişler. Sonra, oranın ileri gelenleri bu kişilerin affedilmelerini istiyorlar. Mustafa Kemal bu celsede de konuşarak aftan yana olduğunu söylüyor. Sinop Mebusu Hakkı Hami Bey af işini Osmanlının da çokça sulandırdığını, idarenin…
-
24 Nisan 1920 tarihinde yapılan 2. İçtima ve 1. Celse; Mustafa Kemal Paşa (Ankara – Devamla); “-….Erzurum Kongresi bu hududu çizmiştir. .. Bu hududu Milliyi suhuletle (barış içerisinde) ipka (yerleştirmek) için demiştir ki; mütarekenâmenin (ateşkes antlaşmasının) imza olunduğu 30 Teşrinievvel (Eylül) 1918 tarihinde çizdiği hudut, hududumuz olacaktır. … şark Hududuna Elviye-i Selaseyi (Üç vilâyet; Batum,…
-
24 Nisan 1920 tarihinde 2. İçtima ve 1. Celse Mustafa Kemal Paşa uzun bir konuşma yapıyor: (1) Mustafa Kemal Paşa’nın İlk Konuşmasının Devamı; “Ferit Paşa’ya da cereyanı ahvali (durumun gidişatını) izah ettikten (açıkladıktan) sonra tebdilihava (hava değişimi) suretiyle de Anadolu’da kalmakta bir beis (engel) görmediğimi yazdım.” (Paşa özetle: Daha sonra Harbiye Nazırı Ferit Paşa’nın İstanbul’a…
-
23 Nisan 1920 tarihinde yapılan 1. İçtima 1. Celse Sinop Mebusu şerif Bey en yaşlı üye olarak ilk Meclis Başkanı oluyor ve açılış konuşmasını yapıyor: “…Bütün Müslümanların Halifesi ve Osmanlıların Padişahı Sultan Mehmed Han’ı Sadis (Altıncı Mehmet yani Vahdettin) Hazretlerinin kuyudu cenabiyeden (yabancı kontrolünden) tahlisine (kurtarılmasına) ve ebedi Payitahtı Saltanatı Seniye (ulu, yüce) olan…
-
Nâzım Bey sorgusunda (İstiklâl Mahkemesi sorgusunda) … eskiden İttihatçı olduğunu, Yeşilordu Avrupa emperyalizmine karşı savaştığı için de kurucusu olduğunu belirtir. Yeşilordu Cemiyetini tümü Milletvekili olan on dört arkadaşıyla birlikte kurduklarını ve bunların üç tanesinin bakan olduklarını belirtir. Kendisinin Yeşilordu Cemiyetinin Genel Sekreteri seçildiğini söyler. Böyle bir girişimden TBMM Reisi Mustafa Kemal Paşa’nın haberinin olmamasının mümkün…
-
Amasya Mülakatı (görüşmeleri) olarak tarihe geçen Ankara ve İstanbul Hükümetlerinin ilk uzlaşmasının yapıldığı toplantı General Cemil Cahit Toydemir’in evinde yapılır. İstanbul Hükümetini temsilen Dâhiliye Nazırı Salih Karzeg Paşa, Mustafa Kemal Paşa, Rauf Orbay ve Bekir Sami katılır. Mustafa Kemal’in dışındaki tüm kişiler Çerkez kökenlidir. Ayrıca Amasya Valisi ve Emniyet Müdürü de Çerkez’dir. Alıntı: Çerkez Ethem…
-
Yeşilordu kapatılır ama davası bitmez. Ankara İstiklâl Mahkemesinde yargılanırlar en önemli sanık Nazım Bey Halk İştirakiyyun Fırkasının kurucusu, Arif Oruç, Mehmet Şükrü, Şeyh Servet Efendi vs. Ve Arif Oruç hariç, Mebus olanların dokunulmazlıkları kaldırıldı. Alıntı: Çerkez Ethem Olayı – Cemal Şener, (Ant Yayınları Kasım 1982 Baskısı – Sf. 123) kitabından birebir alınmıştır.
-
Mustafa Kemal 27 Aralık 1920’de Batı ve Güney Cephesi Kumandanlarına şu telgrafı çeker; “Kütahya’daki kurulun cevabı, Kuvayı Seyyare işinin artık barış yoluyla ve siyasetle çözümünün mümkün olamayacağını ispat etmiş ve sorunun kuvvet zoruyla çözümlenmesi gereği ortaya çıkmıştır. Bunun son safhasını şimdiden Meclis’e bildirmeye ihtiyaç yoktur. Başarı ile sonuçlandırırsak, Meclis’in yaptıklarımızı onaylayacağı kuşkusuzdur. Haklı olduğumuzu ispat…