Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Kurtuluş Savaşı

  • Anadolu’da şekavet, yani Milli Mücadele yaptığımız için on kişi ile birlikte idama mahkûm oldum. Bu on kişi şunlardır; Mustafa Kemal, Kâzım Karabekir, Rauf Orbay, Bekir Sami, Ali Fuat, Refet Bele, Kâzım, Cami, Ethem, Selahattin. Alıntı: Yüzbaşı Selahattin’in Romanı II – İlhan Selçuk (Remzi Kitabevi 1979 Baskısı – Sf. 37) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2022):…

  • Albay Bekir Sami; “-İzmir cephesine gideceğim. Yunanlılara harp ilan edeceğim ve hükümete isyan edeceğim. Gider misin? Giderim!” Alıntı: Yüzbaşı Selahattin’in Romanı II – İlhan Selçuk (Remzi Kitabevi 1979 Baskısı – Sf. 48) kitabından birebir alınmıştır.

  • (ÖNSÖZ: Yüzbaşı Selahattin Yurtoğlu’nun oğlu Dr. Cengiz Yurtoğlu İlhan Selçuk’u arayarak babasının anılarından bahsediyor. Babası Yüzbaşı Selahattin, Kemal Tahir’in Yorgun Savaşçı romanındaki Cehennem Cemil’in arkadaşı. Bu anılar 1894 ile 4 Nisan 1921 yıllarını kapsıyor. Ve Selahattin Yurtoğlu bu anılarını neden yazdığını şöyle anlatıyor) ” …yakın tarihi okuduğunuz zaman anlayacaksınız ki; yüz yıl önce sonu felaketle…

  • Barış Antlaşmasının (Sevr) şartları Sultan’ın delegelerine 1920 Haziranı’nın ikinci haftasında sunuldu. .. Antlaşma, Türklerin beklediğinden çok daha sertti. .. Yunan sınırı Doğuya doğru sokuluyor, Edirne ve Trakya’nın tümünü içine aldıktan sonra, … İzmir Yunan kontrolüne verilmekle birlikte beş yıl boyunca İzmir Osmanlı toprağı olarak kalacaktı. Bu sürenin sonunda plebisit yapılacak ve bölgenin Yunan ya da…

  • 1920 Haziranda ilerlemeye başlayan Yunan birlikleri tek tük direnişle karşılaşmıştı. İki buçuk hafta içerisinde Kemalist milliyetçileri dağlara kadar sürmüş ve Güney Batı Anadolu’nun tümünü boşaltmışlardı. Antlaşmanın değiştirilmesini başaramadıklarını gören Sultan’ın temsilcileri bir ay sonra Paris’in banliyösü Sevres de imzayı attılar. … yedi hafta sonra milliyetçi kuvvetler söz konusu Ermeni Vilâyetlerine doğru ilerledi ve Kars’ı aldı.  …

  • Mayıs 1919’da Başkan Wilson tüm Amerikan diploması geleneklerini çiğneyerek, Ermenistan’ın hatta Konstantinapol’ün Amerikan mandasına girmesi için Kongre onayı istedi.  .. Wilson’un ağır hastalığı tüm cumhuriyetçilerin yanı sıra çoğu demokratlarında Milletler Cemiyetine karşı olması bir ara önerilmiş olan Amerikan mandalarının tarihi bir yanlışlık olarak kenara itilmesine neden oldu. Alıntı: Osmanlı İmparatorluğu (Bir Çöküşün Yeni Tarihi) –…

  • BAKKAL’IN NOTU (1996): 1919 Ocak yılında Paris’te Barış Konferansı toplandı. 17 Haziranda bitti. Bu konferansta önce Almanya sonra da Avusturya – Macaristan ile görüşüldü. Osmanlı heyeti kabul edilmedi. Osmanlı sorunları da konuşulmadı, bu antlaşmanın maddeleri Osmanlı Hükümetine 11 ay sonra ulaştı. Belki de Ankara İsyanı’nın sonuç alması yani Osmanlının zayıflatılması beklendi. Alıntı: Osmanlı İmparatorluğu (Bir…

  • Daha güçlü bir Sultan olsa Başkentten sessizce kaçar ve Anadolu’daki milliyetçilerin başına geçerdi. Kurnaz bir Sultan pasif direniş politikalarını benimserdi. Alıntı: Osmanlı İmparatorluğu (Bir Çöküşün Yeni Tarihi) – Alan Palmer (Yeniyüzyıl Yayını – Sf. ) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2009): Sultan, pasif direniş yolunu seçiyor, en azından hanedandan birini Anadolu hareketinin başına geçirmeliydi. Vahdettin,…

  • Kemal Paşa  … Kurtuluşa .. Çok büyük ihtimalle Damat (Damat Ferit) vasıtasıyla İngilizlerin onayı sağlanarak katılıyor.. Bu tarihe kadar Türkiye Ordusunda sıradan subaylardan birisidir; başarısızlıkları, başarılarından çok çok fazladır. Sevgisiz, geçimsiz, hiçbir özgürlük ve ihtilal hareketine girmemiş, kendisine son derece güvensiz, hatta sıkıştırılmışlık kompleksi olan bir kimsedir.   Geçmişi politik açıdan boş, ve geçmişinde başarıdan çok…

  • Mustafa Kemal Vahdettin’in “fahri”, bugünkü dille “onursal” yaveridir.           Kemal daha sonraki tarihçilerin yazdıklarının aksine bir mücadeleci değil, bürokratik manevralarla yükselmeyi seven, sayısız Osmanlı subayından birisidir.   Hep şikayetçi, hep hırçın ve son derece kıskançtır; Jön Türk döneminde sivil aydınlar İngiliz yanlısı ve subaylar ise çok büyük ölçüde Alman taraftarı olarak görünüyorlar. Kemal çok küçük istisnadan…

  • İngilizlerin kendilerine karşı direnen 6. Ordu Kumandanı Ali İhsan Sabis’i görevden alarak yerine Mustafa Kemal’i atamak istedikleri belgelerle kesindir. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 455) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sivas Kongresinin oy birliğiyle; Mustafa Kemal’in de oyuyla Amerikan mandasını isteme kararı aldığı da kesindir. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 457) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1996): Manda, Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra bazı az gelişmiş kabul edilen ülkeleri, kendi kendilerini yönetecek bir düzeye eriştirip bağımsızlığa kavuşturuncaya kadar Milletler…

  • …Mütareke (1918, 1919 ateşkes yıllarında), Yeni Gün Gazetesi Başyazarı Yunus Nadi, Vakit Başyazarı Ahmet Emin (Yalman), Sabah Başyazarı Ali Kemal, Akşam Başyazarı Necmettin Sadak, İkdam Başyazarı Celal Nuri (İleri), Tasviri Efkâr Başyazarı Velid Ebuzziya (Tevfik) bir araya geldiler ve ABD Başkanı Wilson’dan manda istediler. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 –…

  • Kemal Paşa ve arkadaşları çok muhafazakâr bir ekiptir.  Ankara’ya yerleşir yerleşmez hem Çerkez Ethem’in partizan kuvvetlerini ve hem de Mustafa Suphi’nin Ekim Devrimine bağlı … Alayını temizlemek istiyor. Bu iki tasfiyeyi nerede ise aynı hafta ya da aynı ay içinde gerçekleştiriyor ve işte tam bu sırada, ilerleyen Elen kuvvetlerine karşı büyük bir “zafer” kazanıyor. Bu,…

  • … insanlarımız, iç savaş koşullarında yaşadıklarını bilmek durumundadır.    Her iç savaş bir dış savaştır.   Her düzen sıçraması bir iç savaşla geliyor.   Saptayabildiğim birinci iç savaş; Üçüncü Selim ile başlıyor. Üçüncü Selim Nizamı Cedit kurma girişiminden çıkıyor.    Tanzimat, önce Türkiye’de ilerici sayılmalıdır. Kemalizm, kendisine çok benzediği için reddediyor; Türkiye solculuğu, Kemalizm’i solculuk olarak da yaşatmak istediği…

  • … eğer tampon ön Kafkasya’da bugünkü Azeri, Ermeni, Gürcü devletlerinin federasyonunda realize edilebilseydi, Türkiye’nin sınırı çok daha başka ve oldukça daha küçük olabilecekti.     Bağımsız Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan’ın bolşevize edilmeleriyle, Sakarya Zaferi eş tarihlidir; Artık tampon Türkiye Cumhuriyeti, Kürdistan’ı ve İzmir’i içine alabilecek bir biçimde genişletebiliyordu.  Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz…

  • Kemalizm bir yana, Kemal Paşa’nın itibarının resmen de indirileceği bir dönem başlıyor.   Bütün çalışmalarımda Kemal Paşa’nın devrimci geçmişi olmayan, oldukça tutucu ve son derece sınırlı ufuklu bir burjuva demokrat olduğunu gösterebilmiş durumdayım. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 76) kitabından birebir alınmıştır.

  • Karabekir diyor ki, Ankara’nın ABD mümessili (temsilcisi, o yıllarda ABD Büyükelçiliği İstanbul’da) Mr. Bornes beni ziyaret etti: “Sivas Kongresinde Mustafa Kemal Paşa’nın Amerika Ayânına (Senatosuna) müracaatla (başvurarak) bir heyet gönderilmesini ve Amerikan mandası istediklerini.” söyledi. Bu işin yanlış olacağını … anlattım. “-Hayır! Yanlış bir anlama yok. Harbord’un raporunda apaçık beyan olunmuştur. Erzurum’a geldikleri zaman, sizin…

  • … Halife benim mıntıkamda olmasına rağmen bana bu hususta bir haber dahi verilmiyordu. Ve Meclis kararından önce konu Vilâyetlere tamim ediliyor. … ” …bu hususta henüz Millet Meclisi’nin kesin kararı taayyun (belirlenmiş) etmemekle beraber, ıslahatın (iyileştirmenin) hututu esasiyesi (ana hatları) bervechiatidir (aşağıdaki gibidir); … bil cümle (bütün) mekâtip (katipler, yazıcılar) ve medâris (müderrisler, ders verenler)…

  • (Karabekir anlatıyor:) 18 Temmuz 1923’de Trabzon’dan gelen haberler kötü. Basın, Ali Şükrü’nün ölümünden Mustafa Kemal’i suçluyor.  Mustafa Kemal Paşa bana şunu söyledi; “Trabzon’da kanayan bir yara var. Sen bunu vaktiyle söndüremedin. Şimdi de yine kaynamaya başladı. Bu sefer kuvvetli bir yumruk hak ettiler. Bunu nasıl yapmayı muvafık bulursun?” Alıntı: Paşaların Kavgası – İsmet Bozdağ (Emre…