Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Kurtuluş Savaşı

  • “Türkler üstünlük duygusuna sahip oldukları zaman, Türk olduklarını bilmiyorlar. …. Aşağılık duygusunun içine ve ağızlarına kadar gömüldükleri zaman Türk olduklarını bilmeye başlıyorlar.  Bilinçsiz aşağılık duygusu, kendine güvenmemek olarak ortaya çıkıyor.       Kendi gücüne güvenmemek başkalarının gücünü ve özellikle dış faktörü abartmak olarak ortaya çıkıyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2.…

  • (6 Mart 1923 Tarihli Gizli Celsede Lozan’ın Musul Meselesi Görüşülüyor:) Mustafa Durak (Erzurum); … Biz İnönü Zaferini bin kişi ile yapmıştık, bunlarda derme çatma bir takım çetelerden ibarettir. … dört bin kişi ile zafere nail olmak  … İkinci İnönü zaferini yaptığımız zaman, zannıma (kanaatime) göre, on altı bin kişi ile yapmıştır.  Zannedersem on altı bin…

  • (5 Mart 1923 Tarihli Gizli Celsede Lozan ve Musul Meselesi Görüşülüyor:) Sırrı Bey (İzmit); ” .. Bizim istediğimiz Musul ve mülhakatı (civarı), baştanbaşa, akalli kalili (az olan azınlık) Türk ve kısmı âzâmı (büyük kısmı) Kürt ile meskûndur. Bu noktai nazardan (bakış açısından) davamız meşrudur (haklıdır) ve bu itibarla mademki Arap ekseriyetiyle meskûn olan kıtanın haricinde…

  • (4 Mart 1923 Tarihli Gizli Celsede Oniki Ada ve Musul Meselesi Görüşülüyor;)  İsmet Paşa (Hariciye Vekili, Edirne); “Efendim! Limni, Midilli, Sakız, Sisam gibi adaların Yunan tasarrufundan hariç olarak, gayri askeri ve muhtar (özerk) olmalarını iddia ettik.  Esasen bizim mevzuu bahis ettiğimiz (söz konusu ettiğimiz) zemin (yer) bu idi. Fakat nihayet bunların gayri askeri olmalarına iktifaya…

  • (3 Mart 1923 Tarihli Gizli Celsede Lozan Görüşülüyor:) Hüseyin Avni Bey (Erzurum); “Lozan’da görüşülen konuların projesine karşılık Bakanlar Kurulu bir proje hazırlamış. Bu proje konunun uzmanları tarafından okunsun, araştırılsın ve Meclis huzuruna bu şekilde gelsin. Uzun uzadıya görüşelim. … ani ya harp veya sulh diye bir şeyde kalırsak ladelhace (gerekirse, ihtiyaçtan) harp diyebileceğiz.  .. Bugün…

  • (2 Mart 1922 Tarihli Gizli Celsede Lozan’ın Fasıl Fasıl Müzakeresi. Mebuslara Yanlış Tercüme Verilmiş, Karşıt Devletlerin Projesi Verilmiş Onun Üzerinde Görüşüyorlar:)  Hüseyin Avni Bey (Erzurum); “Hükümetin tertip ettiği projeyi tanımıyoruz. Hükümetin mukabil (karşı) teklifi yok mudur?”   Rıza Nur Bey (Sinop); (1) “..  memleketimizde böyle bir garanti bulunmaz ise, bir ecnebi (yabancı) bulunmaz. Bulunmazsa ticaretle iktisat…

  • (26 Kasım 1922 tarihli gizli celsede İzmir’in yağma edilişi görüşülüyor:) İbrahim Bey (Mardin): “Efendim işitiyoruz ki İzmir’in yağmasına birçok subay, Ordu Kumandanları katılmıştır! Bu oldu mu? Sonra 1. Ordu Kumandanı bütün paralar ve eşyayı almış, birçoklarını da dağıtmıştır. Bu gerçek midir? .. Sonra birçok mebus arkadaşlarım mobilyasıyla beraber evlere girmiş ve şimdiye kadar o evlerde…

  • (6 Kasım 1922 tarihli gizli celsede sert tartışmalar var:) Reis: “Görüşmelere başlıyoruz buyurunuz Rauf Beyefendi.” Hüseyin Rauf Bey (Bakanlar Kurulu Başkanı) (Sivas): “Efendim 4.11.1922’de geç vakit Trakya’yı Hükümet’iniz ve Başkumandan adına teslim almakla görevlendirilen Refet Paşa arkadaşımızdan şu telgrafı aldım.” Selahattin Bey (Çolak, Albay) (Mersin): “Başkumandanlık adına teslim almak ne demektir?” Hüseyin Rauf Bey (Başbakan):…

  • (16 Ekim 1922 tarihli gizli celsede Başkomutanın askeri terhis emri görüşmeleri:) Hüseyin Avni Bey: “Zannetmeyiniz ki biz Yunanlılarla savaşmak için buraya geldik, zannetmeyelim ki İngiliz tecavüzü dolayısıyla buraya geldik. Hayır efendiler… Biz geçmişten gelen esaret altında inlerken, onun karşısında tuğyan ettik (ayaklandık), isyan ettik… Milleti hiç kimsenin emrine, keyfine alet etmemek için azim ve ahdettik…

  • (9 Ekim 1922 tarihli gizli celsede Mudanya Ateşkes Anlaşması görüşmeleri var:) Mustafa Kemal Paşa: “Fransızlar şeklen bilmiyorum ama fiilen bizim karşımıza çıkmayacaklardır. .. İtalyanların da aynı biçimde hareket edebileceklerini zannederim.. Fakat İngilizler güçlü oldukları yerde, kendi kuvvetlerini kullanmaya ve daha çok Yunanistan’da bulunan mağlup Yunan kuvvetlerini teşvik (yüreklendirme) ve tensik (düzenleme) ederek ve belki Balkanlarda…

  • (23 Eylül 1922 tarihli gizli celsede genel durum görüşülüyor:) Hüseyin Avni Bey (Erzurum): ” .. herkes bu memlekette haddini hududunu bilmezse iş şirazesinden çıkar. Memleketin geleceğini yine zora sokarız…. Avrupa bizimle haberleşiyor biz İzmir’le haberleşemiyoruz.” Alıntı: TBMM Gizli Celse Zabıtları III – (İş Bankası Yayını No:267 – Sf. 815 ile 821 arası) kitabından birebir alınmıştır.…

  • (26 Ağustos 1922 tarihli gizli celsede Pontus tehciri konuşuluyor:) Hakkı Hami Bey (Sinop): “Eğer tehcir cana kastetmek için yapılacak olursa işte efendiler o çok çirkin bir meseledir. … Öyle kötülükler yapılmıştır ki bugün memurlarımızın yaptığı kötülüğü emin olunuz İngilizler yapmaz. ..Emin olunuz onlar soyulacaktır, dövülecektir, her şey yapılacaktır. Irzlarına tecavüz edilecektir, öldürüleceklerdir.” Mustafa Sabri Efendi…

  • (18 Eylül 1922 tarihli gizli celse:) Rauf Bey (Hükûmet Başkanı): “…Bu sırada Paşa Hazretleri ile genel durum hakkında görüşme ihtiyacını yazdım. ..bildirdim. Sonra Paşa Hazretlerinden aldığım telgrafta harp zaruretleri kendilerini her an bulundukları noktadan ayrılmaya .. kendilerine ulaşmak üzere bizim… hareketimizi arzu ediyorlar.”..      Selahattin Bey (Mersin): “Hükûmet burada çalışacaktır. Kalkıp gidemez.” Hüseyin Avni (Ulaş) Bey…

  • (21 Ağustos 1922 tarihli gizli celsede jandarma görüşülüyor:) Mazhar Müfit Efendi (Kırşehir): “Karahisar Mebusu Ali Bey kardeşimiz.. Eşkıyalığı ilmi bir şekilde bölümlere ayırarak.. Dediler ki. Şekavet (eşkıyalık, suç işlemek) üç türlüdür: birisi adi suçlar, bir de şekavet-i müstemirre (örgütlü suçlar), birisi de şekavet-i siyasiye. Bendeniz bir şey daha ilave edeceğim ki onun adına maalesef şekavet-i…

  • (31 Temmuz 1922 tarihli gizli celsede Tavsend’ın gelişi görüşülüyor:) BAKKAL’IN NOTU (1995): General Tavsend birinci dünya savaşında bize esir düşmüş, iyi muamele görmüş, bize ilgisi var. Aynı zamanda Başbakan Llyod George’un rakibi olan partiden bir mebus. Ağustos’ta yapılacak son savaş öncesi geliyor. Hatta Parlamentosuna bir telgraf çekerek sanki bir antlaşma yapmış gibi “Eğer Yunanlılar Anadolu’yu…

  • (26 Temmuz 1922 tarihli gizli celsede Yeni bir İstiklâl Mahkemesi kurulması görüşülüyor:) Ragıp Bey (Kütahya): “Avrupa da böyle sizin gibi söylüyor.” Hüseyin Avni Bey: “Evet ben Yunanlıyım, teşekkür ederim… Jandarmanı tesis et, Hükümetini tesis et. Daha kendimize güvensizlik yapıyoruz. Adliyeye güvenim yok diyen bir millet (konuşma gürültülerle kesiliyor)”  devamla “Nasıl üç kişi ile bu memleketi…

  • (26 Temmuz 1922 tarihli gizli celsede yeni bir İstiklâl Mahkemesi kurulması görüşülüyor:) Hakkı Hami Bey (Sinop): (Amasya İstiklâl Mahkemesi üyelerinden.) “Başlangıçta İstiklâl Mahkemeleri ilk faaliyete geçtikleri zaman asker firarlarına bulundukları yörelerde oldukça engel olmuş ve yararları da görülmüştür. Fakat sonradan sonraya itiraf etmek gerekir ki onlarda maalesef hiçbir şey yapamamışlardır…. İstiklâl Mahkemesine .. zannederim 26.Ağustos.922…

  • (24 Temmuz 1922 tarihli gizli celsede ordunun durumu görüşülüyor:) Kâzım Paşa (Milli Savunma Bakanı) (Kozan): “Kaymakam Cemal ve Refet Bey’ler doğrudan doğruya Fransa’ya gitmişlerdi. Bunların alacağı şeyler makineli tüfek kısacası büyük çapta harp malzemesi…. İstenilen malzemeyi getirdiler. Bugün en son fişekleri İskenderun limanına çıkmıştır.” Alıntı: TBMM Gizli Celse Zabıtları III – (İş Bankası Yayını No:267…

  • (22 Temmuz 1922 tarihli gizli celsede Nihat Paşa’nın yolsuzluğu görüşülüyor:) Lütfi Bey (Siverek): “…efendiler bugün bendeniz Kürdistan mebusuyum… Fransız ordusunu Urfa’da mağlup eden, gerçekte, asi dediği Kürt askerleridir. .. Nihat Paşa’nın askerleri sayesinde değildir. … Büyük Millet Meclisi bütün Müslümanlardan Bedeli Nakdi (Askerlik yerine bedel ödemek) alınmasını reddettiği bir sırada Nihat Paşa hangi yetkiyle Müslümanlardan…

  • (17 Temmuz 1922 tarihli gizli celsede Milli Savunma Bakanlığı bütçesi görüşülüyor:) Selahattin Bey (Mersin): “.. Bu ülke yalnız buğday ile.. Geçinemez, geçmiştir artık. Havadan uçaklarınızı, otomobili yürüteceksiniz.”    Ali Cenani Bey (Antep) (Muvazenei Milliye  (Milli Denge Yani Bütçe Komisyonu Başkanı): “Dâhilde görevlendirilen (yani cephede olmayan) erlerin toplamı bendenizce elli binden aşağı değildir. … Adana’dan geçtiğim…