Kategori: Kurtuluş Savaşı
-
“Kurulunuz ulus ile padişah arasında engeldir. Bu yoldaki direnmeniz bir saat daha sürerse, ulus artık her türlü davranış ve eyleminde kendisini özgür sayacaktır ve bütün yurt, töreye aykırı kurulunuzla kesin olarak ilgisini ve bağlantısını kesecektir. Bu son uyarımızdır. Bundan sonra ulusun alacağı durum, burada bulunan yabancı subaylar aracılığı ile itilaf devletleri temsilciliğine de ayrıntılı olarak…
-
“İsmet Paşa’nın Delegeler Kurulu Başkanı olabilmesi için daha önce Dışişleri Bakanı olmasını uygun gördüm. Bunu sağlamak için Dışişleri Bakanı Yusuf Kemal Bey’e özel ve gizli bir yazıyla kendisinin Dışişleri Bakanlığından istifa edip, İsmet Paşa’nın seçilmesinde aracı olmasını rica ettim. … Dışişleri Bakanı olacağını ondan sonra da delegeler kurulu başkanı olacağını söyledim. Paşa birden bire sarsıldı…
-
“25 Eylül 1919 günü General Sally Clade’in, Ali Fuat Paşa’nın yanına gönderdiği bir kurul ki bir kurmay binbaşı ile Eskişehir’deki İngiliz denetim subayından oluşmuştu, İngilizlerin iç işlerimize ve ulusal ayaklanmamıza kesinlikle karışmayacakları konusunda söz verdiler. Bu sırada Merzifon’daki kuvvetlerinin geri alınması durumunda, olayı iyi karşılayıp karşılamayacağımızı sormuşlardı.”” Alıntı: Nutuk – Mustafa Kemal Atatürk (Sabah Yayınları,…
-
“3 Ekim 1919’da yeni Sadrazam Ali Rıza Paşa’ya ve tüm illere bir genelge yayınladım. “1.Yeni hükümet Erzurum ve Sivas Kongrelerinde belirlenen ve saptanan örgütlere ve ulusal amaçlara saygı gösterirse, ulusal güçler de ona yardımcı olacaktır. 2. Yeni Hükmet, Millet Meclisi toplanarak gerçekten denetleme işine başlayıncaya değin ulusun geleceği ile ilgili hiçbir yüküm altına girmeyecektir.” Alıntı:…
-
“3 Temmuz 1922’de Yahya Kâhya’yı Trabzon’da vurmuşlar. Buna pek canım sıkıldı. Kâhya, Enver Paşa taraftarı idi, onu memlekete sokmaya çalışıyordu. Mustafa Suphi ve arkadaşlarını boğduranın Kâhya olduğu biliniyordu. Kâhya’nın katili, Osman Ağa’nın (Mustafa Kemal’in muhafız komutanı Laz Topal Osman’ın) adamlarıymış ve Ankara’dan gitmişler.” Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990 – Sf. 1090)…
-
Mustafa Kemal iki kuvveti de (Başkomutanlık ve Meclis Başkanlığı) bırakmadı. İkisinden birini Meclis Genel Kurulunun yöneleceği kişiye bırakabilirdi. Millet Meclisi de yiğitlik gösteremedi. Tahmin ettiğim gibi, sonucu da ortaya çıktı. Bağımsızlığını kurtaran Türk Milleti, hürriyetini çok feci bir şekilde kaybetti. Devrim diyerek yeniden, hem de bağımsızlığını kurtaranlar tarafından kanı döküldü serveti mahvoldu. Alıntı: İstiklâl Harbimiz…
-
“Yarbay Rawlinson İngiltere’nin Mondros Ateşkes Antlaşmasının hükümlerinin uygulanmasını kontrol eden kişi.” Alıntı: Kâzım Karabekir – Mehmet Fahrettin Kırzıoğlu (1992 – Sf. 31) kitabından birebir alınmıştır.
-
“İsmet Paşa kuvvetleri sağ cenah (kenar) gerisinde toplamış, Fevzi Paşa bunu düzeltmiş, sol cenaha sevk etmiş… Sakarya Meydan Muharebesinin son günü, Mustafa Kemal Paşa savaşı kaybettiğine hükmederek, ricat (geri çekilme) emri vermiş ise de Fevzi Paşa, bunu, sabahki durumu gördükten sonra kumandanlara bildirmeyi uygun görmüş. Hâlbuki sabahleyin düşmanın ricatı görülünce, zaferin bizde kalması temin olmuş.…
-
“23 Haziran 1920’de harekât yapacaktık (Ermeni Savaşı) gece harekâtın tatili emrini verdiler ve 5 Temmuz’da yeniden Batı’ya bir Fırka göndermekliğimi istediler.” Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990 – Sf. 754) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007): Karabekir Paşa 23 Haziran 1920’de Ermeni Harekâtını başlatıyor. Mustafa Kemal Paşa ve İsmet Paşa telgraf ile…
-
“Yunanlılar Trakya’yı işgal etmiş. Oradaki Kolordu dağılmış. Kolordu Komutanı Cafer Tayyar Paşa attan düşmüş, halk ta korkusundan onu Yunanlılara teslim etmiş.” Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990 – Sf. 801) kitabından birebir alınmıştır.
-
“8 Eylül 1920’de Moskova’dan gelen altın külçelerini kantarda tarttırdık. Erzurum’da 200 Kg bıraktık, bu kadarını da Ankara’ya gönderdik.” Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990 – Sf. 842) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Kâzım Karabekir Paşa 31.10.1920’de Ferik (Orgeneral) oluyor. 3 Aralık 1920’de Gümrü Antlaşması.” Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990 – Sf. 862) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Kürtlük olayı çıkmaması için, aşiret subayları ile yakından ilişki ve onlara iş bulmak ve o bölgeyi sürekli uyarmak, Doğunun bütün kaynaklarından mevcut olan çok bol miktarda silah ve cephanenin Batı’ya nakli…” Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990 – Sf. 895) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Mustafa Kemal Paşa’nın cevabındaki: “Cumhuriyet olmayacak, Türkiye’nin başında Halife-i İslam olacak ve bir hükümdar sultan bulunacaktır.” kaydı beni düşündürdü. İstanbul Cumhuriyet’i kuruyorlar diye endişe ederek propaganda yapıyordu. Padişah ile taraftarları bundan ürküyorlardı. Benim bugün anladığım ise, daha korkunçtu. O da, Mustafa Kemal’in bir zafer sonrası, Hilafet ve saltanatı alması idi. .. Osmanlı Hanedanından bahis yok.”…
-
“Mustafa Kemal Paşa zannediyor ki İstanbul Meclisi her şeye boyun eğecek ve bir sulh kabul ederek kendilerini boşlukta bırakacak. Bu yanlış tahmin ile gereksiz işlerle açık bir biçimde meşgul görünerek İstanbul’da olay çıkmasını hızlandırmaya çalışıyorlar.” Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990 – Sf. 453, 454) kitabından birebir alınmıştır.
-
“İsmet İnönü 20 Ocak 1920’de Ankara’ya geldi. 23 Ocak 1920’de tekrar gitti. 6 Mart 1920’de İstanbul’un işgalinden sonra tekrar Anadolu’ya geçti. 6 Nisan 1920’de Ankara’da.” Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990 – Sf. 417) kitabından birebir alınmıştır.
-
Tarihimizde bu kadar koyu bir taassuplu (tutuculukla) dini törenle bir meclis açılmamıştır. …acaba yer yer başlayan ayaklanmalara karşı bir sigorta mı olacağı düşünüldü? Ne olursa olsun inanç ile taassubu milli meclisin başlangıç gününden ayırmak daha ihtiyatlı (tedbirli) olurdu. Yani ne cuma gününü seçmeye ve ne de bu kadar velveleye gerek yoktu. Gösterilen bu taassubun devamı…
-
Gümüşhane milletvekili Zeki Bey Trabzon içerisinde faaliyet yapmak üzere İstanbul’dan hareket etmiştir. Gelmekten çekinmesi halinde hal ve hareketlerinin sıkı gözetim altına alınarak halkı fesada teşebbüsü (yeltenmesi) halinde hemen tevkifi ile hakkında tutuklu vaziyette iken Hıyanet-i Vataniye Kanununun tatbik edileceği … Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990 – Sf. 649) kitabından birebir alınmıştır.…
-
“Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’nın 6 Mayıs 1920 tarihli cevabi yazısı müthiş bir gerilemedir. Ermenilere karşı yapılacak harekâtın mahzurları (sakıncaları) sayılarak hareketten vazgeçiliyor. Hâlbuki bu hareketin gerekli olacağı bir yıldan beri söylenmiş, tartışılmış ve özellikle İstanbul olayında (İstanbul’un 16. Martta işgali olayı) Mustafa Kemal Paşa hararetli olarak uygulama zamanı ve imkânı hakkında fikrimi soruyor, daha doğrusu…
-
“4 Ekim 1919’da Birliklere şu emri verdim: “Asker bulunmaklığımız dolayısıyla, seçimlerle hiçbir ilgimiz yoktur. … fakat ilmen ve ahlâken istenilen şartlara sahip olmayan kişilerin de seçilmemesinin temini milletin ve memleketin selameti adına bizlere borçtur. Bu konuda gayret edilmesini rica ederim.”” Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990 – Sf. 314) kitabından birebir alınmıştır.…