Kategori: Kurtuluş Savaşı
-
“İsmet İnönü 20 Ocak 1920’de Ankara’ya geldi. 23 Ocak 1920’de tekrar gitti. 6 Mart 1920’de İstanbul’un işgalinden sonra tekrar Anadolu’ya geçti. 6 Nisan 1920’de Ankara’da.” Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990 – Sf. 417) kitabından birebir alınmıştır.
-
Tarihimizde bu kadar koyu bir taassuplu (tutuculukla) dini törenle bir meclis açılmamıştır. …acaba yer yer başlayan ayaklanmalara karşı bir sigorta mı olacağı düşünüldü? Ne olursa olsun inanç ile taassubu milli meclisin başlangıç gününden ayırmak daha ihtiyatlı (tedbirli) olurdu. Yani ne cuma gününü seçmeye ve ne de bu kadar velveleye gerek yoktu. Gösterilen bu taassubun devamı…
-
Gümüşhane milletvekili Zeki Bey Trabzon içerisinde faaliyet yapmak üzere İstanbul’dan hareket etmiştir. Gelmekten çekinmesi halinde hal ve hareketlerinin sıkı gözetim altına alınarak halkı fesada teşebbüsü (yeltenmesi) halinde hemen tevkifi ile hakkında tutuklu vaziyette iken Hıyanet-i Vataniye Kanununun tatbik edileceği … Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990 – Sf. 649) kitabından birebir alınmıştır.…
-
“Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’nın 6 Mayıs 1920 tarihli cevabi yazısı müthiş bir gerilemedir. Ermenilere karşı yapılacak harekâtın mahzurları (sakıncaları) sayılarak hareketten vazgeçiliyor. Hâlbuki bu hareketin gerekli olacağı bir yıldan beri söylenmiş, tartışılmış ve özellikle İstanbul olayında (İstanbul’un 16. Martta işgali olayı) Mustafa Kemal Paşa hararetli olarak uygulama zamanı ve imkânı hakkında fikrimi soruyor, daha doğrusu…
-
“4 Ekim 1919’da Birliklere şu emri verdim: “Asker bulunmaklığımız dolayısıyla, seçimlerle hiçbir ilgimiz yoktur. … fakat ilmen ve ahlâken istenilen şartlara sahip olmayan kişilerin de seçilmemesinin temini milletin ve memleketin selameti adına bizlere borçtur. Bu konuda gayret edilmesini rica ederim.”” Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990 – Sf. 314) kitabından birebir alınmıştır.…
-
“Bolşevikler bilmiyorlar mı ki öncelikle Laz denilen insanların toplamı 40.000’i aşmaz ve bunlar Batum ile Rize’nin hayli doğusundaki bir bölgede sakindirler (yerleşiktirler). İlkel bir kavim olan 40.000 kişinin, dünyanın hiçbir yerinde oyları (1) sorulmaz. Sonra, Kürtlerden bahis ne demektir? Gerçi Genel Harpten önce (1. Dünya Savaşından önce)bütün dünyada 3 milyon kadar Kürt vardı. Ve çoğu,…
-
“30 Ağustos 1919’da Hacador Ağa, Ermeniler adına Kürtlere mektup yazıyor, uzlaşma ve Osmanlı’ya karşı birliktelik istiyor. Kürtlerin 4 Eylül 1919’da verdiği cevapta: “Muhaddedatı Osmaniye’ye (Osmanlı hudutlarına) saldırmayı mubah gören (uygun gören) Ermeniler ile Kürt milleti bir araya gelemez. Ermenilerin on misli fazla olan Kürt milleti, Ermeni himayesine giremez ve girmesi de imkânsızdır. .. bizim sizinle…
-
” 27 Ağustos 1919’da Ali Fevzi Paşa; ” … Padişah ve Hükûmet İngiltere’nin himayesini kabul etmişlerdir. Fakat milletten korkarak henüz ilan etmiyorlar. İzzet Paşa ve taraftarları ise Amerikan mandası istiyorlar.” diyor. Bizim ise, kararımız, .. Nihayet çaresiz kalınırsa istiklâlimiz mahfuz kalmak (Bağımsızlığımız saklı kalmak) ve memleket parçalanmamak üzere Amerikan yardımına taraftar olmaktır.” Alıntı: İstiklâl Harbimiz…
-
“27 Ağustos 1919’da İsmet’ten gelen mektup; “Eğer ABD’nin gelmesi suya düşerse, İngiltere için bugünkü taksim durumunu düzenlemekten başka yapılacak bir şey yok gibidir ki İngilizlere diğerleri bu konuda yardım edecekler, karşı çıkmayacaklardır. Eğer Anadolu’da halkın Amerikalıları diğerlerine tercih ettikleri şeklinde ABD milletine başvurulursa çok yararı olacaktır deniliyor ki ben de tamamıyla bu kanaatteyim. Bütün memleketi…
-
“Bilhassa (özellikle) ajanslarda, gazetelerde, ağızdan hücumlar hep Mustafa Kemal Paşa’ya idi. Ahlakı, ihtirası hakkında her gün ağız dolusu laflar da söylendiğini kendisi de biliyordu. … Olayların icat edildiğini ve Mustafa Kemal Paşa’nın bu şekilde oldu-bittilerle diktatörlüğe yürüdüğünü, zamanında Erzurum’da iken Elazığ Valisi Ali Galip’i öldürmek istediğini, onun da şimdi buna (Mustafa Kemal’e)karşı hareketi (Sivas Kongresini…
-
“Mustafa Kemal’in 15.9.1919 tarihli telgrafından sonra; Bu yeni talimatla, yarbay rütbesindeki askerler, sivil bürokrasiye de amir oluyor ve itaat etmezlerse millet namına (millet adına, mahkeme gibi) tevkif (tutuklama) hakkına sahip oluyorlar. Belirli insanların tutuklama yetkisi Kolordu Kumandanlarının altına kadar inerse, millet namına diye neler olur bilinmez?” Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990…
-
“General Harbord; “ABD, sermayesi ile Türkiye’ye yardım etmek ister. Bunu iyi kabul edeceğinizi, şimdiye kadar görüştüğümüz idarecilerden ve halkınızdan anladık. Fakat bu sermayeyi korumak için bir miktar da asker getirmek ister.” der. (Karabekir Paşa cevaben;) “Sermayeyi Türklerin yağma etmesinden mi korkuyorsunuz? Yoksa bir yabancı devletin saldırısından mı? Eğer Türklerden korkuyorsanız, bu büyük bir haksızlıktır ve…
-
“26 Eylül 1919’da İngiliz askerleri Eskişehir’den çekiliyorlar.” Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990 – Sf. 297) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1993): Emperyalist İngiltere galip geldiği bir savaştan sonra Türkiye’nin bir bölümünü, hem de orada hiçbir direniş veya zorlama yok iken terk ediyor.
-
“Ekim 1919’da Konya Valisi Cemal Bey, mahkûmları silahlandırıp yabancıların müdahalesini sağlamaya çalışmışsa da, Refet Paşa’nın baskısı ile İstanbul’a kaçmış. .. Konya’da İngiliz ve Fransız temsilcileri Refet Rey’i ziyaret ederek, Milli Harekata karşı tamamen tarafsız olacaklarını teyit eylemişlerdir. (onaylamışlardır)“” Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990 – Sf. 303) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU…
-
“Erzurum Kongresi sırasında Mustafa Kemal Paşa aleyhinde müthiş propagandalar oluyordu. Mustafa Kemal Paşa, azlolunmasına ve kendisinin de askerlikten istifasına rağmen, ne üniformasını ne de Padişah kordonunu (Vahdettin’in Yaveri olduğunu simgeleyen bir kordon) atamıyordu. Erzurumlular nihayet (sonunda) şu kararı bana, Müdafi Hukuk Reisi Hoca Raif ve azadan (üyelerden) Necati Bey vasıtası ile (aracılığıyla), Mustafa Kemal Paşa’nın…
-
“Mustafa Kemal Paşa Halit Bey’e (Deli Halit Paşa’ya) diyor ki; “Sen de ben de menkubuz (görevden alınmışız), İstanbul Hükûmeti bizi istiyor. Günün birinde Karabekir bizi tutuklayıp İstanbul’a gönderebilir. İkimizin istikbali (geleceği) aynı düşünmeye ve aynı çalışmaya bizi mecbur ediyor. Karabekir’e itimat etme (güvenme). Şu şifreyi (gizli parola) al, icabında doğrudan duruma hâkim olmayı sağla. Gerektiğinde…
-
23.06.1919’da Mustafa Kemal Amasya’dan Kâzım Karabekir’e telgraf çekiyor: “Bolşevizm’in (komünizmin) anlaşılması ve görüntüsü dahi müzakere edilerek (görüşülerek), esasen Kazan, Orenburg, Kırım vesaire gibi (ve diğerleri gibi) İslam ahalisi bunu kabul ederek, diyanet (din işleri), anane (gelenek) gibi işlerle zaten alakadar olmadığından (ilgilenmediğinden) bunun memleket için bir sakıncası olamayacağı düşünüldü.” Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir…
-
“24 Haziran 1919’da Posta Telgraf Müdürü Refik Halit (Karay) Bey (1) telgrafhanelere ilan ediyor ki, “Mustafa Kemal Posta ve Telgraf işlerine karıştığı için azlolunmuştur (3. Ordu Müfettişliği görevinden alınmıştır) telgraflarını kabul etmeyiniz.” diyor. Akşam Mustafa Kemal Paşa’nın yanına gittim, yine mabeyin (Padişah Özel Kalemi) ile muhabere edildi (haberleşildi). Başkâtip Fuat Bey, Kemal Paşa’ya, görevine son…
-
“Ali Kemalî Erzincan Valisi. Koçgiri-Pülümür isyanını bastırmış, Kürtler hakkında araştırma yapmış.” Alıntı: Belgelerle Dersim Raporları – Faik Bulut (1992 – Sf. 11) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2007): Ali Kemalî, Mustafa Kemal’e muhalefet eden ve Savaştan sonra feci şekilde öldürülen gazeteci-yazar Ali Kemal değil. Ali Kemali Dersimde Valilik yapmış Kürtler ve Dersim hakkında kitap yazmış,…
-
“Koçgiri isyanını bastırmaya giden Giresun Milli Alayı’nın Komutanı Topal Osman’dı.” Alıntı: Belgelerle Dersim Raporları – Faik Bulut (1992 – Sf. 23) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007) Topal Osman 1917-1918 yıllarında Karadeniz’deki Rum temizliğini yapan ve Mustafa Kemal’in muhafız komutanlığını yıllarca yapan biridir.