Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
recent posts
- NURİ DERSİMİ, “MİLLETLER CEMİYETİ UMUMİ KÂTİPLİĞİNE” BAŞVURUDA BULUNDU
- DERSİMLİLER LİDERLERİNİ PUSUYA DÜŞÜRÜP ÖLDÜRMÜŞLER
- DERSİM’DEKİ İLK ASKERİ BİRLİĞİN KOMUTANI ELAZIĞ’IN MIĞI KÖYÜNDEN VE ALEVİ
- DERSİM HAREKÂTI NEDEN 1937 YILINDA YAPILDI
- “CUMHURİYETİN KAHREDİCİ ORDULARI TARAFINDAN MAHVEDİLECEKSİNİZ”
about
Kategori: Liberalizm, Kapitalizm
-
“Değişiklikleri kurumlardan çok bireyler sürüklemektedir. Tüm kolektif yapılar (örgütlenmiş din, birlikler, komünist partiler, büyük şirketler, siyasi partiler, ..) içerisinde, kişinin bireysel sorumluluğundan kaçma olasılığı bulunur. Birey düzeyinde ise böyle bir olasılık söz konusu olamaz. Bireyin kaçacak hiçbir yeri yoktur. Bireylerin konumu iyice belirlendikten sonra özgürce birleşip bir topluluk yaratılabilir. Bu topluluğun içerisindeki birey de sorumluluktan…
-
Prens Sabahattin, Sultan Abdülhamit’in kız kardeşinin oğlu, Damat Mahmut Paşa’nın oğlu… Paris’te 1905 te Terakki (gelişme) adında bir gazete çıkartmıştı. .. Cumhuriyet ve demokrasiye kadar gidecek bir devrim istiyordu. … ona göre ulusun yoksulluğunu meydana getiren derin nedenler vardı. Müslüman Türk toplumunun asıl belini büken, genel eğitim sisteminin bozukluğu idi. Türk halkı, birey olarak kişisel…
-
“Kişi, doğal nesneleri kendi geçimini sağlamak üzere kendi kendine elde ederken kendini, kendisi denetler, oysa o daha sonra başkalarının denetimi altına girer. Tek bir insan, kendi beyninin denetimi altındaki kaslarını harekete getirmeden doğa üzerine etkide bulunamaz. Daha sonra bunlar birbirlerinden ayrılır, bu ayrılma bunlar arasında düşmanca bir karşıtlığın doğacağı noktaya kadar devam eder. Ürün, genel…
-
“Bütün kapitalist üretim sistemi, işçinin iş gücünü mal olarak satmasına dayanır.” Alıntı: Kapital – Ekonomi Politiğin Eleştirisi I, II – Karl Marks (1974 1. Baskı, Sf. 96) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Ne var ki, makineli üretim, belli bir büyüme ve olgunluk derecesine ulaşır ulaşmaz ve özellikle de kendi teknik temeli olan makinenin kendisi, makine ile üretilmeye başlanır başlanmaz, kömür ve demir üretimi, metal işleme ve ulaştırma işlerinde olduğu gibi, köklü değişikliklere uğratılır uğratılmaz; kısaca, büyük endüstrinin gerekli olduğu genel üretim şartları yaratılır yaratılmaz bu işletme biçimi…
-
“……… Değişen sermaye, işçinin kendisinin ve ailesinin varlığını devam ettirmek için muhtaç olduğu ve toplumsal üretim sisteminin şekli ne olursa olsun, daima bizzat üretmek ve yeniden üretmek zorunda bulunduğu tüketim araçları veya emek onun bir özel tarihsel görünüm şeklidir.” Alıntı: Kapital – Ekonomi Politiğin Eleştirisi I, II – Karl Marks (1974 1. Baskı, Sf. 303)…
-
“İşçi sınıfı tarafından sağlanan ve kapitalistler sınıfı tarafından karşılığı ödenmeksizin ede edilip sermayeye dönüştürülen emek kitlesi, sermayeye dönüştürülmesi ancak karşılığı ödenen emeğe olağanüstü bir ilavede bulunulması ile mümkün olabilecek bir hız ile artıyorsa, bu durumda, ücret yükselir ve diğer her şey aynı kalmak şartı ile karşılığı ödenmeyen emek kitlesi göreceli olarak azalır. Ancak ne var…
-
“Emeğin üretkenliği ne kadar artarsa işgünü o kadar çok kısaltılabilir ve işgünü ne kadar kısaltılırsa emeğin harcanma yoğunluğu o kadar çok yükseltilebilir….. Kapitalist üretim biçimi, bir yandan, her bireysel iş sahibini işinde tasarruf sağlamaya zorlarken, diğer yandan, kendi doğurduğu anarşik rekabet sistemi yüzünden toplumsal üretim araçlarının ve iş güçlerinin kullanımında sınırsız ve ölçüsüz israflara sebep…
-
“Taylor, işçiye; “Sizden düşünmenizi istemiyorum. Başkaları sizin yerinize düşünüyor.” diyor.” Alıntı: İşçilerin Yönetime Katılması – Kamil Turan (1979 – Sf. 31) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Emek, değerin özü, cevheri ve bizatihi özünde mevcut ölçüsüdür; fakat bizzat kendisinin bir değeri yoktur. Toplum, kendisine saldıran bütün mahzurları (sakıncalılıkları) tasfiye etmek (ortadan kaldırmak – düzlemek) isterse önce kulağa kötü gelen terimleri tasfiye etmeli, dil’i değiştirmelidir. Bu amaçla sadece akademiye başvurup sözlüğün yeni baskısının yayılmasını istemesi yeter.” Alıntı: Kapital – Ekonomi Politiğin Eleştirisi I,…
-
“Bir miktar emeğin kendisinden daha az bir emekle mübadele edilmesi (değiştirilmesi), bunlardan birinin maddeleşmiş emek diğerinin canlı emek olması dolayısı ile şekil farklılıklarına bağlamak hiçbir fayda sağlamaz. Bu, bir malın değeri, bundan fiilen maddeleşmiş emeğin miktarı ile değil de, bunun üretim için gerekli canlı emeğin miktarı ile belirlenir demek kadar saçma bir şeydir. Bir mal…
-
“İşçinin ücreti, burjuva toplumunun yüzeyinde, işin fiyatı olarak, belli bir miktarda iş için ödenen belli bir miktarda bir para olarak görülür. Emek, piyasada mal olarak satılabilmek için, her halde satılmadan önce, mevcut olmak zorundadır. Şurası var ki işçi emeğini bağımsız nesnel bir varlık haline getirebilseydi, onun satacağı şey, emek değil, mal olurdu.” Alıntı: Kapital –…
-
“Her tür artıkdeğer, sonradan bu kâr, faiz, rant vb. gibi hangi özel kılığa bürünürse bürünsün, özü ve aslı itibari ile karşılığı ödenmemiş emeğin maddeleşmiş şeklidir. Sermayenin kendi kendisini değerlendirmesinin, değerine değer katmasının sırrı, sonunda sermayenin başkalarının belli bir miktar karşılığı ödenmemiş emeğinin üzerindeki tasarruf yetkisi olarak kendini açığa vurur.” Alıntı: Kapital – Ekonomi Politiğin Eleştirisi…
-
“Emeğin üretkenliğindeki yükselme işgücünün değerini düşürür ve bununla birlikte artıkdeğeri arttırır. Bunun tersi yani üretkenlikteki düşme işgücünün değerini yükseltir ve artık değeri azaltır. Artıkdeğerdeki artma veya azalma işgücünün değerindeki buna tekabül eden (denk gelen) düşme ve yükselmenin daima sonucu olup asla nedeni değildir.” Alıntı: Kapital – Ekonomi Politiğin Eleştirisi I, II – Karl Marks (1974…
-
“İş gücünün değeri ortalama işçinin alışılagelmiş düzeydeki gerekli üretim araçlarının değeri ile belirlenir. İş gücünün değerinin belirlenmesinde ayrıca diğer iki faktör daha rol oynar. Bunlardan biri, iş gücünün üretim biçimi ile birlikte değişen yetişme ve gelişme giderleri, diğeri iş gücünün erkek ya da kadın, yetişkin ya da yetişkin olmayan kimsenin iş gücü oluşu ile ilgili…
-
“Kapitalist, örneğin 400 sterlini üretim araçlarına 100 sterlini işçi ücretlerine olmak üzere, toplam olarak 500 sterlin yatırmış bulunuyor olsun. Artık-değer oranı, varsayıldığı gibi %20 ise bu durumda kar oranı %4 olur %20 olmaz.” Alıntı: Kapital – Ekonomi Politiğin Eleştirisi I, II – Karl Marks (1974 1. Baskı, Sf. 226) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Bir bireysel işçi, kendisi için gerekli iş zamanı ne kadar kısa olursa, o kadar fazla artıkemek sağlayabilir, bunun gibi, çalışan nüfusun zorunlu tüketim araçlarının üretimi için gerekli kısmı ne kadar küçük olursa bunun başka işler için kullanılabilecek kısmı o kadar büyük olur. Kapitalist üretim bir kere varsayılınca, artık işin büyüklüğü, diğer bütün şartlar aynı kalmak…
-
“Toplumsal üretimin az ya da çok gelişmiş şekli bir yana, emeğin üretkenliği doğal koşullara bağlı kalır. Bunların hepsi, bizzat insanın kendi mahiyetine (ırk v.b.) ve doğal çevresine atfedilebilir. Dış doğal koşullar ekonomik bakımdan iki büyük sınıfa ayrılırlar; birincisi verimli topraklar, balık dolu sular v.b. gibi tüketim araçları şeklindeki doğal zenginlikler; ikincisi, güçlü şelaleler, ulaştırmaya uygun…
-
“Emek belli bir üretkenlik derecesine ulaşmış olmadan, işçinin bu şekilde kullanabileceği zamanı, böyle artık zaman olmadan, artıkemek ve dolayısı ile de kapitalistler, köle sahipleri, feodal beyler, kısaca büyük mülkiyet sahibi sınıfı olmaz. Herkesin emeği ancak kendi yiyeceğini üretmeye yetecek kadar olsaydı, mülkiyet diye bir şey olmazdı.” Alıntı: Kapital – Ekonomi Politiğin Eleştirisi I, II –…
-
“Kapitalist üretim biçimi aynı zamanda, şehirli işçinin fiziki sağlığını ve toprak işçisinin entelektüel hayatını tahrip eder….. Kapitalist tarımdaki her ilerleme, sadece işçiyi soyma sanatında bir ilerlemeden ibaret olmayıp aynı zamanda toprağı soyma sanatında da bir ilerlemedir; belli bir zaman aralığı için toprağın verimliliğinin yükseltilmesinde kaydedilen her ilerleme aynı zamanda, bu verimliliğin devamlı kaynakların mahvedilmesi konusunda…