Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Liberalizm, Kapitalizm

  • Lenin, kapitalizmde pazarın iki yönde gelişebileceğine işaret ediyor; bu ayrıma göre bir Kapitalist ekonomide pazar ya derinlemesine ya da genişlemesine gelişir. Derinlemesine gelişme; belli bir yerde sanayi ve tarımın daha çok gelişmesidir. Buna teknolojide ilerleme ile birlikte sermayenin organik bileşiminin artması ve aynı sanayi kolunda yeni alt kesimlerin oluşması demek te mümkün. Genişlemesine gelişme ise…

  • Kapitalizm, devlet müdahalesini ortadan kaldırmıyor; daha da kaçınılmaz yapıyor. Kapitalizmin anarşik yapısı veri alındığında, kapitalist ekonomiyi devlet müdahalesi olmadan işletmek mümkün olmuyor. Sf. 456   Alıntı; Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ocak 1985 – Sf. 456) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bilimsel yasalar ve bilimsel zorunluluklar, bizler farkına varmasak ta vardır.  Farkına varmamak yalnızca yanlış yapmayı garanti eder; yoksa yasalar ve zorunlulukların ortadan kaçmasına yol açmaz.  Kapitalizm devlet müdahalesini ortadan kaldırmıyor; daha da kaçınılmaz yapıyor. Kapitalizmin anarşik yapısı veri olarak alındığında, kapitalist bir ekonomiyi devlet müdahaleleri olmadan işletmek mümkün olmuyor. Alıntı: Bilim ve Edebiyat – Yalçın…

  • Siyasal iktisadın ilk büyük yazarı sayılan Adam Smith’in babası da Adam Smith. Babası 1723’te ölüyor, babasının ölümünden birkaç ay sonra doğuyor, hastalıklı bir çocuk. Annesine fazlaca düşkün. Zaman zaman bayılıyor. Sürekli olarak başı dönüyor.  Alıntı: Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları Ocak 1985 Baskısı- Sf. 32) kitabından birebir alınmıştır.

  • İttihatçıların üçlüsünün sürgüne gitmesiyle, Osmanlı Liberal Birliği’nde çabucak bir dirilme olmuştu. Bu gurubun başında Sultan’ın eniştesi ve yakın dostu Damat Ferit Paşa bulunuyordu. Alıntı: Osmanlı İmparatorluğu (Bir Çöküşün Yeni Tarihi) – Alan Palmer (Yeniyüzyıl Yayını – Sf. 380) kitabından birebir alınmıştır.  

  • Gelenekçi ve katı bir İslam partisiyle, küçük Osmanlı demokrat partisi arasında geçen 1908 seçimleri, gerçekte iki gurup arasında geçen bir mücadele olmuştu. İttihat ve Terakki henüz bir parti olarak örgütlenmemişti ve kampanyasını İttihatçılar adıyla yürütüyordu. Diğeri ise eylül ortasında kurulan ve Âdemi Merkeziyetçi liberal bir parti olan Osmanlı Ahrar Fırkasıydı.  Bu partinin üyeleri arasında Sadrazam…

  • Bir yurtsever ille de muhafazakâr değildir; hatta soyut değilse de bir tür liberal bile olabilir.   Yirminci yüzyılda bir milliyetçi pek liberal olamaz.  Alıntı: Yirminci Yüzyılın ve Modern Çağın Sonu – John Lukacs (Sabah Yayınları – Sf. 253) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ağaoğlu Ahmet Bey “Halk Partisi o ana kadar liberalin liberali iken, birden bire devletçi oldu.”  Alıntı: Siyasi Dargınlıklar (Serbest Fırka Nasıl Kuruldu, Nasıl Kapatıldı?) IV -Feridun Kandemir (Ekicigil Tarih Serisi 1955 – Sf. 72) kitabından birebir alınmıştır.  BAKKAL’IN YORUMU (1995): Çok ilginç bir tespit. O dönemin ve Ağaoğlu’nun anlayışına göre, baskıcı ve nerede ise tüm…

  • “Türkiye Devleti, halkın hâkimiyetine dayalı bir cumhuriyettir. Hürriyetperverlik yani liberalizm, halkın hâkimiyeti yani demokrasi, partinin esas mesleğidir (Siyasetidir, ideolojisidir). Teşkilatı Esasiye Kanunu (anayasa) milletten açık vekâlet almadıkça tadil edilemez (değiştirilemez).  Parti, fikir ve dini inançlara saygılıdır.   İç siyasette, devletin denetimi baki (daimi) kalmak şartıyla, idari âdemi merkeziyet esası (yerinden yönetim esası) desteklenecektir. İşçilerin yönetime katılmasına…

  • Bunun için Marx’i en çok etkilemiş ütopyacı Saint-Simon, özel mülkiyetin olmadığı bir kapitalizm düşleyebiliyor. Sanayici kapitalistlere en çok özel mülkiyetin sakıncalarını ve bundan kurtulmanın yararlarını anlatmaya çalışıyor. Sf. 270 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 1. Basım 1990 – Sf. 270) kitabından birebir alınmıştır.

  • Her ikisinin de, Smith ve Marx, birer kitap kurdu olduklarını ve tarihin kaydettiği önde gelen «ansiklopedik», insanlar olduklarını eklemek durumundayım. Sf. 284 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 1. Basım 1990 – Sf. 284) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kapitalist dünyada önem, bir fiyat sorunudur. Kapitalist dünyada fiyat, bir önem sorunudur. Sf. 158 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım 1990 – Sf. 158) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Köycülük, kapitalizmin fideliğidir.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 30) kitabından birebir alınmıştır.

  • “1902 Paris Kongresinde ayrılık başlangıcı var; Prens Sabahattin Adem-i Merkeziyet (yönetimin merkez dışına çıkması) ve kişisel girişimcilik ilkelerini öne sürerek tohumlarını atıyor.    İttihat ve Terakki, Adem-i Merkeziyet ilkesinin içerisinde saklı tuttuğu federatif bir devlet yapısının Osmanlı Devletinin parçalanmasını hızlandıracağına inanıyor.      1906 yılında İttihat ve Terakki’nin merkezi yurt dışından Türkiye’ye, Selanik’e taşınıyor.   İttihat ve Terakki özel…

  • “Prens, özel teşebbüs ile önce toplumu oluşturacak entitelerin (niteliklerinin) gelişmesini istiyor.   Müslüman ve Müslüman olmayan halklara bir yönetim özerkliği, Adem-i Merkeziyet (Merkezden idare olmaması) verilmesini istiyor.  Bireyci eğitime, bireyci aileye ve yerinden yönetim şekline taraftardır.  …bir noktada Le Play’den ayrılıyor Le Play ve yandaşları çalışmalarını saha çalışmasına yöneltirken, Prens’te bu yoktur.    Sabahattin, 1906 yılında yeni hareketinin…

  • İş gücüne değerinin ödendiğini varsayacak olursak, şu alternatifle karşı karşıya kalırız; emeğin üretme gücü (üretkenliği) ve normal kullanım yoğunluğu veri ise, artıkdeğer oranı ancak iş gücünün mutlak azaltılması ile yükseltilebilir; Diğer yandan iş gücünün sınırları belli ve veri ise artıkdeğer oranı ancak unsurlarında, yani gerekli- emek ve artıkemekte meydana gelecek bir nispi büyüklük değişmesiyle yükseltilebilir…

  • “Prens Sabahattin tam bir Tanzimat düşmanı olarak ortaya çıkıyor; “Türkiye Nasıl Kurtulur?” adlı eserinde; “Tazimatın özü; İleride gösterileceği gibi, gelirleri bir merkeze toplayarak, büyük bir yönetim hayatı cemaati (topluluğu), yani merkezi yönetim örgütü ile çerçevelenecek bir memurlar topluluğu meydana getirmekten başka bir şey değildir.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2.…

  • “Prens Sabahattin çok gerici bir politikacı çok gerici ve hevesli bir sosyolog olmasının yanı sıra bir sahtekârdır.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 154) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2008): Hoca, sosyalist olduğu için ve Prens de Osmanlı’nın ilk bilinçli liberali olduğundan ona ve onun gibi…

  • “Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasının parti programında “Ekonomik alanda serbest mesleğe, yani Liberalizme taraftarız.” denilir.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi I – Doğan Avcıoğlu (Tekin Yayınevi 1. Baskı 1985 – Sf. 405) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2007): Osmanlı ve Cumhuriyetin ilk dönemlerinde meslek kelimesi ideoloji, siyasi fikirler, düşünsel anlamda tutulan yol anlamında kullanılıyor.

  • “Bir aralık CHP Genel Sekreteri Recep Peker, “Liberal demek vatan haini demektir.” demiştir.”” Alıntı: Suyu Arayan Adam – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 450) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU: Devlet Partisi olan CHP’nin genel Sekreteri olması, hatta daha sonra Başbakan bile olması işi daha da vahim kılıyor. Aynı kişi, sanırım Başvekil iken Eskişehir’de “açız”…