Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
recent posts
- NURİ DERSİMİ, “MİLLETLER CEMİYETİ UMUMİ KÂTİPLİĞİNE” BAŞVURUDA BULUNDU
- DERSİMLİLER LİDERLERİNİ PUSUYA DÜŞÜRÜP ÖLDÜRMÜŞLER
- DERSİM’DEKİ İLK ASKERİ BİRLİĞİN KOMUTANI ELAZIĞ’IN MIĞI KÖYÜNDEN VE ALEVİ
- DERSİM HAREKÂTI NEDEN 1937 YILINDA YAPILDI
- “CUMHURİYETİN KAHREDİCİ ORDULARI TARAFINDAN MAHVEDİLECEKSİNİZ”
about
Kategori: Liberalizm, Kapitalizm
-
Eski Amerikalılar çalışmazlar; çünkü çalışmak, bayağı ve banal bir iş oluyor. Eski Atinalılar için yaşam, felsefe ve politika yapmak, sohbet etmek, dolaşmak, sevişmek, yemek ve şarap içmektir; iş yapmak, kentli olmayanlara ve kölelere düşüyor. İş yapmanın aşağılık bir uğraş olmaktan çıkışı kapitalizmin doğuşu ile başlıyor. Emek harcamanın ve emeğin kutsallaştırılması, burjuvazinin Calvin’den aldığı bir örtüdür;…
-
Machiavelli’nin teoremini hatırlamak durumundayız; baronlar varsa fetih kolaydır, diyordu. Osmanlı’da yoktur; dolayısıyla Levant Kampanyası Osmanlı ekonomi politikasını paralize edebilmiş fakat Doğu Hindistan Kumpanyası misali, despotik bir imparatorluğa dönüştürememiştir. Sf. 187 Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 187) kitabından birebir alınmıştır.
-
Büyük keşiflerin, Türklerin İstanbul’u alarak Doğu yollarını kesmeleri üzerine zorunlu hâle geldiği iddiası ciddiyetten uzaktır; bir kez İstanbul’un Fethi sembolikti ve Türkler o zamana kadar yeterli ölçüde ilerlemişti. İkincisi; Türkler hiçbir zaman ticarete engel çıkartmadılar ve kapitülasyonlar vermek te dâhil her yolla özendirmişlerdir. Üçüncüsü asıl zenginliğin Hindistan’da olduğu çok önceden biliniyordu, karayolu hem çok pahalı…
-
Şimdi korsan ambasadör’u (elçi) düşünebiliriz, sanıyorum fazladır ve tüccar= ambasadör uygundur. Bunun, tüccar ambasadörün belki de ilk işaretini Adam Smith’te buluyoruz; Ekonomi Politik’in kurucusu sayılan Smith namdar (namlı, ünlü) kitabında .. Levant Kumpanyasına, Turkey Kumpanyası da demektedir ve demek ki tarihte ilk ambasadörlerden bir tanesinin ya da netlikle bilinen ilk devamlı elçiliğin İngiltere tarafından İstanbul’da…
-
Tekelokraside ekonomi ile politikanın füzyon hâlinde olduklarının tespiti önemlidir. Bu özgürlüksüzlük düzeni anlamındadır. Ayrıca, kapitalist devlet aşamasında da egemenlik parlamentolardan kayarken, dışına çıkarken, bürolara geçmeye başlıyor; bu, en önemli politik kararların bir takım bürolarda kararlaştırılması demektir. Sf. 53 Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük – (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 53) kitabından birebir…
-
Büyük işletmelerin sahipliği kapitalistlerde olsa da, kontrolü menajerlere geçiyordu ki, bu kapitalizmi kapitalistlerden soyutlamak anlamına geliyordu. Burnham, bu tür görüşleri nahif bulmaktadır; mülkiyetin reel tanımını yapmayı deneyerek, kontrol kimde ise sahibi de o dur, demektedir. Sf. 45 Bir; demokrasi ile kapitalizm arasında ayrılmaz bir özdeşlik kurulamayacağını ifade ediyor; Burnham, kapitalizmin mutlaka demokrasiyi de beraberinde getireceği…
-
Ahmet Rasim’e göre Şeyh Bedrettin İslamlıkla Hristiyanlığı birleştirip böylece ortaya yeni bir din atmak istiyordu. Tarihçi Ahmet Raşid’e göre; “Osmanlı liberallerinin kafilebaşı saymak gerekir.” Besim Nihat Kaygusuz, “Şeyh Bedrettin Simavnevi” adlı eserinde “Tarih sahnesine 400 yıl önce gelmiş bir sosyalisttir. Alıntı: Şeyh Bedrettin ve Türkiye’de Sosyalizm Hareketleri – Abdurrahman Cerrahoğlu, (Sf. 44, 45) kitabından birebir…
-
Kapitalizmde bireyin ve bireysel girişimin birbirinden mutlak bağımsızlığı esastır, tekeller düzeninde ise bunun tam tersi durum var. Daha açıkçası, tekeller düzeninde hiçbir şey bağımsız değildir ve daha da önemlisi tekeller düzeni her türlü bağımsızlığa karşıdır. Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 532) kitabından birebir alınmıştır.
-
Kapitalist üretim biçiminde insan seven bir sermayedar akıllı davranmamış olur. Alıntı: El Kitabı – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Kasım 1997 – Sf. 100) kitabından birebir alınmıştır.
-
«Sevgili Necip Fazıl; Sana tevkifhanede söylediğim bu sözü benden yazılı olarak istediğin için aynen kaydediyorum. Dahlim olmadığı halde bazı ahbaplarımın padişaha suikast teşebbüsünde bulunmaları sebebiyle ben de maznunen (zanlı olarak) Beşiktaş karakolunda tevkif edilmiştim. İsticvabımı (sorgulamamı) yapan Müşir Hasan Paşa ile Yaver Kenan Paşa bana daima «efendi oğlum» diye hitap ederlerdi. Beni zaptiye hapishanesine gönderdikleri…
-
24 Temmuz 1921 (1337) tarihinde 55. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Faik Beyefendi Orduya Şükran ve Selam Götürecek Bir Mebus Heyeti Seçiliyor. İstiklal Mahkemeleri Azalıkları İntihabı Tartışmalarla Sonraya Kaldı. Prens Sabahattin’in Tebrik Telgrafı Okundu: (Savunmanızı ve direnişinizi kutlar başarılar dilerim diyor. Tunalı Hilmi tebrike şayandır diyor, Mecliste gürültüler çıkıyor, Karesi Mebusu Vehbi Bey de…
-
22 Eylül 1920 tarihinde 70. İçtima 1. Celse, Reisi Sani Vekili: Vehbi Efendi Mal Müdürlerinin Maliye Vekâletince Tayini Hakkında Kanun Layihası: (Bu zamana kadar bu yetki mutasarrıflardaymış. Yetkinin merkeze alınmasına Liberaller karşı çıkıyorlar.) Refik Şevket Bey (Kütahya); “-.. ne için valiliği, defterdarlığı kaldırdınız, merkeze neden raptediyorsunuz (bağlıyorsunuz)? Her teşkilat merkeze doğru rabıta mı (bağlılık mı)…
-
(16 Eylül 1920 tarihinde 66. İçtima 1. Celse, Reisi Sani Vekili: Vehbi Efendi İhracat Rüsumu (Vergisi) Hakkında Kanun Teklifi; Besim Atalay Bey (Kütahya); “Bendeniz geçen sene İçel’de bulunuyordum. İçel’de Yunan ordusuna yüzlerce sığır satıldığını biliyorum. … Hükümet bunun muhtelif suretlerde (çeşitli şekillerde) önünü almak istediyse de muvaffak (başarılı) olamadı.” Sf. 173 2. Celse;…
-
Feodalizm kapitalizme dönüşürken, siyasi planda ulus ve ulusçuluğu yaratması çok normal bir olaydır. Alıntı: Bilimsel Yöntem Üniversite Özerkliği ve Demokratik Toplum Açısından İsmail Beşikçi Davası III – İsmail Beşikçi, (Yurt Kitap Yayın 2. Baskı Aralık 1992 – Sf.118) kitabından birebir alınmıştır.
-
Toplumsal ve siyasal süreci, tarihsel geçmişi kavramamızı engelleyen en önemli etken ideolojilerdir. .. Bilimde doğrunun temel ölçütünün olgular olduğunu belirmiştik. İdeolojilerde ise doğrunun temel ölçütü ileri sürülen düşüncelerin, o ideoloji tarafından ileri sürülen görüşlere uygun olup olmadığıdır. İnanç, ideolojilerin bir özelliğidir. İdeolojiler eleştiriden uzak sistemlerdir. Katı donmuş düşüncelerdir. Bilim ise dinamik bir sistemdir. İdeolojiler tarihsel…
-
Mussolini şöyle diyor; ” …Sosyalist devlet de, liberal devlet de sınıf devletidir. Faşist Devlet de milletin hukuki tezahürü olduğuna göre milli devlettir.” Alıntı: Kürtlerin Mecburi İskânı (Bilim Yöntemi Türkiye’deki Uygulama) 1- İsmail Beşikçi (Sf. 63) kitabından birebir alınmıştır.
-
Ekonomiyi piyasa mekanizmalarına bırakmaya doktriner nedenlerle karşı çıkmıyorum. Bu, var. Ancak bundan daha önemlisi, kontrol etmemeyi, insanlığa bir hakaret sayıyorum. Ekonomik yaşamı, insanoğlunun iradesi dışında düzenlemeyi, insanlığın yüz karası sayıyorum. Alıntı: Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük (Dönem Yayınları, 1. Baskı Ağustos 1990 – Sf. 273) kitabından birebir alınmıştır.
-
Eşitsiz gelişme .. Kapitalist gelişmenin iç dinamiğidir. Alıntı: Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları Ocak 1985 Baskısı- Sf. 558) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1996): Yasa; Sanayideki dallardan birinde bir radikal gelişme olursa, onunla ilişkili diğer sahalarda bir takım dengesizlikler ortaya çıkacaktır. Sonra geride kalan bölüm de radikal bir değişimi zorlayacak ve sistem…