Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Medya, Propaganda

  • “24 Haziran 1931 tarihli Milliyet geldi. Falih Rıfkı hükümete muhalefetin dal-budak saldığını söylüyor ve “Bu millet nankördür. Dumlupınar’ı, Lozan’ı unuttu!” diyor. 26 Haziran tarihli Milliyet’te de muhalif gazetelere açıkça “alçak!” diyor.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf. 1721) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur, yurtdışında, bu…

  • “8 Kânunusani (Ocak) 1831 İstanbul’dan mektup aldım. Maarif Bakanlığı Matbaa-i Amire’ye (devlet matbaası amirliğine)emir vermiş, ne kadar eski yazı ile yazılmış kitap varsa hepsini yaktırmış. Mahmut Kaşgâri ve benzeri kitaplar orada idi.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf.1673) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur, yurtdışında, bu…

  • “Şeyh Sait’in vakasından sonra, Kürdistan daima isyan içinde idi. Hükûmet bunu halktan gizliyor, gazetelere de yazdırmazdı. Meğerse olaydan bir yıl sonra, büyük çapta bir tarama hareketi de yapmışlarmış. .. Fakat bu tarama çok başarılı olamamış. Kürtlerin sadece hayvanlarını almışlar, köylerini yakmışlar. Bu ne vahşi tedbirlerdir? Bu bir tedbir değil, eşkıyalıktan ibarettir.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım…

  • “Mahmut Siirt Paris’te Mustafa Kemal lehinde biz yazı yazmıştı. La Presse gazetesi 09.09.1928 sayısında bir makale ile cevap vermiş. “Biz senin Mustafa Kemal’ini biliriz. Doğuda onun gibi acımasız firavun nadir hüküm sürmüştür. Cumhuriyet bizdedir, sizdeki değil. Teessüf olunan budur ki, bu zulümde milletinizde yükselen bir tek ses yok. .. Bir memlekette ki başına Hükümetin istediğini…

  • “Mustafa Kemal bir Fransız yazarına açıklamada bulunmuş, demiş ki; “Benim şakam yoktur. Şimdi beraber yemek yediğim en iyi arkadaşımı, sofradan darağacına yollarım.” Fransız bunu burada yayınladı.”” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf.1472) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur bu bilgileri tuttuğu günlükten aktarmış.

  • “Yunus Nadi İstanbul’da bir Rum’a ait büyük bir bina ve makineleri (matbaa makineleri) ucuza kapattı. İki yüz bin liralık malı, sekiz-on bin liraya aldı. Hatta makinelerin değerini Matbaa-i Amire mürettipleri (harfleri dizenler, editörler) ve makinecilerle birlikte takdir etmişler: “Dört bin yazın!” demişler. Reddetmişler. Sonra zorla baskı yaptırmışlar. Bunu bana Matbaa-i Amire’deki bu adamlar anlattılar. O…

  • “Ankara’daki Hâkimiyet-i Milliye’nin başına Falih Rıfkı’yı (Atay) koydu. İstanbul’da Ahmet Emin’in (Yalman, Sabetayist) elinden Sabahçı Mihran’ın matbaasını aldı. Milliyet adında bir gazete çıkardı. Bunun başına da Siirt Mebusu yaptığı Kürt Mahmut’u koydu. Ruşen Eşref (Ünaydın) Yakup Kadri (Karaosmanoğlu) ve Yahya Kemal de (Beyatlı) yazardı. .. Yahya Kemal’i severdim, kendisine nasihat ettim, “yapma ileri atılma, çirkin…

  • “Benden önce Berlin’deki Eden Palas oteline Mazhar Müfit, Çolak İbrahim ve Konya Mebusu Vefik gelmişler. Yavuz’un (Zırhlı savaş gemisi)tamirini bir şirkete vermek istemişler. Şirketten bir rüşvet almak için de kararlaştırmışlar. Fakat otelde Rüşvetin aralarında bölüşümü için kavga dövüş etmişler, rezalet olmuş. .. Bizim halılardan Almanya % 500 gümrük alıyormuş. Yunus Nadi Ankara’daki Alman Büyükelçiliği’nden, 150…

  • “Mebuslar, Salih Bozok ve Kılıç Ali takımına “silahşorlar” adını koydular…..  Hüseyin Cahit (Yalçın, muhalif gazeteci, ilginç adam.): “İrsi (soydan gelen) hükümdar yerine, zorla Cumhurbaşkanlığına çıkmış bir zorba, Cumhurbaşkanı adını taşıyan bir müstebit (zalim), keyfince idare-i hükümet eder. Bir hükümeti mutlak gibi keyif ve hevesinden başka bir kanun tanımaz!” diyor. .. İsviçre de İstibdat ve diktatörlüğe…

  • “Tanin, Ağahan’ın demecini yayınlayınca, İsmet küplere bindi. Bir İstiklâl Mahkemesi oluşturup, Topçu İhsan’ın Başkanlığı altında İstanbul’a gönderildiler. İstanbul’a gideceğim, İsmet’e veda ettim. Ben orada iken Topçu İhsan geldi: “Gidiyorum Paşa Hazretleri, ne emirleriniz var?” dedi. … İsmet; “Bak İhsan. Hüseyin Cahit’i asıp bu işi bitirmeli.” dedi.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ…

  • “Bir gün Mustafa Kemal’in yanına gittim. İlk laf olarak dedi; “Tanin’i okudun mu?”  “Hayır ne var?” dedim. “Yine Cahit şahlanmış” durdu durdu “Şimdi anlıyorum insan nasıl diktatör olurmuş?” …Mustafa Kemal’in müthiş ve eşsiz bir zalim olmasında o zamanki basının, bilhassa Hüseyin Cahit’in büyük sorumluluğu vardır. Fakat Mustafa Kemal yaratılış olarak diktatördür.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım…

  • Ankara’da bir de “Yenigün” gazetesi var. Yunus Nadi’nin. Daima Mustafa Kemal’in lehinde, fakat bu sıra bazen aleyhinde yazıyor.  ..Bir gün Mustafa Kemal’e Yunus Nadi’nin aleyhinde yazmasından bahsettim. Mustafa Kemal dedi ki; “-Ha o böyle bir mahlûktur. Aldığı yetmez. Arada avucu kaşınır, o zaman aleyhte yazar. Onu ben anlarım.. Yani bir-iki bin lira sıkıştırırım, lehte yazar.…

  • Mustafa Kemal’in de gazetesi var. Adı; Hâkimiyet-i Milliye. Kendi malı. İdaresini de Recep Zühtü’ye vermiştir. İkinci gurup (Muhalifler)Recep Zühtü’ye para verip elde etmişti…. Mustafa Kemal bunu duydu, Recep Zühtü’yü kovdu. Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf. 1170) kitabından birebir alınmıştır.

  • “”Kur’an-ı tuvalet kâğıdı yapacaklar, size şapka giydirecekler.” diyorduk. Bu da pek etkili oluyordu. Şimdi tuttuğumuz siyaset, elimizdeki düstur şudur, “padişah, halife, hükmet, İstanbul’da düşmanlar elinde esirdir. Biz vekilleriyiz, onları, dini, milleti devleti kurtaracağız. Savaştan da yorulmuş bitmiş, parasız sefalette bu haldeki bir milleti kolay kolay yeni bir savaşa hazırlamak ta imkânsız. Bunun için, Rumlar ile…

  • “Bir akşam Tokatlıyan’da yemek yerken Sada-yı Millet Gazetesi yazarı Ahmet Samim eliyle dışarı gelmemi işaret etti, çıktım. İleride duran bir subayın yanına götürdü. Bana tanıttı, Subay pek sarhoştu.. Ahmet Samim bana dedi ki; “Bu yüzbaşı bana tabancasını gösterdi. Bununla şimdiye kadar yedi kişiyi öldürdüm, seni de bununla öldüreceğim dedi. Bunlar beni vuracaklar.” dedi. Bu subay…

  • “Lütfü Fikri, Dersim Mebusu. İyi hatiptir, zekidir, hukuki bilgisi çoktur, hayatı düzenli namuskâr bir insandır.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım II – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1968 – Sf. 327) kitabından birebir alınmıştır.  

  • “Hürriyet ve İtilafçı Kamil Paşa, Sadrazam. Ermeni Nardokyan’ı Hâriciye Nazırı yapmışlardı. Şiddetli Ermeni istiklâlcisi idi. Nitekim Harbi Umumiden (Genel Harpten, 1.Dünya harbinden ) sonra Avrupa’da Ermenilerin başına geçmiş, Ermeni bağımsızlığı için açıktan çalışmış. ..İttihatçılar her yerde askere harp etmemeleri hakkında propaganda yapıyorlarmış.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım II – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1968 –…

  • “Bir makale yazıp Yeni Gazete’de neşrettim (yayınladım). “Bu Meclis değil, adi, cansız bir makine.” ilk muhalefet bayrağını açmış oluyordum. Meclis’te Talat beni gördü. Suratı çamur gibi idi. Kulağıma eğilip “Kefenini hazırla!” dedi. ..Yaparlar mı? Yaparlar! Mukaddes Cemiyet; İttihat ve Terakki boyuna adam öldürüp duruyor. Selanikli Rami beni Meclis’te ölümle tehdit etti.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım…

  • “23 Temmuz 1908’deki ilk ihtilalden sonra, Osmanlıda fail-i meçhul (yapanı belli olmayan) cinayetler başladı. 2 Aralık 1908’de İsmail Mahir Paşa evinin önünde öldürüldü. Padişah’ın Millet Gazetesi’nin başyazarı Ahmet Samim, 7 Nisan 1909’da Serbestî gazetesi Başyazarı Hasan Fehmi Beyi Köprü üstünde ve herkesin gözü önünde öldürüldüler.” (1) Alıntı: Tek Adam I – Şevket Süreyya Aydemir (1993…

  • “Mustafa Kemal Kasım 1919’da Hâkimiyet-i Milliye gazetesini çıkartıyor. Arkadaşları ile birlikte 27 Kânunuevvel (Aralık) 1919 günü Sivas’tan Ankara’ya geliyor. İstanbul’da toplanan Meclis-i Mebusan 12 Kânunusani (Ocak)1920’de toplanıyor. 16 Mart 1920’de İstanbul İngilizler tarafından işgal olunur. Tekrar Damat Ferit Paşa kabinesi kurulur.” Alıntı: Erzurum’dan Ölümüne Kadar Atatürk’le Beraber II – Mazhar Müfit Kansu (TTK yayını, 3.…