Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Medya, Propaganda
-
Basını Yahudi yönetir ve önünde sürükler götürür. Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 275) kitabından birebir alınmıştır.
-
Propaganda, gerekliliği ve zorunluluğu oluşturmadığı için, afişlerde olduğu gibi, çoğunluğun dikkatini çekmelidir, bilimsel bilgi sahibi olanlara ya da bu bilgiyi edinmek isteyenlere seslenmelidir. Her propaganda halkın anlayacağı biçimde yapılmalıdır ve hitap ettiği toplumda en dar kafalıların bile anlayacağı bir seviyede olmalıdır. Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004…
-
Basın basit ve ciddiyetten uzak bir olayı, önemli biri devlet sorunu haline getirmeyi birkaç gün içinde kolaylıkla beceriyordu. Çok kısa zamanda önemli bir sorunu milletin belleğinden silecek şekilde yaptığı yayınlarda başarılı oluyordu. Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 79) kitabından birebir alınmıştır.
-
Sosyal demokrasi basınının özellikle Yahudiler tarafından kontrol edildiğini ve yönetildiğini zamanla fark ettim. ..öbür gazetelerde de durum aynıydı. … Bulabildiğim bütün sosyal demokrat broşürleri okudum, imza sahiplerinin hepsi de Yahudi’den başkası değildi. Hemen her işte şef olanların isimlerini saptadım. Bunların çoğu da Yahudi’ydi. … Irkımızın şeytanını artık biliyordum. Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay…
-
Basındaki yazarların hepsi Yahudi’ydi. … Övgü dolu tiyatro – sinema eleştirileri yalnızca Yahudi olan yazarlar içindi. … Müstehcen yazılar, bayağı tefrikalar gırla gidiyordu. …Yahudilerin fuhuşta ve özellikle beyaz kadın ticaretinde önemli rol oynadıklarını saptadım. Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 55, 56) kitabından birebir alınmıştır.…
-
Hatiplik yeteneğim, çocukluk arkadaşlarıma söylediğim çok az ikna edici, daha doğrusu kandırıcı nutuklarla gelişmeye başladı. On iki yaşımdaydım, bir gün ressam olmam gerektiğine karar verdim. Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 15 ile 18 arası) kitabından birebir alınmıştır.
-
Açe’de, Somali’de, Zengibar’da vs. hutbeler yakın zamanlara kadar Sultan Hamid adına okutuluyordu. … 1880 sonrası iktidar döneminde gazeteler, dergiler, kitaplar, telgraflar, kısaca basın-yayın ve haberleşme araçları denetime, hatta sansüre tabi tutulmuştu. Gazetelerin üzerine “Görülmüştür” kaydı düşülürdü. Sf. 125 … Ancak bu baskılar siyasi yazılar ve ihtilal gibi haberler için geçerliydi. … İngiltere Dışişleri Bakanı Müsteşarı…
-
Modern kütüphaneciliğimizin babası: Kütüphaneciliğimizin modern anlamdaki kurucusunun Abdülhamid olduğu… Matbaa (Matbuat) Kanunu’ndaki sansür maddesinin yorumu neticesinde vardığımız sonuç şu ki, matbaa açmanın, kitap telifinin devlet tarafından teşvik edildiğini görüyoruz. Kontrol edip te bu olur veya olmaz demiyor, aynı zamanda bunlarda uygun gördüğüne maddi imkân sağlanıyor. Ya devlet alıp bastırıyor veya basımına yardım ediyor. Basılmış nüshaları…
-
Abdülhamit iktidarının ilk 14 yılında (1876-1890) basılan 4 bin kitaptan sadece 200 kadar dinle ilgili olup 1.000 civarında bilim ve fenle ilgili ve ondan biraz daha fazla edebi kitap neşredilmiştir. Alıntı; Abdülhamid’in Kurtlarla Dansı – Mustafa Armağan, (Ufuk Kitap, 2. Baskı Temmuz 2006 – Sf. 56) kitabından birebir alınmıştır.
-
Theodore Herzl, Abdülhamit tarafından da kabul ediliyordu, burada ticaretini yaptığı meta başkadır; Hamid’in, Filistin kapılarını, daha fazla Yahudi göçmene açması karşılığında, Osmanlı mülkünde Ermenilere yapılanlara, dünya matbuatının gözlerini kapatmasını, öneriyordu. Herzl, dünya matbuatındaki Yahudi hegemonyayı pazarlık masasına hep getirmiştir ve dünya Yahudileri de hala bu noktadadır. Sf. 212 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük,…
-
Falih Rıfkı, Hüseyin Cahit için, “Mustafa Kemal ile aynı şeye inanmakla beraber Mustafa Kemal’e inanmıyor” diyordu. Sf. 185 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 185) kitabından birebir alınmıştır.
-
Şükürler olsun bu üçüncü büyük iç savaş içinde yalan da ilga edilmiştir, buna da “yalancılık devrimi” adını veriyoruz. Eğer yalan söylemenin hiçbir sonucu yoksa ilga edilmelidir ve bu bir devrimdir. Sf. 292 Alıntı; Putları Yıkıyorum – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 292) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bozmak ise bütün meslekler içinde en az yetenek isteyenidir, inşaatları yıkmak için, hiçbir kalifikasyonu olmayan ameleler kullanılması bunu gösteriyor. Türkiye eğlence sektörünün yıkıcıları da böyledir; hiçbir kabiliyetleri bulunmamaktadır. Oligarşi, güldürmeyen komikler, sessiz şarkıcılar, dudaksız güzeller ve Kürt – Yahudi’si türkücü ve fos sunucularla büyük bir bozma savaşı başlattı. Sf. 289 Alıntı; Putları Yıkıyorum – Yalçın…
-
Çetin Emeç, bir paraşütle büyük gazetelerin başına inip onları gazete olmaktan çıkartmıştı. Bugün Türkiye’de basının tükenmesinde en büyük ve en kötü rolü oynayanlardan birisidir. Ölümlüleri Tanrılaştırmak da öldürmektir. Sf. 258 Alıntı; Putları Yıkıyorum – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 258) kitabından birebir alınmıştır.
-
Reklamcılık, tekelciliğin ayrılmaz bir parçasıdır. Reklamcılığın temeli bilgisizce seçmektir. Sf. 208 Alıntı; Fatih Sultan Mehmet (Yirmibir Yaşında Bir Çocuk) – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ekim 1987 – Sf. 208) kitabından birebir alınmıştır.
-
CHP’yi “siyasi sapık” diye itham eden Başbakan Menderes’e yanıt, Ulus gazetesi yazan Şinasi Nahit Berker’den gelmişti: “İyi ama muhterem efendim, herkes de cinsi sapık olacak değil ya!” Berker sekiz ay hapse mahkûm edildi. DP’yi eleştiren gazeteciler; Metin Toker, Ülkü Arman, Nihat Subaşı, Fethi Giray, Beyhan Cenkçi, Bedii Faik, Ali Ihsan Göğüş, Kurtul Altuğ, Cüneyt Arcayürek…
-
Dr. Aras, Ulusal Kurtuluş Savaşı’nın ilk İçişleri bakanı Cami Baykurt ile Zekeriya-Sabiha Sertel çiftinin Tan gazetesindeki, bu politikalara karşı çıkan, Sovyetler Birliği’nin Türkiye topraklarında gözü olmadığını analiz eden makaleleri Ankara’da bazı çevrelerin tepkisini çekiyordu. Sonunda 4 Aralık 1945 sabahı İstanbul Beyazıt Meydanında toplanıp slogan atarak Babıâli’ye yürüyenler Tan gazetesini yerle bir ettiler! Alıntı; Efendi (Beyaz…
-
Konuyla hiç ilgisi yok ama Türk medyasının önde gelen isimlerinden gazeteci-yazar Altemur Kılıç’ın, Robert Kolej’in son sınıfına kadar adı Demir Kılıç’tı. Son sınıfta Demir ismini değiştirip Altemur adını aldı! Garip rastlantı: Altemur Kılıç’ın babası Kılıç Ali’nin gerçek adı da Asıf’tı. Kılıç Ali adını sonradan aldı. Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan…
-
Göbek adının “Osman” olduğunu söyleyen gazeteci Cengiz Çandar anlatıyor: “Dedem, yedi kuşak Selanikli olan Hakkı Sayar -evdeki adı Mehmed’dir- İttihat ve Terakki kursuyla Budapeşte’de şimendifer mühendisliği okur. Mehmed Hakkı, Mustafa Kemal’i Selanik’ten tanımaktadır. Selanik’te tekkede toplanırlar, dedem de onlara çay-kahve servisi yapardı.” (A. Cemal Kalyoncu, Derin Gazeteciler, 2002, s. 17) Sf. 88 Alıntı; Efendi (Beyaz…
-
Fazilet Partisi Milletvekili Nazlı Ilıcak’ın soru önergesi; “Nisan 1998 tarihli ve dönemin Genelkurmay ikinci başkanı Çevik Bir’in olurunu taşıyan ‘Andıç’ başlıklı yazıda, PKK’lı terörist Şemdin Sakık’ın yakalanıp ifadesine başvurulmasından istifade edilerek, ‘bazı gazetecilerin kamuoyunda saygınlığının azaltılması, itibarının düşürülmesi, terör örgütüne destek sağladıkları iddialarıyla aleyhlerine kamuoyu oluşturulması’ talimatı verilmiştir. Can Ataklı Öküz dergisine verdiği beyanatta (Ekim…