Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Mustafa Kemal Paşa

  • “Mustafa Kemal’de Halide de fantezi ve maskaralıkla meşguller. Halide orduda, o çadırdan o çadıra gidiyor. Hele “S” nin peşini bırakmıyor.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf. 873) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Mustafa Kemal Sivrihisar’da Ayıcı Arif’in misafiri. Arif Miralay ve Fırka Kumandanı. Beraber çapkınlığın her türünü yapıyorlar. Bundan Arif’i pek seviyor. Sonra bu Arif’i İzmir suikastı bahanesi ile astı. Çünkü Arif muhalif (karşıt) olmuştu. Sivrihisar’da Mustafa Kemal hasta, yine böbreklerinde şiddetli ağrı var. Yeni bir idrar tahlili yapmışlar, gonekoklar (frengi hastalığı mikrobu) yine dolu imiş. Kendisine…

  • “Bana “Sen Rusya’ya git, silah cephane alıp yolla! Fransa ve İtalya’ya da subaylar yollayıp, oralardan da silah ve cephane alalım.” dediler ve adamlar yollandı.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf. 906) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Rauf’un hayatı da Mustafa Kemal’le rekabet ve zıddiyet. Bunu daima yapıyor. Hem de çirkin bir şekilde. İkiyüzlü, Mustafa Kemal’in yüzüne gülüyor ona alet oluyor, diğer taraftan da el altından şunu bunu Mustafa Kemal aleyhinde kışkırtıyor.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf.887) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Çal Dağı’nın düşmesi bütün ümitleri yitirdi. Bunun üzerine Mustafa Kemal umumi ricat (genel geri çekilme) emri vermiş. Bu haber de geldi. Mustafa Kemal ata binmiş, sarhoşmuş, düşmüş, kaburga kemiği de kırılmış. … meğerse on gündür söktüremediğini gören Yunan ordusu ümitsizliğe düşüp ricat emri vermiş. Bunu Fevzi (Çakmak) sezmiş ve Mustafa Kemal’e demiş; “Aman ricat etme!…

  • “Mustafa Kemal şimdi döner dönmez Meclis’ten gazilik unvanı ve 4 milyon lira ödül istedi. Mebuslar yine köpürdü. Nihayet gaziliği aldı. Fakat para vermediler. Ne yüz! Kendi kendine istiyor! Nutkunda (Mustafa Kemal’in Nutuk kitabı) “Meclis bana gazilik unvanını verdi.” diyor. Müşirliğe (mareşallik unvanını da vermişler.) itiraz etmemişlerdi. Birkaç gün geçince de “Bana Meclis dört milyon lira…

  • “Derken Mustafa Kemal Başkumandanlığı kabul etmem dedi ve bunda temerrüt etti Bütün Meclis de buna kızıyor. Meclis pek sinirlendi. O, kabul etmem diyor. Kızmışım. Bir aralık; “Peki senin vücudun âleme rahmet mi? Ne güne duruyorsun? Hangi işe yarayacaksın?” diye bağırdım. Kızılca kıyamet koptu. Mustafa Kemal bana kürsüden küfürler ve tehdit yağdırdı. Ve bu arada yine…

  • “Eskişehir – Afyon cephesinde müthiş yenildik. Bu öyle bir hezimetti ki (ağır yenilgiydi ki), öyle bir kaçış kaçtılar ki, şimendifer (tren) köprülerini, raylarını bile atmaya (bozmaya) zaman bulamadılar veya akıl edemediler. ..İsmet resmi kumandan ama Mustafa Kemal’in rey (oyu) ve emri olmadan, ondan emir almadıkça hiçbir şey yapmaz. Afyondaki saldırının şiddetine rağmen bizim kumanda, harp…

  • “Moskova dönüşü Ankara’ya gelişimin ikinci günü Darülmuallimat Müdiresi Şahende Hanım geldi bir olay anlattı; “Bir gece yarısı bir otomobille Mustafa Kemal ve yaveri Salih (Bozok) okulun kapısına geldiler. Öğrencilerden bir kızı alıp götürdüler. Ertesi günü Maarif Vekili Hamdullah Suphi (Tanrıöver) Bey’e gidip şikâyet ettim. Ama ne yapalım olur ya kızı sevmiş almış, dedi.” Bu iş…

  • “Bu işi o savaşta bulunan subaylardan öğrendim. Sürekli mağlup olan İsmet, son gün büsbütün yenileceğini zannederek, genel geri çekilme emri vermiş. Oysa düşman da yorulmuş, bıkmış geri çekilmeye başlamış. O sırada bizim ilk hattan bir subay Yunanlıların geri çekildiğini görüyormuş. ..Cephenin güney kısmını Refet (Bele) idare ediyormuş. Dumlupınar’da galip gelmiş, Mustafa Kemal de onu alkışlamış,…

  • “Topal Osman’a; “Ağa Pontus’u iyi temizle!” dedim. “Temizliyorum!” dedi.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf. 792) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Mustafa Kemal ordu komutanlarını isyana teşvik eder, Enver çağırır kızar, “.. Namusu üzerine söz verdi, ayağıma kapandı, affettim.” diyor. Ankara’ya dönüşümde Enver’in bu sözlerini Mustafa Kemal’e .. Söyledim. Dikkatle dinledi, yüzü kızardı, bozardı, gözünün biri sağa biri sola kaydı. Sonra hep önüne baktı. Ret de edemedi. Sözüm bitince kalktı savuştu.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III…

  • “Tevfik Rüştü üç-beş yıldır da Mustafa Kemal’in gönlünü yapıyor. Ankara’daki evini ona kerhane gibi yaptı. Dışişleri Bakanı oldu.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf.763) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2007): Tevfik Rüştü İzmir Yahudilerinden.

  • “Halil (Enver Paşa’nın amcası Halil Paşa) hanımını telgrafla İstanbul’dan getirtip, kendi eliyle Çankaya’da O’na (Mustafa Kemal’e) teslim etti. Teslim ederken hanımına “Paşa seni kardeşi gibi öpsün!” demiş. Mustafa Kemal; “Ne kardeş gibi, bayağı öpsün!” demiş. Bunu bana burada hazır olan birisi anlattı. Mükâfat olarak Mustafa Kemal Halil’e birkaç bin lira ihsan-ı şahane (padişah ödülü) verdi…

  • “Neriman’a sordum; “Rus Casusudur!” dedi. İşte bu adam İbrahim Abilof dur. Ankara dönüşümüzde onu Azerbaycan Büyükelçisi, Mustafa Kemal’in en baş ve gizli dostu olarak buldum. Herifin yanında birkaç tane de güzel Rus karısı var. Mustafa Kemal her gece Azerbaycan Büyükelçiliğinde sabahlıyor.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf.…

  • “Ruslar Azerbaycan hududuna dayanmışlar. Enver’in amcası Halil Paşa’yı Bakü’ye yollamışlar. Azeriler savunma tertibi almışlar. Meclisleri olağanüstü toplanmış. Halil Paşa Meclis’e gelmiş; “Savunma yapmayınız, Ruslar buraya yerleşmek için gelmiyorlar. Türkiye’deki kardeşlerinize bir yardım ordusu gönderecekler. Bu ordu buradan geçecek. Bunu bana Mustafa Kemal Paşa yazdı. Savunma yapmasınlar diyor.” demiş. Uzun tartışmalar olmuş, sonuçta Meclisleri “geçsinler”  demiş.…

  • “Kâhya, Enver (Paşa) lehinde Trabzon’da tertibat yaptırmış (hazırlık yaptırmış) “Enver Paşa Yaşa” diye bağırtmış, bunun şerefine fener alayı bile düzenlettirmiş. Kâhya’yı vurduran Trabzon Askeri Kumandanıdır. Mustafa Kemal’in emri tertibi ile yapılmıştır.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf.731) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2015): Yahya Kâhya; Trabzonludur. Trabzon…

  • “Mustafa Suphi ve arkadaşları, Erzurum’dan itibaren Trabzon’a kadar kademe kademe halk toplanıp bunların yüzüne tükürmüş. Türlü sözler ile bunlara hakaret edilmiş. Bunları yaptıran kısmen hükümet idi.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf.730) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Kâzım, İttihatçıların, Şükrü’nün (Serezli Şükrü) başkanlığı altında bir zamanlar birçok katiller (cinayetler) yapmış olan Serez Komitesinin üyelerinden biridir. Bu cahil, çok beyinsiz, cani ve ahlaksız adamın TBMM’nin yıllardan beri başkanı olması kara bir talihtir.” (Kâzım Özalp) Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf.702) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Hint Müslümanları adına Mustafa Sağir adında biri geldi. Bir miktar da para getirmişti. Hatırladığıma göre 30.000 İngiliz Lirası idi. Bu parayı Mustafa Kemal aldı. Önceden Hint’ten gelen paralar gibi onu da uyuttu! Mustafa Sağir, güzel yüzlü, zeki, tahsil görmüş birine benziyordu. Bazı şeyler sordum. Verdiği cevap biri birini tutmadı. Dalgın, düşünceli, korkulu bir yüzü vardı.…