Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Mustafa Kemal Paşa

  • “Mustafa Kemal bunları iğfal edip (kandırıp) Ankara’ya getirmiş. Bakanlar Kurulu toplandı. “İzzet Paşa’yı, hepsini birden dolaba koydum (tezgâha getirdim), Ankara’ya getirdim. Bunları geri yollamayalım. Her birisini bir Bakan bir göreve tayin etsin.” dedi. .. görüşmeler yapacağız diye bekliyorlar, Mustafa Kemal bir telgraf tamimi ile bu heyetin bize katıldığını her tarafa bildirmiş. Bir süre sonra tevkif…

  • “Biz Ankara’ya gideceğimiz zaman, Yusuf Kemal (Tengirşek) ile Tevfik Paşa’nın yanına gitmiştik. Ağlayarak; “Gidin Ankara’da çalışın, başka ümit yoktur.” diyen adamdır.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf. 694) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Eski Van Valisi Mithat, Samsun’a Reji (Tekel, Gümrük) Müdürü olmuş, Orada Nemlizadeler’le birlikte, kaçmış veya ölmüş Rum tacirlerinin geriye kalmış tütünlerini Nemlizadeler’e yok pahasına vermiş. Onlardan iki – üç yüz bin lira rüşvet almış. İşi araştıran Maliye Müfettişi Remzi, “Açık bir irtikâptır (aşırmadır) “dedi. Mithat derhal kurtulmanın yolunu buldu, Kılıç Ali’ye bacanak oldu, hemen mahkemeden…

  • “Mustafa Kemal harp taraflısı değildi. Orada ordunun zayıf olduğunu, ancak dört bin kişilik olan kuvvetin bu işi yapamayacağını söylüyordu. Kâzım Karabekir, “Ben bu işi başarırım.” diyordu. .. Biz Kâzım Karabekir’e saldırıya geçmesi için emir verilmesine karar verdik. Bir hafta on gün geçti, bir şey yok. Mustafa Kemal’e sorduk, emri tebliğ etmemiş. Sıkılmadan da söyledi. Adam,…

  • “Mustafa Kemal Ethem’in kazandığı şöhreti bir türlü hazmedemiyordu., içini kurtlar yiyordu. Onu imha (ortadan kaldırma) fikrine düştü. Ali Fuat’ın (Cebesoy) Ethem’le beraber olduğuna (birlikte hareket ettiğine) kani (ikna olmuş, inanmış) idi. .. Bizimki (Mustafa Kemal) entrikada usta. Ali Fuat ise cidden içi saf bir çocuk. Çabucak onu dolaba koydu (tezgâha getirdi). Yani önemli bir askeri…

  • “Deli Halid’e Mustafa Kemal mebusluk teklif ettiği zaman ben orada idim. Zavallı Halid; “İstemem.” dedi. “Ben Mebusluk yapamam, Pek sinirli bir adamım, kürsüye çıkar bir şey söylerim, bir Mebus itiraz eder, ben itiraza alışmamışım, tabancayı çıkarır vururum. Beni yapmayınız.” dedi. Hâlbuki bizzat Mustafa Kemal kendisini öldürttü.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ…

  • “Ali Fuat (Cebesoy) Gediz’de Yunanlılara taarruz etti (saldırdı). Perişan oldu. Mustafa Kemal, Ali Fuat aleyhinde fena propaganda yaptı.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf. 675) kitabından birebir alınmıştır.

  • “İsyanlardan çok ürkmüş idik…. Halkın ve askerin daima “Padişah Baba, Halife” demesi önemli bir nokta idi. .. Meselâ Veliaht Mecit Efendi Ankara’ya gelse derhal “Padişah ve halife İstanbul’da esirdir. Ama Veliahd’ı kaçırıp yolladı. Padişah’a vekillik ediyor.” derdik. ..İsyan kalmazdı. Bu teklifi bir gün Bakanlar Kurulunda Celalettin Arif getirdi. Mustafa Kemal derhal küplere bindi. Köpürdü. Şiddetle…

  • “Mustafa Kemal’in evi şimdiki Çankaya’da. Bu köşkü, halka, kendisi hediye ettirdi. Bu usuldür. Nitekim böyle Ankara, İzmir, Bursa, Adana ve İstanbul’da kendisine birçok mal, çiftlik ve hediye ettirecektir.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf.672) kitabından birebir alınmıştır.

  • “..bir gün Bakanlar Kurulu toplandı. Mustafa Kemal söze başlayıp şunları söyledi: “Arkadaşlar! Biliyorsunuz çok zamandır komünist örgütlenmesi ile meşgulüm, her şeyini yaptık. Mükemmel bir güç olarak Yeşil Ordu’yu (Çerkez Ethem’in özel milis birliklerine verilen ad) vücuda getirdik. Bu memleket ancak Bolşeviklik ile kurtulur. Artık zamanı gelmiştir. Kararınızı verin. Türkiye’nin komünist ve Bolşevik olduğunu cihana resmen…

  • “Meğerse Ethem’i bana Mustafa Kemal “Git Rıza Nur’u tehdit et, Maarif Vekilliğinden istifa ettir.” diye göndermiş imiş. Bunu nice yıllar sonra Ethem’in yanında subay olan Eczacı Sami’den işittim. Ethem beni tehdit etmedi.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf. 668) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Millet Meclis’i içkiyi yasak etti. Bunu yapanların başı Ali Şükrü (Trabzon Mebusu, öldürüldü) ve şair Mehmet Akif idiler. Bunlar Meclis’te dini bir parti yapmak peşinde idiler.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf.645) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Çok geçmedi Mustafa Kemal ile Halide Hanım’ın arası açıldı. Halide Hanım, Mustafa Kemal aleyhinde söylenmeye başladı. Sebebi (galiba) Halide Hanım görüşmelerde adeta müstebit (baskıcı), daima kendi fikrinin kabulünü her şeyde kendisine sorulmasını istiyordu. Bu ise Mustafa Kemal’in en sevmediği şeydi. Nihayet Halide ve Adnan (kocası)Türkiye’nin “Yedi Başlı Ejderhasına” (Mustafa Kemal’e) karşı harekete başlamışlar. Karşıt partiye…

  • “Para yoktu. Bankaların paralarını cebren (zor kullanarak) alıyorduk.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf.636) kitabından birebir alınmıştır.

  • Mustafa Kemal; “İsmet (İnönü) demek emirber (emir kulu) nefer (er) demektir.” diyordu.    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf.625) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Dokuz ay bu kırık sandalyede oturdum… Sultanilere Lise adını verdim. Derhal yazışmaların Türkçe ile yapılmasını emrettim. Lakapları kaldırdım…. Lozan’dan sonra bu “Zat-ı âlileri” vb. gibi takıları resmi yazılara dâhil ettiler. .. ilk olarak istatistik müdürlüğünü bu devlette ben kurdum.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf. 625 ile…

  • “”Kur’an-ı tuvalet kâğıdı yapacaklar, size şapka giydirecekler.” diyorduk. Bu da pek etkili oluyordu. Şimdi tuttuğumuz siyaset, elimizdeki düstur şudur, “padişah, halife, hükmet, İstanbul’da düşmanlar elinde esirdir. Biz vekilleriyiz, onları, dini, milleti devleti kurtaracağız. Savaştan da yorulmuş bitmiş, parasız sefalette bu haldeki bir milleti kolay kolay yeni bir savaşa hazırlamak ta imkânsız. Bunun için, Rumlar ile…

  • “Bana Maarif (öğretim) Vekilliğini, Yusuf Kemal’e (Tengirşek) İktisat Vekâletini verdiler. Genelkurmay Başkanlığının kabineye dâhil edilmesi gibi bir hata yapıldı. Bu Müthiş bir militarizm (askerin siyasete girmesi) idi. Bunu yapan Mustafa Kemal’dir. İsmet Genelkurmay Başkanı oldu. Fevzi Paşa Milli Savunma Bakanı yapıldı. .. Mustafa Kemal aynı zamanda hem Meclis’i hem de Hükümeti elinde tutmak için İcra…

  • “.. Çok içince yahut kızınca gözleri müthiş bir surette şaşı oluyor. Bu şaşılık derecesi yaklaşık 160 dır. Ha! Demek ki bu adamda ailevi, irsi bir tereddi (gerilik) vardır. Cevval, işleri takip ediyor, peşini bırakmıyor. En bilmediği şeyde dahi söyleneni derhal anlıyor, sonra da anlatıyor. Ama bütün prensip ve sistemi entrika.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III…

  • “Sürekli içiyor. İsmet Paşa Lozan’da “Gazi’nin başı (kafa yapısı) ne biçimsizdir.” dedi.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf. 619) kitabından birebir alınmıştır.