Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Mustafa Kemal Paşa
-
Soyadı Kanunu’nun 21 Haziran 1934 tarihinde kabulünden sonra İzisel soyadını alan Samuel İsrael, Mazaltov, Raşel, Ester ve Lea adında dört kız kardeş ve Jozef adında bir erkek kardeşten oluşan altı çocuklu bir ailenin ikinci erkek evladıydı. Sf.31 Cumhuriyet gazetesinin kurucusu Yunus Nadi’yle yıllarca sürecek dostluğu da burada filizlendi. Sf. 32 Samuel Mekteb-i Hukuk-ı Şahane’den mezun…
-
Başta Mustafa Kemal olmak üzere Cumhuriyet’in kurucu kadrosunun tamamının, çok partili demokrasi döneminde de başta Celâl Bayar ve Adnan Menderes olmak üzere tüm Devlet erkânının özel diş hekimi ve aynı zamanda sırdaşı olan dişçi Sami Günzberg bir diğer örnektir. Eski bir İttihatçı olup, 1928 yılında yayınladığı Türkleştirme kitabıyla Cumhuriyet’in kurucu atalarının, bir milletler ve…
-
Cumhuriyet’in ilanından sonra gayrimüslim erler silahlı eğitim görmemekte, emir eri veya hizmetli olarak subaylara hizmet etmekte, yedek subay adayı gayrimüslim gençler Yedek Subay Okulu’nun mezuniyet imtihanını hiçbir zaman kazanamamaktaydılar. Sf. 81 Alıntı; Yirmi Kur’a Nafıa Askerleri – Rıfat N. Bali, (Kitabevi Yayınları, 1. Baskı 2008 – Sf. 81) kitabından birebir alınmıştır.
-
(Salamon Mizrahi’nin “20 Kur’a Askerler İçin Cevap… Tarih ve Toplum Dergisi Ocak 1999, alıntı;) “Ayrıca, yine bu müzede, herhalde kendisini şaşırtacak bazı belgeleri de bulabilecektir. Örneğin: Mütareke yıllarında ve Sevr Antlaşmasına takaddüm eden (ayak basılan, denk gelen) günlerde İzmir’in Yunanlıların idaresine verileceği haberi yayılır. Bu haber üzerine İzmir’de yaşayan tüm cemaatlerin temsilcileri ve Karşıyaka Müftüsü…
-
(Moltke’nin Mektubundan; 1 Eylül 1839, İstanbul) Böyle çok ve böyle büyük engeller padişahın planlarını önledi. Ne yazık ki şu söz doğrudur: En Turquie on a commence la refoıme par la queue (Türkiye’de devrimlere kuyruğundan başlandı.). Bu reformların çoğu görünürdeki şeylerden, isimlerden ve projelerden ibaretti. En zavallı eser de Rus ceketleri, Fransız talimnameleri, Belçika tüfekleri, Türk…
-
İlk adım, Celal Bayar’ın çağrısıyla 26 Aralık 1938 tarihinde toplanan CHP Olağanüstü Kurultayı’nda atıldı. İkinci celsede verilen bir değişiklik önergesiyle parti tüzüğünün bazı maddeleri değiştirildi. Bunlardan 2. Madde daha önce “Parti’nin değişmez genel başkanı, onu kuran Kemal Atatürk’tür,” şeklinde iken, yeni maddede “Parti’nin banisi ve ebedi başkanı, Türkiye Cumhuriyetinin müessisi olan Kemal Atatürk’tür,” deniyordu. 3.…
-
(Celal Bayar’dan alıntı) “Şimdi, Mareşal [Fevzi Çakmak] Erkân-ı Harbiye Reisi (Genelkurmay Başkanı), ben başbakanım. Atatürk malum (…) Üçümüz Dersim de yapılan büyük ordu manevralarındayız. O sırada biz konuşurken, Dersimlilerin jandarma karakollarımızdan üç dört tanesini bastıkları haberi geldi. Atatürk’le göz göze geldik. Birbirimizi anlıyorduk. Atatürk benim yüzüme baktı. ‘Ne olacak?’ dedi. Anlıyorum, orada emniyet tesis edilecek.…
-
‘Dış mihrak’ konusundaki en güvenilir bilgi ise, Jandarma Umum Komutanlığı tarafından hazırlanıp, 100 nüsha olarak ilgililere dağıtılan Dersim Raporu’ndaki şu ifade olmalı: “Hariçteki siyasi teşkilatlar, Dersim’i kendi siyasi emelleri için kullanmayı arzu etmişler ve programlarına da bunu koymuşlardı. Daima propaganda altında kalmış olsalar da, rüesa (aşiret reisi) geçinenlerden hiçbirinin, hariçle temas ve muhaberesi tespit edilememiştir.”…
-
Resmi rakamlara göre 1937-1938 harekâtlarında 13.816 kişi öldürülmüştü. Gayriresmi kaynaklara göre ise bu sayı kat kat fazlaydı. Taramanın ardından daha 1932 yılında Dâhiliye Vekili Şükrü Kaya tarafından bizzat seçilen 3.470 kişiden oluşan 347 aile, Tekirdağ, Edirne, Kırklareli, Balıkesir, Manisa ve İzmir gibi batı illerine, her aileden beş kişiyi aşmayacak şekilde serpiştirilerek yerleştirildi. Aileler arasındaki irtibat…
-
Yıllar sonra, Seyit Rıza’nın hukuk dışı yargılamasını örgütleyen İhsan Sabri Çağlayangil’in açıklamasına göre, Dersim müşkülesi (müşkülâti, güçlüğü) şöyle bitmişti: “Neticeyi söylüyorum. Bunlar kabul etmediler. Mağaralara iltica etmişlerdi. Ordu zehirli gaz kullandı. Mağaraların kapısının içinden. Bunları fare gibi zehirledi. Yediden yetmişe o Dersim Kürtlerini kestiler. Kanlı bir hareket oldu. Dersim davası da bitti. Hükümet otoritesi de…
-
Başbakan’ın açıkladığına göre devletin kaybı 51 yaralı 30 ‘şehit’ idi. İsyana iştirak edenlerden ise 265 ‘ölü’, 20 yaralı vardı. Şimdi sıra Dersim’de dönüşümün başlatılmasına gelmişti. Sf. 292 Alıntı; Öteki Tarih III (Kemalist Devrimler ve İsyanlar) – Ayşe Hür, (Profil Yayıncılık, 2. Baskı Ekim 2012 – Sf. 292) kitabından birebir alınmıştır.
-
Atatürk, 18 Kasım tarihli Tan gazetesinin ifadesine göre “mini mini mektep çocuklarının önünde durarak, bunlarla ayrı ayrı konuşmuş ve içlerinden bazılarının yüzünde sivrisinek ısırmasından hâsıl olan çıban hakkında kaza doktorundan izahat alarak, bunun sebebi ve tedavisi üzerinde esaslı tetkikat yapılmasını” emretmişti. Pertek’ten “coşkun uğurlama tezahürleri arasında ayrılan” Atatürk ve yanındakiler, saat 17’de Elâziz’e varmışlardı. Sf.…
-
Çağlayangil anlatıyor; “Etrafta hiç kimse yoktu. Ama Seyit Rıza meydan insan doluymuş gibi sessizliğe ve boşluğa bağırdı: “Evladı kerbelayıh. Bihatayıh. Ayıptır. Zulümdür. Cinayettir” dedi. Benim tüylerim diken diken oldu. Bu yaşlı adam rap rap yürüdü. Çingene’yi itti, ipi boynuna geçirdi, sandalyeye ayağı ile tekme vurdu ve kendini astı. Gömüleceği yer türbe olmasın diye cenazesi de…
-
Seyit Rıza ve arkadaşlarının yargılanma ve idamını o sırada Malatya Emniyet Müdürü İhsan Sabri Çağlayangil yürütmüştü. Çağlayangil’e göre, mahkemeler bazen otomobil farlarının ışığında yapılmış; okuma yazma ve Türkçe bilmeyen sanıklara ne iddianame ne avukat verilmiş; idam edebilmek için, yalancı şahitlerin beyanıyla en az 75 yaşında olan Seyit Rıza’nın yaşı 57’ye indirilmiş, oğlunun yaşı da 17’den…
-
9 Temmuz 1937’de, 1921’den beri bölgede saklanan Koçgiri isyanının önderlerinden Alişer Efendi ve karısı Zarife Hanım öldürüldü, karı kocanın kesik başları Abdullah Paşa’ya gönderildi. Ağustos ortalarında Seyit Rıza’nın oğlu ve karısı dâhil 33 kişi öldürüldü. Sf. 284 Alıntı; Öteki Tarih III (Kemalist Devrimler ve İsyanlar) – Ayşe Hür, (Profil Yayıncılık, 2. Baskı Ekim 2012 –…
-
1 Mayıs’ta Diyarbakır’dan kalkan üç uçak filosu, bölgeye bombalar yağdırmaya başlamıştı bile. Bu uçaklardan birini Atatürk’ün manevi kızı ve Türkiye’nin ‘ilk kadın pilotu’ Sabiha Gökçen kullanıyordu. Haziran ve Temmuz ayları boyunca köyler yakıldı, yıkıldı, kadınlar ve çocuklar dâhil sayısız kişi makineli tüfeklerle tarandı. Sf. 284 Alıntı; Öteki Tarih III (Kemalist Devrimler ve İsyanlar) – Ayşe…
-
Bu endişelerin egemen olduğu bir ortamda, 20-21 Mart 1937 günü, Pah Bucağı ile Kahmut Bucağını birbirine bağlayan Harçik Deresi üzerindeki Darboğaz tahta köprüsü, Seyit Rıza’nın önderliğini yaptığı Demenan ve Haydaranlılar tarafından yıkıldı ve telefon hatları kesildi. Bunun üzerine Ankara uzun süredir planladığı askeri harekâta başlamaya karar verdi. Uçaklardan atılan 4 Mayıs 1937 tarihli bildiride, bölge…
-
Erkânı Harbiye Reisi Mareşal Fevzi (Çakmak) Paşa ise daha açık konuşmuştu: “1) Dersim’de bugünkü vaziyetin idamesi (devamı) tehlikelidir. Bu vaziyet Dersimlinin maneviyatını takviye etmektedir. 2) Dersimli okşanmakla kazanılmaz. Silahlı Kuvvetler’in müdahalesi Dersimliye daha çok tesir yapar ıslahın esasını teşkil eder. 3) Dersim evvela koloni gibi nazarı itibara alınmalı. Türk camiası içinde Kürtlük eritilmeli, ondan sonra…
-
I930’da, Birinci Umumi Müfettişi İbrahim Tali (Öngören) izlenecek yöntemi biraz daha ayrıntılandırmıştı: “A) Bütün Dersim’in hariçle münasebetini kat ederek (keserek) taarruzlarına ve ticaretlerine mani olmak, aç kalacak halkı zamanla kendiliğinden ilticaya icbar (zorlamak) ve şu suretle Dersim’i fenalardan tahliye, B) Her tarafı esaslı surette kapadıktan sonra ihata (çevirme) çemberini tedricen (gittikçe, yavaş – yavaş) darlaştırmak…
-
1939 seçimlerinin ardından toplanan CHP Beşinci Kurultayı’na Tunceli, Ağrı, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Hakkâri, Mardin, Urfa ve Siirt’ten delege katılamadı, çünkü CHP’nin bu illerde örgütlenmesi yoktu. Partinin örgütlü olduğu Hatay’dan da katılım olmamıştı. Kurultayda valilerin CHP başkanı olması uygulamasına son verildi, ancak eskisi gibi Parti’ye yardımcı olmaları isteniyordu. Sf. 273 Alıntı; Öteki Tarih III (Kemalist Devrimler…