Kategori: Mustafa Kemal Paşa
-
“Bütün hayatım süresince şunu gördüm ki: Belirli usul ve haklara dayanarak kademe kademe yükselmeyip te bir hamlede birkaç merhale (aşama) atlayanlar, dengesini kaybediyor. Dehâsı (olağanüstü aklı) sayesinde oraya çıkmaya hak kazandığını zannediyor.” Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990 – Sf. 772) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Zaferden sonra Bursa’ya geldiğim zaman Fevzi Paşa bana, “Mustafa Kemal Paşa’yı diktatör yapacağız!” demiştir.” Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990 – Sf. 1039) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Mustafa Kemal’in karargâhının bir kumarhane, bir sefahat yuvası haline gelmesi doğru mu idi?” Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990 – Sf. 809) kitabından birebir alınmıştır. BAKKALIN NOTU (1993): Karabekir Paşa bu durumu bir şifre yani gizli yazı ile Kemal Paşa’ya bildiriyor.
-
“1 Mayıs 1922’de Aşiret Alaylarının (1) ve dolayısı ile Kürtlerin ıslahı (iyileştirilmeleri) için düşündüğüm şeyleri, Aşiret reisleri kumandanı Sabri Bey ve kurmaylarımla (Komutanın askeri danışmanları, yakın çalışma arkadaşları) görüştüm. Düşündüklerimi uygun buldular. 12 Yaşından küçük yetenekli çocukları gece yatılı okullara almak, bu işsiz insanlara iş bulmak, (ziraat birlikleri, yol yapım birlikleri gibi). Aşiret Alayları barış…
-
“Mustafa Kemal bir Amerikalı Şaire, barıştan sonra kalpağını hediye etmiş ve O’da alaycı bir şiir yazmış ve her yerde alay etmiştir. Yazık ki gazetelerimizde de bu şiir tercüme edilerek yayınlanmış fakat gerçek, neden sonra anlaşılmıştır.” Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990 – Sf. 821) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Mustafa Kemal’in Ankara Valisi’nin yakalanması için kullandığı Keskinli Rıza Bey 1926 yılı Ocak ayında, yani bu olaydan altı yıl sonra, Cumhurbaşkanı Gazi Paşa’yı da dağa kaldıracağı suçlaması ile Ankara’da İstiklâl Mahkemesi tarafından asılmıştır.” Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990 – Sf. 306) kitabından birebir alınmıştır.
-
Gümüşhane milletvekili Zeki Bey Trabzon içerisinde faaliyet yapmak üzere İstanbul’dan hareket etmiştir. Gelmekten çekinmesi halinde hal ve hareketlerinin sıkı gözetim altına alınarak halkı fesada teşebbüsü (yeltenmesi) halinde hemen tevkifi ile hakkında tutuklu vaziyette iken Hıyanet-i Vataniye Kanununun tatbik edileceği … Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990 – Sf. 649) kitabından birebir alınmıştır.…
-
“4 Ekim 1919’da Birliklere şu emri verdim: “Asker bulunmaklığımız dolayısıyla, seçimlerle hiçbir ilgimiz yoktur. … fakat ilmen ve ahlâken istenilen şartlara sahip olmayan kişilerin de seçilmemesinin temini milletin ve memleketin selameti adına bizlere borçtur. Bu konuda gayret edilmesini rica ederim.”” Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990 – Sf. 314) kitabından birebir alınmıştır.…
-
“Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’nın 6 Mayıs 1920 tarihli cevabi yazısı müthiş bir gerilemedir. Ermenilere karşı yapılacak harekâtın mahzurları (sakıncaları) sayılarak hareketten vazgeçiliyor. Hâlbuki bu hareketin gerekli olacağı bir yıldan beri söylenmiş, tartışılmış ve özellikle İstanbul olayında (İstanbul’un 16. Martta işgali olayı) Mustafa Kemal Paşa hararetli olarak uygulama zamanı ve imkânı hakkında fikrimi soruyor, daha doğrusu…
-
(Kâzım Karabekir, Mustafa Kemal’in Sivas’taki konuşmasını anlatıyor:) “Meclis kesinlikle İstanbul’da toplanmasın. İstanbul Hükümetini millet gözünde gayrimeşru (meşru olmayan, haklı olmayan) gösterip, lağvetmek (ortadan kaldırmak) ve Eskişehir veya Ankara’da Milli Meclisi toplayıp, milli bir hükümet yapmak. Bu işleri başarmak için, ordu aracılığı ile bir devrim hareketine başlamak.” Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları,…
-
“Mustafa Kemal Paşa’nın işi vurmak, kırmak, ezmek, çiğnemek gibi gördüğüm eksikliklerini uygun düştükçe içten öğütlerimle düzeltmeye uğraşıp duruyordum. İlk hamlede bu tabiatından (huyundan) dolayı herkesi aleyhine düşman ediyordu. … Mahalli isyanlarda da önce evham (derin endişe), korku, sonra şiddetli ve yanlış hareketler, isyanları kolaylaştırıyordu. … Eğer tesadüfen Anadolu’ya gelmeseydi, belki de Kuvayı Milliye aleyhine harbe…
-
“Ali Fuat Paşa eski fikrinde ısrar ediyor, Mebusların İstanbul’a gitmemesini sağlayarak, derhal ihtilal durumuna geçmeyi istiyor. Bu sert kararının dayandığı düşünce: “Bizde kamuoyu yoktur, bir veya birkaç kişi öne düşmelidir.”” Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990 – Sf. 355) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Van Valisi Mithat Bey bir harabeden ibaret olan ve halkı derin üzüntü ve matemler içerisinde yaşayan Van’a pokercilik, içkicilik, Ermeni kadınları ile yaşamak usullerini öğretmekten başka bir şey yapmamıştır…. Ankara’ya alındı. Tekel Genel Müdürlüğü’nde önemli bir yolsuzluk ortaya çıktı. ..Fakat bu önemli konu kapandı. Mithat Bey, Kılıç Ali Bey’in eniştesi olmuş, ikinci Meclis’te de mebus olmuştur.”…
-
“26 Kasım 1919’da Sivas’ta Fevzi Paşa, Mustafa Kemal Paşa’yı tutmaklığımın (desteklememin), ileride kötü nam (ün) alacağını anlattı. Söylediği iki şey şudur: 1- Tek dayanağı sen olan Mustafa Kemal Paşa, muhteris (hırslı) ve menfaat düşkünüdür. Amacı, hükûmet şeklini değiştirmek, diktatör olmaktır. Ahlakça herkesçe kötü tanınan bu zatın, milletin başına belalar getireceğini seni seven bütün arkadaşlarımız ve…
-
“Bolşevikler bilmiyorlar mı ki öncelikle Laz denilen insanların toplamı 40.000’i aşmaz ve bunlar Batum ile Rize’nin hayli doğusundaki bir bölgede sakindirler (yerleşiktirler). İlkel bir kavim olan 40.000 kişinin, dünyanın hiçbir yerinde oyları (1) sorulmaz. Sonra, Kürtlerden bahis ne demektir? Gerçi Genel Harpten önce (1. Dünya Savaşından önce)bütün dünyada 3 milyon kadar Kürt vardı. Ve çoğu,…
-
“Önce seçimlere karıştırılmayacaktık, sonra benim astım (görev itibarı ile altta olan) olan bir Fırka Kumandanı ile Trabzon’dan Halit Bey ile … ve verdiği söze rağmen, bu haberleşmeye çok canım sıkıldı. 26.11.1919 tarihli telgraf; “Lazistan sancağına aday olarak, sizce uygun görülen, Rizeli Osman Efendi’nin başarısının sağlanması bizce temenni olunur Efendim. Mustafa Kemal”” Alıntı: İstiklâl Harbimiz –…
-
“26.11.1919’da Sivas Kongresinde öğlenden sonra, Mustafa Kemal ile 3. Kolordu komutanı Selahattin Bey tartışıyor. Selahattin Bey, yumuşak olalım, behemehâl (her halükarda) hükümet ile anlaşalım, dedi. Mustafa Kemal Paşa’da, Selahattin Bey’e kızıp bağırarak cevap verince de, Selahattin Bey de “Bağırmaya hakkınız yok, fikrime hürmet etmiyorsunuz.” dedi ve çıktı gitti. Ertesi gün Selahattin Beyin dairesine (ofisine) gittim.…
-
“27.12.1919 Mustafa Kemal Paşa Hazretlerine Çok Mahrem (gizlidir): “Rawlinson geldi görüştük. Görünürde 15. ve 13. Kolordularda Ateşkes şartları oluşturulmuş mu araştırması. Fakat asıl görevi, gayri resmi olarak haricin ve dâhilin, hatta hükümetimizin dikkatini çekmeksizin benimle görüştükten sonra sizinle görüşmektir. Lord Gurzon (İngiltere Başbakanı) demiş ki: ‘Türkiye’de şimdiye kadar kuvvetli bir hükümet göremediğimizden, barış mümkün olmadı.…
-
“Mustafa Kemal Paşa zannediyor ki İstanbul Meclisi her şeye boyun eğecek ve bir sulh kabul ederek kendilerini boşlukta bırakacak. Bu yanlış tahmin ile gereksiz işlerle açık bir biçimde meşgul görünerek İstanbul’da olay çıkmasını hızlandırmaya çalışıyorlar.” Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990 – Sf. 453, 454) kitabından birebir alınmıştır.
-
“1- Meclis-i Mebusan Ankara’da toplanacaktır. 2- Meclis üyeleri medeni cesaret, fikri yetenek, dini selâbet (dini kökeni temiz) ve milliyetçilik gibi niteliklere sahip olmakla birlikte 25 yaşından küçük olmayıp, kötü şöhrete sahip olmamaları şarttır…… 4- Gayri Müslimler seçime katılmayacaklardır.” Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990 – Sf. 514) kitabından birebir alınmıştır.