Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Mustafa Kemal Paşa
-
Şeyh Sâîd’in cesedinin üzerinde fuhuş sineması açtılar, içki fabrikası yaptılar. Zilan Deresi’nden su yerine kan aktığını, Palu halkının Murat Nehri suyunun kırmızı akması karşısında donup kaldığını bilenler, bu bölgenin merkezi olan Amed’de içki fabrikası açılmasının ne anlama geldiğini çok iyi bilirler. Yine Bediüzzaman Sâîd-i Nursî’nin ölüsüne yapılan işkenceler, dirisine yapılanlardan kat be kat daha fazladır.…
-
Şeyh Sâîd Kıyam’ında, TC tarafından dünyada ve tarihte eşine ender rastlanır bir şekilde terör estirildi; rejim, önüne gelen herkesi astı. Sırf Türkçe bilmediği için asılanlar oldu. Mahkeme hâkimleri kimi zaman karşılarına Türkçe bilmeyen insanlar getirildiğinde, “Türkçe bilmeyen birinden vatana millete zaten fayda gelmez” deyip idâm kararları veriyorlardı. Ne de olsa Kürdistan halkı “hem Müslüman, hem…
-
Her şeyden önce doğuda ayrı, batıda ayrı işleyişiyle günümüzdeki CMUK (Ceza Muhakemeleri Usûlü Kanunu)’a benziyor. Zaten TC tahakkümü altında 70 yıldır Fırat’ın batısında ayrı, doğusunda ayrı kanunlar uygulanıyor. Diyarbakır’daki İstiklâl Mahkemeleri ile Ankara’daki İstiklâl Mahkemeleri arasındaki ayrım, uygulamada “ilk” olma özelliğine sahiptir sadece… Tedbir teklifinin ilk maddesindeki “isyan bölgesindeki İstiklal Mahkemesi kararları derhal, Ankara İstiklal…
-
Hareketin başlangıcında Fethi Okyar, bu meseleye biraz daha ılımlı kaktığı için, Mustafa Kemal Atatürk’ün emri ile istifa ettirilip onun yerine sürekli olarak “biz hocaları ortadan kaldırmadıkça, hiçbir şey yapamayız” diyen asker kökenli İsmet İnönü, kabinenin başına getirildi. Takrir-i Sükûn kanunu çıkarılarak Şark İstiklal Mahkemeleri kuruldu. Ayrıca hareketin bastırılabilmesi için, oradaki şeyhleri elde etme amacıyla, kendi…
-
Bu dört ilçe, hareketin stratejik noktalarını oluştururlar. Bingöl’ün Mezrâ (Elâzığ) ile bağlantısını Karakoçan, Erzurum ile bağlantısını Karlıova, Muş ile bağlantısını Solhan ve Amed (Diyarbakır) ile bağlantısını Genç sağlıyor. Şeyh Sâîd Efendi, 13 Şubat günü Amed’in Ergani ilçesine bağlı Pîran köyüne (bugünkü Dicle ilçesi) gelir. O’nun geldiğini duyan halk, tekbir getirmeye başlar. Pîran halkı, Şeyh Saîd’i…
-
14 Şubat 1925’te Dara Hani’ye yarım saatlik mesafedeki Kupar köyüne gelen Şeyh Sâîd Efendi, geceyi burada geçirmeye karar verir. Bu sırada Şeyh Sâîd’in önünde giden kuvvetlerin Genç’i ele geçirdikleri haberi Kupar’a ulaşır. Ertesi sabah şehre giden Şeyh Sâîd halka vaaz verir: “Haberiniz olsun ki ben kötü bir amaç için yola çıkmadım; zâlim de değilim, bozguncu…
-
Mîr Sâlihi Hênê, Fakih Hesen, Molla Hesen, Şeyh Şerifi Palewî, Şeyh Sâîd’in kardeşi Şeyh Tâhiri’ye anında haber veriliyor. Yani, “hâdise patladı ve herkes tedbirini alsın” diye bildiriliyor. Herkes, bulunduğu mıntıkadaki karakollara, devlet kuruluşlarına ve postanelere el koyuyor. Genç, Palu, Hani, Ergani ve Lice gibi olayın bulunduğu yörelerdeki bütün devlet birimleri teslim oluyorlar. Şeyh Sâîd Hazretleri…
-
IV. Murad’dan sonra, Kürtlerin en büyük katillerinden biri olan İsmet İnönü’nün damadı ve onun bugün basiretsiz Kürtleri kendi çıkarı için kullanan oğlu Erdal İnönü’nün eniştesi olan ve “Milliyet” gazetesinde köşe yazarlığı yapan Metin Toker, “Şeyh Sâîd İsyanı” başlığı altında, 23. sahifede 13 Şubat Pîranı’nı şu şekilde anlatır: “Şeyh Sâîd, yanındaki eşkıyanın teslimi talebini ileten teğmene…
-
Şeyh Sâîd Efendi ile Kırıkan köyünde buluşan Şeyh Ali Rıza Efendi ve Zirkan ile Cibran aşiret reislerinden birkaç kişi 6 Ocak 1925’te istişârede (danışmalarda) bulunurlar. Kırıkan köyünden çıkıp Çêwlîk (Bingöl)’in Kanîya Reş (Karlıova) ilçesine gelerek Hâlidi Cibrî’nin evinde ikinci toplantıyı yapar. 8 Ocak’ta Çêwlîk (Bingöl)’in Boğlan (Solhan) ilçesine bağlı Melikhan (Melikhan) köyüne gelen Şeyh Sâîd…
-
1924 yılı ilkbaharında Zûlkarneyn (Bitlis) eski milletvekili Yusuf Ziyâ, Kalikala (Erzurum)’ya gidip Hâlid-i Cibrî’nin (Cibranlı Halit’in) evinde bir hafta misafir olur. Verilen bir kararla aşiretlerin de yardımıyla bu yeni çizgiye ortak bir “dur!” demenin imkânı araştırılacaktı. Şeyh Sâîd, yeni rejimin bu anti – İslâmî yapısından hiç hoşnut değildi. O, karşı koymayı her zaman için düşünmüştü.…
-
1865 yılında, Mezra (Elâzığ) ili Palo (Palu) ilçesinde Şeyh Mahmud Efendi’nin bir oğlu olur. Adını “Mûhâmmed Sâîd” koyarlar. İşte bu çocuk, İslâmî serhıldanın rehberi Şeyh Sâîd’dir. Mûhâmmed Sâîd, daha sonra babası Şeyh Mahmud Efendi tarafından Kalikala (Erzurum)’nın Hınıs ilçesine yerleştirilip ikâmet ettirilmiş, burada medrese tahsili görmeye ve fıkıh, tefsir ve hâdis dersleri almaya başlamıştır. Halkın…
-
Türk düşmanlarından biri olan amiral Calthorpe’un yardımcısı Amiral Webb, İngiliz dışişleri bakanlığına yazdığı 19 Ocak 1919 tarihli raporda şöyle diyordu: “Halife elimizin altında bulunduğu sürece, İslam dünyasında bir denetleme aracına sahibiz demektir. Halife – padişah (Vahdettin) bizi buraya (İstanbul’a) yerleştirmek istiyor.” 1922 yılı Haziranında, Kurtuluş’un gerçekleşme noktasına geldiğinin görüldüğü günlerin İstanbul’unda Pera Palas’ta karargâh kurmuş Haçlı…
-
15 Eylül 1922 Cuma Tepecik’e varıyoruz ve biraz sonra Basmane’ye giden Kemer yolundayız. Hıristiyan mahallelerine giden o yolun sağ yanı tamamen yanmışken, karşı taraftaki Türk bölgeleri olduğu gibi duruyor. Yangın sol tarafa da ilerlemiş, ama yayılmamış; Türklerin büyük çabası sayesinde orada durmuş. Bir Türk süvari taburu adım adım ilerlediğimiz bu yol boyunca gidiyor ve kısmen…
-
15 Eylül 1922 Cuma… Basmane’ye giden Kemer yolundayız. Hristiyan mahallelerine giden o yolun sağ yanı tamamen yanmış iken, karşı taraftaki Türk mahalleleri olduğu gibi duruyor. … kısmen harabe olmuş evleri yağmalayan pek çok Türk kadın ve yetişkin genç görüyoruz.” Alıntı; Bir Ermeni Doktorun Yaşadıkları (Garabet Haçeryan’ın İzmir Güncesi – Dora Sakayan, Ç: Atilla Tuygan (Belge…
-
(Kitabın yazarı Dora Sakayan’ın açıklamaları;) Kâfir, imansız anlamlarına gelen gâvur kelimesi, Türkler tarafından tüm gayrimüslim azınlıklar, özellikle de Ermeniler ve Rumlar için kullanılan alçaltıcı bir addır. Buradan hareketle Gâvur İzmir, kâfirlerin şehri anlamına gelir. “Gâvur İzmir, Türk İzmir oldu.” cümlesi, Türkiye’nin “Türkiye Türklerindir.” şeklinde özetlenebilecek nihai amacına işaret eder. Bundan ötürü, hiç kuşku yok ki,…
-
9 Eylül 1922 Cumartesi. “Vapurlar, yaklaşan Türklerden korkarak İzmir’e sığınmak isteyen Kokoryalı’lı (Güzelyalı) Hıristiyanlarla hemen doluyor. Vapurda, Musevilerce yayınlanan ve Mustafa Kemal’i ve muzaffer ordusunu överek esir düşen binlerce Yunan askerinin hikâyesini anlatan Fransızca bir gazete okuyorum.” Sf. 47 “Şapkamı eve bıraktım ve fes giydim. Yeleğime Osmanlı askeri şeref madalyasını ve altın renkli bir hilal…
-
13 Eylül 1922 Çarşamba…. İçimizde artık umut kalmadı, mahvolmamız sadece an meselesi. Rıhtımın karşısındaki binalarda bulunan Pasaport dairesi (pasaport semtine adını veren bina) bir saat içinde bir kül yığınına dönmüştü. Rıhtımdaki (Kordondaki) tüm muhteşem binalar, meşhur Carpet te Oriantale Enstitüsü, Spor Kulübü, Theatre de Smyrne, Kramer Palas ve diğer eski binalar birkaç saat içinde ateşlere…
-
10 Eylül 1922 Pazar …. Yolda, Haynots’un yağmalanmış, kadın ve kızların ırzına geçilmiş ve Surp Stepannos kilisesi ile Patrikliğin, Türk ayak takımı ve askerinin muhasarası altında olduğunu söyleyen yabancı ülke vatandaşı Ermenilerle karşılaşıyoruz. .. Dükkânlar da yağmalanmış. Açık olan evleri yağmalayan Türk askerlerini görüyorum. … Rıhtıma varmak için Hidroterapi sokağından geçmeye çalışıyorum. … O, ister…
-
9 Eylül 1922 Cumartesi… Vapurlar, yaklaşan Türklerden korkarak İzmir’e sığınmak isteyen Kokaryalı’lı Hristiyanlarla hemen doluyor. Vapurda, Musevilerce yayınlanan ve Mustafa Kemal’i ve muzaffer ordusunu öven… Fransızca bir gazete okuyorum… Karım, çocuklarım ve ben rıhtıma doğru yola koyuluyoruz. Şapkamı eve bıraktım ve fes giydim. Yeleğime Osmanlı askeri şeref madalyasını ve altın renkli bir hilal taktım. ..…
-
(Kitabın yazarı Dora Sakayan’ın Notu;) Jöntürklerin iktidarı ele geçirmesinden sonra, gerçek reformların yapılacağı umudu ile kendi özerklik ya da bağımsızlık taleplerinden vazgeçtiklerini, özellikle Taşnaksiyun Partisi’nin üye ve yandaşlarını daha sonra da, umutları kırılana dek devlete sadık kalmaya çağırdığını gizlemeye çalışmaktadır. Ermeni Soykırımı konusunda Bibliyografya bölümüne bakın. “Ermenilerin alanı anlamına gelen Haynots, İzmir’deki Ermeni mahallesinin adıydı.…