Kategori: Mustafa Kemal Paşa
-
Aynı dönemde, Mülkiye Müfettişi Hamdi Bey ise aynı konuda hazırladığı raporda Ali Cemal’in tam karşıtı görüşler savunuyor ve şöyle söylüyordu: “Yaptığım temasların bende hâsıl ettiği izlenime göre, Dersim gittikçe Kürtleşiyor, ülküleşiyor ve dolayısıyla tehlike büyüyor…” “Dersim, Cumhuriyet Hükümeti için bir çıbandır. Bu çıban üzerinde kesin bir ameliye yapmak ve elim ihtimalleri önlemek, memleket selâmeti bakımından…
-
Dersim’in de bağlı bulunduğu Elazığ Valisi Ali Cemal’di. Dersimliler gibi Alevi inancına sahip olan Ali Cemal, raporunda özetle, “… Baskılar son bulur ve şuurlu bir şekilde hareket edilirse Dersimliler, Cumhuriyetin çok sadık ve fedakar hadimleri olabilirler., ” “Dersimliler öldürülmekten, göç ettirilmekten korkuyorlar…” diyordu. Alıntı; Dersim Merkezli Kürt Aleviliği – Munzur Çem, (Vate Yayınları) 2. Baskı…
-
Cephe Komutanı Muğlalı, yayınladığı bildiride güdülen amacı ifade ederken: ‘‘Şimdiye kadar melunca hareketlere devam eden, canavarlığın ve haydutluğun timsali olan Koçuşağı aşiretinin tedip ve tenkiline kesin surette karar verilmiştir,” diyordu. Aynı komutanın, 28 Kasım tarihli bildirisinde ise şu sözlere rastlanmaktadır: “Öteden beri Dersim’in yenik olmayan aşireti ve milli kahramanları adını taşıyan Koçuşağı haydutlarını,..” “Aziz vatanımızın…
-
Sey Rıza mektubun altına bir kaç kelime yazdı ve Kalan aşiret reisi Ali Ağaya yolladı. Sey Rıza notunda: “Sabahleyin haber salındı, halk toplandı ve Sey Rıza’yı kızağa bindirerek Xaçeliye köyüne gittik. O gece Xaçeliye’de kaldık. Yine aynı gece, çevreden insanlar toplandılar. Silahı olanlar bir araya geldiler. Ertesi gün sabahleyin Sey Rıza’yı tekrar kızağa bindirdik, Hozat’ın…
-
Öte yandan, Dersimliler sadece Mustafa Kemal hareketine destek vermedikleri, yeni kurulan devlete sempati duymadıkları için değil, ondan önceki dönemlere ilişkin tutum ve davranışları nedeniyle de Ankara yönetiminin düşmanlığını kazanmışlardı. Türkiye Cumhuriyeti yönetimi için Dersim bir baş ağrısı, bir tehlikeydi. Neden? 1.Dersimliler yüzyıllarca boyun eğmemiş, Osmanlı otoritesini kabul etmemişlerdi, 2.Onlar, Birinci Dünya Savaşı sırasında Osmanlının Dersim’deki…
-
Başbakanlık ve devlet başkanlığı da yapmış olan Celal Bayar, Qoçgîrî başkaldırısı ile ilgili olarak şöyle diyor: “… Dersimlilerin, Kürtlük hesabına en idealistleri Koçgiri’de toplandılar, teşkilat yaptılar. Sivil, asker bütün kuvvetleriyle oraya toplandılar. Orada mühim bir kuvvet teşekkül etti. Koçgiri’de isyan çıktı. (…) Koçgiri bence diğer isyanların hepsinden mühimdir. Yunanlılara karşı durmak için nasıl tedbir alıyor…
-
Bu koşullarda başlayan Qoçgiri başkaldırısı, bilindiği gibi, Dersim’den beklenen ve önceden kararlaştırılan desteğin gelmemesi ve öteki bazı olumsuz koşullar nedeniyle başarıya ulaşamadı. Esasında Diyab Ağa, Meço Ağa, Kango Oğlu Ahmet Ramiz ve Binbaşı Haşan Hayri’nin Ankara ile uzlaşarak milletvekilliğini kabul etmeleri, Dersim’de tereddüt ve bölünmeye neden olmuş, daha önce kararlaştırılmış olan programın tam olarak uygulanması…
-
Baytar Nuri’nin kaleminden aktaralım: “Programımız şu idi: İlk önce Dersim’de Kürdistan istiklali ilan edilecek, Hozat’ta Kürdistan bayrağı çekilecek, Kürt milli kuvveti Erzincan, Elaziz ve Malatya istikametlerinden Sivas’a doğru hareket ederek Ankara hükümetinden resmen Kürdistan istiklalinin tanınmasını isteyecekti. Türkler bu isteği kabul edeceklerdi, çünkü isteğimiz silah kuvvetiyle desteklenmiş olacaktı. Meço ve Diyab ağaların Dersim mebusu olarak…
-
Şunu da belirtmek gerekir ki bütün bu çalışmaların 1. dereceden yönlendiricisi Qoçgîrîli Alîşer’dir. 20. Yüzyılda Kürdistan’ın yetiştirdiği en önde gelen Kürt aydınlarından biri olan büyük yurtsever Alîşer, şairliği, ideolojik politik etkinliği ve askeri komutanlık yetenekleri ile bu işin hep başındaydı ki Türk yöneticiler de bunu her keresinde vurgulamaktan geri kalmıyorlar. Vali Ali Kemali, onun, 1920lerde…
-
Ancak, Qoçgîrî’de yurtsever harekete öncülük edenler, Dersim’in tamamının dayanışması ve aktif desteği olmadan başarıya ulaşamayacaklarının bilincindeydiler. Bu nedenle de Refahiye Kaymakamlığına vekâlet etmekte olan Haydar Bey’in kardeşi Alişan Bey Ovacık’a gelmiş, bazı aşiret reislerini de yanına aldıktan sonra Hozat’a geçmiş ve büyük bir toplantı düzenlemişti. Aşiret reisleri toplantıda Qoçgîrî’yi sonuna kadar destekleyeceklerine, ayaklanmaya katılacaklarına söz…
-
Örneğin, 1908 Harekâtına katılan Tuğgeneral Ziya Yergök, anılarında bu harekâtı anlatırken, söz konusu keyfî yakıp yıkmanın hangi ölçülere vardırıldığını ortaya koyan ilginç bilgiler veriyor. “…Tabur komutanı Kurmay Başkanıyla birlikte Karataş’ı yakmaya gittiler. Biraz sonra sağımızdaki sırtın arkasından dumanlar yükselmeye başladı…” (…) “… Düşman, aşılması çok güç olan Balıkan Kalesini terk ederek çekilmiş, onların terk ettiği…
-
Yine Elazığ Valisi Ali Galip’in, Mustafa Kemal’in yolunu kessinler diye Dersimlilerle görüştüğünü ve uzlaştığını ortaya koyacak herhangi bir kanıt da yok. Şairliği, aydın kişiliği, politik faaliyetleri ve hatta askeri alandaki çabalarıyla 20. Yüzyıl Kürt Özgürlük mücadelesinin en önde gelen isimlerinden biri olan Alişer’in adının bu olaya karıştırılmasını ise tümüyle bir çamur atma olayı olarak değerlendirmek…
-
Türk ordu birlikleriyle Qoçgîrî bölgesi Alevi Kürtleri arasında beklenen yoğun çatışmalar başladı. Bu, Alevi Kürtlerin Mustafa Kemal yönetimine karşı gerçekleştirdiği ilk ulusal direnişti. M. Nuri Dersimi (Baytar Nuri) Kürdistan Tarihinde Dersim Tarihi adlı çalışmasında “Koçgiri Kürt İstiklal Savaşı” başlığı altında detaylı olarak bu olay üzerinde, duruyor. Aynı olay hakkında geniş bilgi verenlerden biri de Erzincan…
-
Ankara-Dersim ilişkisini aktaran dönemin canlı tanıklarından Baytar Nuri, Mustafa Kemal’in başlangıçta Qoçgîrîli Alişan Bey ile kendisine milletvekilliği önerdiğini ama kendilerinin bunu kabul etmediklerini söylüyor. Mustafa Kemal’in, o sıralarda Milletvekilliği önerisinde bulunduğu kişiler arasında Sey Riza ile Qocan/Qocu (Türkçeleştirilmişi: Koç Uşağı) aşireti reisi ünlü idare Ivrayîm Axa da vardı. Ne var ki Dersim’de oldukça güçlü konuma…
-
İkincisi, kimilerince modaya uyularak “Kurtuluş Savaşı” diye adlandırılan Türk-Yunan savaşı, iddia edilenin tersine, kitle desteği bakımından hayli zayıf bir savaştı. Bu savaş, asıl olarak düzenli Osmanlı ordusu tarafından yürütülmüştü. Günümüzde hala da ordu yöneticilerinin “Cumhuriyeti biz kurduk, onu yaşatmak da bizim görevimiz,” demelerinin altında yatan gerçek budur. Üçüncüsü, bu savaşın, Aleviler tarafından Sünnilere oranla daha…
-
Kaldı ki söz konusu olan Türkiye’dir ve 20. yüzyılda dünyanın başka hiç bir köşesinde, tarih bu topraklardaki kadar çarpıtılmadı; hiç bir yerde masa başında hazırlanmış senaryolar, buradaki kadar insanlara “tarih” diye aktarılmadı. Yine bu yüzyılda yaşamış hiç bir politik kişi hakkında, Mustafa Kemal üzerine söylendiği kadar çok övücü yalan söylenmedi. Sf. 364, 365 Alıntı; Dersim…
-
1937 yılında Şeyh Sait’in kardeşi Şeyh Abdullah, Dersim’e destek vermek üzere Suriye’den Türkiye’ye geçiş yaptı ve bir ihbar sonucu, 30’dan fazla arkadaşıyla birlikte Bismil’de katledildi. Buna karşın Malatyalı Doğan Dede, at sırtında köy köy dolaştı, Ankara yönetiminin propagandasını yaptı, Dersim’de yapılanları haklı göstermeye çalıştı. İşte size biri şeyh ya da Sünni bir din adamı ve…
-
Böyle bir faciaya ilericilik denilebilir mi? Oysa yeni bir alfabeyi benimseyenler, gerektiği kadar uzun bir süre iki alfabeyi paralel uygulamayı deneselerdi, toplum bu tür ağır bir travma ile yüz yüze gelmezdi. Sf. 362 Alıntı; Dersim Merkezli Kürt Aleviliği – Munzur Çem, (Vate Yayınları) 2. Baskı Ekim 2011 – Sf. 362) kitabından birebir alınmıştır.
-
Ama Cem Vakfı gibileri için ise Mustafa Kemal baş tacıdır. Alevileri yok sayan, onların ibadet yerlerini kapatan, büyük bir kesiminin dillerini, kültürlerini yasaklayan ve kendilerine 1938 gibi bir insanlık trajedisini yaşatan bir politikacının fotoğrafını asmak ve o fotoğraf altında ibadet etmek, Alevilerin en çok çürümüş yanını ya da kanayan yarasını gösteren bir aynadır. Mustafa Kemal’in…
-
Bizim bildiğimiz, Mustafa Kemal, Alevi Kürtlerle kurabildiği diyalogun kat kat fazlasını Sünni Kürtlerle kurdu ve onlardan büyük destek aldı! Sf. 245 Alıntı; Dersim Merkezli Kürt Aleviliği – Munzur Çem, (Vate Yayınları) 2. Baskı Ekim 2011 – Sf. 245) kitabından birebir alınmıştır.