Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
recent posts
- NURİ DERSİMİ, “MİLLETLER CEMİYETİ UMUMİ KÂTİPLİĞİNE” BAŞVURUDA BULUNDU
- DERSİMLİLER LİDERLERİNİ PUSUYA DÜŞÜRÜP ÖLDÜRMÜŞLER
- DERSİM’DEKİ İLK ASKERİ BİRLİĞİN KOMUTANI ELAZIĞ’IN MIĞI KÖYÜNDEN VE ALEVİ
- DERSİM HAREKÂTI NEDEN 1937 YILINDA YAPILDI
- “CUMHURİYETİN KAHREDİCİ ORDULARI TARAFINDAN MAHVEDİLECEKSİNİZ”
about
Kategori: Mustafa Kemal Paşa
-
Kemal Paşa, Atatürk, sağdılar, 1936 yılındaydık; Akif’in cenazesine, devletten bir bekçi dahi göndermediler. Akif, cumhuriyetten kaçmıştı, cumhuriyet, Akif’i hiçbir zaman kendisinden saymamıştır. Sf. 168 Alıntı; Ansiklopedi I, Çıkış – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, 4. Basım, Kasım 2015 – Sf. 168) kitabından birebir alınmıştır.
-
Alternatiflerin kökünü kazımak, Fatih’in temel yöntemidir. Bu ilkenin bizde çok uzun ömürlü olduğunu sanıyorum. Sf. 319 Alıntı; Atamanoğlu Fatih – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi 1. Basım, Ekim 2015 – Sf. 319) kitabından birebir alınmıştır.
-
Ben Gurion, Başbakanlıktan ayrıldıktan sonra, New York Times’da yayınlanan bir yazısında şöyle demiş: “Eğer iktidar bir amaç değil, yurda ve ulusa hizmet için bir araç ise, her sorumlu devlet adamı, zamanla kendi kendine şu soruyu sormalıdır. Acaba tekdüzeliğin bir kurbanı mı olmuştur? Gerçekle karşılaşmak yeteneğine hâlâ sahip midir? Her şeyin sonunda bağlı olduğu sade yurttaşın…
-
«Atatürk Ormanı» adı verilen fidanlık «Geva Karmel»e yakın bir sırt üstünde. Hemen yol kıyısına, üstüne “Atatürk Ormanı Türkiye’den gelen Museviler tarafından dikilmiştir.» yazılı bir levha konulmuş. Ortada henüz büyük ve gelişmiş bir orman yok, ama derin anlamlı bir davranış var. Sf. 23 Alıntı; İki Şalom Arasında – Naim Tirali, (Cem Yayınları 1. Baskı, 1992 – Sf.…
-
Bu kitabın, “Askere Din Kitabı”, ilk önce Cumhuriyet’in ilk yıllarında tertip edildiğini anlıyoruz, “Diyanet işleri Riyaseti Celile’sine” yazısı, 26 Mart 1925 tarihlidir ve “ordunun maneviyat dersleri içinde en mühim kısmı diyanete müteallik tedrisattır” cümlesiyle başlıyordu, “Erkânı Harbiyei Umumiye Reisi Müşir Fevzi” imzası var. Osmanlı Dönemi’nin son harbiye vekillerindendi, şimdi Cumhuriyet’te genelkurmay başkanı oldu, İbrani asıllı…
-
Sonunda, İsrael Devleti, 14 Mayıs 1948 tarihinde kuruldu, ancak, bundan iki haftadan daha kısa bir zaman öncesinde de, İstanbul’da “Hürriyet Gazetesi” yayına başladı. Sf.369 Hürriyet’in kurucusu Sedat Simavi’nin İbrani asıllı olduğunu ve gazetenin ilk günlerinde bir “Yahudi Gazetesi” iddiası o kadar yaygındı ki Simavi bir başyazı ile bunu yalanlamak zorunda kalıyordu. Yalanlasa da, bu düşünceyi…
-
Türkiye politikasında, Londra’da, politikacılar ve yüksek kamu görevlileri birlikte ele alındığında, iki parti vardı; bunlardan birisi, Türkiye’de tampon devlet kurmak isteyenler ve diğeri ise Türkiye’yi tampon devlet olarak kurmak isteyenlerdi, Churchill bu ikinci partinin lideridir. Bu ikinci parti, ayrıca, Türkler ile Araplar arasına bir “tampon Kürt Devleti” gereğine inanmaktadır. Bunun çok açıklıkla ifade edildiğini görüyoruz.…
-
Şunu söyleyebiliyoruz, Birinci Dünya Savaşı başladığında, Büyük Britanya, Panislamizm ve Pantürkizm’den çok korkuyordu. Tabii, Birinci Dünya savaşı sona erdiğinde, Londra, Osmanlı gücünü, bizim Kemalist tarihte okuduğumuz ölçüde görmüyordu, Sf. 329 Alıntı; Çöküş (Gizli Tarih) – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları, 1. Baskı 2010, Sf. 329) kitabından birebir alınmıştır.
-
Profesör Olson, İngiliz ajanlarından söz ederken, a former minister in a cabinet of Mustafa Kemal’s government during the period 1921-1924, diyordu ve ezcümle, 1921-1924 yıllarında, Mustafa Kemal’in kabinesindeki bir bakanın da, İngilizler için casusluk yaptığını haber veriyor. Mustafa Kemal Hükümeti’ndeki bu ajan-bakan, İngilizlere sürekli olarak, “Ankara never really thought of employing large military forces to…
-
Tarih rastlar mı, Koçgiri Ayaklanmasının en şiddetli olduğu tarihte, Ankara’da Meclis’te içinde “Türk” ve “Müslüman” geçmeyen bir manzume “İstiklal Marşı” olarak kabul ediliyordu, 12 Mart 1921 tarihindedir. Aynı şekilde, Musul-Revanduz’u, Özdemir Komutasındaki Türk kuvvetlerinin, Türk “Gerillaları” diyebiliriz, İngilizlerin ağır hava bombardımanı altında, teslim ile boşalttığı tarih, 23 Nisan 1923 idi ve kesintiye uğramış olan Lozan…
-
Sykes, sonradan değişikliklere uğrasa da, Türkiye’nin en son ve kullanılabilir parçalanma haritasını yaptı ve Balfour Deklarasyonu’nu hazırlayanlar arasında yer aldı. Lloyd George, İsrael Devleti’nin temellerini attı, Musul’a el koydu ve Yunanileri İzmir’e çıkarttı ve orada bıraktı. Böylece, istemese de, kurulmakta olan Türkiye Cumhuriyeti’ne bir zafer hazırladı ve büyük bir moral gücü kazandırdı. Özet, budur. İzmir’e,…
-
Burada bir “gizli tarih” sırrı ile karşılaşabiliyoruz, Churchill, Eylül 1921 memorandumunda, Mustafa Kemal’in makul ve uzlaşmaya hazır olduğunu ifade ediyor ve bunu, Londra’da müzakereler yapan Dış İşleri Vekili Bekir Sami’nin yaklaşımından çıkarıyor; buradan hareketle bir tarihsel karanlığı açmamız mümkün görünüyor. Çünkü biz resmi tarihimizde, Bekir Sami’nin, Londra’da, kendi inisiyatifi ile fazla tavizkâr olduğu şeklinde yazıyor…
-
Lloyd George Elenleri terk etti. Büyük Taarruz’un evvelindeyiz. Çok parlak bir politikacıydı, çok enerjikti ve çok büyük bir hatipti, büyük bir devlet adamı oldu; emperyalist aşamanın başlarında, devlet adamı olmak, Büyük Britanya emperyalizmini yaşatmak ve güçlendirmek demekti ve bunun için de reform gerekiyordu, Lloyd George, bu anlamda, reformisttir. İşçi sendikalarını hükümet daireleri ile yakınlaştırdı, tekeliyet’te…
-
Kısaca budur, ama pek çok soru çıkıyor; nasıl oluyor; İngilizci Kamil Paşa’nın torunu ve yetiştirmesi Yusuf Hikmet Bayur, birisi 1927 tarihinde olmak üzere, iki kez, Büyük Kurtarıcının genel sekreterliğini yapıyor, üstelik ilki, Nutuk’un yazılışına bağlanmaktadır. Mustafa Kemal, Nutuk için, İngiliz Kamil’in torununu yanına almış olmaktadır; sorudur. Nasıl oluyor, Yahudi Kamil Paşa’nın damadı ve sultan yaveri…
-
Elmalılı Hamdi Efendi ile birlikte yapacaklardı, Elmalılı veya “Almalılı” bir İbrani adıdır ve çok yaygındır, ahfadının İbrani aslını tespit edebiliyoruz; Hamdi Elmalılı’nın eline geçen bazı çeviri denemelerini Elmalılı’nın “cezalet” açısından zayıf bulduğu muhkemdir. Bu sözcük, dilde kem küm ya da “gakguk” etmek için kullanılıyor. Öyledir, çeviri örnekleri kekemedir. Sf. 190 Alıntı; Çöküş (Gizli Tarih) – Yalçın…
-
İkincisi, bir an için, Marş’ı Akif’in yazmadığını ve bir “heyet” çalışması sonucu ortaya çıktığını düşünebiliriz, “heyet” Ankara’dadır ve çoğu İstanbul’dan gelmişlerdi, Sf. 100 Alıntı; Çöküş (Gizli Tarih) – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları, 1. Baskı 2010, Sf. 100) kitabından birebir alınmıştır.
-
Üç, 14 Şubat 1921 tarihinde, Merkez Ordusu çerçevesinde tertiplenen Altıncı Süvari Alayı, Ümraniye’ye sevk edildi. Mart Ayı bidayetinde (başlangıcında), isyancı şefler, Kürt köylerinde “hükümet Ermeniler gibi bizi de kırmak istiyor” propagandasını yapmaya başladılar. 5 Mart 1921 tarihinde, Alişan Bey, “İstanbul Hükümeti, Kürtlere beylik veriyor ve Ankara itiraz ediyor”, bildirileri dağıtıyordu. Ve 6 Mart 1921 tarihinde…
-
Çok zengindiler; tarih mesleği, maddi işaretlere bakmak zorundadır. Trabzon’da Büyük Kurtarıcıya tahsis edilen ve şu anda müze olan çok katlı büyük bina ve içinde muhafaza edilen möbleler, bir tür arkeolojik kalıntıdır, çok büyük bir zenginliğe işaret ediyor, Pontus’Iu bir armatöre ait olduğunu artık biliyoruz. Bundan yüz sene öncesi için büyük bir zenginliktir, Trabzon da “dünyanın…
-
Sedrak Grigori Poğikyan’ın Tanıklığı (D. 1890, Aleksandret [İskenderiye]) Fakat her şey tekrar değişti. 1936’da Fransız Anlaşmasıyla Aleksandret sancağı muhtar bir idari birim olarak Suriye’nin bünyesine girdi; Türkiye bu konuda talebini sundu. 1937’de Fransa’nın da rızasıyla Türkiye askeri güç soktu; bundan sonra Hatay Muhtar Cumhuriyeti kuruldu. O günlerde küçük kızım Alis doğdu. 1939’un ortalarında, yöre halkının…
-
Haykuhi Azaryan’ın Tanıklığı (D. 1908, Adapazarı) Tam kendimize gelmiştik ki, milliciler geldi. Milliciler silahlı milliyetçilerdi. Şaşırdık. Türkler artık eskisi gibi savaştan yenik çıkan zavallı acınacak insanlar değildi. Tepeden tırnağa silahlı milliciler gelip işe başladılar. [Mustafa] Kemal Ermenilerin ve Rumların, Müslüman olmayanların sürgüne gönderilmesi işini düzenlemişti… Amcamın oğlu Nerses yeniden geldi: “Çabuk kaçın! Milliciler geldi; katliam…