Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Mustafa Kemal Paşa

  • Yargıtay Birinci Hukuk Dairesi başkanı, sonra Yargıtay Başkanı, Ahmet Coşar, Atatürk’le ve Atatürkçülükle ilgili görüşlerini açıklamaktadır. … fakat biz Ahmet Coşar’ın ve resmi ideolojinin bu görüşlerine katılmıyoruz. Ve bu görüşleri eleştiriyoruz. Eleştirilerimiz cezai müeyyide ile karşılaşıyor, Ahmet Coşar da bizi yargılayan mevkide yer alıyor. Böylece, Yargıç Ahmet Coşar’la aynı düşünmediğimiz, O’nun Atatürk ve Atatürkçülük görüşüne…

  • .. Her resmi ideoloji kuşkusuz egemen ideolojisidir. Fakat her egemen ideolojinin resmi ideoloji olduğu söylenemez. Bu farklılıktaki en önemli kriter cezai müeyyide kriteridir. Resmi ideoloji cezai müeyyide içerir. Alıntı: Bilim, Resmi İdeoloji, Devlet, Demokrasi ve Kürt Sorunu – İsmail Beşikçi (Yurt Kitap Yayın 2. Baskı Aralık 1991 – Sf. 61) kitabından birebir alınmıştır.

  • .. Daha sonra 1930 yıllarında devrin Adalet Bakanı olan Mahmut Esat Bozkurt bunu şu şekilde ifade etmiştir; “Bu memlekette Türk olmayanların tek bir hakkı vardır; Türklere hizmetçi olma, Türklere köle olma hakkı.”  Milliyet Gazetesinin 1655 sayı ve 19.9.1930 tarihli nüshasında. Alıntı: Kürtlerin Mecburi İskânı (Bilim Yöntemi Türkiye’deki Uygulama) I – İsmail Beşikçi (Sf. 190) kitabından…

  • Bu kanun gerçekte iskân kanunu değil mecburi iskân kanunudur.                                             Mukaddeme (giriş) İskân Mıntıkaları (Yerleşim Bölgeleri)        Madde1- Türkiye’de Türk kültürüne bağlılık dolayısıyla nüfus, oturuş ve sayılışının bu kanuna uygun olarak icra vekillerince yapılacak bir programa göre, düzeltilmesi Dâhiliye Vekâletine verilmiştir.   Madde 2- Dâhiliye Vekilliğince yapılıp, İcra Vekilleri Heyetince (hükümetçe) tasdik olunacak (onaylanacak) haritaya…

  • Bu kanun TBMM’de komisyonlarda ve Meclis’te görüşüldüğü sırada Şehinşah Rıza’nın 40 gün 40 gece Türkiye’de misafir bulunması, İngiliz, Fransız ve Irak yetkilileriyle yapılan görüşmeler dış ilişkilerin saptanması açısından önemli olgulardır. Alıntı: Kürtlerin Mecburi İskânı (Bilim Yöntemi Türkiye’deki Uygulama) I – İsmail Beşikçi (Sf. 159) kitabından birebir alınmıştır.

  • Mussolini şöyle diyor; ” …Sosyalist devlet de, liberal devlet de sınıf devletidir. Faşist Devlet de milletin hukuki tezahürü olduğuna göre milli devlettir.”   Alıntı: Kürtlerin Mecburi İskânı (Bilim Yöntemi Türkiye’deki Uygulama) 1- İsmail Beşikçi (Sf. 63) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tek parti döneminde Cumhuriyet Halk Fırkasının doğudaki örgütlerinde çalışanların, yüzde yüzünün, yüzde doksan beş değil, aslında istihbarat ajanı olduklarını göstereceğiz. Alıntı: Kürtlerin Mecburi İskânı (Bilim Yöntemi Türkiye’deki Uygulama) -İsmail Beşikçi (Sf. 59) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hitler 1934 Ocak ayı nutkunda şöyle söylüyor; “Nasyonal Sosyalist Fırkası bir takım hususi sınıflar için değil, bütün bir millet için kurulmuştur. Şu halde millet ve devletin saltanat ailesine ait menfaatleri teminat altına alması beklenemez.”   “Nasyonal sosyalistler tarafından ortaya atılmış ırk düşüncesi, başka ırkları hor görmeyi amaç edinmez. ..  Saltanatçılara karşı mücadele açtık. Hükümdarlar millete fenalık…

  • “.. İspanya için ne liberal kapitalizm ne de komünizm bir çözümdür. Biz üçüncü yolu takip ettik. 1.10.1961”  Alıntı: Kürtlerin Mecburi İskânı (Bilim Yöntemi Türkiye’deki Uygulama) – İsmail Beşikçi (Sf. 64) kitabından birebir alınmıştır.

  • Toplumun kendisi büyükse kişi büyümez, toplumun kendisi çok küçükse ve ancak bir kişi ile büyümek zorundaysa bu kişi kültü dediğimiz olay gelişir.  Alıntı: Diriliş Tamamlandı Sıra Kurtuluşta – Abdullah Öcalan (Güneş Ülkesi Yayıncılık 1995 Baskısı – Sf. 111) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Öcalan Anlatıyor:) “Nazım, hem Kemalizm’in elinde esirdir hem de Kemalizm’in övgücüsüdür. Ve bu bir dramdır. Nitekim bu dramın sonucunda kaçışı geliyor. Bence Sovyetlere gidişiyle davayı kaybetmiştir.  O yıllarda artık Sovyetlerin bunları bir Sovyet propagandacısı yapmak gibi geleneksel bir yaklaşımı vardır.  .. şöyle bir olay duydum; Bu bir yerde herhalde içki içerken, Nazım da uzakta başka…

  • (Öcalan anlatıyor:) “Kemalizm, Türk halkını, aynı anda dev yapan ve aynı anda pire gösteren bir aynadır.”      “Türk Halkı her gün, dev’lik ile pirelik arasında gidip gelmede sonsuz yorulan bir halktır.”    “Kemalist formülasyonların motoru korkudur.  .. Bir şahsı bu kadar abartacaksın, ondan sonra Türk insanının büyüklüğünden bahsedeceksin. Bu, büyük bir çelişkidir. … Eğer kurtarılacak bir Türklük…

  • (Yalçın Küçük;) Bir Kemalist’in devrimi ve tarihi doğruca anlayabilmesi ve bilmesi mümkün olmamaktadır.  Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 256) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yalçın Küçük; 1924 yılındaki kuruluş yasasında, Türkçenin resmi dil olarak ilan edilmesi ise Kürt üst tabakaları açısından bir şok nedeni olarak ortaya çıkıyor. Bunu, resmi dairelerde kendi dilleriyle konuşamamak biçiminde anlıyorlar. Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 258) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Öcalan;) …Mustafa Kemal’in bir ulus için ne olduğunu biraz anlıyorum. Ve zaman zaman bazı yöntemlerimizin arasında benzerlikler olmuyor değil. Mustafa Kemal, her şeyi devletle yapıyordu, ben ise her şeyi halk ile yapıyorum.    Mustafa Kemal devlet saplantısı içindedir; bir devleti oldu mu onu her şeyin yerine koyuyor, adeta devlete tapıyor. Mustafa Kemal’in kurduğu devlet en bağımlı devlete…

  • (Öcalan’ın Kemal Paşa hakkındaki ilginç iddiası:) Daha 1917’lerde Diyarbakır’da, Silvan’da iken Kürt giysilerini giyer. Kürt kızlarıyla yakınlaşması ve eşraftan birisinin kızıyla nişanlanması hikâyesi vardır. Ve buradan ortaya şu durum çıkıyor; O zaman Türkiye üzerinde toptan işgal tehlikesi var, eğer Türkiye toptan elden giderse Mustafa Kemal o zaman rahatlıkla bir Kürt Kralı veya Melik’i olmaya niyetli…

  • İdeoloji ve aynı ölçüde başarı, hem görmeyi ve hem de görmemeyi sağlıyor. Geliştirdiğim ve burada tekrarlama gereğini duyduğum tez şudur: Kurtuluş Savaşı’nın başında Türk tarafı, Kemal Paşa ve yakın çevresi, Kürt yönetenlerine, vaadden çok “vaad izlenimi” vermişlerdir. Ermeni ve Greklere karşı, hilafet ve saltanatı kurtarmak için “ortak” mücadele daveti ortadadır. Kürt yönetenleri, başarıdan sonra, ortak…

  • (Genelkurmay Harp Dairesi Yayınından alıntı;) “Asiler Genç’ten ve Çapakçur’dan sonra yavaş yavaş Palu’ya doğru yürüdüler. Asileri Murat nehrinin batınına geçirmemek için Önceden Havik geçidine bir müfreze gönderilmişti, fakat asiler 23 Şubat günü Murat nehrini geçtiler ve Havik’te bulunan müfrezeyi subayları ile beraber, Bucak Müdürü de dâhil olduğu halde esir ettiler. İleri hareketlerine devam eden asiler…

  • (Genelkurmay Harp Tarihi Dairesi Yayını;) “Şeyh Said, özellikle Dersim ve Muş Beylerini kendi tarafına çekmeye çalışıyor ve bunlara bu maksatla adamlar gönderiyordu. Eğer Şeyh Said bu teşebbüslerine sadece Kürdistan Bağımsızlığı adına ve daha Önce girişmiş olsaydı, ayaklanmayı Dersim ve Muş’a bulaştırması muhtemeldi. Fakat ayaklanmanın gayesi dini kurtarmak ve özellikle Osmanlı Halifeliğini yeniden kurmak şeklinde gösterilince,…

  • (Genelkurmay Harp Tarihi Dairesi yayınından alıntı) Bu nedenle Şeyh Sait ayaklanmasında Elazığ’ın düşmesi Kürt kuvvetlerinin eline geçmesi üzerine Mustafa Kemal Paşa’nın Tugay Komutanı Osman’a çektiği telgraf ile başlamanın yararlı olacağını sanıyorum. Tarih, “durumu yakinen izleyen Cumhurbaşkanı Atatürk de, 26 Şubat’ta Malatya Valisi aracılığı ile İzoli’de 17. Tugay Komutanı Albay Osman’a verdiği emirde” diyor ve telgrafı…